26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

“Sektör dışa açılmalı”

18. TUSİD Fuarı, sektörün bütün unsurlarını biraraya getirirken, iki yılda bir fuarda yapılan TUSİD yönetim kurulu seçimlerine de sahne olacak. TUSİD Başkanı Semih Orcan’la TUSİD’i ve sektörün geleceğini konuştuk.

Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayici ve İşadamları Derneği (TUSİD), hizmet verdiği yiyecek içecek sektörü, turizm sektörü için olduğu kadar Türkiye ekonomisi için de son derece önemli bir oluşum… 1991 yılında kurulan TUSİD, bugün yaklaşık 150 üyesiyle ağırlama ve konaklama sektörüne mal ve hizmet sağlayan firmaları biraraya getiriyor. Üyeleri arasında ağırlama ve konaklama sektörüne mal ve hizmet sağlayan firmalar, servis, mobilya, temizlik kimyasalları, endüstriyel temizlik makineleri üreticileri de bulunuyor. Ekonomik faaliyetleri Türkiye’yle sınırlı kalmayan TUSİD üyeleri arasında uluslararası başarılara imza atan pek çok kuruluş olduğu gibi, küçük ama sofistike, butik imalatlar yapan şirketler de var. TUSİD, 150 üyesiyle ekonomide etkin, hacimli bir grubun temsilciliğini üstleniyor. Alanında, üretici ve ithalatçı firmalarının ilk ve tek örgütü olan TUSİD, sadece bir temsil örgütü olmakla kalmıyor, kurumsal ağırlığını sektöre taşıyarak, etkisini sektörünü gelişimi ve kalite kontrolü için kullanıyor.

Turistik tesisler, eğitim kurumları, hastaneler, askeri binalar, alışveriş ve eğlence merkezleriyle, ikram tesisleri için endüstriyel mutfak, çamaşırhane, soğuk oda ve servis ekipmanları üreten veya ithal eden kişi ya da kuruluşlardan oluşan TUSİD, üyeleri arasında mesleki, teknolojik, kültürel, sosyal dayanışma ve gelişmeyi de sağlayan bir kuruluş. Sektörde güç birliği oluşturan TUSİD, tüketici ve yatırımcıların da haklarını savunarak, üye firmalardan alınan mal ve hizmetler konusunda da olası sorunların çözümüne yardımcı oluyor. Sektörün gelişim sürecinde başarılı işlere imza atan TUSİD, endüstriyel mutfak sektöründe söz sahibi yedi Batı Avrupa ülkesinin ulusal örgütlerini biraraya getiren bir federasyon olan EFCEM’de, Türkiye’yi 8’nci üye ülke olarak temsil ediyor. TUSİD’in iki yılda bir düzenlediği, bu yıl 18.’si yapılan TUSİD Otel, Restoran, Gastronomi Donanım ve Teknolojileri Fuarı’yla da sektörün başını çekiyor ve alanında Avrupa’nın üçüncü büyük fuarına imza atıyor. Kurulduğu günden bu yana TUSİD’e sırasıyla Ayhan Ruşen, Ali Sözmen, Tahsin Öztiryaki, Vehbi Varlık, İsmail Erdoğan, Bahri İnceçam gibi isimler başkanlık yaptı. Bugün ise TUSİD’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Semih Orcan yürütüyor. Daha önce iki dönem TUSİD Yönetim Kurulu’nda görev alan Orcan, 1995-1997 döneminde yönetim kurulu üyesi, 2003-2005 döneminde ise başkan vekili olarak derneğe hizmet etti. TUSİD Yönetim Kurulu Başkanı Semih Orcan’la TUSİD Başkanlığı’nda geçen 2 yıl hakkında konuştuk:

TUSİD’in kuruluş hikayesini ve gelişmesini anlatır mısınız?

