26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

MERSİN

 

Yüzyıllar önce, Mark Antuan, Kleopatra’ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki sahilleri vermişti. Bu topraklarda yaşamış bir diğer tanınmış sima ise Tarsuslu Aziz Paul. Bugün ise bu yöre bol ürün yetişen verimli toprakları ve konuksever halkıyla tanınıyor.

Adana havalimanına 69 km uzaklıktaki şehir, palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, tarihi kalıntıları ve sayısız kumsallarıyla gezenlere her türlü olanağı sağlıyor. Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki en büyük limanı Mersin. Modern görüntüsüne karşın, Mersin çok eski bir şehrin üzerine kurulu. Şehrin 3 km batısındaki Yumuktepe tümülüsünde sürdürülen kazılar, Neolitik çağa kadar uzanan çeşitli yerleşim alanlarını günışığına çıkarmış.

Mersin kıyılarının yaklaşık 108 kilometrelik bölümünü doğal kumsallar oluşturuyor. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmekte. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Eceli ve Anamur Plajları bunlardan bazıları...

Mersin-Silifke yolu çam ağaçları ve portakal ağaçları arasından geçerken sahili çok yakından izler. Bir yanda antik kent kalıntıları ve kaya mezarları diğer yanda ise kumsalları ile ufak koyları seyretmenin keyfi bir başka. M.Ö. 700 yılında kurulan Pompeipolis, şimdiki adı ile Viranşehir (Mersin’in 13 km. batısında), bir zamanlar ana caddesinin kenarlarını süsleyen korint tarzı sütunlarla gözler önüne seriliyor.

 

VİRANŞEHİR (POMPEIPOLIS/SOLİ)

Mersin’in 14 km batısında, deniz kenarında bulunan Soloi antik kenti, MÖ 7. yüzyılda Rodoslu koloniciler tarafından kurularak kente güneş anlamına gelen Soloi adı verilmiş. Darius ( MÖ 521-485) zamanında, Klikya’yı ele geçiren Persler için Soloi önemli bir liman kenti olmuş ve adına sikke bastırılmış. Pers-Yunan savaşları sırasında, MÖ 449 yılında Klikya’yı bir süre işgal eden Atinalılar, Soloi’yi yönetim merkezi yapmışlarsa da, bir yıl sonra yapılan Kilyos Barışı ile burayı Perslere geri vermişler. MÖ 333 de Asya seferine çıkan Aleksander, Soloi’yi Pers işgalinden kurtarmış. Kent Seleukos Krallığı’nın son yıllarında Klikya korsanlarının denetiminde kalmış. Roma yönetimi Akdeniz’deki korsan faaliyetlerine son vermek amacıyla, MÖ 64 yılında Pompeius’u görevlendirmiş. Pompeius da İtalya’dan başlayarak Yunanistan ve Kilikya’ya kadar olan bölgeyi korsanlardan temizleyerek Soloi’ye kadar gelmiş. Burayı da korsanlardan kurtarmış. Yürüttüğü büyük operasyonun zaferi anısına, kenti yeniden imar ederek, adını Pompeipolis olarak değiştirmiş.

Bizans döneminde, Hristiyanlığın resmi din olarak kabul edilmesinin ardından, Soloi, Piskoposluk merkezi yapılmış. Kent 527 yılında meydana gelen büyük yer sarsıntısı ile tamamen harap olmuş.Yeniden inşa edilmeye çalışılsa da, bu yüzyıldan sonra yoğunlaşan Sasani ve Müslüman Arap akınları nedeniyle yeniden eskisi gibi imar edilemeyerek terk edilmiş. Bu nedenle ören yerine Viranşehir de deniliyor.

Pompeipolis kentinde liman, sütünlu cadde, tiyatro, Roma hamamı, kent duvarları, nekropol su kemeri gibi yapılar mevcutmuş. Günümüzde dağ kapısından deniz kapısına kadar uzanan korint başlıklı 200 sütunlu yoldan, 41 adet sütun ayakta kalmış. Bunlardan 33 adeti başlıklı olup insan aslan ve kartal kabartmaları ile süslenmiş. Ayrıca liman, hamam kalıntıları, su kemeri bugüne kadar ulaşabilmiş kalıntılar arasında. Mersin Müzesi’nde kente ait eserler sergileniyor.

