26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Yeteneğin başarı ile buluştuğu yerde: Engin Aslan

 

Sadece 30 yaşında; hem okuyor hem de kariyerine İstanbul Nişantaşı’nın en gözde mekanlarından birinde Leea’da, tam dört yıldır devam ediyor. Öğrencisi olduğu okulda arkadaşlarına eğitimler, seminerler veriyor. Aşçılar Milli Takımı’nda bulunuyor ve son zamanlarda ödüle doymuyor. Türkiye’nin ve Leea’daki müşterilerinin, patronlarının gururu, ödüllü şef Engin Aslan, genç yaşına rağmen elde ettiği başarılarını, hayata bakışını ve hedeflerini anlatıyor…

 

 

1976 doğumlu olan Engin Aslan Beykent Üniversitesi Aşçılık Yüksek Okulu’nda birinci sınıf öğrencisi. Tam dört dil biliyor. Bolu Mengen’li ve doğduğu yer ile gurur duyuyor. Üç yaşındayken babası Ahmet Aslan’ın Türkiye Büyükelçisi’nin aşçısı olması sebebiyle Belçika’ya gitmiş. İlkokulu da orada bitirmiş. Büyükelçilikte hazırlanan günlük protokol yemeklerinin hazırlanışı, hep O’nun evinin mutfağı bildiği mutfakta hazırlanmış. O hoş ambianslara, davetlere şahit olmuş. Babasının aşçı olması yönünde kesin yönlendirmeleri olmamış ama O, bu durumu Bolu Mengen’li olmasına ve genlerden gelmesine bağlıyor. 

 

İlk yemeğini 7 yaşında yapmış…

 

Leea’nın müthiş lezzetlerinden Kırmızı Dağ Meyveli Panna Cotta.

 

Engin Aslan, ilk yemeğini yaptığı günü, dün gibi hatırlıyor. 7–8 yaşlarındayken bir gün mutfağa girip içine muz koyarak ve hatta çikolatayı eriterek yaptığı tatlısını şimdilerde konuklarına kendi deyimiyle “evrim geçirmiş” haliyle ikram ediyor.

Engin Aslan, çok renkli bir karakter, her yerde parmağı var derler ya işte öyle birisi! Profesyonel Aşçılar Derneği, Aşçılar Milli Takımı gibi mesleği ile ilgili çok önemli yerlerde üyelikler yapıyor. Yeni bir oluşum olan Avrasya Aşçılar Derneği’nde de çok kısa sürede çeşitli görevlerde bulunmaya hazırlanıyor. Son dört yıldır ise Nişantaşı Leea’da birbirinden leziz yemeklere imzasını atıyor…

 

Türkiye’nin gururu!

 

Enginarlı Mozzarella Salatası

 

Engin Aslan’ın başarı portföyü son zamanlarda iyiden iyiye genişlemiş. Türkiye’yi yurtdışında başarılı bir şekilde temsil eden Engin Aslan’ın aldığı ödüllerden bahsederken adeta gözlerinin içi gülüyor ve başlıyor anlatmaya… “İtalya’daki, Türkçe karşılığı ‘Bir Tabakta Zeytinyağı Çizgisi” isimli bir yarışmaya katıldım. Tüm Akdeniz ülkelerini kapsayan bir yarışmaydı.

En iyi etnik ürünleri modern mutfağa yansıtma dalında ödül ve üçüncülük madalyası aldım. Ayrıca 14-18 Şubat’ta İstanbul Uluslararası Mutfak Günleri’ndeki festival ve yarışmalarına katılacağım”.

Türkiye için büyük bir başarı sergileyen Engin Aslan, genç yaşında yakaladığı başarısını, önümüzdeki yıllarda düzenlenecek başka yarışmalarda da sürdürmek istiyor. Giydiği kırmızı beyaz, üniforması ile Türkiye’ye getirdiği başarının gururuyla işine dört elle sarılıyor…

 

Nişantaşı, ruhuma katkı sağlıyor 

 

Midye Buğlama Mul Marinel

 

Engin Aslan, Avrupa’nın pek çok ülkesini gezmiş görmüş olmasına rağmen İstanbul’un her yönüyle avantaj olduğunu söylüyor ve devam ediyor… “Aşçılık malzemeyle, ekipmanla, sizi anlayan ekiple, bağlantılı. İstanbul bir derya… Aşçılık mesleği bir sanatsa, burası da bir deryaysa bu malzemelere daha rahat bir şekilde kavuşabildiğimiz için burada mesleğimizi daha iyi bir şekilde icra etme şansına sahibiz”.

