DANTEL KOYLARIN
GÖLGESİNDE
Kaş,
Akdeniz’in billur mavisi sularını, altın sarısı kumsallar ve güneşle buluşturan,
adına yakışan gizemi cennete dönüştüren tatil yöresi...

Denize dantel gibi işlenmiş
Çukurbağ Yarımadası’nda yer alan Kaş tam anlamıyla bir tatil cenneti.
Havayolunu seçenler için
Dalaman Havaalanı- Kaş arası 160 km. Antalya Havalimanı ise 210 km. uzaklıkta. Yola özel araçla çıkanları karayollarının yıllarca süren çalışmaları sonucu
modern, geniş uçak pistini andıran yollar bekliyor. Gerek Antalya gerekse
Muğla-Fethiye üzerinden gelenler Kaş'a manzarası güzel, rahat bir yolculukla
ulaşabilirler. Kaş'tan Kaputaş Plajı’na yarım saatte bir kalkan minibüs
seferlerleri ile gidiş ve akşam 18.00'de de dönüş imkanı bulunuyor. Antalya-Kaş
sahil yolu yerine Korkuteli-Elmalı-Kaş dağ yolunu tercih edenler virajlı,
rampalı fakat seyre değer güzellikteki ağaç çeşitlerinin gözlenebildiği asfalt
yolu kullanabilirler.

Kaş'ın eski adı "Antiphellos" Grek dilinde "Taşlı Yer"
anlamına geliyor.
Gerçekten de bu isim kayalıklar üzerine kurulmuş Kaş'a çok uygun.
Likya bölgesinin küçük ama önemli liman kenti Kaş, antik kent Antiphellos’un en
güzel kalıntılarından biri olan tiyatro ve kaya mezarları ile sokaklarındaki
çok sayıdaki kafe, restoran ve eğlence merkeziyle renkli bir tatil yöresi.
Kaş, batıda
Eşen Çayı ile Fethiye’ye, doğuda Demre’ye, kuzeyde Elmalı’ya komşu bir turizm
cenneti. Akdeniz’de ise Meis Adası ile karşı karşıya bulunan Kaş, 70 km sahil uzunluğu ile ayrıcalıklı coğrafyasının tüm zenginliğini gözler önüne seriyor.
Kaş,
çevresinde yer alan antik kalıntıları, Akdeniz derinliklerinin ipuçlarını taşıyan
sualtı dalışları, doğa yürüyüşleri, yamaç paraşütü, değerli taşları andıran
adalara yapılan Mavi Yolculuk ve tekne turları, leziz deniz ürünleri ve yöresel
yemeklerden oluşan mönüsü ile, zenginlikleri saymakla bitmeyen düşsel bir
mekan...
Kaş zengin
tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting
gibi doğa etkinlikleri için de sayısız olanaklar sunuyor. Kaş'ın bir özelliği de
bazı antik kalıntılara yaya olarak gidilebilmesi. Örneğin Kaş'a 12 km uzaklıktaki Phellos'a yürüyerek güzel bir gezi yapmak mümkün.
Denize kıvrım
kıvrım uzanan bir yarımadanın içinde kalan koya kurulmuş belde, günümüzde
tatilcilerin gözde merkezlerinin başında yer alıyor. İlçede tatil yapanların
bir kısmı sahildeki kayalıklardan denize girerken, diğer bölümü teknelerle gün
boyu süren Kekova turuna çıkıp değişik koylarda turkuvaz mavisi renkte, içilesi
berraklıktaki sularda yüzüyor.
Antiphellos
antik kenti üzerine kurulmuş olan Kaş’ta kentin içindeki tarihi kalıntılar
gündelik hayatın bir parçası olmuş. Limana inerken, alışveriş merkezinin karşısında
yer alan “lahit” turistlerin gözdesi. Kimse o lahti görmeden gitmiyor Kaş'tan.
Likya tipi bu lahit, Kaş'ın adeta simgesi.
En önemli
caddesi ise, Akdeniz mimarisi özelliklerini karakteristik biçimde yansıtan
Uzunçarşı. Kaş’ta evlerin birçoğu ikamet amaçlı olarak kullanılıyor. Evlerin dış
yüzeylerini kaplamış olan Akdeniz yöresine özgü begonviller de, Kaş denildiğinde
ilk akla gelenlerden...
KAŞ’IN GÖZÜ: MEİS
Antikçağda Kaş, Antiphellos olarak adlandırılmış. Meis adasını "göz"e
benzeten Yunanlılar adaya en yakın kara uzantısını da "Kaş" olarak
adlandırmışlar. Böylece yörenin adı ortaya çıkmış.
Vizeniz
varsa, Meis adasına ulaşmanız sadece 20 dakika sürüyor. Meis adasında yaşayanların
çoğu, az da olsa Türkçe konuşabiliyor. Antik çağdaki adı Megiste olan Meis, çok
iyi korunmuş ve bakımlı bir turizm merkezi niteliğinde. Küçük bir havaalanı
olan Meis'e, yurt dışından çok sayıda gelen var.

