26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

KEKOVA FETHİYE




Fethiye-Kekova-Fethiye rotası Ege ve Akdeniz’in  dantel  kıyılarında cennete bir yolculuk.   

 



KEKOVA


Doğa ile tarihin bütünleştiği ve turkuaz denizin binlerce koyla çevrildiği bir yeryüzü cenneti Kekova.


Kaya mezarları ve kale önünden bir düzlüğe, Karagözler’den denize doğru iniyor. Ufkunu Şövalye Adası, Günlükbarı ve karşılarındaki dağlar oluşturuyor.

Fethiye, Persler, Likyalılar, Karyalılar ve Romalılara ait eserlerin izlerini taşıyor. Kültürel zenginliği, doğal güzellikleri ve coğrafyası, Fethiye’yi en önemli turizm merkezlerinden yapıyor.

Antik çağlardaki adı Telmessos olan Fethiye,bölgedeki diğer kentler gibi Anadolu’nun en eski yerleşim yerleri arasında bulunuyor. Telmessos’un tarihi M. Ö. 4. yüzyıla kadar dayanıyor, bu yüzden bölgede çok sayıda antik kente rastlamak mümkün.


Fethiye’nin Sarıyarlar adlı koyu, sarı renkli deniz atlarına ev sahipliği yapıyor.


TERSANE ADASI



Tersane Adası, Fethiye Körfezi’ndeki en büyük ada. Derin bir kanaldan geçerek ulaşılan kış limanı, özellikle Osmanlı döneminde kullanılan eski bir tersanenin ve başka yapıların kalıntılarıyla dolu. Adanın doğu tarafındaki demirlemeye elverişli ve korunaklı diğer koy, yaz limanı adıyla biliniyor.

Tarihsel kaynaklara göre ada geçmişte Telandria ismiyle iskan edilmiş. Burası, Bizans döneminde de denizcilerin Fethiye Körfezi’ndeki en güvenli sığınaklarındanmış. Tıpkı Kaya Köyü’nde olduğu gibi, Lozan Anlaşmasından sonra, 1922 mübadelesiyle boşaltılarak, sakinleri Yunanistan’a göç etmek zorunda kalmış. Geceleme ve yüzme molası için Tersane Adası, körfezin vazgeçilmez yerlerinden.

SARSALA KOYU



Dalaman’a 12 kilometre uzaklıkta, korunaklı ve sakin bir yer olan Sarsala Koyu, mavi yolculuğa çıkan tekne ve yatların vazgeçilmez duraklarından. Çamlarla denizin kucaklaştığı, hiç bir yapılaşmanın olmadığı tertemiz deniz ve kumsala sahip koyun tepelerindeki manzara muhteşem.


AĞA LİMANI
Fethiye Körfezi’nin Kurtoğlu Burnu’na yakın ucu, demirlemekten zevk alacağınız ikiz koylardan oluşuyor. Ağa Limanı; dinlenmek, yüzmek, balık avlamak ya da karada yürüyüş yapmak için son derce elverişli özelliklere sahip. Koyun hemen arkasındaki yumuşak patikayı izleyerek, yaklaşık bir saatlik yürüyüşle Likya’nın antik Lydae kentine ulaşabiliyorsunuz. Aynı patikadan devam edip tepenin diğer yamacından aşağıya indiğiniz vakit karşınıza, Kleopatra Hamamı diye bilinen Manastır Koyu çıkıyor.


GÖCEK


Birbirinden güzel sayısız koyun bulunduğu Fethiye Körfezi’nin Göcek bölümü, yatlar ve mavi yolculuk teknelerinin en gözde yeri.

Kaş’tan sonra Uluburun geçilerek Kekova’ya doğru yol alındığında, önce Sıçak Yarımadası ile karşılaşılıyor. Sıçak İskelesi’nde Aperlai antik kenti, yarımadanın ucunda ise Toprakada ve Karaada yer alıyor. Bundan sonra Kekova Adası uzanıyor. Bu adadan dolayı tüm bölge Kekova adıyla anılıyor.

