26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Zaman kaçar, tasarım kovalar

Günümüzde mekan tasarımı, mekandaki hizmet anlayışından yiyecek ve içeceklerinin tasarımlanmasına kadar pek çok anlamı kapsıyor. Mekanlar özgünleşip kişiselleşirken, konukların mekan kullanımı ev kullanımına yaklaşıyor; mekanlar evleşiyor.

Yüzyılımızın hakim kavramlarından, hatta en önemlilerinden biri olan tasarım yaşamımızın her alanında, her türlü üretimde baş rolü oynuyor. Dünyayı büyük bir dalga gibi saran trendler yükselip alçalırken, hayat da trendler etrafında değişip, şekilleniyor. Dünya, tasarımda zamanı yakalamak ve dalganın dışında kalmamak için yoğun bir çaba gösteriyor.

Tasarımda günü yakalamak için, sahip olduğumuz bütün bilgi, beceri ve duyuları kullanarak dünyaya bakmak gerekiyor. Mekan gezmek, fuarlara katılmak ve belki de hepsinden önemlisi hayal etmek, tasarımın dalgasına binmenin, sörfü dalganın üzerinde tutmanın en önemli koşullarından biri. Bugünü yaşamak ve yaşatmak, zamanın dışında kalmak istemeyen, hayatı dönüştürmeye ve kendi imzasını atmaya çalışan herkes yarını yakalamaya çalışıyor...

Bizi bütün bunları yapmaya yönelten ise ister horeca ister perakende sektöründe olalım, etkin tasarımı yakalamak; mükemmel hizmeti sunabilmek; yiyecek ve içecekleri daha güzelleştirmek; eğlence ve dinlencenin dozunu tutturduğumuz bir kalite yakalayabilmek arzusu. 

Sözünü ettiğimiz etkin tasarım, mükemmel hizmet gibi konularda başarıyı yakalamaya çalışırken, gittikçe özelleşmeye çalışıyor ve kitlelere hitap eden ama kişiye özel mekânlar oluşturma çabası içinde oluyoruz.

Hip mekanlar arayışı

Yazar ve fotoğrafçı Herbert Ypma’nın, tasarımcı Philippe Starck’ın da desteğiyle 1999’da yazdığı Hip Hotels (Highly Individual Places) kitabıyla yeni bir terminolojiyi yaratmış oldu. Hip kavramı daha ziyade oteller için kullanılıyor olsa da, genel kuralların tekdüzeliğinden kendini ayırmış; sıradışı tasarım, konfor ve fonksiyonelliği ile öne çıkan mekânların tümü için kullanılabilir bir kavram. 2000’li yılların başında tanımlanan bu yaklaşım, gelecekte de etkisini yitirmeyecek; insanlığın özeli arama arzusu belki de artarak çoğalacak.

Hip akımının mekanlara yansımasının neler olduğuna gelince: Hip öncesinde, genel olarak mekanın tasarımı boyutunda algılanan tasarım, bugün sadece mekanın tasarımıyla sınırlı değil ve bugüne kadar tasarım içi görülmemiş detaylara da yansıyor. Kendi standartlarını üretmiş olan hizmet alanında bile, hizmeti yeniden üretmek ve tasarımlamak mümkün bu yaklaşımla. Damağımıza ve göz zevkimize hitap eden yiyecek ve içeceği de tasarım içi görmek, yeni bir bakış açısıyla sunmak, tasarlamak mümkün. Daha önce kullanılmamış yeni fikirlerle, farklı bir bakış açısıyla mekanın özgünleşmesi ise başlı başına bir katma değer.

Mekanlarda kendini aramak

Kişilerin tercihi haline ve hayatlarının bir uzantısı haline gelmek, bütün mekanların arzusu; kişisel isteklerine cevap veren mekanlarda zaman geçirmek, konuklarınki ise beklentilerinin karşılığını bulmak… Bu iki unsur biraraya geldiğinde mekanların, konukların evleri gibi önemli bir konuma yükselmesi de kaçınılmaz. Ancak bu ev, daha rahat, daha şık, daha çok imkan sunan, daha kalabalık ve dolayısıyla sosyal ve elbette daha az sorumluluğun olduğu bir ev… Bu bütünleşmenin sonucunda mekanlar da gittikçe daha çok evleşiyor; evselleşiyor. Bu trendin aynası ise evlerin giderek dış mekansallaşması halinde çıkıyor karşımıza… Evlerdeki mutfaklar, banyolar, odalar, bahçeler gittikçe daha profesyonel cihazlarla donatılıyor. Evler, daha iyi ve rahat yaşamak adına modernize olurken dış mekanların donanımlarına da sahip oluyor.

