26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İstanbul’un büyük ulaşım düşü gerçeğe dönüşürken...

                           

 

Yazı/Text: YELİZ ERKOÇ

Fotoğraflar/Photos: YUNUS EMRE AYDIN - SİNAN ÇAKMAK

 

Marmaray Projesi için zaman hızla akıyor. Eşsiz arkeolojik buluntular nedeniyle zaman zaman yavaşlamasına rağmen proje 2010 yılına yetiştirilmeye çalışılıyor. Batırma tüneli çalışmalarının 2008 yılı sonunda tamamlanması, ertesi yıl ise tüm tünellerin bitirilmesi planlanıyor.    

 

Denizin ortasındaki çalışmalar da büyük bir hızla sürüyor.

 

İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir demiryolu tüneli ile ilgili fikir ilk ortaya çıktığında tarihler 1860’ı gösteriyordu. Fikir dönemin teknolojisi açısından sadece büyük bir hayaldi ama imkansız değildi. 1902 yılında Boğaz’ın altından geçecek bir geçidin çizimleri bile yapıldı. Ancak demiryolları konusundaki gelişimin sürekli olmaması projeyi de rafa kaldırdı. 1980’li yılların başında proje yeniden gündeme geldi. Nihayet 1987 yılında Türkiye tarihinin en büyük projelerinden biri olan Marmaray için ilk adım atıldı. Kapsamlı bir fizibilite çalışmasıyla projenin uygulanabilir olduğu belirlendi. Projenin finansman sorunları 1999 yılında çözüldü. Türkiye Cumhuriyeti ve Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) arasında bir finansman anlaşması imzalandı. Bu kredi anlaşması, Projenin İstanbul Boğaz Geçişi bölümü için öngörülen 3 milyar doların finansman temelini oluşturdu. Marmaray Projesi yıllar içinde pek çok aşama geçirdi. Marmaray Projesi’nin fiili olarak başladığı tarih ise 2004 yılının Ağustos ayı oldu.

Marmaray Projesi sadece İstanbul Boğazı’ndan geçerek iki kıtayı birbirine bağlamakla kalmayan geniş kapsamlı bir çalışma. Boğaz geçidi projede en çok ses getiren bölüm olsa da, toplamdaki rolü sadece yüzde iki. Halkalı’dan Gebze’ye kadar 76 kilometrelik raylı sistemi kapsayan proje, kentteki mevcut yapımı devam eden ve planlanan raylı sistemlerle bütünleşecek. Boğaz Demiryolu Geçişi projesi, mevcut banliyö demiryolu hatlarını İstanbul Boğazı altında bir tüp tünelle birleştirmeyi hedefliyor. Tünellerin toplam uzunluğu 13.6 kilometre. Denize batırılan tüptünellerle oluşturulacak Boğaz bağlantısı ise bu uzunluğun 1.4 kilometresini oluşturuyor. Marmaray Demiryolu Projesi’nin güzergahı, İstanbul Boğazı Geçişi hariç olmak üzere, mevcut banliyö demiryolu hattının güzergahına benzerlik gösteriyor.  Yani, Halkalı ile Kazlıçeşme ve Söğütlüçeşme ile Gebze arasındaki mevcut istasyonların çoğu bugünkü yerlerinde kalacak. Fakat binalar revizyon ve onarımdan geçirilecek veya tamamen yeni binalar inşa edilecek. Bunlara ek olarak, Yenikapı, Sirkeci ve Üsküdar'da yeni yeraltı istasyonları inşa edilecek ve demiryolu teknolojisi, modern sistemler ve demiryolu araçları kullanılarak iyileştirilecek.

