Karadeniz
Bölgesi

Trabzon

Karadeniz’in
en önemli kentlerinden olan Trabzon, tarihi eserleri, yeşilin binbir tonunun
bulunduğu bitki örtüsü ve sıcak insanlarıyla görülmeye değer güzellikler
sergiliyor. Tarihi ipekyolu üzerinde bulunması nedeniyle eski çağlarda da
önemli bir geçiş merkezi olan kent, Miletli kolonistler tarafından M.Ö. 7. yüzyılda
kurulmuş. Tarihi Comnene İmparatorluğu’nun merkezi olan, Roma ve Bizans
devirlerini yaşayan Trabzon, 1204 yılında Pontus devletinin başkenti olmuş.
1461 'de Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan kentte Yavuz Sultan Selim Şehzadelik
yapmış, Kanuni Sultan Süleyman ise bu kentte doğmuş. Bölge, Osmanlılar 1461’de
yöreyi fethedene kadar Bizanslıların hükümranlığı altında kalmış.
Fatih Camii (Ortahisar Camii)

Ortahisar
mahallesindeki yapının Roma İmparatoru Konstantin'in (M.S. 325-364) yeğeni
Hanmibalianos tarafından, eski bir Roma tapınağı üzerine inşa ettirildiği sanılıyor.
"Komnenlerin Katedrali" olarak bilinen kilise, 1461 tarihinde Osmanlıların
Trabzon'u ele geçirmesinden sonra camiye çevrilmiş.
Büyük İmaret Camii
Yavuz
Sultan Selim'in annesi Ayşe-Gülbahar Hatun adına 1514 yılında Zagnos Köprüsünün
yakınında bir külliye içerisinde yaptırılmış. Caminin Trabzon'daki Türk
eserleri arasında özel bir yeri var. Erken devir Osmanlı Mimarisinde ayrı bir
plan tipi oluşturan zaviyeli camiler grubuna giren yapıda, zaviyeli camilerde
görülen 'avlu' kısmı yok. Duvar işçiliği dikkat çekiyor. Batı tarafındaki
minare klasik Osmanlı minareleri tarzında yapılmış.
St Eugeneus Kilisesi / Yeni Cuma Camii

13. ve 14.
yüzyıla tarihlendirilen kilise, Bizans döneminde Trabzon kentinin koruyucu
azizi olduğuna inanılan St.Eugenios’a atfen yapılmış. Haç planlı olan yapının
doğudaki apsislerinden ortadaki, dıştan beş köşeli ve üzerinde kartal ve
güvercin tasvirleri bulunuyor. Fetihten sonra camiye dönüştürülerek, giriş
mekanı ve minare ilave edilmiş.
Çarşı Camii
Kemeraltı
Çarşı mahallesinde bulunan cami, Trabzon'un en büyük camisi. Taş işçiliği ile
dikkat çeken yapı, Trabzon valilerinden Hazinedarzade Osman Paşa tarafından
1839 yılında yaptırılmış.
Ayasofya Kilisesi (Haghia Sophia Kilisesi)

Trabzon'a 2 km. uzaklıkta bulunan bir manastır kompleksi içinde yer alan kilisenin, Komnenos Devleti krallarından
I. Manuel zamanında 1238-1263 yılları arasında yapıldığı kabul ediliyor.
Kilise
bölgenin son Bizans devri yapılarının en önemlilerinden. 1670 yılında III.
Murat zamanında Beylerbeyi Ali Bey tarafından camiye çevrilen kilise, 1958-1962
yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği
sonucu restore edilerek 1964 yılında müze olarak ziyarete açılmış. Taş süsleme
ve fresk bakımından çok zengin olan yapı çok iyi bir taş işçiliğine sahip.
Peristera Manastırı (Kuştul Manastırı)

Trabzon-Maçka yolunun 22 km. sinde Şahinkaya yol ayrımından 14 km. gidildiğinde Peristera Manastırı’na ulaşılıyor. Yapı, Sümela Manastırı’nın küçüğü. 300
metrelik dik bir kaya kütlesinin üzerine kurulu olan manastırın içinde
külliyesi de bulunuyor. 1906 yılındaki yangından sonra onarım gören yapı,
Karadeniz’in önemli kartal yuvalarından biri. Manastır bugün terkedilmiş
durumda.
Kızlar Manastırı (Panagia Theoskepastos)

