26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Verde’nin 10. yaşında Zeytine/zeytinyağına sevdalandık!

 

Önce makarnaya sonra zeytinyağına gönül veren bir ailenin öyküsü bu… Yaptıkları işe kendilerini kaptıran, sevgiyle harmanlayan ve ürünlerini mutlaka ‘marka’ yapan bir ailenin… Yani Ulukartal Ailesi’nin… “Verde”yi Türkiye’de ve hatta dünyada seçkin bir ‘zeytinyağı markası’ haline getiren Verde A.Ş., ilki tanıtım amacıyla gerçekleştirilen Zeytin Hasatı etkinliğini, önümüzdeki yıl bu kez meraklıları için tekrarlamayı planlıyor.

 

 

Verde A.Ş., kuruluşunun 10. yıldönümü nedeniyle 24-26 Kasım 2006 tarihleri arasında, hazırladığı özel bir organizasyon ile ulusal basının temsilcilerini İzmir’de ağırladı. Zeytinin ‘Var Yılı’ olarak kabul edilen 2006’da gerçekleştirilen Zeytin Hasadı ve Fidan Dikimi etkinliğine, İstanbul’dan tam 41 medya mensubu katıldı. İzmir ve Ege bölgesi yerel basın mensuplarının da katılımı ile grup 55 kişiye yükseldi ve tüm davetliler, Torbalı-

 

Karakuyu beldesinde hazırlanan özel zeytinlik alanda, 25 Kasım Cumartesi günü bir araya geldiler.

Ulukartal Ailesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlik, gerek aile üyelerinden gerek Verde yönetici ve çalışanlarından gelen sıcaklık ile adeta bir “Zeytin Hasadı Şenliği”ne dönüştü. Bir kere herkesin üstünde Verde’nin önceden beden ve ayak numaralarını alarak özel olarak hazırlatmış olduğu sarı yağmurluk ve beyaz botlar vardı. Hasatta önce herkes ellerine birer sepet aldı ve de bir tırmık. Bu tırmıklarla dalları yukarıdan aşağıya doğru geçtiğinizde zeytinler, yere düşüyor. Geriye toplaması kalıyor. Bu çok zevkli bir uğraş. Ağaca, zeytine dokunmak, meyvelerini toplamak, hatta eğilip kalkmak! Hepimiz neşeliyiz, bu arada gözler birbirinin sepetinde. Bakalım kiminki çok? Ben ise kalite odaklı çalışıyorum. Hülya Akyurt’a da bu yakışır diyorum... Tüm arkadaşlarım, hatta aile üyeleri benim zeytinlerimin cinsinin iri ve farklı olduğunu kabul ediyor… Sonra zeytin üreticisi köylülerle zeytin hasadına ilişkin bir sohbet başlıyor. Herkes sepetlerini bir görevliye teslim ederken adını da söylüyor ve bu isimler üzerlerine konuyor. Bu arada pek çokları benimkine isimlerini yazdırmak için uğraşıyor! Ama olmuyor… Topladığımız zeytinlerimiz, yağ sıkımı için zeytinlik alanın hemen yakınındaki Verde Yağ Sıkım Tesisleri’ne ulaştırılırken bizler de zeytinlikte özenle hazırlanmış bir alanda kır yemeği yiyoruz. Ege’nin çeşit çeşit otlarından ve zeytinyağlı yemeklerinden oluşan zengin açık büfe, masalarda Verde’nin yağları, otlu gözlemeler, köy ekmekleri… Ağaçların altında ve çok güzel bir havada, unutulmaz bir an yaşıyoruz… 

 

Dikili bir zeytin ağacım oldu!

 

Yemek sonrası, fidan dikimi için ayrılan alana gidiliyor. Verde A.Ş.’nin Yağ Sıkım Tesisleri’nin hemen arkasında hazırlanan “Basın Fidanlığı”na geliyoruz. Bu kez dersimiz, fidan dikmek… Gerçi çukurlar hazır, ilk başta bir amca bizlere yardım ediyor, sonra ben küreği elime alıp kendim dikiyorum ağacımı; ‘can suyu’ diye adlandırılan ilk suyunu da kendi ellerimle veriyorum ağacıma. Çoğu arkadaşım da öyle yapıyor. Bu arada her fidana bir numara veriliyor; künyelerin biri bizde kalıyor, biri ağaçta. Otele dönerken de adımıza, üzerinde ağacımızın numarası yazan, bir Fidan Dikim Sertifikası veriliyor. Ne hoş… İşte böylece Türkiye’de ilk defa böylesine özel bir zeytin fidanlığı oluşuyor. Ardından da Verde Tesisleri’nin, zeytinin tesise girişinden sıkım bölümüne; rafinasyon bölümünden özel kalite ve lezzet testlerinin yapıldığı laboratuar bölümlerine kadar tüm birimlerini geziyoruz. Ali Ulukartal, fabrika gezisi süresince de üretimle ilgili soruları yanıtlıyor. Günün sonunda İzmir Crowne Plaza’ya dönülüyor, akşam için hazırlık yapılıp Verde’nin 10. Yıl Yemeği’ni yiyeceğimiz Derya Restaurant’a hareket ediliyor. Ailenin kızı, eşi, güzel minik kızları masamızda, tatlı gelinleri de gelip gitmekte zaten. İlk dansı baba Ali Ulukartal, geçmişte “Pastavilla” makarnalarının yaratıcısı olan sevgili eşi ile yapıyor. Öyle sıcak insanlar ki hepimiz hayranlıkla bakıyoruz onlara… Sonra bütün aile bir araya geliyor sahnede; küçük, duygusal bir konuşma yapılıyor. Şirketin kurucusu Ali Bey, ailesine ve çalışanlarına teşekkür ediyor… Bu kez alkışlıyoruz onları… Ve kadehlerimizi daha nice nice 10 yılları kutlamaları dileklerimizle Verde’ye kaldırıyoruz…

