KEKOVA KEMER

Kemer-Kekova-Kemer
rotası bütün bölgede hakim olan tektonik oluşumlu kıyı şeridine sahip.

KEMER

Deniz, kum, güneş ve tarihin yanyana geldiği eşine az rastlanır güzellikte
tatil beldesi Kemer; Phaselis, Olympos, Yanartaş gibi tarihi yerleri ve 62
kilometrelik kıyı şeridiyle benzersiz güzellikler sunuyor yerli ve yabancı
konuklarına.
2 kilometrelik kumsalıyla
dikkat çeken Adrasan, sahip olduğu tarihsel değerinin yanında kilometrelerce
uzanan sahiliyle Olympos, ormanla sahilin birleştiği noktada Tekirova ve mavi
bayrak ödüllü plajlarıyla Beldibi, Kemer’de denizle kucaklaşmak isteyenlerin
buluşma noktaları.
Kemer’in bu
geziler kadar ilgi gören bir başka zenginliği de yöredeki mağaralar. Başta
Beldibi Kaya Sığınağı olmak üzere, Peynirdeliği ve Sırtlanini mağaraları her yaştan,
her milletten insanın akınına uğruyor.
Bölgenin
sualtı güzellikleri, su üstündekilerle yarış halinde. Dalış meraklıları
Kemer’den çok memnun kalacaklar. Bölgede dalışa uygun çok sayıda yer var.
Eğlence
hayatı da oldukça hareketli Kemer’de. 24 saati dolu dolu yaşayan beldede,
özellikle geceleri bir başka güzel. Akşamın serinliği ile birlikte herkes
kendini sokaklara atıyor. Masaları sokaklara taşan restoran ve kafeler, her
türlü hediyelik eşyanın satıldığı tezgahların bulunduğu cadde ve sokaklar
kentin keyfini çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistlerle dolup taşıyor.

Batıkları, resifleri, sualtı mağaraları gibi zenginlikleriyle dalış tutkunlarını
bölgeye çeken Kemer, sualtı fotoğrafçılarına benzersiz görüntüler sunuyor.
DEMRE KALE

Doğal güzellikleri, tarihi eserleri, pırıl pırıl denizi ve seracılığın odak
noktası Demre, Kekova Körfezi’ne en yakın çıkış kapısı konumunda.
Toros Dağları eteklerinde ve Akdeniz’in turkuaz renkli denizi arasında yer alan
Demre, bahar aylarında limon ve portakal çiçeklerinin mis gibi kokularıyla,
yerli yabancı tüm turistleri büyülüyor. Likya medeniyetinin izlerini taşıyan
kentteki çocukların, denizlerin ve gezginlerin koruyucusu sayılan St. Nicholas’ın
Kilisesi, en önemli ziyaret yeri olarak kabul ediliyor. Yer mozaikleri, kemerli
salon ve odaları, lahitleriyle binlerce turistin ziyaret ettiği kilise, ilginç
ve oldukça başarılı bir akustik ses düzenine sahip. Sahne altındaki ses
tünelinin kapısında duranlar, tünelin diğer ağzında konuşulanları çok şaşırtıcı
ve ekolu bir efektle duyabiliyorlar.
KALEKÖY

Güzelliğini,
tarihi, denizi ve güneşinden alan Simena’ya, Üçağız’dan deniz yoluyla da
geçilebiliyor. Karşısındaki Kekova adasında bulunan ve Akdeniz’in büyüleyici
mavisinin altında yer alan batık şehri ve antik kalıntılar görülmeye değer.
Tarihi Likya uygarlığına kadar uzanan Simena’da pek çok uygarlığın izleri yer
alıyor. Kayalara oyulmuş tiyatro ve surlar bunlardan yalnızca birkaçı.
GÖKKAYA
Rüzgarlara
karşı oldukça korunaklı duran Gökkaya, demirlemek ve kalmak için bölgedeki
alternatif uğrak yerlerinden. Koyu çevreleyen küçük adacıkların arasında
yüzmenin keyfi bir başka oluyor. Kıyıya çıkıp, doğuya doğru yürümeye başlarsanız;
anıtsal girişi, kilisesi, su sarnıçları ve anıtsal mezarları günümüze kadar ulaşmış
küçük bir Likya kenti olan Istlada’ya ulaşıyorsunuz.
FİNİKE
Gelidonya Burnu’nu batıya dönünce, Karagöz Limanı’ndan sonra başlayan kumsalı,
Finike’ye kadar uzanıyor. Körfezin batı ucundaki Finike kasabasına denizden
gidince; en durgun olduğu zamanda bile insanı serseme çeviren dalgaların arasında
buluyorsunuz kendinizi.
Yunus balıkları, denizdeki konuklarına eşlik ediyor. Doğudan batıya doğru
uzanan kıyı üzerinde eski Likya’nın bir takım önemli kentleri yer alıyor.
Gelidonya Burnu’ndan sonra batıya doğru ilerlediğinizde, önce Yalıköy yakınlarındaki
Gagae, sonra Kumluca Hacıveliköy yakınlarındaki Corydella ve Rhodiapoli, en son
da Finike’ye yakın olan Lymira kenti çıkıyor karşınıza.
OLYMPOS

Olympos, sahip olduğu tarihsel değerlerinin yanı sıra, 3200 metrelik sahili,
endemik bitkileri, Caretta Caretta’ları, Chimera’sı, tüm sportif etkinliklere
olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç evleri
ile tüm dünyada haklı bir üne sahip.
Olympos, Sit alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma
yasak. Anayoldan portakal ağaçlarının kokusu eşliğinde Olympos’a indiğinizde
bungalov tipi ağaç evlerle karşılaşıyorsunuz. Burası gezgincilerin en önemli
durağı. Yörenin en popüler yeri; yurtdışında da oldukça iyi tanınan Kadir’s
Tree House. Antik kentin içerisinden yaklaşık 10 dakikalık bir yürüyüş sonunda
plaja ulaşabilirsiniz. Plaja gitmeden önce antik kenti gezmenizi öneririz.
Olympos sahili, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Caretta
Caretta’ların da üreme alanı. Ayrıca yine bölge yakınlarında bulunan Beydağları
Olympos Milli Parkı da dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir bölge. Burası yaz
sezonu boyunca dağcılık aktivitelerine açık.
PHASELİS

Phaselis’e
Antalya Limanı’ndan çıkıp, Teke Yarımadası’nın doğu kıyılarını izleyerek ulaşabilirsiniz.
Bir surun üzerine kurulu olan kente denizden gelirken, toprak kayması yüzünden
ortaya çıkan sarnıçları görmek mümkün. Kentin üzerinde kurulduğu burnun güneyi,
Tekirova da denen geniş bir körfez. Burnun batısındaki eski kentin limanı,
denize inen basamaklarıyla neredeyse bir havuz gibi duruyor. Kuzeyde bir liman
kalıntısı daha var.
CHIMERA YANARTAŞ

Tahtalı Dağı’nda yer alan Yanartaş’a ulaştığınızda hoş bir doğa olayıyla karşılaşıyorsunuz.
Burada yaz - kış yanan ateşin bir ejderin ağzından çıktığı söylenegelse de, asıl
sebep yanıcı bir gaz. Efsanesi ise şöyle: Alev kusan Chimaira’nın Lykia’ya dehşet
salması üzerine, Bellerophon kanatlı atı Pegasus’a atladığı gibi canavarı
cezalandırmaya koşmuş. Onu öldürüşünün anısı olarak da, Athena için bir sunak
dikmiş. İşte Batı dillerinde Chimera
olarak anılan
“Yanartaş” böyle tutuşmuş.