TUSİD, oldukça eski bir sektör örgütü. Türkiye’de sanayici ve işadamlarının örgütlenmesi ise çok eski bir olgu değil. Ticaret Odası, Sanayi Odası gibi odaların dışında, mesleki ve sektörel dayanışma amacıyla sanayici ve işadamlarının örgütlenmeleri oldukça yakın zamanlara denk geliyor. TUSİD, endüstriyel mutfak, çamaşırhane servis ve ikram ekipmanları sektörü olarak ilk örgütlenen kesimlerden biri. Bu nedenle, 16 yıl önce bu oluşumu gerçekleştirmiş eski yöneticilere sektör teşekkür borçlu. Hem sektörü yan yana getirerek önemli bir dayanışmaya meydan verdiler, hem de yıkıcı ve kırıcı rekabetin oluşmasını bir anlamda engellediler. Bu anlamda hem ilk kurucularımız, hem de TUSİD, önemli görevler üstlenmiş bir sektör örgütü.

TUSİD kuruluşunun 16 yılını kutluyor. Bugün TUSİD sektörün yaklaşık 150 firmasını temsil ediyor. Bu temsil gücüyle sektörün çok önemli kısmını, yüzde 70-80’lere varan oranda kucaklıyor. Sektörün çok önemli firmaları TUSİD’te yer alıyor. Çok az sayıda küçük firma bu oluşumun dışında kalmış durumda, ancak onları da en kısa zamanda bünyemize katacak yeteneğe sahibiz.

TUSİD’in gelişmesi, sanayinin gelişmesine paralel bir gelişme izlemiştir. 16 yıl önce kurulması da tesadüfü bir olay değil. Bu başlangıç da endüstrinin o gün geldiği noktayı işaret ediyor. Türkiye’de endüstriyel mutfak, çamaşırhane servis ve ikram ekipmanları sektörü turizm patlamasıyla, turizm yatırımlarındaki artışla birlikte, bu artışa paralel bir şekilde gelişti. 1980’lerin ortalarında yaşanan atılım, Türkiye’de iyi, gelişmiş, batı Avrupa düzeyinde kabul gören ürünlere talebi arttırmıştır. Bu da sektörümüzde ciddi bir biçimde kademe yükselmesine, sanayileşmenin artmasına ve atölye seviyesinden endüstri seviyesine ulaşılmasına neden olmuştur. İşte bu sürecin başlangıç yıllarında da TUSİD ortaya çıkmıştır. Turizm patlamasının ardından TUSİD’in ortaya çıkması bir tesadüf değildir.

Başkanlık döneminizin bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Elbette benden önce çok şeyler yapılmıştı. En önemlisi sektörün bütün önemli kuruluşlarının bir çatı altında toplanması, bir yayın organının kurulmuş olması, sektör fuarlarının bir düzene bağlanması, sektör mensupları arasında teknik ve sosyal dayanışmanın sağlanması gibi birçok gelişmeler kaydedilmişti. Ben de önceki dönemlerde yapılmamış bazı şeyleri yapmaya çalıştım. Sektörü ilgilendiren bazı önemli sosyal ve ekonomik konularda kampanyalar açmak gibi konulara eğildim. Örneğin, gıda güvenlik kampanyası bunlardan bir tanesidir. Bu kampanyayı sosyal sorumluluk projesi olarak hedefledik. İlk olarak gıda güvenliği konusuna ağırlama-konaklama sektörünün dikkatlerini çekmeyi amaçladık. Bu amaçla birlikte, sektörümüzün pazarını büyütmeyi ve genişletmeyi, doğru ekipman kullanılmasını, kullanılan ekipmanların da gıda güvenliğine hizmet edecek tarzda seçilmesini ve bu anlamda da sektörün pazarının da büyütülmesini hedefledi bu kampanya.

