26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Çakıllardan heykel yapmak…  

      

 

Yazı/Text: DALİDA ÖZATAY
Fotoğraflar/Pohotos: MÜJDE ÇAPRAZ

 

Çakılları biraraya getirerek oluşturduğu heykellerle sanat dünyasında yeni bir akım yaratan Şila Garakyan, üçüncü sergisine hazırlanıyor. Doğanın sihirli gücünü taşlarda yakalayan Garakyan tüm duygularını eserlerine aktarıyor.   

 

Şila Garakyan’ın çakıllarla dansı Kınalıada’da başladı. İrili ufaklı, renkli çakıllar henüz küçücük bir çocukken ona bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı. Çakılları biraraya getirerek heykeller yapmaya başlamasına yıllar vardı. Son iki yıldır yaptığı hemen tüm heykeller uluslararası talep gören Garakyan, kendisini bizzat taşların yönlendirdiğine inanıyor, “Hadi şunu ya da bunu yapayım diye hiçbir zaman yola çıkamadım. Çünkü taşlar beni yönlendiriyordu onlara şekli ben vermediğim için onların sahip olduğu şekillere, benim uyum göstermem lazımdı. O yüzden heykeller ortaya çıktıktan sonra onlara isim vermeye başladım.” Heykel yapımında çok güçlü bir yapıştırıcı ve vernik kullanıyor. Taşlar Garakyan’ın ruh durumuna göre şekil alıyor. Mutluluğun ürünleri hoplayıp zıplayan neşeli heykeller oluyor. Bir heykeli yapmak ne kadar zor olursa olsun 5–6 günde tamamlanıyor. Günde en az dört saat çalışması gerektiğini anlatan Garakyan, “Bazen bir parçanın yerine 20 tane parça biniyor. Parçaları yapıştırırken beklemek gerekiyor. Sergi açmaksa beş aylık bir çalışmayı gerektiriyor” diyor.  

Güzel Sanatlar’ın Seramik-Cam bölümü mezunu Garakyan’ın ilk aşkı resim. Resimlerinde de insan ve hayvan formlarını kullanan genç sanatçının heykellerinin dünyada bir başka örneği yok. Eserlerini başkalarına anlatabilmesi bu nedenle zor olabiliyor. Heykellerine bale yapan kız, çingene, bebek, hamile kadın, tavus kuşu gibi isimler veriyor. Boya dahi kullanmıyor. “Hep doğal olmalarına özen göstererek, gerçeğe benzeyen insan formlarının peşine düştüm. Altı aylık bir çalışma sonrasında, Ada Taşları–1 adını verdiğim ilk sergimi açtım. Bu sergi, hep insan ve hayvan formları üzerineydi. İnsanların ilgisi, yola devam etmem gerektiğini gösterdi.” İlk sergisini açarken tedirginlik yaşayan Garakyan, “Çünkü herkes sanatı iyi değerlendirmek, anlamak ya da beğenmek zorunda değil. Bu da, klasiğin dışında bir şeydi. Heykel sanatçıları gibi taşları yontmadım ya da yağlıboya resim yapmadım… Olmayan bir sanat dalı olduğu için gergindim ve risk aldım. Tabi yaptıklarıma da güveniyordum. İnsan yaptığını, önce kendi içine sindirmeli. Hakikaten problem olmuyor. Ama içinde ufacık bir tereddüt varsa, bu karşı tarafa yansıyor…” diyor.

Zamanla kendisini geliştiren ve daha iyi heykeller ortaya çıkartmaya başlayan Garakyan, ikinci sergisini Ağustos-2006’da Kınalıada’da açtı. Bu sergisiyle kompozisyona yönelişi de başladı.

Heykellerde kullandığı taşlar genelde Kınalıada’dan ama bir bölümü de Yunanistan, Kıbrıs ve Bozcaada gibi yerlere ait. “Çevrem de bu konuda bana yardım etmeye başladı. ‘Çakıllara bastığımızda artık daha farklı bakıyoruz’ diyorlar… Bana gittikleri yerlerden çakılları getirmeye başladılar. Onları da çok kullandım.”

Garakyan, bu yıl mart ayında Ada Taşları–3 sergisini de açtı. Bu serginin akabinde, web sitesini oluşturarak bu kez daha fazla insana ulaşıyor. İnternet üzerinden sipariş alarak heykel satışına başlayan Garakyan, sınırları aşarak ABD, Fransa ve Kanada gibi ülkelere heykel göndermiş. Fransa’ya giden bir heykel nedeniyle sergi teklifi almış.

Sergiler, özel siparişler derken şimdiye kadar onlarca heykel oluşturan Şila Garakyan, yapıp sattığı heykellerin ardından biraz hüzünlü. Elinde fotoğraflardan başka bir şey olmadığını anlatırken; “Doğada bir taşın nasıl aynısı yoksa heykellerimin de ikincisi yok. Çok arzu ederdim ki, yaptığım heykelin aynısından bir örnek da bende kalsın ama bu mümkün değil… En çok Sait Faik heykelimi sevdim… O heykel benim için özeldir. İsterdim bir tane de bende kalsın. Aynı konsept altında benzerleri çıkıyor ama eşi yok.”

Sanatla uğraşılıyorsa bir sonraki hedefi tasarlamanın mümkün olmadığını hedefin başka bir hedefe götürdüğüne dikkat çekerken Garakyan sözlerini şöyle noktalıyor; “İlk sergimi açtığımda web sitesi veya atölye açmanın hayalini bile kurmuyordum. Ama şimdi bir sitem ve kışın açmayı planladığım bir atölye çalışmam var. Bir de heykel sanatçılarının veya ressamların yaptıklarımı eleştirmesini isterim.”

www.sheilagarakyan.com

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68600 - unknown - 38.107.179.240