26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

GAZİANTEP

 

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en eski kültür merkezlerinden birisi olan Gaziantep, ilk uygarlıkların doğduğu, Mezopotamya ve Akdeniz arasında, tarihi İpek Yolu üzerinde yer alıyor.

Gaziantep'te Paleolitik, Neolotik, Kalkolitik, Tunç çağlarına, Hitit, Med Asur Pers İskender Selefkosler Roma, Bizans, Abbasiler ve Selçuklular’a ait eserler bulunuyor. Hitit döneminden itibaren Gaziantep önemli bir dini merkez olmuş. Hitit baş tanrısı Teşup’un kutsal şehri olarak bilinen Dolichenos (Gaziantep) aynı özelliğini Grek, Roma döneminde de korumuş.

Gaziantep kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, coğrafyası, zengin mutfağı ve alışveriş imkanları ile tam bir turizm cenneti.

Ayıntap olarak bilinen eski kent, bugünkü Gaziantep'in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasında yer alıyor. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması yörenin Anadolu'nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu gösteriyor.

Adıyla anılan Antep fıstığının yanı sıra bu yöre mutfak sanatının da ustalarından. Yöreye özgü baklava ve lahmacun tipik Antep spesiyaliteleri. Ayrıca Antepli ustaların ürettiği bakır işlerini, sedef işlemeli mobilyaları mutlaka görmenizi öneririz.


Türkiye’nin her yerinden otobüs seferleri düzenleniyor. Trenle de ulaşabileceğiniz kente, haftada üç gün Toros Expresi Gaziantep-İstanbul seferi yapmakta. Gaziantep-Oğuzeli Havaalanı’na her gün tarifeli uçak seferleri düzenlenmekte. Havaalanı, kent merkezine 20 km. mesafede. Havaalanına Türk Hava Yolları önünden kalkan servis araçları ile ulaşmak mümkün.




KİLİS
Suriye sınırına yakın yerde, Gaziantep yolu üzerinde bulunan Kilis, Asurluların arşivine göre “Kilizi” olarak biliniyordu. Kilis, pamuk ve ipek dokumacılığı için olduğu kadar deri ürünleri bakımından da önemli. Her taraf üzüm bağları ve zeytinliklerle donanmış. Canbolat Bey Kompleksi, eski hamamlar ve bir zamanlar tekke olarak kullanılan merkez görülmeye değer önemli yerlerden. Kilis - Gaziantep arasında Ravanda Kalesi’nin de dahil olduğu birçok tarihi eser mevcut. 5 km. kuzeydoğudaki Kuzeyne Kasabası, kalesi ve mozaikleri ile bir açık hava müzesi gibi. Burayı ilginç kılan özellik, Hitit, Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait kalıntıların aynı yerde bulunması. Kilis’in 20 km. doğusunda Korus kasabasında eski bir Roma merkezi yer alıyor. Bir kale, bir tapınak ve bir tiyatro kalıntıları ziyarete açık.

GAZİANTEP KALESİ

Gaziantep Kalesi, Türkiye'de ayakta kalabilen kalelerin en güzel örneklerinden biri. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Roma döneminde bir gözetleme kulesi olarak yapıldığı, zaman içerisinde genişletildiği ve bugünkü biçimini Bizans İmparatoru Justinianus döneminde M.S. 6. yüzyılda aldığı yolunda bilgiler var. Kalenin üzerinde hamam kalıntıları, sarnıçlar, mescit ve çeşitli yapı kalıntıları bulunuyor.


Güneydoğu’da insan dokusun en sıcak renklerini çocuklar taşıyor.


DÜLÜK ANTİK KENTİ
Dülük antik kenti Gaziantep kent merkezinin 10 km. kuzeyinde bugünkü Dülük köyünde, tarihi İpek Yolu'nun üzerinde yer alıyor. Antik kentte bulunan Şarklı Mağara’da M.Ö. 6 bin yıllarında insanların yaşadığına dair taştan yapılmış aletler bulunmuş.Tarihte Doliche olarak bilinen kent Hititler’in baş tanrısı Teşup'un dini merkezi olarak tanınıyor. Dülük köyünün çevresinde birçok kaya mezarları ve kaya kiliseleri mevcut.

