|
Görkemli Tarih
Tarihi
milattan 7000 yıl önceye, Yontma Taş Devri’ne kadar uzanan Güneydoğu Anadolu
Bölgesi, çok renkli bir kültürel mozaiğe de ev sahipliği yapıyor.
Güneydoğu
Anadolu’da Mezopotamya Ovaları’na doğru akan Fırat ve Dicle nehirleri çevresinde
Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Şanlıurfa ve Gaziantep gibi bölgenin önemli
kentleri bulunuyor. 5 kilometre uzunluğuyla Diyarbakır Surları bazalt taşından
yapılmış, ülkemizin en uzun surları. Mardin, geleneksel estetik mimarisini
koruyan, mutlaka görülmesi gereken sayılı kentlerden biri.
Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan topraklarda, üç din dünyasının paylaşamadığı
İbrahim Peygamber yaşamış. Mezopotamya’nın önemli bir tarih ve kültür merkezi
olan Harran’da, en eski İslam üniversitelerinin harabelerini arkeolojik kalıntılar
arasında görmek mümkün.
Şanlıurfa ve Harran, dini inanışlara göre Nuh soyundan gelen ve dünyadaki büyük
dinlerin babası olan İbrahim peygamberin yaşadığı kutsal yerler.
Gaziantep, Güneydoğu Anadolu'nun en önemli sanayi ve tarım yöresi. Gaziantep'e
kadar gelmişken ünlü kebaplarından, lahmacunundan, baklavasından ve ilginç bir
sentez olan Gaziantep mutfağına ait yemeklerden yemeden, yakınlarınız için bir
kaç paket Antep fıstığı almadan ayrılacağınızı sanmıyoruz.
Zeugma ve Hasankeyf Güneydoğu’ya giden bir gezginin uğramadan, görüp de
etkilenmeden edemeyeceği yerler. GAP projesi kapsamındaki su tutulmalarına
kurban olacak bu iki antik kent sizde farklı duygular uyandıracak.
Adıyaman'ın kuzeydoğusunda, Nemrut Dağı'nda Kommagene Kralı I. Antiokhos için
yaptırılan Anıt-Mezar yer alıyor. Nemrut Dağındaki anıt-mezarın doğu ve batısında
tören terasları ve bu teraslarda da dev tanrı heykeller mevcut. Nemrut Dağını
görebilmenin en ideal zamanı gün batımı...
Güneydoğu farklı bir coğrafya. Kültürleri, yaşam tarzları ile farklı olan
insanlar alabildiğine sıcak ve dost canlısı...
DOĞUNUN İNCİLERİ

Mardin’de Süryani manastırlarına uzanıp, Midyat’taki evlerin muhteşem taş işçiliğine
tanık olurken, Mardin çarşısında telkari ustalarının hünerindeki inceliğe şaşıracaksınız.
Nemrut’ta gün doğuşunu izleyip, devasa heykeller arasında tanrılar katına
yükseldiğinizi hissederken, Hasankeyf’te tarih sulara mı gömülecek diye
kederleneceksiniz, Urfa’da ilk İslam üniversitesinin izlerini hayretle
izlerken, sıra gecelerindeki müzik dostluğu sizi de sarmalayacak. Ağrı’yı, Van’ı,
Van Gölü’nü, Akdamar, Çarpanak Adası’nı, adanın hüzünlü efsanesini, yamaç paraşütünden,
su kayağına, raftingden trekkinge kadar alternatif sporların tadını çıkarıp,
bölgenin muhteşem lezzetteki damak tadına bir kez daha hayran kalacaksınız.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden Nemrut’u, Hasankeyf’i ve Mardin evlerini
görmeden, Urfa’da çiğ köfte ve lahmacun yemeden, Halil-ür Rahman Gölü’nde balıklara
ekmek atmadan dönmeyin.
GAP PROJESİ
GAP; Türkiye tarihindeki en büyük ve en kapsamlı proje. Teknoloji ve insan
gücünün doğaya meydan okuması... Ülkemizin en geri kalmış bölgesi olan
Güneydoğu Anadolu’nun ekonomik, siyasal ve toplumsal yapısını tamamen
değiştirecek olan bir sulama ve enerji kompleksi. Beraberinde, kurak iklimin
oluşturduğu bin yılların kültürü yerine su kültürünü getirecek olan dev bir
proje...

GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’ndeki 9 ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin,
Siirt, Şanlıurfa, Şırnak) uygulanmakta olan, çok sektörlü entegre bir bölgesel
kalkınma projesi. Entegre niteliğiyle Proje, sadece barajlar, hidro-elektrik
santralleri, sulama yapıları gibi fiziksel yatırımlarla sınırlı kalmayıp, bunların
yanında ve birbiriyle eşgüdüm içinde tarımsal gelişme, sanayi, kentsel ve
kırsal altyapı, haberleşme, eğitim, sağlık, kültür, turizm ve diğer sosyal
hizmetler gibi sosyo-ekonomik sektörlerin geliştirilmesine yönelik yatırım ve
etkinlikleri de içeriyor.
Proje,
gelecek kuşaklar için kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratılmasını
amaçlayan sürdürülebilir insani kalkınma felsefesi üzerine kurulu; kalkınmada
adalet, katılımcılık, çevre korunması, istihdam, mekansal planlama ve alt yapı
geliştirilmesi GAP’ın temel stratejileri. GAP kapsamında sulama ve
hidroelektrik üretimine yönelik 13 proje yer alıyor. Dicle ve Fırat nehirleri
ile kolları üzerinde 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralı inşasını kapsıyor
proje. Sulanacak toplam alan,1.7 milyon hektar üzerinde, üretilecek elektrik
enerjisi ise yılda 27 milyar w/saat. Projenin tamamlanmış olup kullanıma
açılmış tesisleri arasında,gövdesi ve hacmi bakımından dünyanın 6.büyük barajı
olan Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santralı yer alıyor. Atatürk Barajı’nın
gövdesi 169 m. yüksekliğinde ve yaklaşık 2 km. uzunluğunda.Gövdenin yapımında kullanılmış toplam kaya,toprak ve beton ile Türkiye’nin kara sınırlarını 3 m. yükseklik ve 1 m. genişlikte bir duvarla çevirmek mümkün. Ve Atatürk Barajı gölü,kapladığı alanın
genişliğiyle Türkiye’nin 2.büyük gölü.
|
|