Uzunçarşı, Kaş’ın en hareketli caddesi.
PANSİYONCULUK YAYGIN
Kaş halkı geçimini yaz aylarında pansiyon, otel ve motel işletmeciliği ya
da turizme yönelik diğer işletmeleri çalıştırarak sağlıyor. İlçe halkının çoğunun
yayla köylerinde toprakları var. Ova ve yaylalarda yurdumuzun önemli yaş sebze,
meyve ve çiçek üretimi yapılıyor. Kış aylarında da üretim seralarda yapılarak
içte ve dışta pazarlanıyor. Yine yüksek ve dağlık yerlerde elma üretimi yaygın.

Kaş’ta hayat tüm yönleriyle sokakta akıyor. Dükkanının önüne attığı küçük hasır
sandalyede gün boyu laflayan yöre esnafından evinin önünde göz nuru döktüğü
yemenileri satmaya çalışan yaşlı teyzeye kadar hayat sokakla içiçe...
TARİHÇE
Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adı.
Antik kent daha sonraları Antiphellos ismi ile anılmış. Karia ve Likya
Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan
Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanı. Anadolu seferi sırasında
Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından alınan kent, İskender'in genç yaşta
ölümünden sonra, Seleukoslar'la Ptolemaioslar arasında savaşlara neden olmuş.
Antiphellos, Roma Dönemi'nde önem kazanarak, Bizans Dönemi'nde piskoposluk
merkezi olmuş. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış, daha sonra da Anadolu
Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almış. Anadolu Selçuklu
Devleti'nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve
Osmanlı Devleti, kenti yeni bir ilçesi olarak, Yıldırım Beyazıt zamanında
topraklarına katmış.

Kentin merkezinde yer alan Likya tipi lahit, Kaş’ın simgesi. Kaş’a gelen
turistler mutlaka bu lahdi ziyaret ediyor, kimisi yanında fotoğraf çektiriyor,
kimisi de yüzyıllar öncesinin gizemini bu anıt mezarda çözmeye çalışıyor.
ALTIN SARISI KUMSALLAR
Sapsarı kum ve mavi denizin buluştuğu kumsallar, Kaş'ın benzersiz plajlarının
adresleri. Küçükçakıl, Büyükçakıl, Akçagerme ile Limanağzı yüzme tutkunları
için ideal yerler. Bir doğa harikası olan Kaputaş plajı, Kaş'a 19 km. uzaklıkta. 192 basamakla plaja inilmesi, kumunun altın sarısı rengi ve mavinin her tonunun
güneşle parlaması plajın çekiciliğini artıran özellikler arasında.

LİMANAĞZI PLAJI
Kaş’ta denize girilebilecek en güzel yerlerden biri Limanağzı Plajı. Plajları
az olan Kaş’ta tertemiz denizi ile Mavi Bayrak ödülü alan Limanağzı yüzmek için
ideal.

ÇAKIL
PLAJI/KAPUTAŞ PLAJI
Kayalıklı bir arazi üzerinde kurulan Kaş merkezinde, kumsal yok denecek kadar
az. Kayalıklar üzerinde teraslar oluşturulmuş ve oradan denize giriliyor.
Denize girilebilecek az sayıdaki plajlardan biri de yarımadanın batısında
bulunan Büyük Çakıl plajı. Denize girmek için bir başka uygun plaj ise, Kaputaş
plajı. Kaş'tan devamlı minibüs seferleri var.
MAĞARALAR
Kaş ve civarında birbirinden etkileyici deniz mağaraları bulunuyor. Bu mağaralara
teknik dalışlar yapmak ve bazılarında yüzmek mümkün. Bunlar Kekova Adası deniz
mağarası, Aşırlı Adası deniz mağarası, Güvercin İni deniz mağarası ve bölgenin
en ünlü mağarası olan Mavi Mağara.
MAVİ
MAĞARA
Kaputaş Plajı’ndan 500 metre uzaklıktaki Mavi Mağara’ya ancak deniz yoluyla ulaşılabiliyor.
Teknelerin rahatça girdiği mağaranın 18 metre genişliği, 10 metre yüksekliği ve 35 metre derinliği bulunuyor. En önemli özelliği ise su altından yansıyan güneş
ışığında buluşan yeşil ile mavinin dayanılmaz çekiciliği.

