26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Türkiye’nin plaj kültürü tarihi…

 

1920’de Çeşme kumsallarındaki halk plajında kadınlı erkekli denize giren İzmirli Levantenler.

 

Yazı/Text: LÜTFÜ TINÇ

 

Plaj kültürü, 1920’lerin başından 1950’lere uzanan bir süreçte gelişti ve bu dönemlerin Türkiye’sinde “asrî bir yaşam tarzı” en çok plajlarda öne çıktı.     

 

1933’ün yaz ayları: Suadiye Plajı’nın modayı takip eden genç kızları objektife poz verirken, plajın delikanlıları da onları izliyor.

 

Osmanlı insanı da, denize girerek yüzme ve serinleme ihtiyacını, bizim bugün ‘plaj’ diye adlandırdığımız ve daha eskilerde, ‘deniz banyosu’ ya da ‘deniz hamamı’ olarak anılan mekânlarda sağlardı.

İlk ‘örgütlü’ denize giriş nasıl oldu derseniz, ünlü popüler tarihçi Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’ne bakmanız gerekir… Koçu bu konuda bir tahmin yapıp, 1826 ilâ 1850 arasında kurulduğu düşünülen Çardak İskelesi Deniz Hamamı’nın, ‘ilk’ olma şerefini taşıdığını belirtir.

Yine Koçu, ikinci hamamın Salıpazarı, üçüncüsünün ise, Kumkapı’da kurulduğu tahminini yürütür. Öncelik hangi semtte olursa olsun, Osmanlı insanı, yaz aylarında bir serinlik yaşama isteğine ve yüzme ihtiyacına bir çözüm olarak, “geleneği ürkütmeden” ilginç bir sosyokültürel proje ortaya koyar.

Reşad Ekrem Koçu’nun sözünü ettiği deniz hamamları aslında, harem ve selamlık geleneğinin denize taşınmasından başka bir şey değildir. 20. yüzyılın başlarında, ‘payitaht’ İstanbul’un, başkentlerin kraliçesi bu muhteşem şehrin, Anadolu ve Rumeli yakalarında, kıyı şeridinde bulunan bütün semtlerin deniz hamamları vardır artık...

Ama zannedilmesin ki, o yıllarda sadece İstanbul ya da Levantenlerin şehri İzmir gibi büyük kıyı kentlerinin insanları ‘deniz banyolarından’ nasibini alıyordu!

Örneğin 1903’e ait posta damgasıyla, bir Osmanlı kartpostalı, Samsun sahillerindeki ‘erkeklere mahsus’ deniz hamamını gözlerimizin önüne seriyor: Yağız delikanlılar, denize girmeye henüz alışmış erkek çocukları ve kartpostalın fotoğrafçısına, soyunmadan poz vermeyi uygun görmüş olgun yaştaki Samsunlu erkekler; kıyıya yakın bir noktada, tekne kalafat yerinin hemen önünde yer alan bu küçük deniz hamamından bize bakıyorlar.

Sahil kentlerinde ya da payitaht İstanbul’un kıyılarında, nerede olurlarsa olsunlar, bunlar ‘umumî’ deniz hamamlarıdır ve şehremanetinin yani belediyenin ya da liman memurluklarının denetimi altındadır.

Akıntılı sularda, kazıklar üstünde ahşap olarak, suya dayanıklı çürümez kerestelerle kurulu bu deniz hamamlarının en ve boyları gibi, derinlikleri de ‘nizamname’ ile belirlenmiştir. Yalnız erkeklere ve yalnızca kadınlara mahsus deniz hamamları bulunduğu gibi, kadınlara ve erkeklere ayrı ayrı hizmet veren ama yan yana yapılmış hamamlar da vardır. Ancak eski İstanbul tutkunlarından Halûk Şehsuvaroğlu’nun vurguladığı gibi, böyle çift hamamların, “birbirinden ses duyulmayacak şekilde” yapılması gerekirdi.

Örneğin İstanbul’un Anadolu yakasındaki Moda Deniz Banyosu’nun bir ‘Kadınlar Hamamı’ kısmı bir de erkekler bölümü vardı.

Bu umumî deniz hamamları ya da banyolarının dışında, özellikle İstanbul’un seçkin kıyı semtlerinde, ‘zata mahsus’ hususî deniz hamamları yapılırdı.

Daha çok Yeşilköy’de yani o zamanki adıyla Ayastefanos’ta veya Boğaz sahillerinde göze çarpan bu özel deniz banyoları, yalıların önlerinde, ince birer ahşap iskele bağlantısıyla, kıyıya yakın bir biçimde diziliverirlerdi.

Deniz hamamlarından plajlara geçiş, aslında İstanbul’un işgali günlerinde başlar. 1919’un yaz aylarında, Yeşilköy ve Bakırköy civarındaki işgal kuvvetleri kışlalarının askerleri, İstanbul’un sıcağında, üniformalar fora, kendilerini bu sahillerdeki kusmaların denizine atarlar.

Daha sonraları, 1920’nin Kasım’ında, Rusya’daki ‘Bolşevik İhtilâli’nin ‘Beyaz’ Vrangel kuvvetlerini kılıçtan geçirmesinin ardından, İstanbul’a akın eden 145 bin Beyaz Rus’un bir bölümü, ertesi yaz, bu kumsallarda, özellikle de Florya kıyılarında arz-ı endam edecektir. İstanbullular da 1921 yazında bu Beyaz Ruslardan, “kadınlı erkekli deniz banyosu” alışkanlığını öğreneceklerdir.

Müteşebbis Rum meyhanecilere de gün doğacak; salaş sahil meyhanelerinin yanına, Florya’nın ilk plajları kurulacaktır: ‘Solaryum’ ve ‘Haylayf’…

Cumhuriyet rejimiyle birlikte de, bu plajların sayısı, yalnız İstanbul’da değil, Anadolu’nun sahil şeritlerinde de artmaya başlar.

Ancak 1930’ların sonlarına dek, deniz hamamları varlıklarını sürdürecek, kadınlı erkekli birlikte denize girilen plajlar açıldıktan sonra da erkeklere ve kadınlara mahsus bölümler varlıklarını koruyacaktı.

Örneğin Turgay Tuna, ‘Hebdomon’dan Bakırköy’e adlı kitabında, ‘Ömer Bey’in Gazinosu’nun, 1938’de, erkekler ve kadınlara ayrılmış deniz banyolarıyla müşterilerine hizmeti sürdürdüğünü yazar. 1930’ların sonunda ve 40’lı yılların başında ise, artık denize ‘modern’ plajlardan girmek ‘asrın yeniliği’ olarak, pek modadır. 50’li yılların başından itibaren de, plajlara, plaj giysilerine ve güneş kremlerine ilişkin basın ilanları hızla artacaktır. Sözün kısası, bu plajlar artık yeni bir yaşam tarzının sembolleri haline geleceklerdir. Örneğin 1950’lerin Süreyya Plajı; oteli, restoranı, özel orkestrası ve danslı suareleriyle öne çıkan gazinosuyla, yalnızca Maltepe’nin değil, bütün İstanbul’un seçkin yaşam tarzının aynası olacaktır.

 

Eski bir İstanbul gravüründe, Salacak civarı: Kızkulesi hizalarında denize girenler.

 

Resimliay, Ağustos 1925 (solda), Sevimliay Dergisi’nin kapağı… 1920’lerin ortası…

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68047 - unknown - 38.107.179.240