26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Tadı ve kalitesi belgeli su Kıyıköy

 

 

İki yıl gibi kısa bir süre içerisinde sektörde kendine önemli yer edinen Saneta Kıyıköy Su, AB Uyum Yasaları çerçevesinde yürürlüğe giren ‘İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’ doğrultusunda işletme ruhsatını alan ilk doğal kaynak suyu olma özelliğine sahip.

 

Türkiye günde 1.5 milyon damacana su içiyor ve bunun yaklaşık 1 milyon 200 bin gibi önemli bir bölümü İstanbul ve çevresinde tüketiliyor. İnsani ihtiyaçların başında gelen suyun ciddi tüketim kapasitesi özellikle son yıllarda giderek büyüyen bir pazar doğurdu. Çeşitli firmalar su sektörüne girerken yeni su markaları ardı ardına ortaya çıkmaya başladı. Peki, bu kadar yoğun tüketimi ve insan sağlığı için büyük önemi olan suya tüketici ne kadar önem veriyor ve ne kadar bilinçli? Sağlıksız, kirli suların kısa vadede yarattığı sindirim sistemi sorunları herkesçe biliniyor. Ancak vücutta biriken kimyasal maddelerin uzun vadede yarattığı tahribat çok daha ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor. Bu noktada içme suyu ihtiyacını karşılayan firmalar insan sağlığıyla direkt alakalı olan suyun kalitesine ve temizliğine ne ölçüde önem veriyor? İşte bütün bunların bir standarda bağlanması için 17 Şubat 2005’te AB uyum yasaları çerçevesinde yürürlüğe giren, “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik” doğrultusunda ‘doğal kaynak suyu’ işletme ruhsatı şart koşuldu. Firmaların ruhsatlarını yenilemeleri için verilen son tarih bu yılın sonu.

 

Tüm belgeleri mevcut

 

Saneta Kıyıköy Su bu ruhsatı alan ilk firma olma özelliğine sahip. 2004 yılında Tekirdağ Saray Bahçeköy’de bulunan Komili Su Tesisleri’ni satın alan ve 2005’te pazara Saneta adı ile adım atan Saneta Kıyıköy Su, ağırlıklı olarak yabancı firmaların olduğu pazarda hızlı adımlarla ilerleyen yüzde yüz Türk sermayeli bir şirket. İki yıl gibi kısa bir sürede sektörde kendine hatırı sayılır bir yer edinen Saneta Kıyıköy Su, Türkiye’de IBWA (International Bottled Water Assication-Uluslararası Şişelenmiş Su Derneği) ve NSF (National Sanitation Foundation-Ulusal Hıfzısıhha Vakfı) standartlarında kurulmuş ilk19 litre polikarbonat (PC) damacana dolum tesisine sahip. Istranca dağları Bahçeköy mevkiinde Karaçam ormanlarındaki kaynağından el değmeden tüketiciye ulaştırılan Saneta Kıyıköy Su, Alman TÜV firmasından ISO 9001-2000 ve HACCP (Kritik Kontrol Noktalarında Denetim) kalite belgelerinin de sahibi. Şimdiye kadar

 

3 milyon dolarlık yatırım yapan şirket,

 

5 milyon dolarlık yeni bir ek yatırımı daha gerçekleştiriyor. 0.33 - 5 ve 1,5 litre ile pet ambalajlı su piyasasına girmeye hazırlanan firma bu konuda oldukça iddialı. Genel Müdür Bülent Sürmen “Pet suda Trakya ve Marmara’da liderliği alırız” diyerek en önemli avantajlarının doğal kaynak suyu olmalarının yanısıra, fabrikalarının Bursa, Sapanca ve Düzce’deki tesislere nazaran lojistik giderlerinin çok daha düşük olmasını gösteriyor. Ayrıca 2005 tarihli yönetmeliğin tesisleri ve suları iki ayrı kategoride incelediğinin altını çizen Sürmen “Orijinal yönetmelikte suyunuz doğal ise etiketiniz mavi tonlarında olacak ve üzerine doğal kaynak suyu yazacaksınız. Suyunuz içme suyu ise kahverengi tonları kullanarak içme suyu yazacaksınız. Suyun cinsi şişenin altına etiket kuşaklar atılarak yazılacak. Yönetmelik için tesislere verilen süre 2007 sonunda bitiyor. İşte bir takım firmalar bu prosedürlere uymayarak yarıştan çekilecekler” diyor.

