ÇEVREYİ
KEŞFEDİN
Bodrum
Yarımadası’nı keşfetmenin pek çok yolu var. Bunlardan en çok keyif vereni,
civardaki koyları ve kıyı köylerini, Bodrum Limanı’ndan veya yerel limanlardan
kalkan günübirlik gezi tekneleriyle dolaşmak. Bir diğer olanak da, koylara sefer
yapan dolmuşlar. Dolmuş yapan minibüsler duraklarda, yol üstlerinde ve gereken
her yerde yolculara hizmet veriyor.
BODRUM
YARIMADASI

TORBA
Torba,
Bodrum'a 5 km. uzaklıkta sakin bir köy. Çam ve zeytin ağaçlarının yeşilliği ile
pırıl pırıl bir denizin kaynaştığı şirin ve hareketli bir koyda yer alıyor.
Köye bakan büyük bir tepenin üzerinde çok iyi korunmuş, 2500 yıl önce Lelegler
tarafından inşa edilmiş ve muhtemelen bir mezar olan yuvarlak bir yapının yanı
sıra, Torba Koyu’nun doğusunda bir de Bizans manastırı bulunuyor. Özellikle
otel ve devre mülk bakımından zengin olan koy, turistik açıdan oldukça popüler.
Torba'dan Didim, Milet ve Priene'ye tekne ulaşımı mümkün.
GÖLTÜRKBÜKÜ
Gölköy ve
Türkbükü eskiden iki ayrı belde iken, yoğun gelişmesi ve büyümesi nedeniyle
birleşerek Göltürkbükü veya Göl-Bük adını aldı. Antik Karya bölgesinde kurulmuş
ve M.Ö. 6. yüzyılda Hint Okyanusu’nun batı sahillerini keşfetmiş, öncü bir
denizci olan Scylax'in anavatanı olan bu bölge, daha ziyade Türkler arasında
popüler bir tatil yöresi. Bodrum'un en hızlı ve yoğun gelişen yerlerinden. Kıyı
şeridi boyunca uzanan pek çok cafe, bar ve restoranın bulunduğu koy, yörenin en
hareketli yeri. Kış aylarında bu bölgeye gelme şansına sahip olursanız, civarın
en ünlü deniz ürünü olan Dil balığını tatmanızı öneririz.
GÜNDOĞAN
Antik
çağlarda Farilya olarak bilinen Gündoğan, yakınlarındaki bir mağarada bulunan
Bronz çağı seramikleri, cilali taş baltaları ve değirmen taşları ile bölgenin
en eski yerleşim yerlerinden biri. M.Ö. 9. yüzyıla ait bir Bizans manastırı
kalıntılarının bulunduğu Tavşan Adası’nı ziyaret etmeyi unutmayın. Mandalina
bahçeleri ile de ünlü olan Gündoğan, doğal güzelliğini en doğal biçimiyle
koruyan az sayıdaki koylardan biri. Bodrum'a 18 km. uzaklıkta. Tertemiz denizi ile dikkat çeken köyün görülmeye değer bir manzarası var.
GÜVERCİNLİK
Bodrum'a 25 km. uzaklıkta yeşil ve mavinin içiçe geçtiği harika güzelliğe sahip bir koy Güvercinlik. Bu doğal
ve doyumsuz güzelliği, karşısında bulunan Salih Adası ile zenginleşiyor.
TURGUTREİS
Bodrum'a 20 km. uzaklıktaki Turgutreis, Bodrum'dan sonra yarımadanın en kalabalık yerleşim merkezi. Adını
Batılıların "Dragut" adını verdikleri, 16. yüzyılın büyük Osmanlı
denizcisi Turgut Reis'ten almış. Turgut Reis adına dikilen heykel, yarımadanın
batı tarafından Ege'ye hakim bir konumda yer alıyor. Esintisi ile tanınan
Turgutreis, batı rüzgarlarına açık olduğu için yazın en sıcak zamanlarında bile
nispeten rüzgarlı. 2.5 km. uzunluğundaki Turgutreis kumsalından irili ufaklı
birkaç adayı görebilirsiniz. Bu adalardan biri olan Yassıada 1961'den beri
sualtı arkeolojik araştırmalarına ev sahipliği yapıyor. Turgutreis, aynı
zamanda Türkiye'de devre mülk sisteminin ilk uygulandığı yer. Diğer koylara
kıyasla oldukça gelişmiş kasabada her türlü alışveriş ve konaklama imkanı
mevcut.
BODRUMLU
DRAGUT
Gümüşlük’te
1845 yılında doğan “Turgutca”, Saint Jean Şövalyeleri ve korsanların zulmünden
yılmış bir köyde yetişmişti. Bu nedenle, çok küçük yaşlardan itibaren
denizciliğe büyük merak duymuş ve hep büyük bir denizci olmayı düşlemişti.
Sonunda hayallerini gerçekleştirmek uğruna bir korsan gemisine girdi ve
reisliğe kadar yükselmeyi başardı. 1538’de Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin
Paşa’nın yanında yedek donanma komutanı olarak Preveze deniz savaşına katılan
Turgut Reis, 1540 yılında Korsika’da tutsak düştü, daha sonra Barbaros
tarafından kurtarıldı. Akdeniz’de korsanlık yaptığı sırada Cerbe Adası’nı
merkez yapıp Tunus kıyılarında birçok kenti ele geçirerek ün salan Turgut Reis,
1565 yılında Osmanlı donanmasının kaptanlarından biri olarak katıldığı Malta
Kuşatması sırasında vurularak öldürüldü.
KADIKALESİ
Helenistik
dönemden kalan bir kale kalıntısından adını alan Kadıkalesi, kumlu berrak
denizi ve narenciye bahçeleri ile Bodrum'un en güzel koylarından biri. Bodrum’a
23 km. uzaklıkta yer alıyor. Tatil köylerinin bulunduğu sahili turistik açıdan
oldukça gelişmiş. Aynı zamanda geleneksel Bodrum evleri meraklıların ilgisini
çekiyor.
GÜMÜŞLÜK

