Metro Cash&Carry ile
Halep-Gaziantep Hattı
Türkiye’ye
yaptığı yatırımlarla gündem yaratan Metro Cash&Carry, 24 Aralık Pazar günü
Güneydoğu’nun yükselen kenti Gaziantep’te mağaza açtı. Açılış günü kentte
trafiğin kilit olmasına yol açan mağaza için Metro Group, 12 milyon Euro’luk
bir yatırım yaptı. Açılışa medya mensuplarını da davet eden Metro’nun Gaziantep
öncesi için planladığı Halep gezisi ise herkesten tam puan aldı.

Gaziantep
mağazasında ilk günü rekor bir ciro 1 milyon Euro ile kapatmış Metro.
Dünyanın
en büyük 3. perakende grubundan biri olan Almanya merkezli METRO Group’un en
büyük satış kolu olan Metro Cash&Carry, 2006 yılının sona ermesine doğru,
Gaziantep’de yeni bir mağazasını daha hizmete açtı. Devlet protokolü, Halep
gezisi ile birleştirdiği bir davetle ağırladığı medya mensupları ve halkın
katıldığı görkemli bir açılışla Gaziantepliler’e ‘merhaba’ diyen Metro Cash&Carry, toplam 40 bin m2 kullanılabilir alanda; 4.173 m2’lik gıda ürünleri
satış alanı ile 3.550 m2’lik gıda dışı ürün satış alanına ve bir self-servis
restorana sahip. Yapımı 100 gün süren, Gaziantepliler’e 30 binden fazla çeşit
ürün sunacak olan Metro Cash&Carry Gaziantep mağazasının şimdiden 50 binin
üzerinde kayıtlı müşterisi bulunuyor.
12.615 m2 toplam alana ve 7.723 m2 satış alanına sahip olan mağaza, ayrıca sunacağı çok geniş yelpazedeki ürün çeşitliliği ve
fiyat avantajlarının yanı sıra sağlayacağı 300 kişilik istihdam ile de dikkat
çekiyor. Metro’nun nüfusu 1 milyon 285 bin olan Gaziantep’te tek bir mağazayla
bu denli çok kişiye istihdam imkanı sunması gerçekten önemli bir nokta.

Hakan
Ergin
Hakan
Ergin: “Öncelikli konumuz hijyen”
Gaziantep,
Kilis, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ın dahil olduğu geniş bir bölgeye hitap eden
Metro Cash&Carry Gaziantep, 2 milyon nüfuslu bu bölgenin en çok talep gören
alışveriş noktası olmayı hedefliyor. Gaziantep mağazasında ilk günü rekor bir
ciro ile kapanmış: Tam 1 milyon Euro... Metro Cash&Carry Genel Müdürü Hakan
Ergin, bu kadar büyük bir ilgiyi beklemediklerini belirterek memnuniyetini
açıklıyor. Gaziantep’te bir yıl içinde fiyatların gerilemesinin normal
olduğunu, çünkü gittikleri her ilde bunu yaşadıklarını ifade eden Ergin, asıl
hedeflerinin kalite standartlarını yükseltmek olduğunu ifade ediyor. Öncelikli
konularının ise ‘hijyen’ olduğunu belirten Hakan Ergin, hijyen kurallarına
dikkat edilmesini sağlamaya yönelik faaliyetlerinden de söz ederek hijyen
konusunda herhangi bir kurum, bu konuda kendilerine başvurursa, konunun uzmanı
olan bir ekibin yardımını alabileceklerini belirtiyor.