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
Kaş,
birbirine yakın Likya şehirlerini yürüyerek keşfetmek isteyenler için cazip
güzergahlara sahip. Limanağzı, Gedife Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı,
Gömbe Yaylası alternatif yürüyüş parkurlarından.
YAMAÇ
PARAŞÜTÜ
Son
dönemlerde yapılan araştırmalar Kaş'ın yamaç paraşütü için yeryüzü şekilleri ve
iklim açısından Türkiye'nin en uygun yerlerinden biri olduğunu gösteriyor. Uçuşlar
donanımlı malzemelerle, uzman kişilerin kontrolünde gerçekleştiriliyor.
SU ALTI
SERAMİK SERGİSİ
Dünyada ilk
kez çalışmaları yapılan “Su Altı Köpekbalığı Heykeli” ve “Su Altı Seramik
Sergisi” Kaş’ın tarih, doğa ve kültür güzelliklerinin sanatla bütünleşmesini
yerli ve yabancı turistlere en güzel ifade eden görüntüler.
SPORTİF AKTİVİTELER SU ALTI DALIŞLARI
Son yıllarda
Kaş, dünyanın önemli turizm amaçlı su altı dalış merkezlerinden biri halini aldı.
Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli ve yabancı
turiste, Akdeniz'in en eski batıklarını göstermek için yarışıyor.

ULUBURUN ANTİK BATIĞI
Kaş
ilçesinin 8.5 kilometre güneydoğusunda uzanmakta olan Uluburun'un doğu kıyısından
60 metre açıkta yatan batık, M.Ö 14. yüzyıla ait bir yük gemisinin kalıntıları.
1984 yılında başlanan dalışlar sonucunda geminin 61 metre derinliğe kadar yuvalanmış yükü gün yüzüne çıkartılmış. Çıkarılan eserler, Bodrum Su Altı
Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
KAŞ UÇAK
BATIĞI
İkinci Dünya
Savaşı sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı Meis adası yakınlarında
batan üç pervaneli İtalyan savaş uçağı, 57 metreden itibaren görülüyor ve
kuyrukla diğer metal parçaları meyil nedeniyle 70 metre derinliğe kadar uzanıyor. Enkazın etrafında patlamamış ve hala aktif olduğu tahmin edilen
cephaneler mevcut.
MAVİ YOLCULUK
Kaş, Mavi
Yolculuk’un önemli duraklarından ve başlama yerlerinden bir tanesi. Kaş Yat
Limanı’nda konaklayan teknelere, su, elektrik, benzin, duş ve çamaşırhane gibi
imkanlar sunuluyor.

ANTALYA/KAŞ/ANTALYA
Diğer
programlara oranla daha çok tercih edilen ve daha çok yer gezilebilen bir rota.
Mutlaka görülmesi gereken yerler: Sönmeyen ateşi ile ünlü Tahtalı Dağı
eteklerinde bulunan Olympos ve Phaselis antik kentleri, Demre'deki Myra kaya
mezarları, tiyatrosu ve kent içindeki
St Nicholas
Kilisesi, sualtındaki batık şehir Kekova Adası, Kale köyü (Simena), Kaş,
Finike, Kemer ve Antalya.
GÖCEK/KAŞ
Bu rota
Göcek koylarına, Ölüdeniz'e, aynı zamanda Kekova'ya, Demre'ye uğruyor.
Antalya-Kaş ve Marmaris-Fethiye mavi tur programlarından her ikisinin de en
çekici bölgelerini Göcek-Kaş turuyla görmeniz mümkün.

Kaş’ta doğa harikası koyları keşfetmek, denizle, doğayla, tarihle iç içe farklı
bir tatil geçirmek isteyenler, tercihlerini Mavi Yolculuk’tan yana kullanıyor.