26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İSKENDERUN

Eski adı Alexandretta olan İskenderun Issos’ta Perslere karşı kazanılan zaferin ardından Büyük İskender tarafından kurulmuş. Bugün İskenderun limanı ile işlek bir ticaret merkezi konumunda. Parklarla ve palmiye ağaçlarıyla süslü sahilde mükemmel oteller, restoranlar sıralanıyor. İskenderun’un iri karidesleri çok leziz. Midesine düşkün olanların ayrıca künefe ve humusu denemeleri öneririz. Hediyelik eşyalar arasında tahtadan yapılma çeşitli eşyalar, özellikle de masa, sehpa ve sandalyeler yer alıyor. İskenderun’un güney sahilinde yer alan tatil beldesi Uluçınar (Arsuz) güzel kumsallara, otellere ve restoranlara sahip.

Bunun yanı sıra; Sütunlu Liman, Frank Limanı, Şato Kalıntısı (Karakol Şatosu), Şalen Kalesi, Sarıseki Kalesi, Arabistan yolunu kontrol etmesi açısından önemli olan ve içinde bir kilise bulunan Bakras Kalesi, Yunus Peygamberin Yunus balığının karnından burada çıktığına inanılan İskenderun kentinin giriş kapısının kalıntısı olan Yunus Sütunu, Mancınık Kilisesi de ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Hıdır Bey köyünde 2000 yaşında olduğu tahmin edilen tarihi 20 metre yüksekliğindeki dev Çınar Ağacı, El Mina Antik Kent ve Limanı, Erzin, Erzin’in kuzeybatısında Kilikya kenti olan Issos’un çevresindeki ovada Makedonya Kralı Büyük İskender, Pers İmparatoru III. Darius Codoman’ı yendiği ve içerisinde Cenevizlilerden kalan bir liman ve kale kalıntıları, tapınak, su depoları ile kemer kalıntılarının bulunduğu Issos Harabeleri (Issus) görülmesi gereken yerler.

PAYAŞ
Nur Dağları’nın eteklerinde şirin bir kıyı kenti olan Payaş (Yakacık), Antik dönemde Baias adıyla biliniyor. Sokullu Külliyesi’nin batısında yer alan ve yabancı gemilerin su ihtiyaçlarını karşıladıkları Payas Kalesi’nin çevresi hendekle çevrili, 7 burçlu ve 8 kuleli.

Payas, haçlılardan kalan kalenin değerlendirilmesi ve denize yakın bir konumda olması nedeniyle 16.yüzyılda II. Sultan Selim zamanında sahile iskele, gümrük, tersane, kule ve külliye yapılarak Derbent (sınırlarda bulunan küçük kale) teşkilatı ile bağlantılı bir menzil yeri olarak belirlenmiş ve uzun yıllar da kullanılmış.

CİN KULESİ
Külliye ile deniz kıyısı arasında en yüksek tepeye yapılan ve Haçlılardan veya Cenevizlilerden kaldığı sanılan Cin Kulesi askeri niteliğe sahip bir kule.

MARKIRKOS ORTODOKS KİLİSESİ
1585 yılında kurulan kilise, Denizciler Caddesi üzerinde. Halen yöre halkı tarafından gerek ibadet gerekse adak için kullanılıyor. Kilise her yıl 5-6 Mayıs’ta kutlanan Hıdır İlyas şenliklerine sahne görevi üstleniyor.

ST. SİMON MANASTIRI (SAMANDAĞ)
Terki Dünya Tarikatı’nın merkezi olarak bilinen St. Simon Manastırında kilise, vaftizhane, sarnıç ve diğer mimari kalıntılar görülebilir. M.S. 6. yüzyılda Saint Simon adına yaptırılmış. Burada inzivaya çekilen Saint Simon’un 20 m. yüksekliğindeki taş sütun üzerinde 45 gün yaşadığı rivayet olunur. Bu durum Guinness Rekorlar Kitabına bir rekor olarak kaydedilmiş. Bu sütunun kaidesini bugün de görmek mümkün.


AZİZ HANNA KİLİSESİ
Hristiyanlığın ilk yıllarında pek çok rahip ve keşiş Hristiyanlığı yaymak amacıyla Arsuz çevresine yerleşmişler. Bunlardan biri Arsuz’a kilise yaptıran Aziz Hanna. Bu kilise halen kullanılıyor. 1514 yılında yeniden yapılan kilisede çok sayıda ikona ve bez üzerine yapılmış çok değerli 2 baskı resim bulunuyor.


YÖRESEL TATLAR


İçi tuzsuz peynirle hazırlanıp şerbetlenerek, üzeri kaymak veya dondurma ilavesiyle servis edilen künefe, Antakya’nın simgelerinden biri.

BAHARAT ETKİSİ

Antakya mutfağının zengin yemek çeşitlerinde bulgur, et ve yoğurt oldukça sık kullanılıyor. Zeytinyağı, kekik, maydanoz, sumak, nar ekşisi ve baharat yöre yemeklerinde lezzetin temelini oluşturuyor. Tepsi kebabı, kağıt kebabı, humus, içli köfte (oruk) en ünlü yemekler arasında yer alırken kabak tatlısı ve künefe de tatlılar içinde özel bir yere sahip.

Antakya’nın merkezinde ve Harbiye’de yer alan restoranlarda çok farklı lezzetleri bir arada bulma şansınız var. Humus, saç oruğu, semirsek, fırın ağızı, parmak kebabı, közde piliç, katıklı ekmek, tepsi kebabı, künefe ve doğal meze çeşitlerinin bulunduğu uzun bir mönü sizi bekliyor. Ayrıca yörede sadece humus ve bakla ezmesi yapan lokantalar da bulunuyor.


Antakya mutfağının özgün lezzetlerinden cevizli biber.

DOĞAL NAR EKŞİSİ

Nar meyvesinin ezilerek ve kaynatılarak elde edilen özü. Yemeklere lezzet vermekte kullanıldığı gibi sulandırılarak şurup yapılarak da tüketiliyor. Vitamin ve enerji deposu olarak biliniyor. Vücudun güçlenmesinin yanı sıra birçok hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor.

ALIŞVERİŞ

EL SANATLARI

Antakya, her çeşitten ürünlerin, geleneksel malların, el yapımı eşyaların satıldığı çarşılarıyla da ünlü. Her biri aynı zamanda tarihi nitelikleriyle de ön plana çıkan çarşılar, daracık sokaklara sıra sıra dizilmiş dükkanlardan oluşuyor. Taş işçiliği, heykellerin minyatür örnekleri, ipek dokumacılığı, ağaç oymacılığı, sap ve hasırdan üretilen kimi eşyalar ve defne sabunu yöreye özgü orijinal ürünlerden.




Yöresel tadlardan biri de bölge kadınlarının elleriyle açtığı hamur işi lezzetler.


Bölge, daracık sokaklarıyla Akdeniz mimarisinin tipik özelliklerini taşıyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68307 - unknown - 38.107.179.238