Halep
Kalesi
Türkiye-Suriye
ticareti yoğun
Türkiye-
Suriye arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile bu yıl büyük bir
gelişme göstermiş iki ülke arasındaki ticaret. Suriye’nin alım gücünün çok
yüksek olması, Gaziantep-Halep arasında ticaret hacmini artıyor. Açılışının
ikinci gününde mağazayı ziyaret edenler arasında bulunan Halep Valisi ise
bunun en canlı ispatı gibi!.. Seyahatlerinde Gaziantep Havaalanı’nı kullanan
Halepliler de şehre sık sık alışverişe geldiğinden geçtiğimiz yıl, Gaziantep’in
Suriye’ye ihracatı yüzde 79 artmış. Bu yıl daha da yüksek bir oran beklenmekte.
İşte tüm bu nedenlerle de Metro Cash&Carry Gaziantep’in önü açık gibi
görünüyor…

Halep’in
panoramik görünümü
Halep’e
yolculuk notları…
Suriye’nin
ikinci büyük kenti olan Halep’i pek çok tarihçi, “Doğu’nun Kraliçesi” diye
tanımlıyor. 23 Aralık Cumartesi günü yaptığımız rüzgar gibi geçen kısa
ziyaretimizde, Halep’i sevdik biz... Şehirde en göze çarpan Halep taşı ile
yapılan özgün binalar ve zarif kulelerdi kuşkusuz. Özellikle lüks semtler ve
Hıristiyan Mahallesi’nde gördüğümüz yapıların mimarisi, işlemeleri görülmeye
değerdi… Şehrin tepesinde, onu çevreleyen, yusyuvarlak görünen Halep Kalesi
ise, çok etkileyici idi. Hayatımda ilk kez bir kaleye bu denli hayran kaldığımı
itiraf etmeliyim. Kapılarından yerlerdeki taşlarına, hamamından zindanına, anfi
tiyatrosundan ibadethanesine kadar her noktasını gezdiğimiz kaleden
ayrılacağımıza yakın gördüğümüz gün batımı ve hilal de bu duygularımızı
arttırdı sanırım. Sonra tarihi Kapalıçarşı’daydık. Eğer İstanbul’dakini
bilmesek belki de çok iyi şeyler söyleyebilirdik ama bizimkinin yanında sönüktü
biraz! Meraklısına ipekler, halılar, takılar, şallar, sabunlar ve daha birçok
şey ile yine de cazipti. Öğlen Kasr-al Valeed Vali adlı bir restoranın geniş
avlusunda yemiştik yemeğimizi. Mezeler harikaydı, ara sıcaklar hem aşina hem
değil. Ana yemekleri ise biz bir grup, kaleye yetişmek uğrunda beklemedik. İyi
de yapmışız, kaleyi hiçbir şeye değişmem ben! Akşam ise Şehir Kulübü’nde
yemekteydik. Burası şehrin ileri gelenlerinin girebildiği çok hoş, ağır ve şık
bir kulüp ortamı. Burada da ziyafete devam... Tattığımız herşey o kadar güzel
ki yememek mümkün değil. Bu kez dayanamayıp tok olmamıza rağmen tatlıları dahi
deniyoruz. Ne de olsa tatilde rejim olmaz!..

Halep Şehir
Kulubü’ndeki geceden...
Gaziantep’te
Zeugma…
Ertesi gün
Gaziantep’te açılış sonrası Grand Otel’deki basın toplantısında bu kez
Gaziantep yemekleri ile şımartılıyoruz. Otel mutfağı, yerel restoranlarınki
kadar iyi olmaz diye kim demiş? İnanmıyorum da soruyorum, oteldenmiş tüm
yemekler. Bravo… Ama bu arada bize iyilik mi ediliyor, kötülük mü belli değil!
Ben yavaş yavaş kendimden korkuyorum… Allahtan sonra kendimizi Zeugma
Müzesi’nde buluyoruz. Müze Müdürü, bizler için açık tutmuş burayı. Ve de
kendisi anlatıyor, birer birer mozaiklerin öykülerini… Bu ince, bu sabır
gerektiren eserlere, bu zarif sanata hayran olmamak mümkün mü? 2000 yıl
öncesine ait olan mozaiklerin gördüğümüzden daha çoğunun müzenin altındaki
depolarda saklandığını ve ileride daha büyük bir kompleks olarak tasarlanan bir
müzede sergileneceğini öğreniyoruz. Ve o zaman Gaziantep’teki bu mozaik
müzesinin dünyanın bir numarası olacağını da… Eğer bu gerçekleştirilirse
Gaziantep sırf bu özelliği ile neden bir cazibe merkezi olmasın değil mi? Ne
dersiniz?..
