|
TRABZON
Miletli kolonistler tarafından
M.Ö. 7. yüzyılda kurulan Trabzon, bölgenin en önemli şehri. Şehir Comnene İmparatorluğu’nun
merkezi olmuş. Osmanlılar 1461’de yöreyi fethedene kadar Bizanslıların
hükümranlığı altında kalmış. Yıllarca cami olarak kullanılan, şimdilerde
Ayasofya Müzesi olan 13. yüzyıl Bizans kilisesi, Trabzon’daki yapıların en değerlisi.
Bizans resim sanatının en güzel örneklerinden freskler, kilisenin iç duvarlarını
kaplıyor.

İstanbul’dan karayolu ile 1083 km. Ankara’dan ise 765 km. Trabzon’dan Rize-Artvin-Gümüşhane-Erzurum ve Giresun-Ordu-Samsun istikametine karayolu ağı
bulunuyor. Kent merkezine uzaklığı 1.5 km olan otobüs terminaline ulaşım taksi dolmuşlarla yapılmakta.
AYASOFYA MÜZESİ
13. yüzyılda Kral Manuel I tarafından yaptırılan kilisenin yapımında Selçuklu
taş işçileri de çalışmış. Kuzeydeki dört sütunlu ve üç apsisli şapel yapıdan
daha eski. Trabzon Ayasofyası bölgenin son Bizans devri yapılarının en
önemlilerinden. Kilisede; Adem ile Havva’nın cennetten kovulmaları, tahta
oturmuş Meryem, Hz. İsa’nın göğe çıkışı, doğumu, mucizeleri, son akşam yemeği,
vaftiz, İncil yazarlarının sembolleri gibi tasvirler ve figürler görülebilir.
Özellikle batı cephesindeki mukarnaslı nişler, sütun başlıkları, kuzey
cephedeki geometrik kompozisyonlu madalyonlar Selçuklu taş süslemeciliğinin
örnekleri. Yapı, çok iyi bir taş işçiliğine sahip. Taş süsleme ve fresk bakımından
çok zengin.
1670 yılına
kadar kilise olarak kaldıktan sonra, Osmanlılar tarafından camiye dönüştürülmüş.
1964 yılından beri müze olarak kullanılan yapı, Trabzon’un 2 km batısında bulunuyor.
ZİGANA GEÇİDİ
Trabzon’u Erzurum’a bağlayan yol, tarih boyunca Karadeniz dağlarının en önemli
geçidini oluşturmuş. Orta Çağ’da Asya’yı Avrupa’ya bağlayan büyük kervan yolu
Çin’den başlayıp Kaşgar, Semerkant, Buhara, Nişapur, Rey, Tebriz ve Erzurum
üzerinden gelerek Zigana Geçidi’nden denize inermiş. Trabzon’dan deniz yoluyla
Venedik ve Ceneviz’e ulaşırmış. Bugün yeni yol yapıldığı için eski Zigana
Geçidi kullanılmıyor. Yine de müthiş manzaraya diyecek yok.

HAMSİKÖY
Hamsiköy, Trabzon’dan Gümüşhane’ye doğru giden yolda Zigana Dağı eteklerinde
yemyeşil ormanlar içinde yer alıyor. Sütlacı ile ünlü olan Hamsiköy, yeni yapılan
tatil köyü ile doğaya kaçmak isteyenler için ideal. Burada aynı zamanda alabalık
üretimi de yapılıyor.

VAZELON MANASTIRI
Manastırın kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor. Kimi araştırmacılar M.S.
270-317 yılları arasında yapılmış olabileceğini tahmin ediyor. İmparator
Justinianus tarafından 565 yılında onarılan manastır, zamanımıza kadar birçok
tamir ve tadilat görmüş.
Vazelon
Manastırı, 13. yüzyıldan sonra Maçka’nın dini, kültürel ve ekonomik yapısında
etkili olmuş. Sümela Manastırı’nın da, yörenin en zengin manastırı olan Vazelon
Manastırı’nın gelirleri ile yaptırıldığı söylenir. Üç nefli kilisenin kuzey dış
duvarlarında yer alan cennet, cehennem ve son hüküm tasvirlerinin konu edildiği
freskler, canlılık ve güzelliklerini halen korumakta. Yahya Peygember’e adanan
manastır 1923 yılında terkedilmiş. Vazelon, Maçka’ya 14 km mesafede.