14. yüzyılda
III.Alexios (1349-1390) döneminde, Boztepe’nin güney yamaçlarındaki bir kaya
kilisesi etrafına kurulmuş, 19. yüzyılda genişletilmiş. Theoskepastos sözcüğü
“Tanrı tarafından örtülmüş ve korunmuş” anlamına geliyor. Bu manastır da birçok
Trabzon manastırında olduğu gibi bir kaya şapelinin etrafında inşa edilmiş.
Günümüzde geniş kütlesi ile ayakta kalabilmiş ender yapılardan biri.
St. Anna / Küçük Ayvasıl Kilisesi

Trabzon’da ayakta olan en eski kilise yapısı. 7. yüzyılda inşa edilmiş, 9. yüzyılda
onarım geçirmiş. Üç apsisli, bazilika planlı, küçük boyutlu bir kilise. İç
duvarındaki fresklerin büyük bölümü tahrip olmuş. Güneydeki giriş kapısının
üzerinde Roma dönemine, I. Basil zamanına ait 884-885 tarihli onarım kitabesi
bulunuyor.
Kaymaklı Manastırı

Manastıra
Boztepe arkasındaki Mısırlı mezarlığının solundaki patikadan ulaşılıyor. Manastır
binası kesme taştan yapılmış ve 2450 m2 üzerine kurulu. Hz.İsa adına yapılan
manastır, yapının çatısından düşen bir adamın sağlam kalması üzerine “Çarhapan”
yani “fenalığı engelleyen” olarak da adlandırılmış. 1914-1918 yıllarında bir
yangın geçiren manastır bu tarihten sonra terk edilmiş. Manastır,Trabzon’a 3 km. uzaklıktaki Kaymaklı Köyünde.
Sümela Manastırı

Sümela
Manastırı, Maçka ilçesinin 17 km. güneyinde, Meryem Ana Deresi vadisinde, vadi
tabanından 250 m. yükseklikte, duvar gibi dik bir yamacın ortasındaki bir mağara
içerisinde inşa edilmiş. Zigzaglar çizilerek yapılan zorlu bir tırmanıştan
sonra ulaşılan noktadaki muhteşem manzara, bütün zahmete değecek güzellikte.
Manastırın kuruluşuna dair muhtelif rivayetler var. Bunlardan en yaygın olanı:
Atina'lı Keşiş Barnabas ile yeğeni Sophrenios'un kilisenin ilk temelini attığı.
Kora dağlarının en dik yamacına çıkan keşişler, tepesinden su damlayan bir mağara
bulunca manastırı burada ilk önce iki oda olarak kurarlar (M.S. 385). İki keşişin
kurdukları iki odalı manastır, keşişlerin ölümünden sonra (412 yılı dolayları)
hem katolik, hem de ortodoks mezheplerinden olan Hıristiyanlarca kutsal bir tapınak
olarak kabul edilmiş. Karadeniz bölgesinin en eski Hristiyan tapınağı olan
Sümela Manastırı’nın önemi doğanın eşsiz güzellikteki bir yerinde çok ilginç
bir yapı olmasından ve çeşitli devirlerde yapılan duvar ve tavan
süslemelerinden kaynaklanıyor.
Vazelon Manastırı

Maçka'ya 14 km. mesafede çam ormanları arasında yer alan manastırın kesin kuruluş tarihi bilinmemekle beraber,
M.S. 270-317 yılları arasında yapıldığı tahmin ediliyor. İmparator Jüstinianus
tarafından 565 yılında onarılan manastır, günümüze kadar defalarca onarılmış.
Sümela Manastırı'nın yörenin en zengin manastırı olan Vazelon Manastırı'nın
gelirleri ile yaptırıldığı sanılıyor. Yahya Peygembere adanan manastır, 1923 yılında
terkedilmiş.
GÖRMEDEN DÖNMEYİN

Trabzon Kaleleri (Surlar)
MÖ. 5. yy.
dan beri varlığı bilinen surlar, çeşitli dönemlerde onarımdan geçmiş. Onarım ve
yenileme çalışmaları günümüzde de devam ediyor. Surlar; iç kale, ortahisar ve aşağı
hisar olmak üzere üç bölüme ayrılıyor.
Bedestan
(Ceneviz Hanı)

Bir ticaret yapısı olan Bedestan’ın her cephede birer kapısı bulunuyor. Yapının
11. yüzyılda Cenevizliler tarafından yapıldığı kabul ediliyor. Bedestan
bugünlerde kamulaştırılarak aslına uygun olarak restore ediliyor.
Artvin

