TARİH VE KÜLTÜR
Binlerce
yıldır yerleşime sahne olan Bodrum’un tarihi renkli ve çok zengin. Tarihin
babası kabul edilen Heredot’a göre bölgedeki ilk izler
M.Ö 1100’lerde buraya yerleşen Dorlar’a ait.
MAUSOLEİON AÇIK HAVA MÜZESİ
Karya Kralı Mausolos’un mezarı
burada olduğu için, anıt onun adıyla anılıyor.
Karısı aynı zamanda kız kardeşi
olan Kraliçe II. Artemisia tarafından M.Ö. 353 yılında dönemin ünlü mimarlarına
yaptırılmış. Büyük Anadolu depremiyle neredeyse tamamen yıkılan ve dünyanın 7
harikasından biri olarak anılan 42 metre yüksekliğindeki bu anıt mezarın yerinde bugün küçük bir müze bulunuyor. Bu görkemli yapının bir modelini müzede
görmek mümkün. Günümüz kullanılan "mozele" sözcüğü Kral Mausolos'un
adından geliyor. Mausoleion'a ait taşların pek çoğu Bodrum Kalesi’nin yapımında
kullanılmış; rölyefli güzel parçaları ise İngilizler, 19. yüzyıldaki kazı sırasında
British Museum'a götürmüş.
ANTİK TİYATRO
Göktepe'de, Bodrum-Turgutreis
yolu üzerinde yer alan antik tiyatro, Halikarnassos'tan günümüze kalan en
önemli yapılardan biri.
Antik çağ geleneklerine uygun
biçimde üç ana bölümden oluşuyor. Skene (sahne binası), Orkestra (yarım
yuvarlak) ve Cavea (oturma kademeleri). Oturma kademeleri yumuşak kaya oyularak
yamaca inşa edilen tiyatro, 53 sıralı ve 13 bin kişilik kapasiteye sahip.
ANTİK SURLAR
Bodrum kenti antik sur duvarlarının
M.Ö. 364 yılından sonra inşa edildiği sanılıyor. Sur duvarlarının toplam uzunluğu
7 km. Surlar liman batısından başlayarak Göktepe'yi de içine alarak, tüm
kentin etrafını çeviriyor. Surların limanla buluştuğu noktalarda batıda
Salmakis ve doğuda Zephyrion Kaleleri inşa edilmiş. Doğuya açılan Myndos Kapısı’nın
büyük bölümü ise bugüne kadar ayakta kalabilmiş. Myndos Kapısı, bir kapı
avlusunun iki yanında yer alan birer anıtsal kitleden oluşuyor. Büyük İskender,
M.Ö. 334 yılında kenti kuşattığında, bu kapının önüne Bodrumlular yaklaşık
15x7.5 metrelik bir hendek kazdırmışlar. Surların kuşatma sırasında tahrip olan
bazı bölümleri ise yine Büyük İskender tarafından onarılmış.
KAYA MEZARLARI
Tiyatronun daha yukarısında ve
yamaçta Helenistik ve Roma devrine ait kaya mezarları yer alıyor.
MYNDOS KAPISI
Kentin batısında yer alan Myndos
Kapısı, Halikarnassos'un giriş kapılarından biri. M.Ö. 364 yılından sonra inşa
edildiği sanılıyor. Myndos Kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre
girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktaydı. Bu kapının kuzeyinde
yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlandı.
Restorasyon halen devam ediyor.
OSMANLI TERSANESİ
Osmanlı Tersanesi'nin öyküsü,
Osmanlı Donanması'nın Ruslar tarafından 1770'de Çeşme Limanı’nda yok edilmesi
ile başlıyor. 1775 yılında ihtiyaç duyulan yeni gemilerin inşasını hızlandırmak
için Bodrum Limanı'nın batısında ilk tersane inşa edilmiş. Bu tarihlerden sonra
sık sık kullanılan Bodrum Tersanesi'nde çok sayıda gemi inşa edilmiş. Bodrum
Osmanlı Tersanesi, etrafının sur duvarları ile çevrili olduğu, günümüze kalan
duvarlardan ve bu duvarlar üzerinde yer alan bir kapıdan anlaşılıyor. Kapı ve
surlar üzerinde bulunan bir Osmanlı Kulesi tahrip olmuş. Günümüzde kullanılmayan,
eski bir mezarlık da sur duvarlarının arkasında yer alıyor.
ÇIFIT
KALE (ASPAT)
Yarımadanın
güneybatısında Bağla Koyu’na yakın bir kayalık üzerinde kurulmuş. Çeşitli uygarlıklara
ait kalıntılar yer almakta.
STRATONIKEIA
Yatağan -
Milas karayolu üzerinde bulunan Eskihisar köyündeki harabeler Karya, Roma,
Bizans devirlerine ait zengin kalıntılara ev sahipliği yapıyor.
LAGINA
Yatağan'ın
Turgut mevkiindeki Hekate Tapınağı’na toprak yoldan (9 km.) gidilerek ulaşılıyor. Karya'nın önemli merkezlerinden biri olan Lagina'da yapılan kazılarda
antik bronz çağından beri yerleşim olduğu saptanmış.
SARNIÇLAR
Yarımadanın
hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün "Gümbet" olarak
tanımlanan sarnıçlar görülüyor. Zamanın zenginleri tarafından kendi adlarına inşa
edilmişler.
MUSTAFA
PAŞA CAMİİ
Kızılhisarlı
Mustafa Paşa, Bodrum'a tersane yaptırmak için geldiğinde bu camiyi yaptırmış
(1723).
ANTİK
KENTLER
Myndos (Gümüşlük),
Termena (Akçaalan) Telmisos (Gürece), Kadıyanda (Aşağıgöl), Theangela (Etrin)
Yarımada’da bulunan antik kentler.
Dünya Müzeciliğinde Bir İlk: KARYALI PRENSES