KARKAMIŞ HARABELERİ
Gaziantep’e 75 km. uzaklıkta, Mezopotamya havzasının orta bölümünde yer alan Karkamış, antik çağda doğunun önemli bir sanat ve kültür merkeziydi. Gılgamış destanında, Geç Hitit döneminde antik şehrin ortostatları üzerinde kurulduğu tasvir edilen yörede, bugün iç ve dış şehir surları, tapınaklar ve ev kalıntıları göze çarpıyor. Karkamış harabeleri halen Suriye-Türkiye sınırının sıfır noktasında yer alıyor. Ayrıca Karkamış’da 10'a yakın höyük bulunuyor.



YESEMEK AÇIKHAVA MÜZESİ
Yaklaşık 100 dönümlük alanı kaplayan Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi’nin nasıl işletildiği, bu çalışmalarda hangi teknik ve malzemelerin kullanıldığının açıklandığı Yesemek Açıkhava Müzesi, dünyanın ilk heykel atölyelerinden. Bütün evrelere ait yontu taslaklarını bugün Açık Hava Müzesinde görmek mümkün. Yesemek Açık Hava Müzesinde 300'ün üzerinde yontu taslağı sergileniyor. Koleksiyon; sfenskler, aslanlar, dağ tanrıları, savaş arabaları, karışık yaratıklar ve çeşitli mimari parçalardan oluşuyor.

RUMKALE-HROMGLA
Rumkale-Hromgla bir kale şehir. Gaziantep’in 25 km. doğusunda, Fırat Nehri ile Merzimen çayının birleştiği noktada sarp kayalıkların üzerinde yükseliyor. Stratejik konumundan dolayı Asur çağından beri yerleşime açık olduğu, hatta burasının Asur Kralı III. Salmanassar tarafından M.Ö. 855'de ele geçirildiği sanılıyor. Fırat ve Merzimen'in kıyısından itibaren yükselen eteklerde bir dış sur ve kompleks odalardan oluşan bir kapı geçidi ile Kale-Şehre giriliyor. Ayaktaki mimari kalıntılar ise, Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşıyor. En ilginç kalıntı, geniş ve silindirik bir havalandırma kuyusu ile bu kuyunun kenarından helezonik bir yolla aşağı inen ve Fırat seviyesinin altına kadar giderek su ihtiyacını karşılayan su arkı.

11. yüzyılda Urfa Haçlı Kontluğu döneminde Hromgla’nın önemli bir merkez olduğu ve hâvarilerden Yohannes'in, burada bir süre inzivaya çekilerek İncil'in müsveddelerini kopya ettiği ve sakladığı, daha sonra bulunan kopyaların Beyrut'a kaçırıldığı sanılıyor.

Ortaçağ'da Ermeniler’in Hromkla, Süryaniler’in ise Kala-Rhomata ismiyle andıkları kale-kent, 12. yüzyıl sonlarında Memluklar’ın eline geçmiş ve Kal-at el Müslimin adını almış. Merc-i Dabık savaşından sonra Osmanlılar'ın eline geçen Rumkale, Halep eyaletinin Birecik Sancağına bağlı bir kaza haline getirilmiş.

Rumkale'de halen Türk-İslam dönemine ait bazı yapılar ile harap vaziyette bir de mescit bulunuyor. İlk yapımından itibaren Fırat boyunun güvenliği için kullanıldığına şüphe olmayan kalede sivil öğelerden çok askeri karakter hissediliyor.



Rumkale’ye ulaşım için üç seçenek mevcut. Birincisi Halfeti’den sal ile Fırat üzerinden Kalemeydanı Köyü’ne, sonra da yaklaşık 45 dak. engebeli arazide zor bir yürüyüşle. İkinci seçenek, Kasaba Köyü üzerinden ve sonra yine 45 dak. zor bir yürüyüş ve ardından Merzinnen Çayı’nın aşılması. Son olarak da Kamışlı Köyü üzerinden yaklaşık bir saat yürüyüşle Rumkale’ye ulaşabilirsiniz.



FIRAT VADİSİ
Samsat ile Rumkale arasındaki Fırat Vadisi, ilk kullanımının prehistorik dönemde olduğu şüphe götürmeyen mağaralarla dolu. Zaman zaman bir koridor izlenimi veren dik yamaçlardaki mağaralar ise, Roma döneminde mezar odaları olarak kayaya oyulmuş olan mekanlar. Bunların birçoğu daha sonradan, özellikle de Haçlı seferleri sırasında Fırat boylarının korunması için araları açılıp geçitlerle yatay ve merdivenlerle dikey olarak birleştirilip savunma sığınakları haline getirilmiş.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68320 - unknown - 38.107.179.240