Artvin,
yöreye has eski Türk evleriyle şirin bir şehir. Her Haziran’da, turist grupları
ile parlak giysili yerliler, Kafkasör festivalinde bir araya geliyor. Boğa güreşleri
kutlamaların en ilgi çekici etkinliği. Son yıllarda rafting meraklılarının akın
ettiği Çoruh Nehri kentin bir başka doğal zenginliği. Artvin, Orta Çağlarda
Gürcistan hakimiyeti sebebiyle, Gürcü kültüründen ipuçları görmek isteyenler
için çok uygun bir yer. Manzaralı yollar, bu dönemden kalan kilise ve ev kalıntılarına
uzanmakta. Bunlardan en iyi korunanları heybetli Kaçkar Dağları’ndaki Barhal ve
İşhan. Meşhur kalesi ile bölgenin en uzun kanyonunun üstünde yer alan eski Gürcü
başkenti Ardanuç, Artvin’in doğusunda yer alıyor.
İşhan
Kilisesi

Yusufeli
ilçesinin 11 km. doğusunda Dağyolu (İşhan) köyündeki kilise, 1008 yılında yapılmış,
1549 yılında Osmanlılar tarafından camiye çevrilmiş. Pencere kenarlarındaki
süslemeler arasında yer alan ejderha ile aslanın boğuşmasını tasvir eden
kabartma dikkat çekici. Kilise orijinal halini koruyor.
Hamamlı Kilise (Merkez)
Artvin il
merkezine bağlı Hamamlı köyündeki kilise, Bağdatlı I. Sembat tarafından yaptırılmış.
Günümüze kadar korunabilen "güneş saati" ile etkileyici bir mimariye
sahip.
Dört Kilise

Çevresindeki
yapı kalıntıları ile bir manastır kompleksine ait olduğu anlaşılıyor. Katedral
boyutlarında sade bir yapı. Batı Gürcistan hükümdarı David Magostar tarafından
yapılmış. Yusufeli –İspir yolu 7. kilometrede Tekkale köyü içinden işaretli yol
ayrımından ulaşılıyor.
Cevizli Kilise

Şavşat’a bağlı
Cevizli köyündeki kilise, Bagratlı beylerinden Aşut Kukh tarafından 899’da
yaptırılmış. Aşut Kukh'un mezarı kilisenin yanında bulunuyor. Bir Gürcü yapısı
olan Cevizli Kilisesi’nin dış yüzü sütun ve kabartmalarla süslü.
Köprülü
Kilise
Şavşat
ilçesinin 7 km. kuzeybatısında Köprülü köyündeki Köprülü Kilise’nin bölgedeki
kiliselerin merkezi olduğu tahmin ediliyor. Kıpçaklı beylerinden Zortana tarafından
yaptırılan kiliseden günümüze sadece kalıntıları kalmış.
GÖRMEDEN
DÖNMEYİN

Borçka-Karagöl
Gölü
çevreleyen ormanlarda; vaşak, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu,
yırtıcı kuşları izleyebilirsiniz. Gölde alabalık avlamak da mümkün.
Artvin
(Livana) Kalesi
Ortaçağ’da
yörede yaşayan Bagratlılar tarafından 10.yy.’da kurulmuş olduğu sanılıyor.
Kale, stratejik konumu itibariyle Osmanlılar zamanında da önemini korumuş.
Kafkasör
Kültür ve Sanat Festivali
Her yıl
Haziran ayının 4. Haftası boyunca geleneksel olarak düzenlenen festivalin en
ilgi çekici yanı Boğa Güreşleri. Dünyada benzeri görülmeyen bu güreş türü yöre
kültürünün en önemli renklerinden.
Kaçkar Dağı

Kaçkar, 3972 m. ile Karadeniz’in en yüksek zirvesi ve Türkiye’deki dağcılık
sporunun odak noktalarından biri. Doğu Karadeniz bölgesinin en yüksek dağ
silsilesinden olan Kaçkar dağlarında, dağ tırmanışları için Türkiye’nin en
uygun trekking parkurları bulunuyor. Yöreye gelen dağcılar genellikle Yusufeli
Yaylalar köyünden, Rize-Çamlıhemşin Ayder yaylasına yürüyerek Trans-Kaçkar
yürüyüşlerini tamamlıyor. Ayrıca yörenin diğer dağı olan Altıparmak dağlarında
da uygun trekking parkurları mevcut. Topraklarının çoğunluğu dağlık ve engebeli
arazi üzerine kurulmuş olan ilçede av turizmi için uygun alanlar yer alıyor.
Özellikle dağ keçisi, ayı, kurt, tilki ve doğal alabalık ilçedeki önemli
avlaklar arasında...