Marmaray Projesi konusunda tartışma yaratan konuların başında olası bir deprem riski geliyor. Dolayısıyla proje alanı, büyük bir deprem riskinin dikkate alınmasını gerektiren bir bölgede yer alıyor. Yetkililer, dünya genelinde benzer tipte birçok tünelin bu bölgede beklenen büyüklüğe benzer büyüklükte depremlere maruz kaldığını ve bu depremleri büyük hasar görmeden atlattığını söylüyorlar. Japonya'daki Kobe Tüneli ve ABD'de deki San Francisco Bart Tüneli, bu konudaki seçkin örnekler. Ancak uzmanların itirazı şu, tüp geçitin 30 metre derinliğe kadar varan ve orta şiddette bir depremde sıvılaşıp, metro hattını hasara uğratacak nitelikte ‘çamur’ gibi çok riskli bir zemine oturabileceği tehlikesi. İnce taneli ve suya doygun bu kum tabakasının şiddetli bir depremde sıvılaşabileceğini belirten uzmanlardan bazıları önlem olarak dört ayrı seçeneği gündeme getiriyorlar. Tüplerin eklem yerlerinde büyük dönme ve büyük ötelenmeleri karşılayabilecek kapasitede özel bileşim elemanları kullanmak; sıvılaşabilecek zeminin tamamını kazıp çıkartmak; sıvılaşabilecek zemine çimento enjekte ederek sertleştirmek; kaya zemine kadar kazıklar çakmak. Dünyanın en derin batırma tipi tüptüneli olacak Marmaray için yetkililer gerekli tüm önlemlerin alındığının ve projenin hiçbir deprem riski taşımadığının altını çiziyorlar.

Projenin sunduğu sürpriz ise eşsiz arkeolojik buluntular oldu. 2004 yılından bu yana devam eden çalışmalar bu güne kadar varlığı tahmin edilen ancak hiç gün ışığına çıkarılamamış eserlere ulaşılmasını sağladı. Bu buluntular proje çalışmalarını yaklaşık 1,5 yıl öteleyecek kadar önemliydi. Arkeolojik çalışmalar projede çeşitli değişikliklere de neden oldu. Yenikapı’da biri metro trenleri, diğeri de şehirlerarası trenler için iki istasyon yapılacaktı. Ancak sözkonusu alanlarda İstanbul’un ilk surlarına rastlandı. Böylece Anıtlar Kurulu kalıntıların yerlerinden kaldırılamayacağını bildirdi ve bölgede tek istasyon yapılması kararı alındı. Bu yıl sonuna kadar tüm arkeolojik kazıların bitirilmesi öngörülüyor. Hedefin gerçekleşmesi için günde şu an 24 saat çalışılıyor. Ortaya çıkarılan tarihi eserlerin ise Yenikapı istasyonunda sergilenmesi planlanıyor.

Proje çerçevesinde ortaya çıkan ilk antik liman Üsküdar’da bulundu. Ama asıl ses getiren buluntu İstanbul’un kayıp limanı Theodosius Limanı’nın Yenikapı’daki keşfiydi. Metro inşaatına ilk başladığında bostan arazisinin altında ne olduğu bilinmiyordu. Gar Gazinosu’nun arkasında tesadüfen açılan çukurun 8 metre altında ahşap bir tekneyle karşılaşıldı. Çukur biraz daha kazıldığında ikinci bir gemi daha tespit edildi, İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne haber verildi. Bugün alanda batıklar konusunda uzman Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü ikinci başkanı ve Teksas A&M Üniversitesi hocalarından Doç. Dr. Cemal Pulak çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul’un antik limanında ortaya çıkarılan toplam 24 gemi batığının antik dönem denizciliği açısından birçok bilinmeyeni günışığına çıkarması bekleniyor.

Marmaray Projesi için zaman hızla akıyor. Eşsiz arkeolojik buluntuların yanısıra proje 2010 yılına yetiştirilmeye çalışılıyor. Batırma tüneli çalışmalarının  2008 yılı sonunda tamamlanması, ertesi yıl ise tüm tünellerin bitirilmesi planlanıyor. Proje gerçeğe taşındığında büyük bir ulaşım düşü hayata geçirilmiş olacak.

 

 

İstanbul’u boydan boya geçecek projenin çeşitli katmanları pek çok bölgeyi hareketlendirdi. Tünelin çeşitli parçaları Tuzla’da yoğun bir çalışmayla oluşturuluyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68270 - unknown - 38.107.179.237