PATARA
Kaş'a 41 km. uzaklıkta bulunan Patara’daki (Ovagelmiş) antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana
yayılmış. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunluğundaki vadinin girişinde yer alıyor.
Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü
görünümünü almış. Kentin adından ilk kez Herodot söz ediyor. Rivayete göre
Patara, kentin kurucusunun adı. Şehrin tarihi M.Ö. 5. ve 6. yüzyıla kadar uzanıyor.

Mitolojiye göre Güzel
Sanatlar Tanrısı Apollo Patara'da doğmuş. Tarihsel belgeler bu bölgenin Aziz
Nikolas'ın (Noel Baba) doğum yeri olduğunu ortaya koyuyor. Arkeolojik eserlerin
sayısız ve ilginç olduğu Patara, aynı zamanda kumsal severler için de ideal. 22 km. uzunluğundaki ince kumsalı göz alabildiğince uzanarak, her türden kum sporu için uygun bir
ortam sağlıyor.
Hz.İsa'nın
havarilerinden Saint Paul, Roma'ya gitmek için Patara'dan gemiye binmiş ve
Patara, Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde piskoposluk merkezi olmuş.
Patara'ya
girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma devri mezar anıtları görülüyor. Girişte
üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık
Hamamı’nın kalıntıları bulunuyor. Bunun 100 m. ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki uzaklığı gösteren yol kılavuzu bulunmuş. Kılavuz, dünya
karayollarının en eski ve en kapsamlı yol levhası. Antik kentte yer alan
Vespasianus Hamamı M.S. 69-79 yılında inşa edilmiş. Hamamın yanındaki patika
izlenirse, Patara'nın mermer döşeli ana caddesine ulaşılıyor. Caddenin
ilerisinde ise Bizans Kalesi'nin geniş duvarları ile karşılaşılıyor. Bu kalenin
doğusunda Korint Tapınağı ve batı ucunda Bizans Kilisesi yer alıyor.
Bir yamacın
eteğine kurulmuş olan ve M.Ö. 2. yüzyıla tarihlenen Patara Tiyatrosu ortalama
10.000 kişilik. Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri temizlenerek yapı ortaya
çıkarılmış. Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları halen
devam ediyor.
Koruma alanı
ilan edilen Patara plajı Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanı.
Bölgede, Caretta-Carettalar’ın üreme dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik
ortamlarının devamı için, koruma tedbirleri titizlikle uygulanıyor.
Çölü anımsatan
kumları, tertemiz denizi ve çam ormanlarıyla ünlü yöre, bünyesinde birçok
sürprizi saklıyor. Fakat antik kentin büyük bir bölümü, rüzgarlarla bir yerden
bir yere taşınan kumlar altında saklı. Kum taşınmasını önlemek amacıyla geliştirilen
bir proje dahilinde iklime uygun dikilen akasya ve bitki türleri bölgeye ayrı
bir güzellik katarken; koyu pembe çiçekli zakkumlar, çam ağaçlarıyla bütünlük
sağlıyor. Patara'da yerleşim alanı, Gelemiş Köyü antik kentinin 2 kilometre gerisinde yer alıyor. Alabildiğine geniş, uzun ve vahşi kumsalda rüzgar, denizde ise
dalga hiç eksik olmuyor. Akdeniz'in sayılı temiz denizine sahip Patara'da
sahile vuran dalgalar vücutta jakuzi etkisi yaparken, kulaç atmaya çabalamaktan
yorgun düşüyorsunuz. Patara'nın kum yapısı oldukça ilginç. Binlerce yıl önce
temiz denizlerin göstergesi olan bir çeşit mikroorganizma ürünü kumlar
üzerinde kum kürü yapanlar, ağrı ve sızıdan kurtuluyorlar.
Turistik
bir yöre olan Patara' da çok sayıda konaklama tesisi, otel, motel, pansiyon, alışveriş
merkezleri ve leziz yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunuyor.
PATARA’NIN ÖZEL KONUMU
Patara'nın kumu, tıpkı Datça'daki Gebekumu'nda olduğu gibi, aynı yüzyılda oluşmuş.
Temiz denizlerde yaşayan ve taş yiyip taş üreten bir çeşit mikroorganizmanın
ürünü. Bu kumun rüzgarla taşınmasını önlemek için, bölgeye yegane uyum sağlayan
bitki ise akasya.
KIZILDERELİ KANOLARI
Patara’da yapabileceğiniz en heyecanlı aktivitelerden biri de Eşen Çayı
üzerinde kano gezisi.
Saklıkent Kanyonu'ndan doğan ve bir kolu Kınık'tan geçen Eşen Çayı'nı Kızılderilileri’nkine
benzeyen kanolarla gezebilirsiniz. Kınık'ta köprü altında başlayıp Çayağzı'na
kadar süren 16 km'lik Eşen Çayı'nda, yaklaşık 4 saat su üstünde kalınıyor.
Sabah 11:00'de başlayan kano yolculuğu, çeşitli molalarla 17:30'a kadar
sürüyor. Kano macerasının ücreti 35 $. Her tür rehberlik hizmeti veriliyor.
PATARA KANYONU
Patara kanyonu, mercan ve sünger çeşitleriyle süslü. 11 metreden 132 metreye
inen fener duvarı, oldukça canlı ve renkli. Öksüz Ada ise köpekbalığı
ailesinden keler balıklarını barındırıyor.
FOTOĞRAF MAKİNENİZİ UNUTMAYIN!

Gün batımında güneşin hareketlerine göre renklerle yıkanan kum tepeleri
kartpostal tadında görüntüler yaratıyor. Önce güneşle sararan, sonra kızıla
boyanan kum tepeleri üzerindeki dalga hareketlerini, gölgeleri ve tepe
siluetlerini izlemek veya fotoğraflamak bile, başlı başına Patara'ya geliş
nedeni olabilecek özellikte. Rüzgarla kapanan kumdaki ayak izleri, yeniden şekillenen
kum tepeler, denize batan güneşten önce ortaya çıkan pastoral kompozisyonlar,
büyüleyici güzellikte.

Bir yamacın eteğine kurulmuş olan ve M.Ö. 2. yüzyıla tarihlendirilen Patara
Tiyatrosu 10.000 kişilik kapasiteye sahip.
KUMSALDA AT GEZİNTİSİ
Atla kumsalda gezinti, Patara’nın diğer sürprizlerinden. Çölü anımsatan
kumsalda sabah ve akşam serinliğinde yapılan at gezintilerinin saati 20 $.
Rehber eşliğinde 6-8 atla yapılan bu geziler, sabah 06:00-07:00 saatleri arasında
başlıyor. Yürüyüşe hazırlanan uysal atlar, konukların yönlendirmesine açık.
Bu gezilerde; birinci adım kanal boyu, ikinci adım yeşillik vadi, üçüncü adım
ise kum tepeler ve deniz. Yol boyunca orman, vadi ve antik kentlerden geçiliyor.
Daha önce hiç deneyiminiz olmasa bile, çiftlikte verilen bilgiler doğrultusunda
ve 3-4 turluk denemelerde 10 dakikada at binicisi olabiliyorsunuz.