Adanın en
sevimli beldesi olan Gümüşlük, antik çağdaki Myndos kentinin yerine kurulmuş.
Antik
yazarlar, Myndos'un bağımsız olarak para bastığından söz eder. Yöre halkı da
çevrede bulduğu gümüş paralardan dolayı, civarda bir gümüş madeni olabileceğini
düşünerek, bölgeye Gümüşlük adını vermiş. Tavşan Adası'nı karaya bağlayan eski
limanın sular altındaki kalıntılarını yer yer görmek mümkün. Berrak denizi ve
balığı çok ünlü. Bizans çağı kilisesi, birkaç sur duvarı, tepe üzerinde Leleg
duvarı diye tanınan sur kalıntısı ile su içinde kalan dalgakıran ve kule kalıntısı
dışında toprak üzerinde görülen pek bir şey yok. Ancak dikkatle baktığınızda,
deniz dibinde yarı örtülü sütunlar, mozaik izleri, seramik parçaları hemen her
yerden görülebiliyor. Bodrum'un kentleşmesine karşın bu durumdan en az
etkilenmeyi başarabilen yerlerden biri Gümüşlük. Tamamen koruma altında.
Yürüyerek geçilebilen Tavşan Adası, gün batımında keyfine doyulmayan manzarası
ve mandalina bahçelerinin kattığı renk cümbüşü ile huzurlu ve sakin ortamları
sevenler için ideal bir tatil yeri.

Bir doğa cenneti olan Gümüşlük’te sahil boyunca sıralanmış lokantalarda yöreye
özgü balıkların ve Gümüşlük spesiyalitesi olan ahtapot salatasının tadına
bakmayı unutmayın.
YALIKAVAK
Bodrum'a 18 km. uzaklıkta olan köy, yarımadanın kuzey batısında yer alıyor. Yel değirmenleri, balığı ve
narenciyesiyle ünlü. En ünlü sünger avcıları Yalıkavak’tan çıkmış. Yöresel bir
ad olan Yalıkavak, sahildeki kavak anlamına geliyor. Ancak yöre, ismini tahmin
edileceği gibi kavaklardan değil, bu yörede çokça görülen meşe ağaçlarından almış.
Yel değirmenlerinden
de anlaşılacağı gibi bu koy oldukça sert rüzgârlara açık. Yalıkavak’taki bir başka
çekici nokta antik yapıların özenli bir restorasyon sonucu kullanılır hale
gelmesi. Bu tür yapılardan biri, Yalıkavak çevresinde yaşayan sanatçıların
eserlerinin sergilendiği bir mekana dönüştürülen eski su sarnıcı. Diğer örnek
ise, hediyelik esya satan bir dükkana dönüştürülmüş eski bir zeytinyağı
fabrikası. Yalıkavak’ta ülkemizin ünlü simalarına sıklıkla rastlayabilirsiniz.
Paşa Koyu, Tilkicik Koyu ve Ağaçbaşı Koyları ile Yalıkavak, doğanın kendini
cömertçe sergilediği en güzel yörelerden.