 

 

Eğitim Amerika’da…

 

Sektörde uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip Saneta Kıyıköy Su Genel Müdürü Bülent Sürmen, ABD’de damacana dağıtımı, damacana makinelerinin çalışma prensipleri, kaynak suyu arıtma, filitrasyon ve ozonlama prensipleri eğitimi aldıktan sonra Türkiye’de pek çok su şirketinin kuruluşunda danışmanlık görevi üstlenmiş. Koç Holding, Danone, Fiba, K.Y Holding Türkon Holding’in su yatırımlarında görev almış. STFA şirketinde yıllarca çalışmış olan Sürmen’ in su üzerine dünyada gezmediği ülke ve kaynak, gezmediği işletme kalmamış.

 

 

Hijyenik depolar, el değmeden dolum

 

Saneta Kıyıköy tesislerinde, hiçbir dış etkenle temas etmeden hijyenik depolara taşınan doğal mineralli kaynak suyu, dünya sağlık normlarına tam uygun yedi aşamalı filtre sisteminden geçiriliyor. Saneta Kıyıköy damacanaları PLC kontrollü tam otomatik dolum makineleriyle dolum öncesi 70 derece sıcaklıkta özel gıda dezenfektanları ile yıkanıyor. El değmeden doldurulan sular, gelişmiş laboratuvarında her dolum işleminin öncesinde ve sonrasında kimyasal ve mikrobiyolojik 72 parametrenin kontrolünden geçiriliyor. Bu süreçte doğal olmayan hiçbir işleme tabi tutulmayan suyun doğal yapısına da müdahale edilmiyor. Emniyet bantlı damacana kapağı, Saneta Kıyıköy Su damacanasının dolumdan sonra ilk olarak kullanıcı tarafından açılacağının güvencesi olarak gösteriliyor. Tüketici sağlığı odaklı bir anlayış benimsediklerini söyleyen Bülent Sürmen, “Yolumuza asla taviz veremeyeceğimiz ‘önce sağlık ve güven’ prensibini benimseyen personel ve bayilerle devam ediyoruz. Saneta Kıyıköy’de çalışmaya başlamanın ve bayi olmanın ilk şartı tesisimizi görmek, üretim süreci eğitimini almak. Temsil ettiği ve satışını yaptığı markaya güvenmek ve arkasında durmak. Marka olmak özveri ve titiz çalışma gerektirir. Su hakkında bilgilendirdiğimiz bayi ve çalışanlarımıza, ayrıca tüketiciye karşı nasıl davranılması konusunda du eğitimler veriyoruz. Bu bizim için çok önemli, çünkü tüketici için çok farklı alternatifler var. İnanılmaz bir rekabet söz konusu. Tüketici duygusal hareket eder. Suyun kalitesi kadar sunum şekliniz de önemli. Sipariş verilen suyun en kısa zamanda ulaştırılması, kılık kıyafet, davranış vb. sizin tercih edilir olmanızı etkileyen faktörlerdir” diye konuşuyor.

 

Sürmen’den su tavsiyeleri

 

Otel ve restoranlar dikkat!

 

“Bazı otel ve restoranlarda arıtma kurularak yemeklerde bu sular kullanılmaktadır. Arıtmalar şebeke sularındaki bazı istenmeyen maddeleri tutmakta ama kesinlikle hijyeni sağlamamaktadır. Hijyenik olamayan bu sularla yıkanan sebze–meyve ve salatalıklar risk taşımaktadır. Arıtma sularını klor veya ozonla hijyenik hale getirmeye çalışmak da başka riskleri ortaya çıkarmakta. Klor 10 yılı aşkın bir süredir Avrupa’da içme ve kullanma sularında kanserojen etkilerinden dolayı kullanılmamaktadır.Ozon ise bu tür sularda bromat oluşumuna neden olmaktadır. Bromat çok etkin bir kanserojen maddedir. Lüks lokantalarda yemekler mineral yapısı yüksek sularla yapılmakta, bu da yemeklere lezzet katmaktadır. Yurtdışından gelen misafirlerimizi Türk misafirperverliğini göstermek üzere genellikle alır Boğaz’a götürürüz ama ertesi gün otellerinden onları almamız çok zordur. Akşamki ziyafet sonrası bağırsak sistemi bozulmuş olan misafir genelde otelden dışarı adım atamamaktadır. Sağlıksız sularla yıkanan salata ve meyveler genelde bu tür rahatsızlıklara yol açmaktadır. 

