26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

BOLU

 

Bolu ülkemizin önemli turistik merkezlerinden biri. Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropole olan yakınlığı, kış ve dağ turizmine ek olarak, yayla turizmi, sağlık turizmi, deniz, kamp ve av turizmi imkanlarının da bulunması, şehrin her geçen gün daha fazla turiste ev sahipliği yapmasına neden oluyor.

Arkeolojik verilere göre; Bolu ovasındaki ilk yerleşim M.Ö. 3 bine kadar uzanmakta. Şehir merkezindeki tepelerde kurulmuş olan Bithynium-Claudiopolis şehrinin geçmişi ise, M.Ö. 7. yüzyıla dayanıyor. Yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan Antinous Tapınağı ve tiyatroya ait olduğu sanılan parçalarla, çeşitli dönemlere ait sikkeler, kaplar, şişeler, heykeller ve mezar stelleri Bolu Müzesi’nde sergileniyor.

Bolu’nun güneybatısında tanınmış bir tatil yeri olan Abant Gölü bulunuyor. Abant, hafta sonlarında şehrin stresinden uzaklaşmak isteyen İstanbulluların sıklıkla gittikleri bir yer. Türkiye’nin belli başlı kayak merkezlerinden olan Kartalkaya ise Köroğlu Dağları’nda. Yaz aylarında piknikçilerin rağbet ettiği Gölcük Gölü ve nefes kesen güzelliğiyle Yedi Göller Milli Parkı, Bolu’nun diğer önemli turistik değerleri. Orman denizinin içindeki yedi küçük göl, özellikle şehir kaçkınları üzerinde şok etkisi yaratıyor.

Yakınlardaki Mengen ise ünü Türkiye’yi aşan aşçıları ile tanınmakta. Her yıl ağustos ayında, geleneksel Türk mutfağının özgün örneklerinin sunulduğu Aşçıbaşıları Festivali, yörenin lezzetli yemeklerini ünlü şeflerin elinden tatmak için iyi bir fırsat.

Bolu’ya karayolu ile Ankara-İstanbul TEM otoyolu ve D-100 karayolunu kullanarak gidebilirsiniz. İstanbul-Bolu, karayolu ile 262 km, Ankara- Bolu 191 km, Antalya-Bolu ise 690 km.



MUDURNU EVLERİ
Kentsel Sit Alanı ilan edilen Mudurnu, eski Türk evleri ile ilgi çekiyor. Kent sınırları içinde  yer alan 165 ev, 8 cami, çok sayıda çeşme ve hamamdan oluşan toplam 173 mimari değer koruma altında. Armutçular Konağı Türk sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri.

Mudurnu’ya, Abant üzerinden ya da Bolu şehir merkezinden ulaşabilirsiniz.

BOLU KAPLICALARI
Ünlü Bolu kaplıcalarının tarihi M.S. 1. yüzyıla uzanıyor. Roma İmparatorluğu valisi Pilines tarafından yaptırılan bu şifa tesisleri, M.S. 5 ve 6. asırlarda, büyük depremlerde yıkılmış; Selçuklular döneminde ise restorasyondan geçmiş. Bolu Sancak Beyi Kızıl Ahmet Paşa’nın 1450-1460 yıllarında doğu kısmına havuzlar eklettiği Bolu kaplıcaları, 1985-87 yıllarında restore edilerek turistik tesise dönüştürülmüş.

AKÇAKOCA
Son yıllarda alternatif tatil yörelerine ilgi duyanların gözdesi haline gelen Akçakoca, asırlık çınar ağaçları, kumsalı ve dalgalı denizi ile sevimli bir sahil kasabası. Sevimli küçük otelleri ve plajları yaz aylarında turistlerin akınına uğruyor. Ceneviz Kalesi’nin kalıntıları görülmeye değer.

Akçakoca’ya İstanbul-Ankara otoyolundan, Düzce’ye varır varmaz Akçakoca istikametini takip ederek ulaşabilirsiniz. İstanbul-Akçakoca arası 243 km.


Akçakoca, tatilcilerin yeni gözdelerinden.

YEDİGÖLLER
Bolu’nun kuzeyinde yer alan Yedigöller Milli Parkı, başta kayın ağaçları olmak üzere meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi onlarca farklı türde ağaçla kaplı. Geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap gibi hayvanları da barındıran Yedigöller, olta balıkçılığı meraklıları için önemli bir merkez.

Yedigöller Milli Parkı içerisindeki Kapankaya’ya çıkıldığında karşılaşılan manzara gerçekten büyüleyici. Buradan kısa bir yürüyüşle anıt ağaç ve geyik üretim merkezini görebilirsiniz. Milli Park içinde kampçılık, günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi aktivitelerde bulunurken, misafirhane ve bungalovlarda konaklayabilirsiniz.