Kekova bölgesinin bu koyları, her mevsimde doğal liman görevi üstlendiği için yatçıların en favori kıyılarından aynı zamanda. Kekova Adası’nın kuzey sahili boyunca, antik Apollonia kentinin M.Ö. 4. yüzyıla ait yazlık yalıları, yer yer su içinde görülebiliyor. Simena (Kaleköy) Kalesi bu berrak sularda gezinen yatların, sayısız koyların ve adaların kuşbakışı seyredilebileceği en iyi yer.


KEKOVA ADASI


Kekova Adası’na tekneyle geçerken batık kentin izleri görülmeye değer güzellikte. Bölge koruma altında ve dalış yasak.  

Bölgeye adını veren Kekova Adası, Simena’nın tam önünde Kaş-Demre arasında yer alıyor.

Kekova Adası depremlerle kısmen suya batmış olduğu için batık şehir olarak anılıyor. Kekova Adası’nın karşısında Kaleköy ve biraz ileride de yatlar için sakin bir koy olan Üçağız Köyü bulunuyor.

Simena’dan deniz yoluyla 10 dakikalık uzaklıkta yer alan ada üzerinde bulunan Tersane Koyu’na tekneyle ulaşılabiliyor. Batık Şehir üzerinden teknelerle geçerken su altında kalan şehrin izlerini ve merdivenleri görebilirsiniz. Bölge koruma altında alınmış ve buradan dalmak yasak.

ÜÇAĞIZ



Kaş’a 36 kilometre uzaklıktaki Theimussa, (Üçağız) üç tarafı denizlerle çevrilmiş koyları ile doğal bir barınak. Yat turizmi açısından önem taşıyan Theimussa, deniz yoluyla Simena (Kaleköy) ve Kekova Adası’na ulaşım imkanı sağlıyor. Görülmesi gereken kalıntılar, kayalık alçak bir tepe üzerinde yer alan kale, bugün denizin içinde kalmış olan sur parçası ve kentin doğu ucundaki kayalar oyulmuş iskele...


Tarihi M.Ö. 4. yüzyıla kadar inen Üçağız (Theimussa)’da çok sayıda tarihi kalıntı yer alıyor.


KALKAN




Kaş’a bağlı bir belde olan Kalkan, görülmeye değer bir koyun kıyısında kurulmuş. Küçük ama oldukça sevimli bir tatil yöresi olan Kalkan, eski Rum evleri ve küçük yat limanıyla son yılların en ilgi çeken tatil merkezlerinden biri.

Geleneksel beyaz renkli evleri, kepenkleri, çiçek fışkıran balkonları ile Kalkan alabildiğine huzurlu bir yöre. Hediyelik eşya dükkanlarının sıralandığı dar sokaklar marinada son buluyor. Kalkan’da günbatımında çatı teraslarında yemekten önce bir aperatif için biraraya gelmek, yatların geliş gidişini, marinadaki telaşlı faaliyeti izlemek ise bir gelenek haline gelmiş.

Yakın zamana kadar sabunculuk ve zeytinyağı ile geçimini sağlayan Kalkan tertemiz pansiyon ve otelleri ile lezzetli ürünler sunan lokantalarının yanı sıra yat limanı sayesinde Mavi Yolculuğun uğrak yeri haline gelmiş.

Kalkan’ın içinden denize girilebildiği gibi, sahilden kalkan teknelerle çevredeki plajlara da gidilebiliyor. Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alışveriş olanakları ile her yıl binlerce turist çeken Kalkan’daki yat limanı, teknelerin her türlü ihtiyacını karşılayacak nitelikte.




Son yıllarda Kaş, dünyanın en önemli turizm amaçlı sualtı dalış merkezlerinden biri halini aldı. Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste Akdeniz’in en eski batıklarını göstermek için yarışıyor.

PATARA

Kaş’a 41 km. uzaklıkta bulunan Patara’daki (Ovagelmiş) antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunluğundaki vadinin girişinde yer alıyor.



Patara’daki antik kentin büyük bölümü kumlar altında saklı.

Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı’nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almış. Kentin adından ilk kez Herodot söz ediyor. Rivayete göre Patara, kentin kurucusunun adı. Şehrin tarihi M.Ö. 5. ve 6. yüzyıla kadar uzanıyor.