Karyalı Prenses, Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi’nde lahit buluntuları ve
yeniden canlandırılmış yüz görünümüyle sergileniyor
Karyalı
Prenses, Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen, iskeletinin yeniden
canlandırma tekniğiyle hayat bulduğu Karyalı bir soylunun mumdan heykeli...
Karyalı
Prenses, 1989 yılındaki bir temel kazısı sırasında ortaya çıkan bir mezar odasında
bulundu. Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi arkeologları tarafından açılan mezar
odasında hiç soyulmadan günümüze kadar ulaşan bir lahit ortaya çıkarıldı. Mezar
odası ile lahit arasında siyah sırlı yonca ağızlı bir kap bulundu. (Oinochoe)
Üç kadeh şarap alabilen bu sürahi, muhtemelen ölen kişinin en sevdiği kaptı.
Lahitten çok iyi durumda çıkarılan iskeletin yanında altın taç, iki altın
kolye, altın elbise süsleri, üç yüzük ve iki bilezik bulundu.
Paleoantropologlarca kemikler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, iskeletin
birden fazla doğum yapan 40 yaşlarında bir kadına ait olduğu anlaşıldı.
Buluntular, M.Ö. 360 - 325 yıllarına tarihlendirilmekte... Ölü toprağının
elenmesi sırasında bir fındık faresine ait kemikler bulundu. Bu da Prenses’in
son ziyaretçisinin lahte girdikten sonra çıkamayan bir fare olduğunu
gösteriyor. “Karyalı Prenses” diye adlandırılan bu soylu kişinin Hekatomnos
sülalesinin bir üyesi olduğu sanılıyor.
Karyalı
Prenses, Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi’nde lahit buluntuları ve yeniden
canlandırılmış yüz görünümüyle sergileniyor. Yüz yapım işlemine kafatasının alçıdan
kalıbı alınarak başlandı. Yüzün bütün özellikleri, kafatasının anatomik yapısına
göre; kil ile önce kaslar, sonra bunun üzerine yumusak dokular ve deri tek tek,
adım adım kaplanarak portre tamamlandı. Daha sonra iskeletin ırksal özellikleri
ile ilgili bilgiler degerlendirilerek; gözler, deri ve saç renklendirildi.
Karyalı Prenses, “Yaşayan Müzecilik” anlayışı doğrultusunda döneminin objeleri
ile birlikte ziyaretçileri 2400 yıl geriye götürüyor.

Bodrum Su Altı Arkeololoji Müzesi, bölgeden çıkarılan çok sayıda tarihi eserin
sergilendiği zengin bir koleksiyona sahip.
BODRUM SU ALTI ARKEOLOJİ MÜZESİ
Bodrum Su
Altı Arkeoloji Müzesi, kendi türünde dünyanın en önemli ve büyük müzelerinden
biri. 1960'larda başlayan kazılar sonucu elde edilen eserler, Bodrum Kalesi
içinde yer alan bu müzede sergileniyor.
Müzede, Doğu
Akdeniz amforaları koleksiyonu ve Bodrum yakınlarındaki batıkların üzerinde yapılan
araştırmalar sonucu elde edilen bulgular da yer alıyor. Belli başlı batıklar
ise Yassıada, Şeytan Deresi, Serçe Limanı batıkları. Müzede sergile-nen dünyanın
en eski batık gemi kalıntısı da görülmeye değer nitelikte.

Müze koleksiyonlarında bulunan eserler, Türk hamamı, Amphora sergilemesi, Doğu
Roma Gemisi, Cam Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses salonu, İngiliz
Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları ve Alman Kulesi’nde sergileniyor.
BODRUM KALESİ

Herodot kaynaklarına göre, kalenin bulunduğu bölge M.Ö 1000’li yıllarda Dorlar’ın
kenti kurduğu yer.
M.S. 15.
yüzyılda Rodos Şövalyeleri (St. Jean) tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa
edilen Bodrum Kalesi, karadan ya da denizden Bodrum'a yaklaşıldığında muhteşem
görünümü ile büyüleyici bir görüntü yaratıyor.
Bodrum
Kalesi, tarihi öneminin yanı sıra, dünyanın en büyük sualtı arkeoloji müzesi
olma özelliğine de sahip. Halikarnassos'un ilk kurulduğu noktada Zephyrion Adası
üzerine kurulan
Kale’nin yapımı
sırasında Mausolos Anıt Mezarı’nın taşları ve rölyefleri kale duvarlarında
kullanılmış. Yaklaşık 30.000 m2’lik alana sahip olan kalede 5 kule bulunuyor.
Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule. 180x185
metre ölçülerindeki kalenin en yüksek yeri, deniz seviyesinden 47.5 metre yüksekliğindeki Fransız Kulesi. Kale duvarlarında 249 adet arma bulunuyor.
Osmanlılar,
kale içindeki kiliseye bir minare ilave ederek cami haline getirmişler. Ayrıca
bir de küçük Türk hamamı eklenmiş. 19. yüzyıl sonunda hapishane olarak kullanılan
ve en ünlü kalebenti Halikarnas Balıkçısı olan kale bugün müze olarak
düzenlenmiş.

M.S. 15. yüzyılda Rodos Şövalyeleri (St. Jean) tarafından St.
Peter adına 99 yılda inşa edilen Bodrum Kalesi, Bodrum’un simgelerinden biri.