KAPADOKYA
GÜVERCİNLİKLERİ
Çok
ucuza mal olan güvercin gübresi zamanla bölgenin ekonomik faaliyetlerinden biri
haline geldiyse de, güvercinliklerden gübre toplamak oldukça zor bir iş.

Kapadokya’nın birçok yerinde
rastlanan ve “Güvercinlik” denilen yapılar manastır yaşamının başladığı
devirlerden de önce aynı amaç için yapılmış ve kullanılmış. Daha önce de
belirtildiği gibi, bölgenin kendine özgü toprak dokusu tarım için özel bir
gübre türünü zorunlu kılmış ve bölge halkı için güvercinlerden bu şekilde yararlanılabileceğini
keşfetmek fazla zaman almamış. Güvercinlikler bu kuşun etinden ziyade
gübresinden yararlanmak için yapılmış. Yöre çiftçileri tarafından nesilden
nesile bağ ve bahçelerde verimi artırmak için güvercin gübresi kullanılmış, bu
nedenle çok sayıda güvercinlik inşa edilmiş.
İslam inancında
güvercin, aileye bağlılığın ve barışın, Hristiyanlık’ta ise Tanrı’nın ruhunun
simgesi. Hemen hemen bütün vadilerin yüksek kısımlarına ya da peri bacalarının
üst kısımlarına inşa edilen güvercinliklerin yönleri genellikle vadilerin doğu
ya da güney tarafına bakar. Güvercinler, kursaklarına doldurdukları tahıl
tanelerini sindirebilmek için sık sık su içme gereksinimi duymalarından dolayı
‘Su pınarlarının koruyucu kuşu’ olarak da anılırlar. Bu nedenle güvercinliklerde
su kaynaklarına yakın yerlere inşa edilmişler.

Kapadokya Bölgesi güvercinlikleri en yoğun biçimde Uçhisar civarındaki
vadilerde, Göreme- Kılıçlar ve Güllüdere Vadilerinde, Ürgüp Üzengi Vadisi’nde,
Ortahisar Balkan Deresi ve Kızılçukur Vadisi’nde, Nevşehir yakınlarındaki Çat
Vadisi’nde ve Kayseri sınırları içindeki Soğanlı Vadisi’nde bulunuyor.
18. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE...
Kapadokya Bölgesi’nde yer alan güvercinliklerin büyük çoğunluğu 19. yüzyılın
sonları 20. yüzyılın başlarına tarihlenmekle birlikte, 18. yüzyılda yapılmış
örneklere rastlamak da mümkün. Pek çoğumuzun dikkatini çekmeyen bu küçük yapılar,
Kapadokya Bölgesi’nde oldukça nadir olan İslam resim sanatını göstermesi açısından
önemli.
Vadi
seviyelerinden oldukça yükseğe inşa edildiklerinden güvercinliklere ya içten
oyulan bir tünel vasıtasıyla ya da merdivenler sayesiyle ulaşılabilmekte. Başka
tip güvercinlikler de manastır veya kilise olarak yapılmış kaya oyma yapıların
girişleri ve pencere boşlukları kapatılarak kullanılmış olanlar. Çavuşin
Kasabası yakınlarındaki Çavuşin (Nicephorus Phocası) Kilisesi, Göreme’de Kılıçlar
(Kuşluk) Meryemana Kilisesi ve Karşıbucak Vadisi’nde yer alan kiliseler buna en
iyi örnek.
Bugün
güvercinlik olarak kullanılmış manastır ve kilise fresklerinin sağlam kalmasını
bu kuşlara borçluyuz. Çünkü bu sayede freskleri olumsuz yönde etkileyen güneş ışınlarından
ve insanlardan uzak kalmışlar. Zira insanlar, güvercinliğe yılda sadece bir kez
güvercin gübresini almak için girmekte, daha sonra duvarı tekrar inşa ederek
terk etmektedirler.
Güvercinliklerin
dış yüzeyi genelde yöresel sanatçı tarafından zamanın geleneğine ve sosyal yaşamına
uygun olarak zengin bir bezeme ile süslenmiş; kullanılan boyalar da ağaçlar,
çiçekler, yabani otlar ve demir oksit içeren topraktan elde edilmiş. Ayrıca
güvercinliklerde oldukça yaygın kullanılan kırmızı renk, bölgeye has ‘ Yoşa ‘
adıyla tanınan bir toprak/çamur türünden elde edilmiş.
Yöre halkının
ifade ettiğine göre beyaz boya, alçı ve yumurta akının karışımından yapılmakta,
bu sayede güvercinlere ve güvercin yumurtalarına ulaşmak isteyen sansar, tilki,
gelincik v.s.gibi hayvanların ayaklarını kaydırarak tırmanmalarını
güçlendirmekte. Uçhisar Kalesi’nin batı tarafında yer alan güvercinliklerin
büyük bir kısmına ise, güvercini yırtıcı hayvanlardan korumak için kolay bir
yol olan teneke veya çinko levhalar çakılmış.
Göreme,
Çavuşin ve Zelve vadilerindeki güvercinliklerin hemen hepsinin sağ ve sol
kenarlarında yer alan çark-ı felek motifleri, Anadolu’da görülen en eski
motiflerden. Tarihsel açıdan dört rüzgar tanrısını temsil etmiş olmasına karşın
günümüzde dönen dünyayı, dönen kaderi, feleğin ve aşkın çemberini simgeler.
Üstünde kuş
tünemiş hayat ağacı ve nar motifleri de çark-ı felek motifleri gibi yaygın. Şaman
geleneklerinden kaynaklanan hayat ağacı, öteki dünyaya geçişi sağlayan yol,
üzerinde yer alan kuşlar ise ağaca bekçilik yapan ve bu yolculukta eşlik eden
yaratıklar. Cenneti, bolluğu ve bereketi temsil eden nar ise Anadolu’da tarih
boyunca kutsal bir meyve olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda evliliğin devamlı
olacağına, ailenin zengin, çocuklarının çok ve uzun ömürlü olacağına işaret
eder.

Bazı güvercinliklerde Eski Türkçe ile yazılmış kitabeler de yer almaktadır.
Genelde güvercinliğin yapıldığı tarih, ‘Maşaallah‘ ve ‘Allah‘ kelimeleri, nadir
de olsa güvercinliğin sahibinin kimliği ve mesleği belirtilmektedir.
Çok
renkli boya ile süslenmiş güvercinliklerde yer alan motiflerde yöre sanatçılarının
duyguları, düşünceleri, mesajları ve yaratıcılığı gizli. Yüzden fazla motifin
üzerinde tespit edilebilen süslemeler, 18. ve 19. yüzyılda yaşamış Kapadokyalı
sanatçıların basit, ancak mistik anlamlı olan motifleri tercih ettiklerini
gösterir.