İpuçları
SAN ANTONIO Teksas’ta bir Meksikalı


Petrol ve kovboy deyince hemen herkesin ilk aklına gelen
Amerika’nın Teksas Eyaleti’nin ikinci büyük şehri San Antonio’dayım. San
Antonio, Türkiye’de televizyonun tek kanallı olduğu yıllarda bol bol izlediğimiz
kovboy fimlerinden ve özellikle ‘Sueellen’li Ceyar’lı Dallas dizisinden
tanıdığımız Teksas’a hiç benzemiyor. Bu farklı şehir Amerika’dan çok Meksika’da
olduğunuzu hissettiriyor. Yöreye Tex-Mex adı verilen karma bir kültür yapısı
hakim. Özellikle yemeklerin tanımında kullanılıyor. Küçük kasaba görünümüne
karşın 2 milyonluk bir nüfusu barındıran şehirde hayat sakin sakin akmakta.
Kimse bir yerlere koşmuyor, telaş etmiyor, gevşeklik tüm şehrin hakimi. Bu
yavaşlıktan yola çıkarak içinde bulundukları zaman dilimini ‘San Antonio
Standart Time’ olarak adlandırıyorlar.
Tarifsiz güzellikteki yemekleri, müzikten plastik sanatlara
kadar her detayı Meksika’yı çağrıştıran müze ve eğlence parklarıyla San Antonio
çok çekici. Kanıtı; şehri her yıl ziyaret eden 20 milyonu aşkın turist.
Mutlaka görülmesi gerekenler;
The Alamo- Teksas eyaletinin en çok ziyaret edilen tarihi
Alamo bölgesi, şehir merkezini de kapsıyor. 18. yy başlarında henüz Amerikalı
olmadan önce Teksaslılarla Meksikalıların büyük bir savaş yaptığı yer olarak
tarihe geçmiş.
The River Walk- San Antonio nehrinin şehrin içinden geçen
bölümü yani The Riwer Walk, Alamo’dan sonra en çok ziyaret edilen ve en çok
vakit geçirilen bölgesi. Hem gündüz, hem gece nehir boyu keyifle yürümek ve
sayısı belirsiz kafe ve restoranlarda günün yorgunluğunu atmak için birebir.
‘The River Walk’un sonunda bulunan Rivercenter Mall adındaki alışveriş
merkezleri de alışveriş tutkunlarını doyuracak nitelikte.
First Friday Sanat Festivali- San Antonio neredeyse yılın
her ayı farklı bir festivale ya da etkinliğe evsahipliği yapıyor. Bunlardan en
önemlisi First Friday adı verilen ve her ayın ilk cuma gecesi gerçekleştirilen
sanat festivali. Genellikle çok fazla kişinin ziyaret etmediği ama bence şehrin
en keyifli bölümünü oluşturan güney bölgesi yani ‘Southtown’ festival sayesinde
hak ettiği değeri buluyor. Festival boyunca sokaklarda konserler ve sergiler
düzenleniyor ve sokak satıcıları özel yemekler sunuyor. Seyahatinizi ayın ilk
cumasına göre ayarlamanızı hararetle tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız.
Taco Haven Meksika Restoranı- Genelde restoran tavsiye
etmesem de, bu kez Taco Haven adındaki Meksika Restoranı’ndan bahsetmeden
geçemeyeceğim.
Meksikalı bir ailenin sahibi olduğu mekan muhteşem
yemekleriyle mideye, devasa duvar resimleriyle de gözlere bayram yaptırıyor.
San Antonio Museum of Art- 1884 yılından kalan ve orjinal
olarak Teksas’ın en ünlü markası olan Lone Star Birası’nın fabrika binası bir
müzeye dönüştürülmüş. Latin Amerika, Uzakdoğu, Mısır ve Avrupa sanatından
örnekler sergileniyor. Eserlere konser ve filmler eşlik ediyor.
The Witte Muzeum- Özellikle çocuklu aileler için harika
zaman geçirilecek müze eğlendirerek öğreten bilimsel oyunlarla dolu.
SeaWorld- Dünyaca tanınan Shamu adlı balinanın da içinde
yaşadığı, su sporlarının bu ünlü parkında suyla ilgili her türlü oyuna
katılabilmek mümkün. Devasa akvaryumda binbir çeşit balığın yanısıra deniz
aslanları, penguenler ve yunuslar da ikamet ediyor.
Six Flags Fieste Texas- Kalbiniz sağlamsa gidin... Öyle
büyük bir lunapark ki, dünyanın en ünlü eğlence parkı Six Flags bile yanında
küçük kalıyor. Eğlencenin doruğuna çıkmak isteyenlere önerilir.
