İstanbul’daki Park
Avenue
New
York’un efsanevi caddesi Park Avenue’nin ambiyansı, İstanbul-Kanyon’a taşındı.
Sıcak dekorasyonu ve iddialı mutfağıyla dikkat çeken mekânın ev sahipliğini
Burak ve Merve Ekşioğlu yapıyor. Çağdaş dünya mutfağıyla damak zevkine düşkün
konuklarına müthiş lezzetler tattıran restoran, günün her saati farklı
keyifleri de içinde barındırıyor.

New
York’un ünlü caddelerinden Park Avenue, aynalı camlarla kaplı binaları,
sokaklarında telaşla koşturan insanlarıyla Manhattan’ın en renkli caddesi. Bu
caddede yürürken çevrenizi incelemekten kendinizi alamazsınız. Ama biz size ta
Amerika’daki Park Avenue’yu değil hemen burnumuzun dibindeki Kanyon’un ikinci
katındaki Park Avenue’yu anlatacağız. Uzun yıllar ABD’de yaşayan Burak ve Merve
Ekşioğlu kardeşler, Amerika serüvenlerine nokta koyarak İstanbul’a geldi. İki
kardeşi buluşturan nokta ise New York’ta çalıştıkları Park Avenue oldu. Eğitimleri
ve daha sonra adım attıkları çalışma hayatlarını anlatırken mesleki
deneyimlerinin farklılığına dikkat çeken Burak Ekşioğlu, endüstri mühendisliği
eğitiminin ardından New York’ta tekstil ve bankacılık alanında çalışmış. Merve
Ekşioğlu ise pazarlama üzerine eğitim görmüş. Bu arada inşaat sektöründe tanınmış
bir soyadını taşımak da onların farklı bir özelliği. Restoran işine daha önce
aynı yerde başka bir markanın ortaklığıyla adım attıklarını anlatan Burak Ekşioğlu,
“İstediğimiz gibi gitmedi ve sonuç olarak dizginleri elimize aldık. Eski
restoranı, tamamıyla değiştirdik. Tuğlalarından ışıklandırmasına kadar sıfırdan
bir restoran dünyaya getirdik” diyor.

Dünya
yemek kapitali: New York
Park
Avenue geniş bir cepheye sahip. Rahat koltukları ve sıcak renkleriyle huzurlu
bir ortam… Logosundaki elma işareti ise New York’un simgesinden esinlenilerek
oluşturulmuş; ‘Big Apple yani büyük elma…’ Ekşioğlu kardeşler, mekânı dekore
ederken mönüyü de büyük bir titizlikle hazırlamış. “New York, dünya yemek
kapitali… Oradaki izlenim ve deyimlerimizi de burada empoze etmek istiyoruz”
diyen Burak Ekşioğlu, “Vouge’un baş aşçılığını yapan arkadaşımdan danışmanlık
aldık… Haftalardır Merve’yle her şeyi deneyip, tadıyoruz. Bu işin en önemli
kuralı, kendinizi yenilemektir. Şu andaki mönü füzyon mutfağına bir örnek. Çeşitli
mutfaklardan esinlenerek yeni füzyonlar oluşturuyoruz. İtalyan, Akdeniz, Ortadoğu,
Türk ve Amerikan Mutfağı’ndan lezzetlerle karşılaşmak mümkün. Et sevenden sebze
sevenine, her tür damak zevkine hitap ediyoruz. Görsellik ve uyum da çok
önemli… Porsiyonlarımız, etraftaki restoranlardan yüzde 30–50 daha büyük. İnsanlar
buraya gelip yemek yediklerinde tamamen doyup kalkıyor” diye anlatıyor.

