11 Şubat 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Boğaz’da bir denizkızı…

 

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ  Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

‘Ortaköy’e adım atar atmaz bir cümbüşün kucağında buluruz kendimizi. Rengarenk tezgahlar, birbiri ardına sıralanmış kumpirciler, çay bahçeleri ve bu tablonun vazgeçilmez

öznesi insanlar. İnsanlar ki çoluk çocuk, genç, yaşlı.   

 

Ortaköy Camii ve ışıklandırılmış köprünün üst üste gelen görüntüleri Ortaköy’ü de özetleyiveriyor.

 

Sıcak bir pazar günü… Ortaköy’e varana kadar çileli bir otobüs yolculuğu geçirdikten sonra kalabalığa karışıp soluğu takı tezgahlarında alıyoruz. Tabii sonraki adres kumpirci… Kumpir büfesinde karşılaştığım Meltem ve Mete Bayraktar kardeşler Alman misafirlerine ‘meşhur’ Ortaköy’ü tanıtıyorlar. Elinde karışık kumpiriyle çok mutlu görünen David, “Burası insana özgürlük duygusu veriyor. Manzara gerçekten etkileyici… Ortaköy’ü samimi ve sıcak buldum. Daha önce Ortaköy’ü Fatih Akın’ın ‘Temmuz’da filminin kapanış sahnesinde görmüştüm ve çok merak etmiştim” diyor. “Bu hayranlık kokan yorumda Almanların patates sevgisi de etkili” diyerek gülüşüyoruz Bayraktar kardeşlerle. Doktora öğrencisi Meltem en az iki haftada bir arkadaşlarıyla Ortaköy’ü ziyaret ettiğini söylüyor. “Ben Ortaköy Camii’ni çok seviyorum mesela. Mimari olarak çok güzel… Geçenlerde akşam geldik Ortaköy’e. Dolunayı izlemenin de heyecan verici olduğunu anladık. Ama motor sesleri tüm romantizmi altüst ediyor doğrusu.” Mete içinse Ortaköy arkadaşlarla ‘takıldığı’, Boğaz’da çaya eşlik edecek sohbetlerin döndüğü ve doyumsuz kumpirlerin yapıldığı bir gençlik mekanı. Mete, “Boğaz köprüsünün ışıklandırılmış halini izlemek çok keyif verici, sırf bu manzara için Ortaköy’e geldiğimiz oluyor” diyor. Ortaköy tarihinin her döneminde canlı bir semt oldu. Antikçağ’a kadar uzanan geçmişi birçok tarihi yapıyla süslü. Bizans ve Osmanlı döneminde de önemli bir yerleşim yeri olan semtin antik çağdaki adı Arkheion olarak biliniyor. Boğaziçi’nin bu eşsiz güzellikteki kıyısı manastırlar ve köşkler için de her dönem ideal ve kıymetliydi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Ortaköy kıyılarındaki büyük yalılar arasında Şekerci Yahudi ve İshak Yahudi’den bahseder. Feriye Sarayları –ikinci derece saraylar- Ortaköy’e giderken önemli bir yer teşkil eder. Bu saraylar şehzadeler ve Çırağan Sarayı’nda çalışan hizmetkarlar için yapılmıştı. Şimdiki Galatasaray ve Kabataş okulları birer Feriye Sarayı… Ortaköy’ün en önemli yapılarından biri Mimar Sinan’ın eseri olan Ortaköy Hamamı… Sadrazam Kara Ahmed Paşa’nın kethüdası Hüsrev Kethüda tarafından 1556 yılında yaptırılan hamam, aynı zamanda Ortaköy’deki en eski anıt. Elinde rehber kitapçığı ile yapıyı gezen tarihçi Aynur Kolbay’ı Sinan’ın eserini hayranlıkla incelerken buluyorum. Kolbay, “Bu semt kültürlerin buluşma noktası benim için. Böylesine zengin öğeler barındıran bir semtte Mimar Sinan eserine rastlamak çok güzel doğrusu” diyor.

Ortaköy’ün tarihinden gelen en önemli özelliklerinden biri Türk, Rum, Ermeni ve Yahudilerin yüzyıllarca birarada dostluk içinde yaşaması… Örneğin Ortodoks Kilisesi’nin İsa’nın vaftiz törenini yansıtması olarak bilinen, hacın suya atılması yortusunun son yıllara kadar Ortaköy İskelesi’nde yapılmış olması da bu kültürün önemli bir simgesi. Kilise, cami, sinagog üçlemesinin de en güzel örneklerini veren semtte, bir Ermeni Katolik kilisesi, bir Ermeni Gregoryen kilisesi, iki Rum kilisesi, iki sinagog, iki de camii var. Ortaköy’ün gözbebeği yapılarından biri de Abdülaziz tarafından 1871’de yaptırılan Çırağan Sarayı. Beşiktaş Mevlevihanesi ve Ortaköy’e kadar uzanan yalılar ortadan kaldırılarak elde edilen uzun ve geniş alan Çırağan Sarayı’nın inşaatına ayrılmış. Ortaköy İskelesi ile Defterdarburnu arasında kalan şeritte yeralan en önemli yapılar; Damat İbrahim Paşa Çeşmesi, Ortaköy Camii, Sübyan Mektebi ve sahilin gerisinde Rum, Ermeni ve Yahudi esnafının evleri, Neşetâbâd Sahilsarayı, Esma Sultan Sahilsarayı, Naime Sultan Yalısı, Hatice Sultan Sahilsarayı, Fatma Sultan, Zekiye Sultan yalıları. Ve tabiî ki iskelenin arkasındaki Ortaköy Meydanı’nın en belirgin ve egemen mimari öğesi Ortaköy Camii…

Semtin simgesi haline gelen Ortaköy Camii Abdülmecit tarafından 1853’te yaptırılmış. Camiinin bulunduğu yerde daha önce Vezir İbrahim Paşa’nın damadı Mahmut Ağa’nın yaptırdığı mescit bulunuyordu. 1721 tarihli mescidin, Patrona Halil ayaklanmasından sonra yıkıldığı söyleniyor. Mescid uzmanlar tarafından incelendiğinde çatılı ve manastır tonozlu olduğu ortaya çıkmış. Camii, 1740’lı yıllarda Mahmut Ağa’nın damadı Kethüda Devattar Mehmet Ağa tarafından yenilenmiş. Bugünkü Ortaköy Camii Abdülmecit tarafından 1853’de Nigoğos Balyan adlı mimara yaptırılmış. Abdülmecit ve Abdülhamit bu camiye Cuma namazına gider, sonra ince saltanat kayıklarıyla diğer kıyıdaki Beylerbeyi Sarayı’na veya Küçüksu Kasrı’na geçerlerdi. Statik açıdan narin bir yapı olan Camii, bu yüzden tarihinde üç kez onarımdan geçmiş. Ortaköy 1980’lerden sonra değişim geçiren semtler arasında. Sanat galerileri, takı tezgahları ve sahaflara birbirinin ardı sıra açılan çay bahçeleri, restoranlar eşlik etti. İstanbul’u tanıtan hemen hemen her albümde Ortaköy eşsiz boğaz ve köprü manzarasıyla poz verir. Boğaziçi’nde kıyıda oturup altın sarısı saçlarını tarayan bir denizkızı gibi gülümser bize Ortaköy…

 

Kumpirciler, dondurmacılar ve çay bahçelerini dolduran insanlar Ortaköy’ün çeflitliliğini yansıtıyor.

 

 

Yaflamın tüm renkleri Ortaköy’de hayat buluyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68041 - unknown - 38.107.179.240