 

 

 

Öğrendiğimize göre zeytin ağacına ‘ölmez ağacı’ denirmiş... Ve eğer bir ağaçtan üst üste 7 yıl mahsul toplanmaz ise, o ağaç küsermiş. Ondan olacak, zeytin ağacının bir diğer adı da ‘nazeninden nazik’! İtalya’nın sloganı, ‘Zeytinyağı İtalyanca konuşur’ imiş! Peki dünya zeytin ve zeytinyağı üretiminde 5. sırada bulunan zeytin ülkesi “Türkiye” olduğuna göre, zeytinyağı niye Türkçe konuşmasın ki?..  Verde, A.B.D. ve İtalya’da tescilli bir marka. Zeytinyağını ilk kez cam şişede sunan ve ilk erken sızma zeytinyağını tüketicinin beğenisine sunan da yine Verde… 1996 yılından bu yana 14 milyon dolar yatırım yapan Verde, 2006 yılında Türkiye zeytinyağı ihracatında yurt dışına en çok zeytinyağı ihraç ederek birinci olan firma, aynı zamanda.

 

 

Ulukartal’ların açıklamaları...

 

26 Kasım Pazar sabahı, otelimizde kahvaltı sonrası basın toplantısı var. Bizlere Verde’nin geçmiş 10 yılı, yaptıkları, hedefleri hakkında bilgi veren Ali Ulukartal ve İsmail Ulukartal, zeytinyağı konusundaki Türkiye’nin gerçeğini gözler önüne sererken sıkıntılarını da dile getiriyorlar. “Ülkemiz zeytinyağı tüketiminde diğer Akdeniz ülkelerine göre fert başına yılda 700 gr.-1 kg. arası tüketimle çok çok geride. Buna karşılık İtalya ve İspanya’da 12 kg., Yunanistan’da 22 kg., Suriye ve İsrail’de 4 kg. yılda kişi başı tüketim var.

Dünya üretimi zeytinyağında 2-2,5 milyon tondur.  Kendi insanımızda bu alışkanlığı yaratmak için kalp-damar ve mide sağlığına faydalarını, yüksek kötü kolesterole karşı en iyi savunuculardan biri olduğunu ve E vitamini içerdiğini aktarmak zorundayız. Bunu yapan ülkelerde, örneğin Amerika’da 15 sene evvel 20 bin ton zeytinyağı tüketilirken bugün bu sayı 260 bin tona çıkmıştır. Ülkemizde de toplumun yüzde

5-10’luk bölümü, diğer bitkisel yağlardan zeytinyağına döndürülebilir. Diğer yağlar ile zeytinyağı arasındaki fiyat farkı 3-4 katı olsa da eğer yararları iyi anlatılırsa, nüfusun yüzde 10’luk kısmı bu bedeli ödeyecektir.”

 

İtalya, bizden alıyormuş!

 

Ülkemizde son birkaç yıldır zeytin ağacı sayısının fark edilir biçimde artmasının zeytinyağının değerli bir ürün olduğunun yavaş yavaş anlaşıldığının bir göstergesi olduğunu söyleyen Ulukartallar, konuşmalarına şöyle devam ediyorlar… “Türkiye olarak zeytinyağında hızla markalaşmalı ve yurtdışına markalı zeytinyağı satmalıyız. Dünya zeytinyağı ticaretinin elinde tutan İtalya, Türkiye’den ciddi miktarlarda zeytinyağı almakta, şişeledikten sonra üzerine kendi etiketini, kendi markasını koyup bizim yağımızı kendi yağı gibi başta Japonya olmak üzere, Uzakdoğu ülkeleri ve Amerika’ya satmaktadır. A.B.D. ise bu konuda anahtardır. Amerika’da tüm restoranlarda masa üstünde orijinal İtalyan zeytinyağı vardır.”

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68110 - unknown - 38.107.179.239