YALIÇİFTLİK

Gökova
Körfezi’nin girişinde yer alan Yalıçiftlik, yemyeşil bitki dokusu ve masmavi
denizi ile Bodrum Yarımadası’nın en güzel koylarından birine sahip. Uzun ve çok
kalabalık olmayan sahil şeridi hem Bodrum ambiyansını taşıyor, hem de sakin ve
sessiz bir tatil arayışındakilere hitap edecek nitelikte. Yalıçiftlik de
ormanlarla kaplı tepelerde uzun doğa yürüyüşleri yapabileceğiniz gibi tekne
turları ile gizli koyları da keşfedebilirsiniz. Bütün bu tatil aktivitelerine,
yine bu bölgede bulunan antik Leleg ve Karya kentleri olan Syangela ve
Theangela'nın keşfedilmelerini de ekleyebilirsiniz.
AKYARLAR
Antik adı
Arhialla olan Akyarlar, Bodrum’un sörf cenneti sayılıyor.
Bodrum’a 13 km. uzaklıktaki Akyarlar, Kos Adası’na en yakın kıyı. Eskiden balıkçılık yapılan yöre, bu gün en
önemli turizm merkezlerinden biri. Tepelerde kurulmuş olan evlerden sadece
birkaç mil uzaklıkta bulunan Yunan Adalarını seyredebilirsiniz. Tam karşısında
yer alan Çatal Adası da eskiden korsanlık yapılan, fakat bugün hayvancılıkla uğraşılan
sevimli bir yerleşim birimi. Bodrum Limanı’ndan her gün düzenli olarak kalkan
feribotlarla şirin bir Yunan adası olan Kos'u, sadece pasaportla, vize almaksızın
ziyaret edebilirsiniz.
BAĞLA
Kamp yapmaya
elverişli en güzel koy ve plajlardan birine sahip olan Bağla, Bodrum'a 14 km. uzaklıkta. Aspat Dağı eteklerine kurulmuş Bağla, Yarımadada denize girmek için en ideal
yerlerden biri. Metrelerce derinlikte bile denizin dibini çok net biçimde
görebilirsiniz. Günlük gezi teknelerinin mutlaka uğradığı koyda, bir de içme
suyu kaynağı bulunuyor.