Engin Bey’in Nişantaşı Leea’daki geçmişi de dört seneye dayanıyor. Şimdi artık Leea müşterileri O’nun yemeklerini tatmak için buraya geliyorlar. Müşteri profiline de dikkat çeken Aslan, “Kemikleşmiş bir müşterimiz var ama onlar bizi affetmiyorlar! Çünkü yılların verdiği güvenle iyi de olsa kötü de, hemen tepkilerini gösteriyorlar” diye konuşuyor. Nişantaşı’nda olmaktan büyük gurur duyduğunu da ifade eden Engin Bey, “Şimdi Avrupa’da çalışmış da olsam, orada yetişmiş de olsam Nişantaşı’nın insanın ruhuna enteresan bir katkısı var. Mesleğin haricinde bir modernizasyon, bir duruş, bir konuşma, bir hitap şekli… O anlamda Nişantaşı’nın kişiliğime ve ufkumun gelişmesine müthiş katkıları oluyor.

Hep mutlu ediyorum, hep güzel şeyler duyuyorum. Çünkü Nişantaşı’na gelen insanlar yemekten anlıyor” diyerek onlardan takdir görmenin belki de kendisini biraz ukalalaştırıyor olabileceğini de itiraf ediyor.

 

Evrim geçiren lezzetler!

 

Şef Aslan, öğlen ve akşam mönülerini ikiye ayırmış. “İşimde mütevazı olamayacağım” diyen Aslan, gelen misafirleri aynı mönüyle muhatap etmek istemedikleri için mönüyü ikiye ayırdıklarını belirtiyor. Öğlenleri daha hafif yemek çeşitlerinden oluşan mönüde, tam 52 çeşit var. Akşam da bazı ortak vazgeçilmez yemeklerinde içinde olduğu mönüde, genel olarak hepsi birbirinden farklı. “Hepsinin hakkını vererek yapıyorum” diyor. Mönüde en çok övünerek hazırladığı ve takdir gören yemeklerinden birkaçını sayıyor, Parmesan Kaplanmış Dil Balığı, kendi tabiriyle “Evrim Geçirmiş Yaprak Sarması”, öğlen yemeklerinde ise genelde az zamanda, hafif ve doyurucu olan Deniz Mahsulleri Salatası…

Leea’nın mutfağını Post-Modern bir mutfak olarak değerlendiren Engin Bey, yemeklerini bilinen ama evrim geçiren yemekler olarak tanımlıyor. “Görsel anlamdan, tabak seçiminden sunumuna ve istikrarına kadar her şey farklı ama her zaman aynı tadı alabiliyorsunuz” diyor.

 

Yemek, beste yapmak gibi

 

Engin Aslan’a göre kendi jenerasyonundan olan kişilerde aşçılığa çok büyük merak var. İmkanların artması bu merakı da ateşliyor. Kendisini hem alaylı hem mektepli bir aşçı olarak tanımlayan Aslan, konusunda öğretim elemanı sıkıntısı çekildiği için önümüzdeki dönem 120 öğrenciye Uluslararası Mutfak, Türk Mutfağı, Mönü Nasıl Hazırlanır, Maliyet Hesaplamaları, Personel İdaresi gibi konu başlıkları altında mutfağın püf noktalarını anlatmaya hazırlanıyor. Eğitimin kesinlikle alınması gerektiğinin de ısrarla üzerinde duran Engin Bey, yemek yapmayı beste yapmak gibi bir şey olarak nitelendiriyor. Beste yaparken aklına gelen bir şeyi yazmak gibi yemek yaptığını söyleyen Engin Aslan, “Genellikle spontane yaptığım yemeklerden doğru şeyler çıkıyor ve beğeniliyor” diyor. Yabancı chef’lerden Carlo Bernardi’yi çok beğendiğini ve İstanbul’a bir ruh kattığını söyleyen Engin Aslan, yabancı şeflere bakış açısını ise şu sözlerle anlatıyor; “Yabancı şeflerin müthiş bir iş disiplinleri var, bizim ruhumuz biraz daha farklı. Onlar daha katı, daha disiplinli, daha kuralcı, bu özellikler avantaj yaratıyor. Kurumsal işletmeler de o yüzden onları daha fazla tercih ediyor. Mesleki bilgiler ikinci planda iken daha ziyade idareci anlamında tercih ediliyorlar.”

 

 

 

Tam 4 dil bilen Engin Aslan ekibi ile çok iyi bir ‘takım’ olduklarını söylüyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68161 - unknown - 38.107.179.240