Subzero, Gaggenau, Aga, Wolf gibi markaların mutfak cihazları, yarı profesyonel ve tam profesyonel sistemleri aratmıyor artık. Shock-freezerler yeni yeni endüstriyel mutfaklara girdi, yakında ev mutfaklarına da girmesi ise an meselesi... Otomatik ev sistemlerinin; ev sinemalarının varlığı artık şaşırtıcı değil. Gelecek profesyonel ürünlerin kullanımının yaygınlaşmasına doğru ilerliyor. Profesyoneller için üretilmiş ürünlere ise tasarımsal estetiğin eli dokunuyor ve ürünler ahşap, doğal taş gibi sıcak malzemelerle yoğrularak mekanlara uygun hale getiriliyor.

Kısa bir süre öncesine kadar, bir mekanda internete bağlanmak ayrıcalıkken, bugün pek çok mekanda internet bağlantısı var. Teknoloji kullanımı yaygınlaştıkça, bilgisayar ve elektronikle sağlanan hiçbir hizmet farklılık yaratmıyor artık; çünkü herkes benzer olanakları kullanmanın ve kullandırmanın peşinde... Teknoloji yaygın biçimde kullanıldıkça, bu alandaki rekabet at başı devam ettikçe, teknoloji alanında eşitlenme yaşanması da kaçınılmaz. Teknolojinin eşitlendiği, teknolojiyle sağlanabilecek bütün üstünlüklerin sona erdiği noktada ayrışma nerede olacak derseniz, tasarım düğüm noktası bir kelime haline geliyor.

Tasarımın sınırsızlığı

Bir otelin iç ve dış tasarımı söz konusu olduğunda, konu soyuta ve tasarımcının hayal gücüne bağlı olduğu için, sınırsız seçenekler arasında farklılık yaratmak mümkün.

Tasarım alanındaki eğilimlere baktığımızda, son yıllarda özellikle ışık oyunlarının, minimalist bir tarzın, klasik ve modern bir füzyonunun öne çıktığını söyleyebiliriz. Geometri her zamankinden daha çok önem kazanıyor ve İskandinavlardan dünyaya yayılan çizgiler, eğilimleri bir süre daha belirleyecek gibi gözüküyor.

Tasarımın araçlarından biri olan renkler günümüzde giderek daha çok önem kazanıyor. 1970-1980’li yılların monotonluğundan sonra, özellikle 2000’li yıllarla birlikte parlayan göz alıcı renkler ve ışık oyunları yeni bir eğlence alanı açtı tasarımcılara… Renklerin ve ışık oyunlarının etkin olduğu bir gerçek ama bu sade ve doğal olanın kendisine yer bulmasını da engellemiyor. Tıpkı, fast-food restoranları her geçen gün artsa da, yemeğe meraklı olanların slow-food akımını bildikleri gibi...

Doğal olana yönelim

Yemek, damak tadının, kültürün, yaşadığımız kişisel geçmişin, özlediğimiz geleceğin sembolize olduğu, ağzımızda çözülen, dünyada çevremizi saran her şeyin arasında bizim en doğal, belki de en içten ilişki kurduğumuz şey. Yemekle kurduğumuz ilişki yalansız, dolaysız ve samimi… Mekan da yemek gibi doğal, samimi ve içten olmalı, insanlar kendilerini bulmalı, diye düşünenler de giderek artıyor.

Düşünün bir kere; gittiğiniz bir mekan şık ama yapaysa ve sizi rahatlatmıyorsa oraya hangi sıklıkta gidersiniz? Doğal olanın güzel olduğunu vurgulayan akımın başını başta İtalya olmak üzere İspanya, Yunanistan gibi sıcakkanlı Akdeniz ülkeleri çekiyor.

Tasarımı biçim olarak algılayanlara kötü bir haberimiz var: Günümüzde tasarımın belki de en önemli alanlarından biri mekanlarda sistemin tasarımı olacak. Bir mekanın yaşayan bir varlık gibi soluk alıp verdiği, damarlara, gözlere sahip olduğunu düşünün… Bir mekanın parçası sayılabilecek çalışan, konuk ve yaşayan tüm unsurların dahil olduğu bu sistem, çalışanın işyeriyle ilişkisinden, konuğun mekanla kurduğu ilişkiye kadar detaylandırılabilir. Sistemin tasarlanması, mekanda yaşayan, çalışan ve konuk olan herkesin mutlu olup olmamasını direkt olarak etkileyen en önemli faktör. Bugün kısıtlı olarak algılanan bu boyut, gelecekte çok daha önemli olacak. İşletim sistemleri, çalışanların mutluluğunu daha da çok önemseyecek ve sistemlerin başarısı bu faktörün üstüne inşa edilecek.

Ve bir öngörü: Çalışanların kendilerini mekân sahibi veya ortak gibi hissettikleri veya oldukları işletmeler esas ve kalıcı başarıyı sağlayacak!

Daha iyi hizmet etmekten zevk alan ve bunu profesyonel bir meslek olarak gören bir ekip yaratmak bir işletmenin en büyük hayali olsa gerek.

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70072 - unknown - 38.107.179.237