SÜMELA MANASTIRI
Maçka ilçesinin 17 km güneyinde, Meryem Ana Deresi vadisinde, tabandan 250 m yükseklikte duvar gibi dik bir yamacın ortasındaki bir mağara içerisinde inşa edilmiş.
Zigzaglar çizilerek yapılan zorlu bir tırmanıştan sonra ulaşılan noktadaki
muhteşem manzara, bütün zahmete değecek güzellikte. Manastırın ilk kuruluşuna
dair muhtelif rivayetler var. Bunlardan en yaygın olanı: Atinalı Keşiş Barnabas
ile yeğeni Sophrenios’un kilisenin ilk temelini attığı şeklinde. Kora Dağları’nın
en dik yamacına çıkan keşişler, tepesinden su damlayan bir mağara bulunca
manastırı burada ilk önce iki oda olarak kurarlar (M.S. 385). İki keşişin
kurdukları iki odalı manastır, keşişlerin ölümünden sonra (412 yılı dolayları)
hem Katolik, hem de Ortodoks mezheplerinden olan Hristiyanlarca kutsal bir tapınak
olarak kabul edilmiş. Karadeniz Bölgesi’nin en eski Hristiyan tapınağı olan
Sümela Manastırı’nın önemi doğanın eşsiz güzellikteki bir yerinde çok ilginç
bir yapı olmasından ve çeşitli devirlerde yapılan duvar ve tavan
süslemelerinden kaynaklanıyor.

PERISTERA MANASTIRI (KUŞTUL MANASTIRI)
Trabzon-Maçka
yolunun 22. kilometresinde Şahinkaya yol ayrımından 14 km gidildiğinde Peristera Manastırı’na ulaşılıyor. Yapı, Sümela Manastırı’nın küçüğü. 300 metrelik
dik bir kaya kütlesinin üzerine kurulu olan manastırın içinde külliyesi de
bulunuyor. 1906 yılındaki yangından sonra onarım gören yapı, Karadeniz’in
önemli kartal yuvalarından biri. Manastır bugün terkedilmiş durumda.

SÜRMENE
Bıçaklarıyla tanınan Sürmene’nin tarihi M. Ö. 5. yüzyıla kadar uzanıyor. Tipik
bir Karadeniz kasabası olan Sürmene’nin 4 km doğusunda, 1800’lü yıllarda inşa edilen sivil mimarinin en güzel örneklerinden olan Kastel Konağı yer alıyor.

KIZLAR MANASTIRI (PANAGİA THEOSKEPASTOS)
14. yüzyılda, III. Alexios (1349-1390) döneminde, Boztepe’nin güney yamaçlarındaki
bir kaya kilisesi etrafına kurulmuş, 19. yüzyılda genişletilmiş. Theoskepastos
sözcüğü “Tanrı tarafından örtülmüş ve korunmuş” anlamına geliyor. Bu manastır
da birçok Trabzon manastırında olduğu gibi bir kaya şapelinin etrafında inşa
edilmiş. Günümüzde geniş kütlesi ile ayakta kalabilmiş ender yapılardan biri.

