Doğayla uyum içinde
yaşama davet…

Yazı/Text-Fotoğraflar/Photos: ŞEBNEM ERAŞ
‘Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi
ve Tecrübe Takası’ projesi Türkiye’deki ekolojik tarım turizmi ve bilgi takasının
ilk örneği. Ekolojik tarıma geçiş aşamasında çiftçilerin ekonomik olarak yan
bir gelirle desteklenmesi fikrinden doğan proje, bundan çok daha güzel gelişmelere
vesile oldu.

The Ekolojik yaşam kültürü, doğaya ve tüm canlılara saygılı
bir üretim kültürü…
Her türlü geçim şekli kendi kültürünü ve günlük hayatı
etkileyen kurallarını da beraberinde getiriyor. Tüm hizmet sektörlerinde olduğu
gibi turizmde de ana hedef müşterinin memnun edilmesi ve daha fazla müşteri
çekmek için gerekenlerin yapılması. Dolayısıyla bu sektör etrafında şekillenen
kültür de bu temel amaçlar ekseninde şekilleniyor. Fakat bu değişim kontrolsüz
bir hızla gerçekleştiğinde daha fazla müşteri ve daha fazla kâr hırsı çoğu
zaman geri dönüşü olmayacak biçimde doğayı ve onunla birlikte yüzyıllarca ağır
ağır şekillenmiş birçok kültürü de tahrip edebiliyor.
Anadolu’nun herhangi bir yerinde turizm sektörünün
gelişmesiyle birlikte yaşanan kültürel değişim de açıkça kendini belli ediyor.
Anadolu kültüründe misafirin çok kıymetli bir yeri vardır. Bu kıymet, gelen
misafiri iyi ağırlamanın ötesinde, misafirin bolluk ve bereket getireceği
inancına dayanan bir kutsallığa da sahiptir. Misafir “başım gözüm üstüne “
denilerek saygıyla karşılanır, başköşelerde ağırlanır. Fakat bunların yanında
misafirin de uyması gereken kurallar vardır. En önemlisi “misafir umduğunu
değil bulduğunu yer” kuralıdır. Misafir içine girdiği cemaatin kurallarına
saygı göstermeli, onlara uymalıdır. Bu ahlaki değerler sadece evlere konuk olan
misafirler için değil eski hanların ve kervansarayların müşterileri için dahi
böyleydi. Kısacası günümüz müşterileri gibi daima haklı kabul edilmezlerdi.
Bu kadim değerlerin üzerine kontrolsüz bir şekilde gelişen
turizm sektörü aslında derin bir çelişki yaratıyor. Doğa ve kültür onulmaz
yaralar alabiliyor. Bugün artık turizmin yeni alternatifleri devreye giriyor.
TaTuTa, uzun adıyla ‘Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi ve
Tecrübe Takası’ projesi bu yönde güçlü bir alternatif oluşturuyor. TaTuTa
Türkiye’deki ekolojik tarım turizmi ve bilgi takasının ilk örneği. Ekolojik
tarıma geçiş aşamasında çiftçilerin ekonomik olarak yan bir gelirle
desteklenmesi fikrinden doğan proje, bundan çok daha fazla güzel gelişmeye
vesile oldu.
Buğday Derneği’nin 2003 yılında hazırlıklarını yaparak 2004
yılında hayata geçirdiği Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Bilgi ve İşgücü
Takası (TaTuTa) Projesi başladığı günden bugüne kadar kırsal kalkınma,
üretim-tüketim zinciri, tüketici bilinci adına ekolojik yaşam için birçok
gelişme sağlandı.
Ekolojik tarım hiçbir şekilde kimyasal ilaç ve gübre
kullanmadan tarım yapmak anlamına geliyor ve daha da ötesi doğayla uyum içinde
ve ondan edinilen bilgi ile bir yaşama kültürü. Ekolojik yaşam kültürü; doğaya
ve tüm canlılara saygı ile üretim ve paylaşım kültürü. Günümüz ekonomi
kurallarının başında yer alan “daha fazla kâr” hedefini ana hedefi yapamayacak
kadar ağırbaşlı, kanaatkarca ve sabırla gelişebilen bir kültür. Temel
ilkelerini doğadan alıyor. Toprağa kendi kâr ve verim isteğini dayatmadan