ORTAKENT
Bodrum'a 14 km. uzaklıktaki Ortakent, tüm köy yollarının kesiştiği noktada yer alıyor.
Denizi sıcak
ve kumlu olan Ortakent’in mandalina bahçeleri oldukça ünlü. Bitez'den sonra en
uzun ikinci sahile sahip Ortakent’te deniz suyu sıcaklığı, Bodrum'un diğer
bölgelerine göre daha düşük. Biraz ilerisinde yer alan Yahşi Koyu da temiz
kumsalı ve canlı denizi ile tercih edilecek plajlardan. Evleri ile Ortakent
yöresel mimarinin en güzel örneklerine sahip.
GÜMBET
Bodrum'un 3 km. batısında yer alan Gümbet, sığ bir denize sahip. Kumsalı, sörf sporu için son derece elverişli.
Eğer kafa dinlemek için sakin bir yer arıyorsanız, Gümbet yerine daha sakin
olan diğer koyları tercih etmelisiniz. Ayrıca denizinin sığlığı nedeniyle
özellikle çocuklar ve jet ski, hamburger, banana, su kayağı gibi su sporlarıyla
ilgilenenler için uygun. Özellikle gençlerin tercih ettiği Gümbet, konaklama
olanakları, kamp sahaları, bar ve cafeleri ile günün 24 saati canlı ve
hareketli. Gümbet'te Saldır Şah mevkii diye bilinen tepede, Halikarnas Balıkçısı
adı ile tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın (1890-1973) mezarı bulunuyor. Ayrıca
yine bu tepede, mevkiiye adını veren Saldır Şah yatırı yer alıyor. İnanışa göre
gerçek adı bilinmeyen bu kahraman, savaş sırasında kafası kopmasına rağmen,
elinde süngüsü ile savaşmaya devam etmiş; başının ve gövdesinin düştüğü yerlere
ayrı ayrı mezarlar yapılmış. Bu türbe dini günlerde ziyaret edilen bir anıt
mezar halini almış.
KARAİNCİR
500 m. uzunluğunda kumsalı ile yörenin
en güzel plajlarından birine sahip olan Karaincir, Bodrum’a 16 km. uzaklıkta. Her iki tarafı tepelerle çevrili olduğundan hiç rüzgar almayan Karaincir,
kaktüsleri, lezzetli meyveleri ve muhteşem manzarası ile ünlü. Plajında yer
alan küçük restoranlarda özlediğiniz ev yemeklerinden tadabilirsiniz.
ASPAT
Bodrum
türkülerine bile adı geçmiş olan Aspat'ın gerçek adı Aspartos. Klasik çağdan
günümüze dek çeşitli uygarlıkların kalıntıları Aspat Tepesi ve çevresine sıralanmış
durumda.
Buraya ulaşabilmek
için Bağla'ya yakın olan bir tepeyi geçmek gerekiyor. Devamlı rüzgâr alan
yörede özellikle yatların yararlanabileceği içme suyu kaynakları mevcut.
Sahildeki iki katlı tarihi Arpanga'dan, tüm koy görülüyor.
BİTEZ
Yarımadanın
en güzel koylarından biri. Bodrum'a 10 km. uzaklıktaki Bitez'in denizi kumlu ve sıcak. Çökertme türküsü ile meşhur olan Bitez, Bodrum’un en uzun
sahillerine de sahip. Sahil şeridinin arka kısımlarında mandalina ve turunç ağaçlarına
rastlayabilirsiniz. Antik çağlarda Pedesa olarak bilinen Bitez, Bodrum'dan kara
yolu ile 8 km., deniz yolu ile 2.5 deniz mili uzaklıkta. Bodrum'a nazaran daha
serin olduğu için yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor.
Bitez'deki rüzgâr şartları da, su sporları için son derece uygun. Özellikle
sörf için ideal bir rüzgâra sahip olan Bitez sahillerinde, deniz bisikleti,
kano ve diğer motorlu su sporlarını rahatlıkla yapabilirsiniz.

DERİNLİKLERDE
Dünyanın sayılı
sualtı müzelerinden birini barındıran Bodrum, sualtı turizminde Türkiye'nin en
önemli merkezlerinden biri. Bodrum’un doğusunda yer alan Orak Adası derinliği,
mağaraları, süngerleri ve 100 metreyi geçen derinlikleriyle bir dalış cenneti.
Antik kalıntılara da rastlanabilen Kargı ve Köçek Adalarının 20-30 m. derinlikleri, sualtı fotoğrafçılığı için de uygun irili ufaklı pek çok canlı barındırıyor.
Köçek Adası, Çatal Adası ve Gemitaşı Bahçesi dalış için uygun diğer noktalar.
BARDAKÇI
Bardakçı
koyu Bodrum Limanı’nın hemen dışında yer alıyor. Eskiden su satıcılarına
"bardakçı" denilirmiş. Bu isim, belki de tarihi Salmakis Çeşmesi’nin
Bardakçı'sından kalmadır, kim bilir Efsaneye göre, buradaki berrak su
birikintisinde kendini gören Hermaphroditus, kendi aksine öylesine aşık olmuş
ki, buradaki su perisi ikisini de sonsuza dek birleştirmiş ve böylece
hermafrodit doğmuş. Bugün Bardakçı'da lüks oteller, küçük pansiyonlar ve kumsal
boyunca restoranlar bulunuyor. Günlük teknelerin uğrak yeri olan Bardakçı, marina
ile Gümbet arasındaki tepeden yürüyerek yalnızca bir dakika sürüyor.
KARAADA
Bodrum'a 4 mil uzaklıkta olan Karaada şifalı sıcak suyu ile ünlü. Bu su bir mağaradan çıkıyor ve bu mağaradaki
çamurun cilt hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor.