Yedigöller’e İstanbul-Ankara otoyolunu kullanarak ulaşmak mümkün.  Bolu il sınırları içindeki Yeniçağa kavşağını döndükten sonra karşınıza çıkan yol sizi Yedigöller’e götürüyor. Yedigöller, Bolu’ya 42 km uzaklıkta. Konaklamak isteyenler için Bolu ya da Gerede’de çeşitli seçenekler mevcut. Önemli bir hatırlatma! Kış aylarında Bolu-Yedigöller yolu kar nedeni ile kapalı.   



SÜLÜKLÜ GÖL
Mudurnu - Akyazı yoluna 9 km mesafede, Mudurnu ilçesine 50 km uzaklıkta bulunan Sülüklü Göl, Milli Parklar koruma alanı içinde yer alıyor. Bozulmamış doğası ve zengin florasıyla dikkat çeken gölün alabalıkları çok ünlü.



GÖYNÜK
20. yüzyıl başlarına ait çok sayıda eski Türk evinin bulunduğu Göynük, sahip olduğu tarihi konutlar, camiler, türbe, çeşme ve hamamlardan oluşan toplam 127 adet sivil mimari eser sebebiyle “Kentsel Sit Alanı” ilan edilmiş. Gazi Osman Paşa Camisi ve Hamamı, Akşemsettin Türbesi ile Saat Kulesi Göynük’ün en önemli tarihi yapılarından. Eski bir Osmanlı kenti olan Göynük’ün geçmişi İskitler ve Traklara  kadar dayanıyor. Sünnet Gölü, Çubuk Gölü ve Çatak Köyü kaplıcası görülmesi gereken  yerlerin başında geliyor. Göynük’te gecelemeyi düşünürseniz Akşemsettin Konağı iyi bir seçenek.

İstanbul-Ankara otoyolunun Adapazarı ayrımından Bilecik’e saptıktan sonra, Geyve üzerinden Taraklı’yı takip edip Göynük-Sünnet gölü-Sülüklügöl’e ulaşmak mümkün.



SÜNNET GÖLÜ
Göynük’e 27 km mesafedeki Sünnet Gölü’ne Bolu-Göynük yolu üzerinden ulaşılıyor. Etrafı karaçam ağaçlarıyla kaplı göl, deniz seviyesinden 820 metre yükseklikte, derinliği ise 22 metre. Kış aylarında donan gölün çevresi yürüyüş için ideal. Göldeki mercan ve alabalıkların avlanması serbest. Sünnet Gölü’nde konaklama ve yeme-içme hizmeti veren bir tesis de bulunuyor.



GÖLCÜK
Gölcük, Bolu’nun 13 km güneyinde suni bir göl. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı gölün, kar altındaki görüntüsü görülmeye değer. Gölcük’ün yüzeyi 45 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Kıyısında yer alan iki yapıdan biri, hoş mimarisi ile dikkat çeken Orman Bakanlığı’nın misafirhanesi; diğeri ise kır gazinosu. Civarda piknik masaları, otopark, büfe, ocak ve çeşmeler bulunuyor. Gölcük’te araçla tur yapılmadığı için havası çok temiz ve etraf çok sessiz. Bu yüzden kafa dinlemek ve rahatça yürüyüş yapmak için ideal. Sağlık problemi olanlar ve şehrin keşmekeşine daha fazla katlanamayanlara Gölcük’ün bol oksijenli havası, şifalı suları ve gölün muhteşem manzarası ilaç gibi gelecek. Fotoğraf meraklıları da Gölcük’ten çok mutlu ayrılacak.

Gölcük, Ankara’ya 205 km, İstanbul’a 250 km uzaklıkta. Çamlıca gişelerinden Düzce ve Hendek’i geçip Bolu Dağı yolunu takip ediyorsunuz.  Sis ve trafik yoğunluğuna dikkat!


Gölün kıyısında konumlanan Orman Bakanlığı’na ait misafirhane, Gölcük’teki en şık yapı.

ABANT GÖLÜ
Abant, Bolu’nun 35 km güneybatısında çam ve köknar ağaçları ile kaplı bir krater gölü. Nadir su bitkilerinden olan sarı ve beyaz nilüfer çiçekleri ve lezzetli alabalığı ile ünlü. Yeraltı suları ile beslenen gölün çevresi flora ve fauna bakımından oldukça zengin. Gölde bulunan ünlü Abant alabalığı, yılın belirli zamanlarında makul bir ücret karşılığında avlanabiliyor. Çok sayıda yaban hayvanına da ev sahipliği yapan gölün çevresindeki orman; piknik,  kamping, sportif olta balıkçılığı,  yürüyüş, tekneyle, faytonla, atla gezinti ve buz pateni (kış aylarında) aktivitelerini gerçekleştirmek için çok uygun. Gölün etrafında yeterli sayıda konaklama tesisi bulunuyor.

