26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Kayanın karşısı KAŞ
      

 

Yazı-Text-Fotoğraflar-Photos: ÖMER KOKAL

 

Büyük kentlere olan uzaklığına bir de, denize paralel uzanan yılankavi yolları eklenince Kaş her dem, çılgın kalabalıkların istilasından uzak kalmış. Ama ona tutkuyla bağlananlar size muhtemelen, Likyalılardan beri denizin aynı lacivert renginde olduğunu, aslında hayatın özünün hiç değişmediğini bu nedenle de onu aceleyle yaşamamak gerektiğini söyleyeceklerdir.

Kaş yalnızca deniziyle değil tüm tarihi, etnik ve çevre dokusuyla da Akdeniz’in en çekici merkezlerinden.

 

Yakın geçmişe kadar dağlar ve denizle çevrili, kuş uçmaz kervan geçmez küçük bir balıkçı kasabası olan Kaş, önemli ölçüde yapılaşmış olsa da özellikle limanı ve çarşısıyla hala Akdenizli ruhunu koruyor.  Kaş’ın yaslandığı dağa doğru yayılan binaları görmez, havada yankılanan inşaat seslerini duymazsanız burada çok mutlu olabilirsiniz. Sınır tanımaz açgözlülüğün sonucu olan görüntü ve gürültü kirliliği akşam olduğunda sona eriyor. Akşamın kızıllığıyla birlikte Kaş gerçek kimliğine kavuşuyor ve bölgeyi rant alanı olarak görenlerin elinden, yıllardır ona vefa gösterenlerin eline geçiyor güzelim Kaş. Böylece, hem onların, hem de Kaş’ın en mutlu olduğu saatler yaşanmaya başlıyor. Geçmişteki adı olan Antiphellos Kaş’ın görünümüne çok uyan bir anlam taşıyor. ‘Kayanın Karşısı’ anlamına gelen bu isim Kaş’ın kurulu olduğu dağın eteklerindeki kayalık coğrafyaya çok uygun düşüyor. Büyük kentlere olan uzaklığına bir de, denize paralel uzanan yılankavi yolları eklenince Kaş her dem, çılgın kalabalıkların istilasından uzak kalmış. Ancak ona tutkuyla bağlananlar da yok değil. Onlar, sadece haftasonu kalmak için bile İstanbul’dan bin kilometreyi bulan yolu alarak Kaş’a geliyorlar. Peki ulaşılması bu kadar zor olan, hatta denize girecek kumsalı bile olmayan  üstüne üstlük coşkulu bir gece yaşamı da olmayan Kaş’ın sırrı nedir?

Bu sırrı anlamak ve onun tutkunları arasına katılmak istiyorsanız Uzun Çarşı’nın ortasındaki Likya Lahti’nin gölgesinde vakit geçirmeli, rengarenk mendireğinden  akşamüstleri Kaş’ı seyretmeli, antik tiyatrosun da güneşe veda etmelisiniz. Tabii bir de kentlerini terk ederek burada yaşamaya karar verenlerle sohbet etmelisiniz. Onlar size muhtemelen, Likyalılardan beri denizin aynı lacivert renginde olduğunu, aslında hayatın özünün hiç değişmediğini bu nedenle de onu aceleyle yaşamamak gerektiğini söyleyeceklerdir. Bu durumu Likyalılar herhalde daha o zamandan anlamış olmalılar ki, bugün Kaş sokaklarını süsleyen muhteşem lahitleri şehrin tam ortasına, yani yaşamın içine koymuşlar. Kaş’ın kalbinin attığı Uzun Çarşı’nın sonunda aniden karşınıza çıkıveren devasa lahit ruhun ölümsüzlüğüne inanan Likyalılardan kalan ve bugün Kaş’ın simgesi olan  bir yapı. Yine, mendireğin karşısındaki lahit ve Kaş’ın arkasındaki dağa oyulmuş kaya mezarları da Kaş’ta görülmesi gereken Likya eserlerinden. Ancak Kaş’ta Likya’dan kalan en sağlam ve önemli yapı antik tiyatro. Çukurbağ Yarımadası’na giden yolun hemen sağında yer alan tiyatro 26 basamaklı ve oldukça sağlam durumda. En güzel yanı ise bu basamaklarda oturduğunuzda bir tablo gibi karşınızda duran Akdeniz’in lacivert suları ve Meis Adası manzarası. Haritaya bakıldığında göze benzeyen Meis’in üzerinde ‘Kaş’ vardır. Bu iki yerleşim birbirlerine kaşla, göz kadar yakındırlar. Meisliler Pazar alışverişlerini yapmak için günübirlik Kaş’a gelirler. Kaş’ın kıyıları kayalık olduğundan kumsalseverler ancak Küçük ve Büyük Çakıl Plajları’nda aradıklarını bir ölçüde bulabilirler. Yine Kaş’ın yakın çevresinde bulunan Kekova’ya kara yoluyla ya da Kaş’tan kalkan günübirlik tekne turlarıyla gitmek mümkün. Kaş, sadece temiz denizi ve güçlü çevre seçenekleriyle değil çeşitli aktiviteleriyle de burada tatil yapanları mutlu edecek düzeyde. Son yıllarda başlayan yamaç paraşütü aktivitelerinden çok daha önce burada faaliyet gösteren dalış merkezleri sayesinde Kaş ülkemizin ve dünyanın önemli dalış noktaları arasında yerini almış. Yakın çevresinde bulunan 70’e yakın dalış noktasıyla sualtı sevenleri fazlasıyla tatmin edecek kapasiteye sahip. Bu noktaların en ünlüsü ve en çok dalış tutkununu çekeni de Uluburun Batığı’nın bulunduğu alan. Kaş’ın çekirdeğini oluşturan Uzun Çarşı’nın çevresinde yoğunlaşan restoranlarda Ege ve Akdeniz yemeklerinin yanında dünya mutfağından örnekleri de bulmak mümkün. Akşam yemeğinin ardından geceye devam etmek isteyenler için  çaldıkları müzikler ve dekorasyonlarıyla birbirinden çok farklı onlarca kafe ve bar hazır bekliyor.  Fakat bu barların arasında biri var ki, gerek çaldığı müzikle, gerekse geleneğiyle Kaş’ın simgesi olmuş. Mavi Bar yıllardır ödün vermeden çalmaya devam ettiği rock müziğin yanısıra, önündeki meydan da  her gece toplanan insanlarla da bir gelenek yaratmış. Bu nedenle deniz, tarih ve doğayla geçen Kaş günlerini noktalamak için en ideal mekan Mavi Bar’ın masalarında ya da önünde toplanan insanların arasında müzik dinlemek.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68614 - unknown - 38.107.179.239