ADA BOĞAZI-AKVARYUM
Gümbet'in
batı ucunun sonunda bulunan küçük küçük koylar, önlerini kesen bir adanın da
yardımıyla, kristal parlaklığında ve olağanüstü doğal güzellikte öyle bir su
alanı oluşturuyor ki, bu şairane yerin adını halk, doğal olarak Akvaryum diye adlandırıyor.
30 m. derinliğe kadar çıplak gözle görülebilen Akvaryum’a ancak teknelerle
ulaşılabiliyor.
MAVİ YOLCULUK

Bodrum'dan
güneydoğuya doğru uzanan Gökova Körfezi, Halikarnas Balıkçısı ve Azra Erhat'ın
keşfettiği bir deniz yolculuğu olarak, onların bu adı vermelerinden bu yana
"mavi yolculuk" diye anılıyor.
Gökova
Körfezi ile Marmaris ve Antalya arasında yapılan yolculuğun çıkış nedeni,
zengin kültür geçmişine sahip kıyılarda insanı doğa ile buluşturmak. Mavi
yolculuk, Türkiye'nin kendi kültürü içinden türettiği, Akdeniz ve Ege'nin
masmavi sularıyla birleştiği bir tatil biçimi... Bodrum'dan demir alan tekneler
Gökova'ya doğru ilerlerken mavi ile yeşilin ahengini, berrak suların altındaki
güzellikleri keşfeder. Karaada, Kargacık Bükü, Pabuç Burnu, Kargı Adası, Alakışla
ve Çökertme mavi yolculukta görülen ilk yerler. Küçük Çatı, Büyük Çatı, Yedi
Adalar, Longöz, Değirmen Bükü, Karacasöğüt gibi denizi berrak ve ağaçlıklı
koylar mavi yolculuğun önemli duraklarını oluşturuyor. Doğal güzelliklerin yanı
sıra Sedir Adası, Keramos antik kenti, Yedi Adalar gibi tarihsel mekanlar da
ziyaret ediliyor. Gruplar oluşturularak yapılan bu yolculuğa 7-10 gün ayırmak
gerekli.
Günümüzde
düzenlenen turlarda, isterseniz kaptanı ve mürettebatı ile ya da isterseniz
mürettebatsız zevkinize uygun boyut ve biçimlerde tekne kiralamak mümkün. Mavi
yolculuklarda genelde Gulet tekneler kullanılıyor. Bu tarihi tekne, tamamen ahşap
yapısıyla kendine özgü estetiğe sahip. El sanatlarının en güzel örneklerinin
sergilenerek tasarlandığı Gulet tekneler, eski zamanlarda savaş gemisi, yakın
zamana kadar da balıkçı teknesi olarak kullanılmış. Tarih içinde yapılan yelken
seferlerinin anısına, tur şirketleri aracılığıyla yelkenli kiralama şansınız da
var.

Mavi yolculuğa çıkmak hiç de zor değil! Mavi Yolculuk turlarının pahalı
olduğunu düşünüyorsanız, sadece kamara ayırtıp yapılan charter tekne turları
ekonomik bir alternatif. İçinizdeki “kaşif” ruhunu uyandıracak olan mavi
yolculuk ile bölgenin mitolojik yönünü keşfetmeye hazırlanın!
MİLAS-GÜLLÜK KÖRFEZİ
Milas,
plajları, gölleri, antik kentleri, Türk ve İslam eserleriyle görülmeye değer
bir turizm yöresi. Özellikle halıcılık, bölgenin en yaygın el sanatlarından.
Ayrıca, el dokuması heybe, kıl, çuval ve keçeleri, taş işlemeciliği, ağaç işleri,
mimari süslemeciliği de oldukça ünlü.
Batı
Karya’nın en önemli ve en büyük merkezlerinden biri olan Milas (Mylassa), Zeus
Karius Mabedi ve Zeus Labranda Mabedi’ nin de yakınlarda bulunması nedeniyle
Karya’nın dini merkezi olarak biliniyor. Kent, Sadra Dağı’nın etekleri ile bu
dağın önündeki tepelere kurulmuşken, zamanla ovaya doğru yayılmış. Yılan balığı
ve Labranda suyu Milas'ın yöresel yiyeceklerinin başında geliyor. Milas halısı,
bakır dövme eşyaları ve el işleri yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardan
bazıları.
Milas'a 25 km. uzaklıkta, zeytinlikler içinde doğal plajları ve balık yumurtası ile ünlü Güllük Körfezi, aynı
zamanda yelken sporu için de uygun.
GELENEKSEL
MİLAS EVLERİ
Milas
evlerinin çoğunluğu 19. yüzyıldan kalma... Her evin genellikle düzgün olmayan
büyük veya küçük bir avlusu bulunuyor. İki katlı olan evlerin üst katları,
çıkmalar şeklinde sokağa taşıyor.
Milas
evlerinin her birinde mutlaka yer ocağı bulunuyor. Bacalar ise ayrı bir mimari
örneği. Evlerin dış duvarları, bahçe duvarları beyaz badana ile boyanmış.
Milas’tan İzmir yönüne çıkışta yer alan Burgaz Mahallesi’ndeki Abdülaziz Ağalar
Köşkü, halen ayakta ve taş işçiliğine örnek teşkil eden konsolları ile dikkat
çekici.
AYAKLI
Milas-İzmir
karayolunun 12. km’sinde yer alan Euromos antik kentindeki en önemli kalıntı,
halk arasında “Ayaklı” adıyla bilinen Zeus Tapınağı. Euromos antik çağda
Mylasa’dan sonra yörenin en önemli kentiydi. M.S 2. yüzyıldan kalma Zeus
Tapınağı, Asya’nın en iyi korunmuş tapınaklarından biri. Tapınak, cephelerinde
6, yanlarında 9 sütunlu ve korinth düzeninde inşa edilmiş.