St. ANNA/KÜÇÜK AYVASIL KİLİSESİ
Trabzon’da ayakta olan en eski kilise yapısı. 7. yüzyılda inşa edilmiş, 9. yüzyılda
onarım geçirmiş. Üç apsisli, bazilika planlı, küçük boyutlu bir kilise. İç
duvarındaki fresklerin büyük bölümü tahrip olmuş. Güneydeki giriş kapısının
üzerinde Roma dönemine, I. Basil zamanına ait 884-885 tarihli onarım kitabesi
bulunuyor.
İRENE KULESİ (CEPHANELİK)
İrene Kulesi veya Fatih Kulesi olarak bilinen kulenin, İmparatoriçe İrene
(1340-1341) tarafından Trabzon aristokrasisinin toplantı yeri olarak yaptırıldığı
sanılıyor. Ayrıca Yıldız Sarayı albümünde fotoğrafları bulunan yapının
II.Abdülhamit tarafından, Fatih zamanından kalma bir yapının yerine yaptırıldığı
da ileri sürülen görüşler arasında. 25 metre yüksekliğinde iç içe yer alan kalın duvarlı iki dairevi kuleden oluşan bina cephanelik olarak da kullanılmış.
KAYMAKLI MANASTIRI
Manastıra, Boztepe arkasındaki Mısırlı mezarlığının solundaki patikadan ulaşılıyor.
Manastır binası 2450 m2 üzerine kesme taştan yapılmış. Hz. İsa adına yapılan
manastır, yapının çatısından düşen bir adamın sağlam kalması üzerine “Çarhapan”
yani “fenalığı engelleyen” olarak da adlandırılmış. 1914-1918 yıllarında bir
yangın geçiren Kaymaklı Manastırı bu tarihten sonra terk edilmiş. Manastır,
Trabzon’a 3 km uzaklıktaki Kaymaklı Köyü’nde.

Kaymaklı Manastırı
St. EUGENEUS KİLİSESİ/YENİ CUMA CAMİİ
13.-14. yüzyıla tarihlendirilen kilise, Bizans döneminde Trabzon kentinin
koruyucu azizi olduğuna inanılan St. Eugenios’a atfen yapılmış. Haç planlı olan
yapının doğudaki apsislerinden ortadaki, dıştan beş köşeli ve üzerinde kartal
ve güvercin tasvirleri bulunuyor. Fetihten sonra camiye dönüştürülerek, giriş
mekanı ve minare ilave edilmiş.

Son yılların en gözde turizm aktivitelerinden biri olan yayla turizmi çok sayıda
ziyaretçiyi bölgeye çekiyor.
TRABZON YAYLALARI
SULTAN MURAT YAYLASI
Trabzon’un Çaykara ilçesine 25 km mesafede yer alan ve alt yapı hizmetleri
tamamlanmış olan yaylada yaz aylarında et lokantası, kır kahvesi, bakkal, kasap
ve pansiyon işletiliyor. Her türlü ihtiyaç yayladan karşılanabiliyor.
ŞOLMA VE MAVURA YAYLALARI
Maçka ilçesinden batıya doğru toprak yoldan 22 km yol aldığınızda Şolma Yaylası’na ulaşacaksınız. Yolun 16 kilometresi zengin bitki örtüsüne
sahip Kulin Dağı’nın içinden geçiyor. Yol boyunca yeşilden başınız dönecek,
kendinizi adeta doğanın bir parçası gibi hissedeceksiniz. Eğer aracınız yoksa yaz
aylarında yaylaya çıkan minibüsleri kullanabilirsiniz. 700 m rakımlı yaylada konaklama hariç alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumda. Elektrik, su, telefon
mevcut. Şolma Yaylası’ndan orman manzaralı toprak yolu takip ederseniz, 3.5 km sonra Mavura Yaylası’na ulaşabilirsiniz. Bu dağ yolu yaya yürüyüşü için de uygun. Elektrik ve
su olan yaylada, yaz mevsiminde ihtiyaçlarınızı görebileceğiniz kır kahvesi,
bakkal, kasap, manav hizmet veriyor. Gecelemeyi düşünüyorsanız kamp
malzemelerini yanınızda getirmeyi unutmayın.