 

Sert su iyidir

 

Suyun sertliğini kalsiyum ve magnezyum oluşturur. İçim tadını ise demir ve mangan. Kalsiyum kemik gelişimini sağlar. Magnezyum ise kalp krizini önleyen, insanların rahatlamasını sağlayan bir madde. Mineral olarak zengin olan sular kaynatıldıklarında, kabın dibinde bir süre sonra beyaz lekeler bırakırlar. Bunlar minerallerin (ergimiş halde bulunan tuzlar) yanarak dibe çökmesinden oluşur. Düşük mineralli sularda bu lekeler, çökeltiler oluşmaz. Halkımız bunu yanlış bir ifade ile “kireçli/sert su” diye tanımlıyor. Avrupa’da yumuşak suların (kalsiyum ve magnezyumu düşük su) etiketlerine ‘çocuklar ve yaşlıların içmesi için uygun değildir’ yazar.

Yeni yönetmeliğe göre suya ozon konması yasak. Birçok tesisimiz buna hazır değil. Semtlerde su pazarlayan bazı firmalar, kuyu suyu satarak halkın sağlığıyla oynuyorlar. Bu da salgın hastalıkların davetçisi. Lütfen suyumuza sahip çıkalım! Sağlık Bakanlığı’nın işi sıkı tutmasına ve mühürlemesine rağmen merdiven altı tabir edilen firmaların faaliyetleri hala sürüyor.

 

Su testleri önemli

 

Bir su kaynağının içilebilmesi ancak suyun patojen mikroorganizmaları içerip içermediğinin saptanmasından sonra mümkün olabilir. Standart olarak uygulanan bakteriyolojik testler şunlardır: Toplam koliform ve fakal koliform aranması, fekal streptokok aranması ve sayımı, Clostrodium welehii aranması, mezofilik aerobik sayımı. Mezofilik aerobik bakteri sayımının amacı suyun temizlik durumunun öğrenebilmesidir. Olağan sayıdan fazla olması suya bir kirlilik karıştığının göstergesidir. Koliform ve escherichia coli 250 m/l bir tane bile bulunması suyun kirlenmesi için yeterlidir ve mide sorunlarına yol açar. Bu bakteriler insanda çok çeşitli hastalıklara yol açabilir. Pscudomanas aeruginasa  hastane enfeksiyonlarının başlıca etkenleri arasındadır. Ve birçok antibiyotiğe de dayanıklıdır. Clostridia dışkı yoluyla bulaşır ve çok çeşitli patojen hastalıkların habercisidir. 1970’lerde toplu salgınlara yol açan Vibrio Choılera yani bildiğimiz adıyla kolera insanlara ağızdan alınmak suretiyle bulaşır. Suların kirlenmesi ve hijyen olmayan koşullar altında oluşan bu kolera 3-4 hafta yaşayabiliyor ve şehir şebeke sularına yapılan klorlamaya bile dirençli.  Bu bakteriler hayvan ve insan dışkısı yoluyla bulaşıyor. Merdivenaltı diye tabir edilen firmalarda hijyen konusu tamamıyla gözardı ediliyor. Buralarda elle yapılan açma kapama işlemleri, havadan gelen mikroorganizmalar ve damacana temizliği sorunları gerçekten vahim durumda. Bu mikroorganizmalar bağırsak bozukluklarının yanı sıra dizanteri, tifo, paratifo, sarılık gibi hastalıklara yol açmakta. Sağlık Bakanlığının il sağlık müdürlüklerine ‘salgın hastalık’ uyarı yazıları göndermemiz ve susuz geçen yaz ayı nedeniyle satın aldığımız suya çok dikkat etmemiz gerekiyor.”

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69551 - unknown - 38.107.179.238