İç Anadolu
Bölgesi

Aizanoi Antik Kenti

Aizanoi’nin
adı Zeus’un Su Perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden meydana
gelen Frigyalılar’ın öncüsü Azan isimli mitoloji kahramanından kaynaklanıyor.
Aizanoi antik kenti Frigya’ya bağlı yaşayan Aizanitislerin ana yerleşmeleriydi.
Zeus Tapınağının çevresinde yapılan kazılarda M.Ö. 3000 yıllarına ait yerleşme
tabakaları çıkmış. Ancak kesin kentleşme bulgularına 1. yüzyılın sonlarına doğru
rastlanılmakta.
Kent, Roma İmparatorluğu
döneminde, tahıl, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş. Erken Bizans
döneminde (M.S. 395) piskoposluk merkezi iken 7.yüzyıldan itibaren önemini
yitirmiş. Selçuklu döneminde Çavdar Tatarları tarafından üs olarak kullanılmış
(13. yüzyıl), bu yüzden Çavdarhisar adını almış.
Kütahya’ya 57 km. uzaklıktaki Çavdarhisar ilçesinde.
Zeus Tapınağı

Tapınağın
olduğu yer şehrin ana kutsal alanı ve dünyadaki Zeus adına yapılmış tapınakların
en sağlam örneği. Tapınağın İmparator Hadrian döneminde yapıldığı duvardaki
kitabeden anlaşılıyor. Tapınak 53 x 35 m. ölçülerindeki podyum üzerine yapılmış olup, kısa yanların her birinde 8, uzun yanlarında 15’er İyon Sütunu var.

Kütahya.
Gordion

Yassıhöyük
(Gordion) Frigya'nın başkenti ve Büyük İskender'in Asya'nın anahtarını elde
etmek için Kör Düğümü kestiği yer. Burada Kral Midas'ın tümülüsünü ziyaret
edebilirsiniz. Civarda, hala kazı çalışmaları devam eden Gordion antik kentinin
kalıntıları ve küçük müze görülmeye değer.

Eskişehir’e 90 km. uzaklıkta.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Mahmut Paşa
Bedesteni ile Kurşunlu Han; Atatürk'ün bir "Eti Müzesi" kurulması
isteği üzerine, Ankara Arkeoloji Müzesi olarak ziyarete açılmış. Müzede,
Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik çağdan başlayarak, Neolitik, Eski Tunç, Asur
Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu dönemlerine ait, Karain, Çatalhöyük,
Hacılar, Canhasan, Beyce Sultan, Alacahöyük, Kültepe, Acemhöyük, Boğazköy
Gordion, Pazarlı, Altıntepe, Adilcevaz, Patnos kazılarından gelme çeşitli
koleksiyonlar ve çeşitli dönemlere ait örnekler sergileniyor. Sikke
koleksiyonları, mutlaka görülmeli.

Merkez. (Ankara) Müze Tel : (+90-312) 324 31 60 - 312 62 48 Ziyarete
saatleri : 08.30 - 17.30 Ziyarete günleri : Pazartesi hariç her gün.
Boğazköy-Hattuşaş

Anadolu'da
ilk organize devleti kuran Hititlerin başkenti olan Hattuşaş'ın Anadolu
arkeolojisinde önemli bir yeri var. Bugün Tarihi Milli Park olarak ilan edilen
Boğazköy'de görülecek başlıca yerler; Aşağı Sevir'deki Büyük Mabed, şehir
surları ve üzerindeki anıtsal kapılar,Yukarı Sevir'de sayıları 31'e ulaşan tapınak,
Krallık sarayı ve Büyük Kale. Frig Çağı'na ait en önemli yapılar ise Bastion
ile Güney Kale. Ayrıca, Boğazköy'deki yerel müzede ören yerinin önemli
buluntuları sergileniyor.
Çorum, Boğazkale ilçesinde yer alan Boğazköy (Hattuşaş) Ankara'ya 208 km. Çorum'a ise 82 km. uzaklıkta.
Yazılıkaya

Hitit İmparatorluk
Dönemi'nin benzersiz bir kalıntısı olan Yazılıkaya Açıkhava Mabedi Boğazköy'ün 2 km. kuzeydoğusunda yer alıyor. Kayaların doğal durumlarına uygun olarak düzenlenmiş olan büyük ve
küçük galeri iki mekandan oluşmakta. Büyük galerinin sağ duvarında tanrıçalar,
sol duvarında ise tanrı kabartmaları yer alıyor. Galerinin en büyük kabartması
olan Kral IV. Tuthaliya'nın kabartması doğu duvarında yer alıyor. Bu odada
bahar bayramlarının kutlanışı tasvir ediliyor. Küçük galeriye giriş dar bir
koridorla sağlanmakta. Burada sağa doğru ilerleyen 12 Tanrı, Meç Tanrısı ve IV.
Tuthaliya kabartmaları bulunuyor.
Boğazköy'ün 2 km. kuzeydoğusunda yer alıyor.
Alacahöyük

Çorum'a 45 km. uzaklıkta, Alaca İlçesi Höyük Köyü yerleşim alanı içerisinde yer alan Alacahöyük; görkemli
sfenksli kapısı, ilginç mimarlık eserleri ve mahalli müzesiyle, Boğazköy ve Yazılıkaya'yı
ziyaret edenler için aynı gün gezilebilecek önemli bir arkeolojik ören yeri.