Yayla şenlikleri, Karadeniz insanını biraraya getiren en önemli sosyal
etkinlik.
KİRAZ YAYLASI
Maçka merkezine 22 km mesafedeki Gürgenağaç Köyü’nden 7 km toprak yolla gidilen Kiraz Yaylası’na yaz aylarında yolcu taşımacılığı yapan ticari araçlarla da
ulaşmak mümkün. 1850 m rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumda.
Yaylanın içinden akan buz gibi suda alabalık avlayabilir, yaylada çim kayağı
yapabilirsiniz. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cuma günü yaylada “Ayeser Şenlikleri”
kutlanıyor. Elektrik, PTT ve su gibi altyapıya sahip yaylada, bakkal, kır
kahvesi, kasap, et lokantası hizmet veriyor. Hamsiköy ve Gürgenağaç
köylerindeki pansiyonlarda konaklayabilirsiniz.
UZUNGÖL
1090 m yükseklikteki Uzungöl, eşsiz doğal güzellikleri ile Karadeniz’in son yıllardaki
en gözde turizm merkezlerinden biri. Çaykara ilçesine 20 km, Trabzon’a 100 km mesafedeki Uzungöl’e yaz, kış ulaşmak mümkün.
Vadinin
ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Holdizon Deresi’nin önünü
kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak biliniyor ve çevresi de aynı adı taşıyor.
Özellikle yakınındaki Ferah Köyü’nün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap
evleri, doğanın güzelliğini tamamlar özellikte. Dik yamaçları ve muhteşem orman
örtüsü ile Alplerin güzelliği ile yarışan ve altyapı hizmetleri açısından
oldukça donanımlı durumdaki Uzungöl’ün 10 km güneyindeki Holdizon Dağları (3000 m.) ve Balıklıgöl çevresi yaya yürüyüşü ve vahşi doğayı gözlemlemek için son
derece uygun.
Çevrede
trekking, kuş gözleme, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların
arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü gibi diğer
yaylalara geziler düzenleme olanağı da var. Yaban hayatı bakımından Uzungöl
çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, Kafkas dağ horozu gibi çeşitli
hayvan türleri barınıyor. 500 bin m2 alana sahip olan gölde alabalık ve sazan
balığı da yaşıyor.

Uzungöl
KARADAĞ YAYLASI
1946 m yükseklikteki yayla, bol oksijeni ile akciğer tedavisi görmüş hastaların
tatil için tercih ettiği yerlerden. Akçaabat - Düzköy yolunun 12.
kilometresinden batıya dönülerek 28 km toprak yolla ulaşılabilen yaylaya, yayla
mevsiminde ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı da yapılıyor. Yaylada yaban
hayatı da oldukça zengin. 10 yataklı pansiyonda konaklayabilir, bakkal, fırın,
kır kahvesi ve lokantadan ihtiyaçlarınızı giderebilir, hatta yayladaki
hediyelik eşya satış yerlerinden yakınlarınıza yöresel armağanlar
götürebilirsiniz.
HIDIRNEBİ VE KURUÇAM YAYLALARI
Yaz-kış ulaşıma açık olan yaylalara ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılıyor.
Kuruçam - Hıdırnebi yaylaları arası bir kilometre. 1742 m yükseklikteki yaylalarda alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumda. Orman içinde kurt, tilki,
çakal vb. yabani hayvanları izleyebilir, foto safari yapabilirsiniz. Yaylada
bakkal, manav, kasap, fırın, lokanta ve kır kahveleri bulunuyor. Yayla
mevsiminde işletilen pansiyonlarda kalabilir, yörede yaşayan köylülerden
püsküllü çanta, alaca çorap, örme sepet, yayık, tahta kaşık gibi ürünler satın
alabilirsiniz.
ERİKBELİ YAYLASI
Tonya ilçesinin güneyindeki Erikbeli Yaylası’na yaz aylarında taksi ve dolmuşlar
çalışıyor. 1800 m yükseklikteki yaylada altyapı hizmetleri tamamlanmış durumda.
Erikbeli Turizm Merkezi; Kadırga, Çatma Obası, Zigana, Ken yaylalarına giden
yolların birleştiği kavşakta yer alıyor. Ken Yaylası, Erikbeli Turizm
Merkezi’nin 9 km kuzeyinde yer alıyor. Konaklama için kamp malzemelerinizi
getirmeyi unutmayın. Ancak yayladan et, süt, yumurta, ekmek gibi gıda
maddelerini temin etmek mümkün.

Yaylaların çoğunda bulunan hediyelik eşya mağazalarından, Karadeniz’e özgü
dokumaları satın alabilirsiniz.
|
|