26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ingmar Bergman Michelangelo Antonioni Mühür ve Kamelya…
      

 

Hikaye/Story: MURAT UYURKULAK

 

‘Yaratmak’ kelimesinin, ‘Hâşâ, yaratmak Allah’a mahsus’ cümlesiyle karşılanmasından ince bir zevk alırım. O zevke derin bir saygı da eşlik eder. İçinde yaşadığı bütün bu kaotik âlemin bir yaratıcının elinden, zihninden ve lütfundan çıkmış olduğunu düşünmek, kendisinin yaratılandan ibaret olduğunu bilmek kimi rahatlatmaz ki? Hele, kadim bir beceriksizliğe mahkûm bir türün mensubu olarak, attığı her adımın ilahi bir dengeye her daim yarardan çok zarar getirdiğine tanık olmuşsa insan… Bundan sonra yüce katlardan dünyaya düşecek olan kutsallığın, bir kitaptan ziyade, dev bir klima olmasını diliyorum. Bizim bozduğumuzu O’ndan başka tamir edebilecek hangi kuvvet var başka?

Müslümanların siyasi ve dini liderleri, ‘yaratmak’ eylemiyle iştigal etmekten, yaratıcı ile rekabete girmiş görünmekten korkarlardı vaktiyle. O yüzden yaratıcıya armağan ettikleri mabetler dışında tek bir yüksek yapı bulamazdınız İslam ülkelerinde. Camilerin kubbeleri ve minareleri göğe kast ederken, hükümdar mekanları iki yana meylederdi. Camiler dik ve yüksek, saraylar yatay ve alçaktı. Bugün yüksek olan plazalar, alçaklığı üretmelerine rağmen. Ruhlarımızın giderek pespayeleşmesiyle, haysiyet gömleğimizin iki yakasının biraraya gelmemesiyle bunun bir alakası olsa gerek…

Yaratıcının parçası olduğumuz âlemlere vücut verirken kahkahalar attığını sanmıyorum. Acılı, sıkıntılı ve zor bir işti bana kalırsa. Bilhassa insanın ne tür yıkımlara yol açabileceğini biraz olsun kestirebildiyse, ‘Hem yaratır hem ağlarım’ mealinde bir şarkıyı usul usul mırıldandığını da tahmin etmek güç değil. Bu yüzden yaratmak kabiliyetini yarattıklarının bir kısmıyla paylaşıp, bu ağır mesuliyeti hafifletmek istemiş, böylece insanın kendisini erkenden, şuursuzca yok etmesine karşı bir tür sigorta akıl etmiş olması da mümkün…

Cümle âlemler içinde bir toz zerreciği olan dünyada önemli saydığım sadece iki şey var: Biri insanın vahim yaşama biçimini, var olma sistematiğini kökünden değiştirip tekrar doğanın dürüst bir parçası haline gelmesi, böylece kendisiyle birlikte bütün yeryüzünü mezara gömmekten kaçınması ihtimali… Dilerseniz buna ‘büyük devrim’ de diyebilirsiniz. Diğeri ise hakiki kurtuluşa giden yolda yarattığı eserler. Dilerseniz buna da ‘irili ufaklı devrimler’ diyebilirsiniz…

Benim için her iyi sanat eseri, müstakil bir devrimdir.

Louis Ferdinand Celine’in ‘Gecenin Sonuna Yolculuk’ romanı sözgelimi, okuyanda savaşa dair en küçük bir inanç ve coşku bırakmayarak kendi devrimini gerçekleştirir…

Marquez’in ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ romanı, kendimize has saydığımız bütün ‘heybetli ve yüce’ milli özelliklerin genel geçer bir insanlık hali olduğunu öyle bir anlatır ki, tek bir marş söylemeye mecaliniz kalmaz…

Leonard Cohen’in ‘Famous Blue Raincoat’ şarkısında varolmanın şehvetini ve kederini aynı anda hissedersiniz, nefesiniz kesilir…

Cemal Süreya’nın ‘Üvercinka’ şiiriyle okyanuslar yüzer, çöller yürür, aktan karaya bütün renklere uğrayıp beşikten bir mezar görürsünüz…

Bu yazıya, bir gün arayla ölen iki büyük yönetmen vesile oldu: Ingmar Bergman ve Michelangelo Antonioni.

Onlar şimdi parçası olmayı seçtikleri yaratmak işinin kaynağında, o muazzam meçhulün kollarındalar.

Sırasıyla, seksen dokuz ve doksan dört senelik bereketli ömürlerinde biriktirdiklerini, var ve yok oluşun büyük manası nihai kurtuluşu mayalasın diye bize bıraktılar.

Belki O’na birer hediye de götürmüşlerdir yanlarında: Bir mühür ve bir kamelya…    

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68606 - unknown - 38.107.179.236