üreterek, ekolojik yöntemlerle bol ve bereketli ürün almayı hedefliyor.
Bu üretim ve yaşam biçiminin şekillendirdiği kültür
Anadolu’nun yüzyıllardır sahip olduğu kültürden çok da farklı değil. Bu
özelliği ile ekolojik yaşam kültürü, adı yeni gibi görünse de, esası kadim
bilgilere dayanan geleneksel bir yaşam kültürü. Bunları önemseyen TaTuTa
turizmin, tarımın ve her türlü ekolojik üretimin doğayla uyum içindeki
geleneksel bilgiyi hatırlama ve hatırlatma yönünde kesiştiği bir proje oldu.
Market raflarına, oradan da soframıza gelen ürünlerin
nereden geldiğini ve hangi koşullarda üretildiğini bilmediğimiz hatta çoğu
zaman merak dahi etmediğimiz ama güvenliğinden de hep şüphe ettiğimiz bir gıda
kültürü içinde yaşıyoruz. Çocuklar ekmeğin neden yapıldığını görmeden,
bilmeden, hatta sütün inekten değil de, kola gibi fabrikalarda üretilen bir
içecek olduğunu zannederek büyüyor. Kentlerde yaşayan insanların ekolojik yaşam
kültürü içinde ağırlanması ve organik tarım yöntemleri hakkında genel bir bilgi
edinmesi TaTuTa’nın diğer bir amacını oluşturuyor.
Proje hazırlanırken birçok yerde çiftçiler gelen
misafirlerden para alma fikrine “Haşa misafirden para alınır mı hiç, bu bize
ters gelir” diyerek tepki vermişti. Verilen paranın ekolojik yaşamın
yaygınlaşabilmesi ve organik tarımın yaşaması için bir katkı olduğu yönünde
ikna etmek gerekmişti.
TaTuTa’nın temel prensiplerinden biri de
müşteri-misafirlerin köy yaşamı ve uyması gereken kurallar hakkında
bilgilendirilmesi. Bunlar elbette hepimizin yabancısı olmadığı yerel ahlaki
değerlerimizden farklı değil. Bu yönüyle TaTuTa gezme kültürüne dair eski
adapları hatırlatır. Günümüzde turizm sektörü gittikçe sadece ‘tüketim’
etrafında biçimlenmektedir. Oysa eskiler kendi beklentilerini ve isteklerini
dayatmadan, anlamak ve öğrenmek için yollara düşerdi. Ki çok gezen o yüzden bilgili
görgülü kabul edilirdi. TaTuTa sisteminde çiftliklere gelecek ziyaretçiler için
hazırlanan rehberde çiftlikler için detaylı bilgiler verilmekte. Kalınacak
yerlerin koşulları ve hangi zamanlarda ziyaretçi ve gönüllü kabul edilebileceği
belirtilmekte. Çiftliklerin hepsi birer pansiyon gibi düzenlenmiş değiller
fakat hepsi gelecek misafirler için evlerinin en güzel yerlerini hazırladılar.
Her çiftliğin kendine özgü bir düzeni var ve her biri ayrı ayrı bölgelerimizin
özgün özelliklerini taşıyan köy evleri. TaTuTa, unuttuğumuz bir yaşamın
izlerini yeniden bulmak için sizleri bekliyor. TaTuTa, Buğday Ekolojik Yaşamı
Destekleme Derneği tarafından tasarlanmış, projelendirilmiş ve uygulamaya
konulmuş bir proje. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küresel Çevre Fonu,
Küçük Destek Programı tarafından 2004-2006 yılları arasında alınan destekle
altyapı çalışmaları tamamlandı. Program kapsamında sisteme dahil olan çiftlik
sahipleri yılda bir kere Buğday Derneği tarafından biraraya getirilerek
sorunları tartışıyor. Ve sistemi iyileştirmenin yollarını arıyor. 2006 yılı
başından itibaren TaTuTa rezervasyonları Gençtur tarafından yapılıyor. Çiftlik
seçimi ve çiftliklerle ilişkiler Buğday Derneği tarafından yürütülüyor.
info@tatuta.org-www.tatuta.org
- www.genctur.com

Ekolojik tarıma geçen çiftliklerde gün erken başlar, koşullar
zorlu gibi görünse de hayat güzeldir…

TaTuTa’nın gönüllü çalışanları ile çiftçiler; doğanın verdiği ve paylaşımla çoğalan
keyifli kahvaltılar yapar.