Lezzet
yolculuğu
Park
Avenue’nun mönüsü oldukça zengin. Başlangıçlar arasında pazı sarmasından
bruschetta’ya, sebze tabağı, ara sıcak tabağı gibi özel tabakların dışında
Amerikan mutfağından örnekler de yer alıyor. Salata mönüsünde ise birbirinden
zengin 15 çeşit var. Kısacası, sağlıklı beslenmek isteyenlere seçenekler çok
fazla. Burak Ekşioğlu, “Salata artık ana yemek konumunda. Misafirlerimizi
salataya doyuracağız” diyor. Yemek yerine geçebilecek salataların arasında
enginar salatası gibi özgün lezzetlerin yanısıra somonlu tavuklu salata, hellim
peynirli salata, bonfileli salata gibi hayatımızın vazgeçilmezleri arasına
giren çeşitler de bulunuyor. Hızlı hayatın kolay yiyecekleri de Park Avenue’de
yeni bileşimlerle karşımıza çıkıyor. Sandviç, hamburger ve wrap çeşitleri Park
Avenue yorumlarıyla özgün lezzetler kazanıyor. Sandviçin sebzelisi, etlisi,
tavuklusu geniş bir tercih skalası ortaya koyuyor. Wrap’ler ise 30 cm’lik
boylarıyla fazlasıyla doyurucu.
Park
Avenue’nun porsiyonları da mönüsü gibi Amerikan etkisi taşıyor. Merve Ekşioğlu
“İnsanlar porsiyon geldiğinde, ‘A bu çok büyük’ diyor. Ama tabaklar boş döndüğünde,
çok mutlu oluyoruz. Yemeğini bitiremeyen ise paket yaptırıp almayı tercih
ediyor. Kimse geride yenmemiş yemek bırakmıyor. Misafirlerimiz lezzetten çok
memnun” diyor. Mekanın ana yemekleri arasında İtalyan lezzetlerinden
tortellini, ravioli ve spagetti çeşitleri, New York usulü steak, hatta yoğurtlu
kebap gibi lezzetlerden oluşan 20’yi aşkın yemek çeşidi var. Güzel bir yemeğin
eşlikçisi, yine aynı düzeyde olmalı. Bunun için Park Avenue’nün şarap mönüsünde
Şili, Amerika, Fransa ve Türkiye’den markalar yer alıyor.Zengin ve kallavi ana
yemeği New York usulü cheesecake’ler, browni, profiterol, milföyler tamamlıyor.
İster enfes bir yemeğin ardından, ister gün içinde verdiğiniz keyifli bir
molada ruh halinize ve damak zevkinize uygun kahve alternatiflerinden birini
göre seçebilirsiniz. Pek çok markayla görüştüklerini anlatan Ekşioğlu kardeşler,
Kahve’de Illy’yi tercih etmişler.

Günün
her saati
Park
Avenue’de sunum çok önemli. Lezzet kadar sunum için de uğraşılıyor. İyi bir
sunumda kullanılan malzemelere de dikkat çeken Burak Ekşioğlu, “Tabaklarımız,
Churchill. En iyi ve en görkemli tabak, çatal ve bardakları seçtik. Bu konuda
kendimizi kesinlikle sınırlamadık” diye belirtiyor. Park Avenue, günün her
saati misafirlerine rahat bir ortam sunuyor. Öğlen saatleri, civardaki iş
yerlerinden yemek yemeye gelenlerin yanı sıra alışveriş yapmaya gelenlerin de uğrak
yeri. Ekşioğulları, “Çalışan kesim buradaki rahatlığı sevdi. Alışveriş yapanlar
ise yorgunluk kahvelerini Park Avenue’de içiyor. Hatta akşam saatlerinde, bir
kadeh şarabınızı da burada keyifle içebilirsiniz” diye anlatıyor. Mekânda
etkinlikler de sırasıyla devam edecek. Hafta içi 17:00–20:00 saatleri arasında
düzenlenecek Happy Hour’la günün yorgunluğunu atabilirsiniz. Bu arada alkollü
içecek mönüsündeki Mojito konusunda da oldukça iddialılar. Merve Ekşioğlu, “Herkes
mojito yapıyor ama buradaki mojitolar çok iddialı. Ayrıca milk-shake ve
smoothie’lerimiz de var” diyor. Önümüzdeki günlerde Park Avenue kahve ve tatlı
günleri de düzenleyecek.