26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Dünyanın en güzel su caddesinde…

                           

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ
Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

“Bellekten yansıyan Boğaziçi mavi bir enginlik, aydınlık oyunu; gündoğumu ve günbatımında bütün sular altın ve erguvan bir mozaiktir.” Selim İleri

 

Efsanelerin Boğazı İstanbullunun da konukların da gözdesi olmayı sürdürüyor.

 

Yeryüzünde hiçbir nehir bu kadar deniz; hiçbir deniz bu kadar nehir değildir” der İsmail Hakkı Sevük İstanbul Boğazı için. İstanbul günümüzde yaşaması zor bir şehir haline gelse de, yalnızca Boğaz’ın eşsiz manzarası bile bu şehirde yaşamak için geçerli bir sebep.

Boğazın en derin noktasından geçiyoruz, Bebek ile Kandilli arasından... Batmakta olan güneş giderayak deniz üzerinde ışık oyunları yapıyor. Boğaz gezisi için bindiğimiz teknenin kaptanı Durmuş Erdoğan aynı zamanda Tekneler Genel Şefi. Sabah 11.00 sularında başlayan turun rotasını şöyle belirliyor kaptan; Dolmabahçe, Çırağan, Ortaköy, Birinci Köprü, İkinci Köprü, Rumelihisarı. Daha sonra Asya kıtası toprakları gözüküyor. Beylerbeyi, Kızkulesi, Üsküdar… Bu tarihi ve doğal güzelliklerin beş metre yanından geçen teknemiz büyük övgü alıyor misafirlerinden. “Pazar günleri motor yetişmez bize” diyor Kaptan Durmuş Bey. “Teknelerin biri gelir biri gider kıyıya” ve ekliyor, “Zevkli bir iş yaptığımız. Boğaz’ın güzellikleri zihnini açıyor insanın.” Boğaz turları sadece turistik değil elbette. Özel davetler, nişan düğün organizasyonları, büyük firmaların motivasyon ve kutlama yemekleri de Boğaz sularını renklendiren etkinlikler arasında.

İstanbul’un Asya ve Avrupa yakasını birbirinden ayıran Boğaz, Karadeniz ve Marmara Denizi’ni birleştiriyor. Uzunluğu otuz kilometre olan bu suyolu, girintileri ve çıkıntılarıyla hesaplandığında kıyılarının uzunluğunu veriyor. Rumeli yakasında Rumeli Feneri'nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahırkapı Feneri'ne kadar olan uzunluğu elli beş kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneri ile Kız Kulesi arasındaki uzunluğu yaklaşık otuz beş kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu'na kadar olan uzunluğu ise otuz altı kilometre. İstanbul Boğazı’nın en geniş yeri Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında üç bin altı yüz metreyi, en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında ise 760 metreyi buluyor.

Köprünün altından geçerken Boğaz Turu misafirlerinden Susanna Gottleb ve eşinin Boğazı hayranlıkla izlediklerini ve sürekli fotoğraf çektiklerini görüyorum. Susanna, “İstanbul’u ve Boğaz’ı çok seviyorum. Eşsiz bir güzellik, büyüleyici… Birçok kez Boğaz’da tekne turuna çıktım ama asla bıkmıyorum.” Yüzünden memnuniyeti okunan Susanna eşine gülümseyen bir poz hediye ediyor. Gottlen çiftinin tam karşısında oturan Hikmet Bey ve ailesi turun tadını çıkaranlardan. Hikmet Bey, “İstanbul’da oturmanın zorluğu kadar da nimetleri var. Biz de nimetlerini değerlendiriyoruz” diyor. “Bazen eşimle işten sonra kaçıyoruz tura. Tüm yorgunluğumuzu alıyor bu güzellik” diye ekliyor.

Teknenin burnunda elinde fotoğraf makinesi ile Boğaz’ın en güzel karesini yakalamaya çalışan David Amerika’nın Utah eyaletinden. David’e göre Boğaz’ın birçok anlamı var Türkiye açısından. David, “Boğaz Türkiye’nin tarihini, coğrafi, askeri ve jeopolitik gücünü yansıtıyor bence. Aynı zamanda büyüleyici bir görselliği var. Ve Boğaz’da yol almak öyle güzel bir özgürlük duygusu ki, ifade etmek zor, sadece yoğun olarak hissediyorum bunu” diyor.

İstanbul Boğazı hakkında söylenen birkaç efsane var. Bunlardan en ünlü olanı şöyle, Aros kralı İnakhos'un kızı olan İo, aynı zamanda Argos kentindeki Hera tapınağı'nın rahibesidir. Bir gün İo'yu gören Tanrı Zeus ona aşık olur. Kocası Zeus'un bir başkasına aşık olduğunu öğrenen Hera, kıskançlığa kapılarak kocası Zeus'u İo'dan ayırmanın yollarını arar. Zeus, sevgilisini Hera'nın gazabından korumak için onu inek kılığına sokar. Ancak Hera, ineğin kendisine verilmesini ister. İo'yu alır ve bin gözlü bir dev olan Argos'u onun başına nöbetçi olarak diker. Bunun üzerine Tanrı Zeus, savaşcı Hermes'i görevlendirerek İo'yu kurtarmasını ister. Hermes, devi büyüleyerek öldürür ve İo'yu kurtarır. İo kurtulmuştur ama, Hera bu kez de bir at sineğini İo'ya musallat eder. Sinek ısırdıkça inek kılığındaki İo'nun canı çok yanar. İo kaçar ve Trakya'dan İstanbul boğazı'na gelir, boğazı geçerek Asya yakasında kıyıya çıkar. Bu öyküden dolayı İstanbul Boğazı, İnek Geçidi anlamına gelen Bosphoros adını alır. Dünyanın en güzel su caddesindeki yolculuğumuz limanda son buluyor. Gökyüzü mor, mavi ve pembe renklerle bezenmiş, Boğaz tablosunun eksik parçasını tamamlıyor. Boğaz için son sözleri üstat Selim İleri söylüyor. “Bellekten yansıyan Boğaziçi mavi bir enginlik, aydınlık oyunu; gündoğumu ve günbatımında bütün sular altın ve erguvan bir mozaiktir.”

 

Her yolculuk değişen hava koşullarına göre farklı güzellikler sunuyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68268 - unknown - 38.107.179.236