ANTİK ÇAĞDA MERSİN: ZEPHYRION



Dağlık Kilikia ile Ovalık Kilikia sınırında bulunan antik kent Zephyrion bugünkü Mersin şehrinin olduğu yer. Zephyrion, Grekçe kökenli bir sözcük ve batıdan esen rüzgar anlamına gelen Zephyros kelimesinden geliyor. Hiorekles, burayı M. S. 5. yüzyılda, metropolisi Tarsus olan Kilikia I’in şehirleri arasında sayar. Hristiyanlık döneminde ise bu eyaletin papazlığı kapsamında Antiocheia Patrikliği’ne bağlıdır.

Kent 19. yüzyıl ortaları Pompeiopolis’den alınan yapı malzemeleriyle tekrar oluşturulmuş. Ancak bugünkü Mersin’in tarihinin çok daha eski tarihlere kadar uzanıyor. Şehir merkezinden 3 km kuzeybatıda Yumuktepe üstünde neolitik bir yerleşim yeri bulunmakta; 33 yerleşim katmanından çıkan seramik buluntular erken İslam Döneminden M.Ö. 6. bin yıl gerilerine kadar uzanıyor. 19.yüzyılın ilk yarısında önemli bir liman kenti olarak tekrar kurulan şehir Vilayet Konağı, Halkevi ve Yunan Ortodoks Kilisesi arasındaki çekirdek alanı kaplıyor.

MAKAM-IŞERİF CAMİİ VE DANYAL PEYGAMBER KABRİ
Makam-ı Şerif Camii 1857 yılında yapılmış. Caminin doğusunda Danyal Peygamber’in kabri yer alıyor. Bu nedenle camiye “Makam Camii” adı verilmiş.
Hz. Danyal, II. Babil Kralı Nebukadnesar (M.Ö. 605-562) zamanında yaşamış, Yahudileri Babil esaretinden ilmi ve kehanetleri ile kurtarmış bir peygamber. Rivayete göre; Nebukadnesar rüyasında İsrailoğullarından gelecek bir erkek çocuğun kendi tahtını sarsacağını öğrenir. Bunun üzerine İsrailoğullarından doğan erkek çocukların öldürülmesini emreder. Hz. Danyal doğunca, ailesi onu dağ başında bir mağaraya bırakır. Mağarada bir erkek ve bir dişi aslan himayesinde büyüyen Danyal delikanlı olunca kavmi arasına karışır. Bir kıtlık senesinde Tarsus’a davet edilen Danyal Peygamber’in, Tarsus’a gelmesiyle birlikte bolluk meydana gelmiş, bu nedenle Danyal Peygamber Babil’e geri gönderilmemiş, ölünce de Tarsus’ta şimdiki Makam Camii’nin bulunduğu yere gömülmüş.  


YAYLALAR, ÇAMLIYAYLA



Mersin’in Toroslar’daki Gözne ve Fındıkpınar yaylaları, yazın sıcak günlerinde çamların serinliğinde piknik yapmak için en ideal yerler.
Mersin’in iki önemli yaylasında biri olan Gözne yaylası, Mersin’e 34 km uzaklıkta ve 1100 metre yükseklikte. Çamlıyayla ise Mersin’den 90 km uzaklıkta ve 1430 metre yükseklikte. Çukurovalılar Namrun yaylası olarak da adlandırıyorlar. Yaylaya Adana ve Mersinliler o kadar çok yayla evi yapmışlar ki, Namrun yaylası bir yayla kente dönüşmüş ve Çamlıyayla adıyla yeni bir ilçe olmuş.
Çamlıyayla’ya Ankara-Adana yolundan ayrılarak 35 km’lik karayoluyla ulaşım sağlanıyor. Yörenin en önemli tarihi kalıntısı, yüksekçe bir tepede kurulan Namrun Kalesi.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68309 - unknown - 38.107.179.240