26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Hayalet köprünün hikayesi…
      

 

Yazı/Text - Fotoğraflar/Photos: MUSTAFA ÖNDER

 

Pastan kırmızıya dönen rengiyle devasa boyutta San Francisco'nun ünlü Golden Gate köprüsünün bir benzeri var karşımda. Adı Opiki. Farkı, tabanının olmaması. Asma köprüden geriye sadece 'asması' kalmış bir demir yığını. Hakkında her şeyi bilmek istiyorum. Etrafıma bakıyorum. Belki bir şeyler bilir diye, bir insan arıyorum ama nafile…

 

Yeni Zelanda’da Kuzey Adası. Auckland'dan yola çıktık. Wellington'a, yani adanın en aşağısına iniyoruz. Alabildiğine uzanan dağlar, ovalar, nehirler... İnanılmaz bir doğa... Bir nehirden geçiyoruz, uzaklarda bir köprü dikkatimi çekiyor. Hemen park edip bir kilometre ileride hayal gibi görünen köprüye bakıyorum. Dikkatli baktığımda bunun eski bir asma köprü olduğunu anlıyorum ama neyinin farklı olduğunu tam kestiremiyorum. Koşar adımlarla isminin Manawatu olduğunu öğrendiğim nehrin yanından çalılıkları yararak köprüye varıyorum... Bu bir hayal olmalı!.. Bu kadar büyüleyici, bu kadar insanı bambaşka dünyalara götüren bir görüntü olamaz. Gördüğüm manzara karşısında içim ürperiyor. Hafif korkuyla karışık bir heyecan kaplıyor içimi. Pastan kırmızıya dönen rengiyle devasa boyutta San Francisco'nun ünlü Golden Gate köprüsünün bir benzeri var karşımda. Farkı, tabanının olmaması. Asma köprüden geriye sadece 'asması' kalmış bir demir yığını... Burada kalmak, saatlerce, günlerce çekim yapmak, köprüyü içime sindirmek istiyorum... Benimle gezen arkadaşım olmasa hayal gördüğüme inanabilirim. Elimi çabuk tutmalı, bu anı ölümsüzleştirmeliyim. Hem fotoğraf çekiyorum, hem de nasıl olur da bir köprü bu hale gelir, sorumlusu kimdir, ne zaman kullanılmıştır? Hakkında her şeyi bilmek istiyorum. Etrafıma bakıyorum. Belki bir şeyler bilir diye, bir insan arıyorum ama nafile… Bizden, köprüye konup kalkan yabani kuşlardan ve rüzgar sesinden başka hiçbir şey yok. Sonradan öğrendiğime göre, köprünün adı Opiki. 1800’lerin sonlarında Manawatu nehrinin çevresinde keten bitkisi büyümeye başlamış ve o kadar geniş bir alana yayılmış ki, 14.500 hektar ketenle kaplanmış... Ve bu alan keten ticareti yapan Tane Hemp Company Ltd. adında bir büyük fabrikaya dönüşmüş, büyük öğütücü makinelerle donatılmış. 1910-1918 yıllarında Yeni Zelanda'nın keten üretiminin üçte ikisi bu bölgeden karşılanmış. En büyük sorun öğütülen ketenleri trene taşımak için nehri geçmekmiş. Tonlarca yükü nakletmeyi kolaylaştırmak için nehre bir köprü yapılmasına karar verilmiş. 1918’in Ocak ayında açılışı yapılan köprü büyük kolaylık getirmiş. Maalesef açılıştan kısa bir süre sonra ekonomik kriz ve biyolojik nedenlerden dolayı keten endüstrisi büyük bir darbe yemiş. Üzerine 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği kriz ve sarı yaprak hastalığı da eklenince, iflas konumuna gelen endüstri, fabrikayı kapatma kararı almış. Sekiz ortaktan biri olan Hugh Akers, payına düşen araziyle birlikte köprüyü de sahiplenmiş. Yıllar geçtikçe, köprüden geçmek isteyenler onun iznini almak için kapısını aşındırmaya başlamış. Köprünün üzerindeki rayları söküp geçişi kolaylaştıran Akers, bakım, sigorta ve diğer harcamalar için geçişlerden para almaya karar vermiş. Yanına küçük bir ev yapıp, köprü trafiğinden para kesmekle sorumlu birini oraya yerleştirmiş. 1926 yılının Şubat ayında Tane Asma Köprüsü, Opiki Paralı Köprüsü’ne dönüşmüş. Bir gişe inşa edilmiş. Her araba için 2 Şilin, 6 Peni alınmaya başlanmış. Zaman geçtikçe trafik artmış ve iki şeritli karayoluna ihtiyaç duyulmuş. Trafik arttıkça Hugh Akers köprü geçiş parasını artırmış. Amacı sadece giderlerini karşılamakmış. 1938 yılında hükümetin işçilerden sorumlu bakanı Hon Robert Semple para verme konusunda tartışma çıkarmış. Bakan, "Bu komik antika yapı yerine en yakın zamanda yenisi yapılacak ve bu ülkede hiçbir köprüden para kesilmeyecek" demiş. Birkaç hafta sonra köprü yapımı için araştırmalar başlasa da 30 yıl boyunca gelişme olmamış. Ta ki, 1969’da 42 feet yüksekliğinde 454 feet uzunluğunda, nehre oturan ve 165.000 dolara malolan yeni ve sıradan bir köprü yapılana kadar. O gün yerli halk Hugh Akers'a 44 yıl hizmet verdiği için teşekkürlerini sunmuş ve köprü emekliye ayrılmış. İlginç olan, 52 yıllık serüveninde, bir kere 1962 yılında aşırı rüzgardan dolayı halatının kopması dışında sel bastığında bile suyla temasının olmaması. Ama şimdi güvenlik nedeniyle tabanı sökülerek sulara gömülmüş durumda. Bu olay çoğu insan için 'bir dönemin sonu' olarak görülüyor. Opiki, 1969 yılına kadar Yeni Zelanda’nın en uzun köpüsüydü. Şimdi ise bir köprü öyküsü.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68653 - unknown - 38.107.179.239