Yerli üreticilerimizin yurt dışına açılması gerekiyordu ve üreticilerimizi yurt dışına çıkarmaya çalıştım; özellikle Batı Avrupa’ya. 2005 yılında, bu amaçla üyelerimizi toplu olarak Almanya’daki Hamburg Fuarı’na götürdük. Bir ihracat katalogu oluşturarak, çeşitli uluslararası fuarlarda dağıttık. Sektördeki firmaları, uluslararası fuar ve pazar olanakları konusunda bilgilendirmeye çalıştık. Yine önemli bir gelişme olarak 2005 yılının yazında TUSİD’i Avrupa Endüstriyel Mutfak Sanayicileri İmalatçıları Federasyonu üyesi yaptık. Bu bize önemli bir kanal açtı. Bu ilişki, teknik enformasyonun Avrupa Birliği’nden, Türkiye’ye akışı konusunda önemli bir kanal açtı. Aynı zamanda TUSİD başkanı olarak EFCEM’in (European Federation of Catering Equipment Manufacturers) yönetim kurulunda görev yapıyorum.

TUSİD’in bu yıl ilk defa gerçekleştirdiği ürün yarışmasıyla ilgili düşüncelerinizi neleredir?

Uzun süredir hayalini kurduğum bir ürün yarışmasını bu sene ilk defa gerçekleştiriyoruz. Yarışma, sektörde iyi ürünü ödüllendirmeyi, iyi ürünü lanse etmeyi hedefliyor. Bugüne kadar sanayicimiz, ürünlerin fonksiyonuna ve performansına dikkat gösterdi. Ancak dünyada endüstrinin geldiği bu aşamada, yeni öncelikler ortaya çıktı. Ürünün çevreye saygılı olması, geri dönüşümlü olması, daha az su ve daha az deterjan tüketmesi, estetik olması gibi birçok şey ön plana çıkıyor. Bu nedenle bu tasarım yarışmasının sanayicilerimizin dikkatini çekeceğini düşünüyorum.

Gıdayla iç içe bir sektör olarak TUSİD’in gıda güvenliği konusunda çalışmaları oluyor mu?

Gıda güvenliği sektörümüz için önemli bir konu. Bu konuda ülkemizde ciddi adımlar atıldı. Daha önceden bu konu daha parçalı ve dağılmış bir kontrol sistemine bağlıydı. İşin içinde yerel yönetimler, valilikler, Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı gibi birçok kurum vardı. Bir süredir gıdayla ilgili tüm kontrol sistemi Tarım Bakanlığına bağlanmış durumda. Merkezileşmenin getirdiği bir iyileşme var. Tabii ki Tarım Bakanlığı’nın bunu yürütebilmesi için binlerce gıda mühendisi ve diğer elemana ihtiyacı var. Ama buna rağmen birçok şeyi gerçekleştiriyorlar. Biz de bu çalışmalar açısından Avrupa Birliği’yle mevzuat eşleşmesi çalışmasında görev aldık ve üzerimize düşeni yaptık. Mevzuatın ortaya çıkmasında belli yardımlarımız oldu.

Bundan sonra TUSİD’in yapması gerekenler nelerdir?

Ne yapılması gerektiği konusunda, göreve gelecek olan yeni yönetici arkadaşlarıma bir şeyler söylemem gerekirse, yurt dışına açılmak konusunun öncelikli olduğunu düşünüyorum. Sektörün yurt dışına açılması konusunda TUSİD’in yapması gereken çok şey var. Sektör içine kapanmamalı… Aksi tekdirde rakip üyeler tarafından geçilmeye, geride kalmaya mahkum edilmiş olur. Oysa Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar bu sektörün en çok geliştiği ülke Türkiye’dir ve gelişmesinin maddi koşulları bu ülkede vardır. Birinci neden 70 milyonu aşkın nüfusumuz... İnsanlar her gün yemek yiyorlar. Bu nüfusun önemli bir kısmının iş hayatına katılması, kadının iş hayatında yer alması, okullaşmanın artması, büyük bir askeri gücün olması gibi faktörler sektörü yakından ilgilendirmekte. Bu insanların hemen hemen yarısı günde bir kere evi dışında yemek yiyor. İkincisi, gelişmiş ve büyük bir turizm alt yapımız var. 20 milyonu aşkın iç turistle beraber 30-35 milyon turist, 150 milyon geceleme yapıyor ve yemek yiyor, eğleniyor... Bütün bunlar, endüstriyel mutfak çamaşırhane servis ve ikram ekipmanları sektörünün gelişmesinin maddi temellerini oluşturuyor. Üstelik sanayimizin kapasitesi oldukça gelişkin… Avrupa’nın en büyük beyaz eşya sanayilerinden birine sahibiz. Bunlar hep bu endüstriyi olumlu biçimde etkileyen etkenler. TUSİD’in yapabileceği en önemli etkinlik yeterince aktif olup, sadece iç pazara değil dış pazara yönelik faaliyetler de göstermek olacaktır. Ürün yarışmasının geliştirilerek devam ettirilmesi de hedefe hizmet edecek bir olaydır.