Alaca, Höyük Köyü.
Gök Medrese

Yapıya taç
kapı üzerinde yükselen tuğla örgülü iki minaresindeki mavi çinilerinden dolayı
Gök Medrese deniliyor. Anadolu Selçuklu Beyliği baş veziri ve "Hayrat
Babası" (Ebu'l Hayrat) Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271 yılında
devrin astronomi ilminin okutulduğu medrese olarak yapılmış. Plastik sanatın şaheserlerinden
olan taç kapıdaki mermer malzeme nedeniyle ışık gölge sistemi belirgin. Ön
cephede yer alan çeşme, pencere, berkitme kuleleri ve iki minaresi taç kapıya
daha da önem kazandırıyor.

Sivas Kalesi'nin güneydoğusunda yer alıyor.
Çifte Minareli Medrese

Dikdörtgen
planlı medresenin günümüzde sadece ön yüzü ve minareleri ayakta. İlhanlı veziri
Sahip Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271 yılında yaptırılmış.
Anadolu'daki medreseler içinde en büyük portale sahip.
Sivas.
Kültepe

Kültepe
ören yeri, yüksekliği 22 m. çapı 500 m.yi bulan bir höyük tepe ile onun etrafını
çeviren Karum adı verilen aşağı şehirden ibaret. Yapılan kazılarda Kültepe'de,
Asur, Genç Hitit, Roma-Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular elde
edilmiş. Bu eserlerin en önemlileri Asur dilinde yazılmış çivi yazılı
tabletler. Tabletler Anadolu'nun en eski yazılı belgeleri.
Kayseri-Sivas karayolunun 20. kilometresinden ayrıldığınızda, yolun 2 km. kuzeyinde yer alıyor.
Döner Kümbet

Selçuklu
eserlerinin Kayseri'deki en güzel örneklerinden. Prenses Şah Cihan Hatun adına
yapılmış olan bu kümbet, kendisine has özellikleriyle dikkati çeken bir eser.
Çokgen şeklindeki kümbetin, her bir yüzüne çeşitli geometrik şekiller, efsanevi
yaratıklar kabartma olarak yapılmış.
Kayseri.
Çatalhöyük

Çatalhöyük,
Çumra ovasını sulayan Çarşamba Çayı’nın kıyısına kurulmuş, yaklaşık 450x275 m.
boyutlarında büyük bir höyük. Bugüne kadar yapılan kazılarda 14 yapı katı/tabaka
ortaya çıkarılmış. Çatalhöyük’ün öyküsü yaklaşık 9000 yıl öncesine kadar
gidiyor. Duvar resimlerinden bu bölgede Neolitik çağ boyunca aralıksız 800 yıl
süren bir yerleşimin var olduğu tahmin ediliyor. İlk yerleşmelerden birisi
olması nedeniyle, insanlık tarihi açısından büyük önem taşıyan Çatalhöyük’te yıllar
süren kazılar sonunda ortaya insanlığın ilk barınma biçimleri, ev mimarisi ve
toplumsal ritüellerine dair bir hazine çıkıyor. Ortaya çıkarılan ve genellikle
2 oda, depo, mutfak ve kilerden oluşan Çatalhöyük evleri bugün hala kullanılan
evlere benzemekle kalmıyor, kullanılan kerpiç malzeme de aradan geçen binlerce
yıla karşın neredeyse hala aynı.
Konya’nın 52 km. güneydoğusunda, Çumra ilçesinin 11 km. kuzeyinde.
Mevlana Türbesi ve Dergahı

Türbenin
temeli 1230 yılında, Mevlana'nın babası Sultan-ul Ulema Bahaeddin Veled’in
vasiyeti üzerine buraya gömülüp, üzerine basit bir türbe yapılmasıyla oluşmuş.
Mevlana'nın
ölümünden sonra ise Pervane Muiniddin ve karısı Gürcü Hatun tarafından buraya
bir türbe yaptırılmış. Türbe daha sonra dini ve sosyal işlevli mimari eklemeler
yapılarak günümüzdeki şekliyle bir Mevlevi dergahı haline getirilmiş. Müzede
Mevlana ve diğer Mevlevilere ait ya da çeşitli yollarla dergaha gelmiş değerli
yazmalar, hat ve tezhip örnekleri, maden, cam ve ahşap eserler ile Mevlevi
musikisi enstrümanları, halı ve kilimler sergilenmekte. Mevlana'nın ölüm yıldönümlerinde,
Şeb-i Aruz (Düğün Günü) olarak adlandırılan günlerde havuz etrafında sema
töreni yapılıyor.

Merkez. Konya