İstanbul-Ankara otoyolunu kullanarak Bolu’ya girmeden sağda Abant yolu ayrılıyor. 18 kilometre ilerde Abant Gölü’ne ulaşıyorsunuz.



KARTALKAYA
Ülkemizin en eski kayak merkezlerinden olan Kartalkaya, kış aylarında özellikle İstanbul ve Ankara çevresinden oldukça rağbet görüyor. Hafta sonu gibi kısa zaman dilimlerini değerlendirmek isteyenlerin akınına uğrayan kayak merkezinde, özel teşebbüse ait  oteller bulunuyor. 13 pistin yer aldığı tesislerde, çok sayıda teleski ve telesiyej kayakseverlere hizmet veriyor.

Kartalkaya’da her seviyeye uygun pist bulmak mümkün. İster kaymaya yeni başlıyor olun, ister profesyonel,  buradaki pistlerden en az biri aradığınız özelliklere uygun olacaktır. Türkiye’nin ilk snowboard pisti olan Snowpark’da Kartalkaya’da. Snowpark birçok yarışmaya da ev sahipliği yapıyor. Kaymayı bilmiyorsanız sorun etmeyin: Hocalardan ders alabilir, gerekli kayak malzemelerini kiralayabilirsiniz. Kartalkaya yaz aylarında ise bir başka güzel. Yeşilin onlarca tonuyla kaplanan dağ, yaz sıcaklarında ferahlamak isteyenlerin buluşma noktası.

Bolu şehir merkezine 54 km, Ankara karayoluna ise 28 km uzaklıkta. Ankara Esenboğa Havaalanı - Bolu arası, karayolu ile 220 km, İstanbul Atatürk Havaalanı - Bolu arası ise karayolu ile 275 km. Şehir merkezinden kayak merkezine ulaşım 45 dakika sürüyor.



YAYLALAR
Karadeniz kıyıları sahip olduğu bitki örtüsünü sadece bol yağmuruna değil, nemli ve sisli havasına da borçlu. Karadeniz yaylaları köknar, ladin, sarıçam, sedir, kayın, meşe, ıhlamur, karaağaç, gürgen, kızılağaç, yabani fındık gibi ağaç türleriyle kardelen, yabani açelya, orman gülü ve gökovan gibi binlerce çeşit kır çiçeği ile kaplı. Karadeniz Bölgesi’nde 2 bin yayla bulunmasına rağmen, ne yazık ki bunlardan çok azı dışardan gelen misafirlerin konaklama ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamalarına imkan tanıyacak şekilde organize edilmiş. Karadeniz’deki yayla köylerinde sadece yazın oturuluyor, kışın boşlar. Orman kuşağındaki dağınık köylerin aksine genellikle derli toplu yapıdalar. Evler bazen ahşap, bazen taş, çoğu zaman altı taş üstü ahşap. Toros yaylalarının aksine, çadırlı göçebeliğe Karadeniz’de hiç rastlanmıyor. Karadeniz halkı tarihin eski çağlarından beri yazın yaylaya göçmüş. Yayla mevsimi haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsıyor. Her hafta ayrı bir yaylada şenlik oluyor; alkol ve horonun kontrolden çıktığı, eğlenceli törenler.Tipik yayla kokusu ıslak toprak, inek gübresi ve isli çıra karışımı. Bağımlılık yapan, sarhoş eden bir koku. Bu kokuyu koklamamış olanın Karadeniz’i tanımış olduğu söylenemez. Bir kez koklayanın bir daha unutmayacağı da muhakkak.  



BOLU YAYLALARI

ALADAĞ YAYLALARI
Yemyeşil düzlükleri ile piknik için de ideal olan bu yaylalar, çevresinde bulunan Orman İşletme Tesisleri, Aladağ İzcilik Kampı ve göleti ile göz kamaştırıcı güzellikler sergiliyor. Aladağ Yaylaları, Bolu’nun güneyindeki dağ yamaçları üzerinde, orman alanları arasında yer alıyor. Kamp imkanlarının da olduğu başlıca yaylalar; Değirmenözü, Sarıalan, Gölcük, Ardıçtepe ve Üstyaka yaylaları.

YAYLALARI
Kiraz dağı çevresinde toplanmış, ortalama 1400 m yükseklikte olan bu yaylaların en önemlileri Gerenözü ve Kızık yaylaları. Bolu’da her dağ düzlüğü adeta bir yayla. Yine bunlardan biri olan Kızık yaylasının evleri, değişik mimarisiyle dikkat çekici. Bu evler hiç çivi kullanmadan, çam ağaçlarından çatkılı, kenetleme ve birbirine geçme şeklinde yapılmış. Yerden yüksekçe yapılmış merdivenleri, geniş ocakları ve kendine özgü eşyaları ile bu evler oldukça sıra dışı.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68348 - unknown - 38.107.179.239