IASSOS
Mandalya
Körfezi’nde Güllük'ün karşısında bir yarımada üzerinde yer alıyor.
M.Ö. 3000
yıllarına uzanan kentte büyük sur, su kemerleri ve tiyatro bulunuyor.
Milas-Söke karayolunun Köşk köyü kavşağından 18 km. sonra kente ve denize ulaşabilirsiniz.
Ayrıca
Güllük'ten deniz yolu ile yapılacak bir gezinin unutulmaz tatlar taşıyacağını
belirtelim. Kentin antik limanı ise günümüzde yatçıların uğrak yeri.
KERAMOS
Milas'a
uzaklığı 50 km. olan ve adını Yunanca'da "çömlek" ya da
"seramik" anlamına gelen “keramos” sözcüğünden alan kentten günümüze,
koruma duvarları, dağ yamaçlarındaki kaya mezarları ve nekropoldeki lahit
mezarlar ulaşmış.
Keramos,
Bodrum'dan başlayıp Gökova Körfezi'ne yapılan mavi yolculuğa katılan
turistlerin mutlak görmek istedikleri ören yerlerinden.

MİLAS
MÜZESİ
1987 yılında
açılan müzede, Milas ve civarındaki ören yerlerinde yapılan çeşitli arkeolojik
kazılardan çıkarılan eserler sergileniyor. Ayrıca cam eserleri ile Tunç
dönemine kadar uzanan değişik türden toprak kap kacaklar görülmeye değer. Müze
bahçesinde ise taş eserler bulunuyor. Ayrıca Milas Müzesi’ne bağlı olarak
Kıyıkışlacık köyü Iassos’da Fassos’dan çıkarılan taş eserlerin sergilendiği,
"Balık Pazarı" adıyla bilinen açık hava müzesi bulunuyor.
ZEUS
KARİOS TAPINAĞI
Hisarbaşı
tepesinin doğusunda 3.5 m. yüksekliğinde bir podyum üzerine inşa edilmiş. Bugün
yuva denen korint nizamında tek bir sütunu ayakta.
GÜMÜŞ KESEN MEZAR ANITI

Muhtemelen
M.S. 2. yüzyıla tarihlendirilen bu mezar anıtı dikdörtgen bir mezar odası ile
bu odanın üzerindeki paye ve sütunların taşıdığı piramit gibi gittikçe daralan
bir örtüden ibaret.
LABRANDA
(KOCAYAYLA)

Milas'ın 18 km. kuzeydoğusunda, Çomak Dağı’nda bir teras üzerinde kurulmuş olan Labranda'ya Milas'tan
stabilize bir yolla ulaşılıyor.
Kalıntıları
büyük ölçüde korunmuş olan Labranda'da ilk kazılar 1940 yılında başlamış. M.Ö.
4. yüzyılda Karya'da Satraplas döneminde yapılan Zeus Labrandus Tapınağı ile
ünlü.
BEÇİN

Beçin,
Milas'ın 5 km. kadar güneyinde 200 metre yükseklikte sarp bir kayalık üzerinde yer alıyor.
Kentin adı
Ortaçağ İtalyan kaynaklarında "Pezona", Türk- İslam kaynaklarında ise
"Berçin", "Peçin" ve "Beçin" şeklinde geçiyor.
Kentten günümüze ulaşan yapı kalıntıları Milas Ovası’na bakan iç kale, surlarla
çevrili dış kale ve surlar. Kalıntılar Kenez ve Sığmen mevkilerinde
yoğunlaşıyor.