26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Pera Müzesi

 

 

Eskiden Pera olarak adlandırılan Beyoğlu’na birkaç yıldır eğlencenin yanı sıra kültür-sanat da hakim oldu. 1893 yılında ünlü mimar Achille Manoussos tarafından Tepebaşı’nda inşa edilen ve yakın zamana kadar Bristol Oteli adıyla anılan tarihi bina, şimdilerde “Kaplumbağa Terbiyecisi”nden “Divan-u Lugati’t-Türk”e çok önemli eserleri ağırlıyor…

 

 

 

 

Müzenin giriş katında yer alan ve vakıf tarafından işletilen cafe, ziyaretçilerin dinlenip çay, kahve ve hafif yiyecekler eşliğinde mola verebilecekleri sade bir mekan.

 

Türkler insanlık tarihinin en ilginç hikayelerinden birini yazdılar. 6. yüzyılda, Ortaçağın karanlığı Avrupa’ya çökmüşken Türk boyları bir yanda Moğollar diğer yanda Çinlilerle komşuydular.Orta Asya steplerinden Anadolu bozkırına ulaşmaları 300 yıllarını, Malazgirt’ten Konstantinapol’e varmaları ise 400 yıllarını almıştı. Bundan 30 yıl sonra ise II. Mehmet, Boğaz’ın kıyısında Bizans İmparatoru’ndan kalan sarayda bir İtalyan ressamına portresini yaptırıyordu (Gentile Bellini, 1480). Orta Avrupa’da Almanca konuşan bir halkla karşı karşıya gelmeleri için 50 yıldan az bir süre yetti (I. Viyana Kuşatması 1529).

Orta Asya’nın içlerinden başlayıp Viyana’ya kadar süren bu uzun yolculuk Türkleri farklı uygarlık, dil ve kültürle karşı karşıya getirdi. Elbette farklı mutfaklarla da...

Henüz 7. yüzyılın sonunda Müslüman Araplarla karşılaştılar; 9 ve 10 yüzyıllarda Bağdat’ın kuzeyine yerleşip halifelerinin askeri gücünü oluşturdular.

İran topraklarında Harzemşah ve Selçuklu devletlerini kurdular. 12. yüzyılda Anadolu’ya girmişler ve Bizans kültürüyle karşılaşmışlardı. 200 yıl sonra ise Balkan halklarıyla... Onları etkilediler, onlardan etkilendiler...

Bu karşılıklı kültürel etkileşim sadece Türklerin büyük yürüyüşünün sonucu değildi. Başka halklar da bu topraklara gelip Türkler ve diğer yerli halklarla kaynaştılar kendi yemek alışkanlıklarını değiştirdiler, ama Türk mutfağına da önemli katkılarda bulundular. Örneğin 15. yy. sonunda İspanyol Yahudileri, Osmanlı topraklarına yerleştiklerinde Seferad mutfağını da tabii ki beraberlerinde getirmişlerdi. 19. yy. ortasında Kırım savaşının ertesinde yüz binlerce Tatar, bundan 5-10 yıl sonra ise Çerkezler Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleştiler. Gelenekleri ve mutfaklarıyla birlikte...

19. yy sonunda İstanbul’da yapılan bir sayımda lokantaların önemli bir kısmının, meyhanelerin hemen tamamının Rumlar ve Ermeniler tarafından işletildiğini ortaya koyuyordu. Daha sonraki yüzyıllarda “Türk kahvesi” olarak bilinecek Türk usulü kahve hatta bizzat kahvenin kendisi bugünkü Tahtakale’de iki Suriyeli Arap’ın 15. yy. başlarında açtıkları kahvehaneden tüm dünyaya yayıldı.

 

 

 

 

Pera Müzesi henüz yeni bir müze olmasına karşın Henri Cartier-Bresson, Jean Dubuffet, Rembrandt, Kadınlar Resimler Öyküler gibi uluslararası sergilere ev sahipliği yapmış.

 

Bütün bu örnekler bir sonuca çıkıyor:

Belki de hiçbir halk zengin bir imparatorluk mutfağı yaratma konusunda Türkler kadar şanslı olmadı. Bu zenginlik sadece Türklerin 1400 yıllık yolculuklarında karşılaştıkları onlarca farklı kültürü harmanlamış olmalarından kaynaklanmıyor aynı zamanda Anadolu coğrafyasında her biri bir ülke mutfağı sayılabilecek 5-6 bölgesel mutfağın varlığı da içinde yaşadığımız zenginliğin ne derece büyük olduğunu ortaya koyuyor. Bizim sorunumuz ise başta bu değerin kıymetini bilmemekte ve başkalarına sunamamakta yatıyor!..

 

 

 

 

Efsane kitap Divan-u Lugati’t-Türk, ilk kez bu sergide yer alıyor.

 

 

Pera Müzesi, Koç Ailesi’nin bir ferdi olan Suna Kıraç ve eşi İnan Kıraç’ın kurduğu Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür Sanat İşletmesi’nin ilk yatırımı. Bütün Koç Ailesi gibi Suna ve İnan Kıraç da kültür ve eğitim konularına karşı son derece hassas ve planlı bir biçimde projelerini hayata geçirmeye çalışmakta.

 

Kaplumbağa Terbiyecisi

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68160 - unknown - 38.107.179.239