Mitolojiye göre Güzel Sanatlar Tanrısı Apollo Patara’da doğmuş. Tarihsel belgeler bu bölgenin St. Nicholas’ın (Noel Baba) doğum yeri olduğunu ortaya koyuyor. Arkeolojik eserlerin sayısız ve ilginç olduğu Patara, aynı zamanda kumsal severler için de ideal. 22 km. uzunluğundaki ince kumsalı göz alabildiğince uzanarak, her türden kum sporu için uygun bir ortam sağlıyor. Hz.İsa’nın havarilerinden St. Paul, Roma’ya gitmek için Patara’dan gemiye binmiş ve Patara, Erken Hristiyanlık Dönemi’nde Piskoposluk merkezi olmuş.

XANTHOS



Kaş’a 45 km uzaklıkta, Eşen Çayı’nın doğu kıyısında bulunan Xanthos, Likya Birliği’nin başkentiymiş. Eski Yunanca’da “sarı” anlamına geliyor. Kentin akropolisinden elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarihinin M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koyuyor.




Antik kentte en çok dikkati çeken tarihi yapı, bir savaş anıtı. 8.87 metre yükseklikteki bu mezar anıt, kayalardan oyulmuş masif bir paye ile dört yüzü frizle çevrili küçük bir mezar odasından oluşuyor. Üstü bir kapak taşıyla örtülü bu odadaki anıt mezarların kabartmaları, Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave Lahdi ve Aslanlı Mezar, 1842 yılında İngiliz Fellows tarafından Londra’ya götürülmüş. Yerlerine de orijinallerinden alınma alçı kopyalar konulmuş. Kabartmalarda mezar sahibi ve eşine, diğer aile bireylerinin sundukları hediyeler konu ediliyor. Kuzey ve güneydeki yarı kuş-yarı kadın şeklindeki Siren adı verilen yaratıklar, bebekleri sembolize ediyor ve ölünün ruhunu gökyüzüne taşıyor. Bu mezarın M.Ö. 470-480 yıllarına ait olduğu tahmin ediliyor.  Kent surları Roma ve Bizans dönemlerinde onarılarak çeşitli ilavelerle güçlendirilmiş. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait bir kapı yer alıyor. Bu kapının arkasında İmparator Vespasianus’a ait dor düzenli Zafer Kemeri mevcut. Güneybatıda kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi bulunuyor.

LETOON



Letoon’un Lykia şehir devletlerinin kültür merkezi olduğu sanılıyor.


St. Nicholas Kilisesi


Letoon’un kuzeyinde Grek planlı, Helenistik döneme ait olan tiyatro bulunuyor. Sahne kısmı ayakta olmayan tiyatronun doğu ve batısındaki kapılar Dorik frizlerle süslenmiş. Tiyatro büyük ölçüde Patara tiyatrosunu hatırlatıyor.

Kazılar sırasında tapınak kalıntılarının arasında Lykia tarihine ışık tutabilecek nitelikte yazıtlar bulunmuş. Bunlardan en önemlisi ise Büyük İskender’in Letoon’a ziyaretini anlatan yazıt. Şehirde M.S. 8. yüzyıldan sonrasına ait kalıntı izleri görülmüyor. Arap akınlarının başlaması ve Hristiyanlığın putperest yapılarına karşı acımasız olan tutumu yüzünden şehrin terk edildiği tahmin ediliyor.

 

MYRA DEMRE

 

Demre’ye birkaç kilometre uzaklıkta olan Myra, denize bakan kayalar içine oturtulmuş bir kent. Belki de türünün Anadolu’daki en güzel örneklerinden. Geniş bir alana yayılmış kalıntılar, mezarlar ve Likce yazıtlardan M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanan eski bir kent olduğu anlaşılıyor. M.S. 17’de İmparator Germanicus’un karısı Agrippina ile Myra’yı ziyaret ettiği biliniyor.

St. Paul M.S. 60 yılında Myra’ya uğramış. M.S. 2. yüzyıl ise Myra’nın Metropolis ünvanıyla onurlandırıldığı ve büyük bir gelişmeye sahne olduğu dönem. Bizans egemenliğinde kent, özellikle 4. ve 5. yüzyıllarda yine bir dini ve idari merkez durumuna gelmiş.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68583 - unknown - 38.107.179.239