Üyeleriniz ve sektördeki firmalar dış pazara yönelirken nelere dikkat etmeli?

Sanayicimiz elbette ülke sınırları dışına çıkıyor. Irak, Suriye, İran’a doğumuzdaki Türki Cumhuriyetlere, Rusya, Romanya ve Bulgaristan’a gidiyor. Ancak bu pazarın yüzde 80’i Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da, Amerika, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İskandinav ülkeleri gibi bir elin parmakları kadar ülkede yer alıyor… Bu ülkeler dünyanın nüfus olarak yüzde 10’unu oluşturuyorlar ama yeme-içme, ağırlama ve konaklamayla ilgili ekipmanların çoğunu bu ülkeler kullanıyor. Bu pazarlarda olamazsak bu sektörde olamayız. Bu pazarlara da malımızı kabul ettirmek zorundayız. Bu pazarlara malımızı kabul ettirecek kalitede mal üretirsek, Rusya’da, güneyde ve doğuda da çok daha rahat mal satarız.

Sektör için fuarın önemi nedir? Fuara ilişkin görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Bu yıl 18’nci TUSİD fuarını yapıyoruz. İlk fuarlar hariç, fuarlar doğrudan ya da dolaylı yoldan TUSİD organizasyonuyla yapıldı. Bu sene gerçekten tahminlerimizin ötesinde, hedeflerimizi de aşarak büyük bir katılımcı sayısına ulaştık. 4 büyük holde, 17 bin metrekare net alanda katılımcı standı yer alıyor. Önemli bir ziyaretçi sayısına ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bu fuarı 2 yılda bir yapıyoruz ki, bu önemli bir nokta. Dünyada bu konudaki trentler, yeni ürün çıkarma periyodu, müşteri kitlemizin bizi görme isteği ve iştahı bu fuarın 2 yılda bir yapılmasını zorunlu kılıyor. Ama maalesef son yıllarda çok fazla sayıda fuar arzı olmaya başladı. Antalya’da, İstanbul’da, Ankara’da fuarlar var. İzmir, Marmaris ve Bodrum’da fuarlar organize edildi.

Şimdi Orta Anadolu fuarları başladı. Yaklaşık her yıl 10-11 fuar arzının olması hem güçlerimizin boş yere heba olmasına neden oluyor, hem de müşterimizi de dolaylı olarak bizden uzaklaştırıyor. ‘Birine gitmesem birine giderim’ düşüncesi müşterimizin iştahını azaltıyor. İstanbul’daki fuar her şeyden önce uluslararası bir fuar ve biz bu fuarı bölgenin hatta Avrupa’nın Milano’dan sonraki en önemli fuarı haline getirmek için çalışıyoruz. İnşallah buna da önümüzdeki yıllarda ulaşacağız. Ama çok sayıda fuar yapılması hem güçlerimizi bölüyor hem de müşterilerimizin iştahını azaltmaya neden oluyor.

TUSİD yönetim kurulu seçimlerini anlatır mısınız?

TUSİD seçimleri, geleneksel olarak 2 yılda bir fuar sırasında yapılır. Fuarın son cumartesi günü seçim günüdür ve bir gala yemeği verilir. Artık geleneksel hale geldi bu durum. Seçimlerin kulis çalışmaları da fuar sırasında gerçekleştirilir. Fuar sektöre hem ekonomik hem de siyasi bir platform olur. Seçimler, kavgasız, gürültüsüz dostluk içinde geçer.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70074 - unknown - 38.107.179.239