Health& Beauty
Selülit ve şişmanlığa akustik çözüm

Uzman Dr. Sinan İBİŞ
sinanibis@flavius.com.tr
Çirkin bir görünüme neden olan selülit, bölgesel yağlanma ve şişmanlık sorunları
kozmetik ile estetiğin ilgisini her geçen gün daha çok çeken bir konu. Avrupalı
bilimadamları, inatçı selülit ve bölgesel yağlanma problemlerinin
küçültülmesinde uzun yıllar tıbbi alanlarda yaygın olarak kullanılan ses
dalgalarının biraz daha değiştirilmiş bir tipini doğru akımlarla birleştirerek
daha etkin kılmayı başardılar. Geliştirilen ve patentlenen yeni akustik ses
teknolojisinde, estetik alanda kullanılan yüksek frekanslı ses dalgaları yerine
düşük frekanslı ses dalgaları dokuları uyaran doğru akımlarla birlikte kullanılıyor.
Düşük frekanslı ses dalgaları maksimum 0.5 cm derinliklere kadar inerek etkilerini gösterirken, düşük frekanslı ses dalgaları ise 3 – 5 cm derinliklere kadar inerek daha etkin olabiliyor.
Selülit ve
bölgesel yağlanma problemlerinde cildin santimetrelerce derinliklerinde dolaşım
yavaşlamakta ve yağlar birikmekte olduğundan, düşük frekanslı ses dalgaları ile
yapılan terapilerle daha iyi, daha güvenli ve daha erken sonuçlar alınabiliyor.
Kulaklarımızın duyamadığı ses dalgaları problemli dokuların derinliklerine
gönderilerek mekanik ve termik etkilerle beklenen yararlar elde ediliyor.
Düşük
frekanslı akustik ses dalgaları çevredeki sinir, kas ve kan damarlarına zarar
vermeden uygulama için seçilmiş bölgelerdeki yağ hücrelerindeki depolanmış yağları
azaltıyor, derinlerde bir miktar lokal ısınma sağlıyor ve seçilmiş bölgelerdeki
yavaşlamış dolaşımı hızlandırıyor. Aynı zamanda da hücreler arasında birikmiş
lenf sıvıları hızla dolaşıma dahil ediliyor. Akustik ses dalgalarının etkileri
uygulamadan sonra 48 – 72 saat sürebiliyor ve uygulamalar haftada bir, 30
dakikalık seanslar halinde gerçekleştiriliyor. Uygulamalar esnasında uygulanan
alanda sadece hafif bir sıcaklık hissediliyor. Seans sayıları uygulama yapılan
bölgenin ve kişinin problemine göre, selülit veya şişmanlığın tipine göre
planlanabiliyor.
Genel şişmanlık
problemlerinde de rahatlıkla uygulanabilen düşük frekanslı ses dalgaları şişmanlık
için yapılan diğer tedavilerle rahatlıkla birleştirilebiliyor ve diğer
tedavilerin başarısını da artırabiliyor. Düşük frekanslı akustik ses dalgalarının
etkilerinin selülit ve zayıflama alanlarında kullanılan diğer teknolojik
metotlara göre daha hızlı gerçekleştiği de bilimsel olarak ortaya konulmuş
durumda. İlk uygulamalardan sonra uygulama yapılan alanların çevresel ölçümlerinde
azalmalar görülebiliyor. Dokulardaki sorunlar daha temel düzeyde küçültüldüğünden
de sonuçlar daha kalıcı olabiliyor. Bilimadamları tarafından uygulamalardan
sonra yapılan kan testlerinde, parçalanan yağların bölgesel olarak tüketimleri
artırıldığı ve yağlar lenf damarları tarafından hızla uzaklaştırıldığı için
uygulama sırasında ve sonrasında kan yağlarında ölçülebilen bir değişiklik
görülmüyor.
İleri
derecede bölgesel yağlanma problemi olan kişiler için plastik cerrahlar tarafından
liposuction adı verilen cerrahi bir işlemle yağlar boşaltılıyor. Bu ameliyatın
yapıldığı kişilerde liposuction öncesi yapılacak düşük frekanslı ses dalgaları
uygulamalarıyla yağlar yumuşatılıyor ve daha kolay, daha başarılı, daha hızlı
iyileşen ameliyat sonuçları ortaya çıkabiliyor. Ayrıca ameliyatlardan sonra düşük
frekanslı akustik ses dalgalarının uygulaması ile daha gergin ve daha düzgün
bir cilt yapısı elde edilebiliyor.
Belirgin
kemik erimesi problemi olanlara, kanser hastası olanlara ve cildinde açık
yaraları veya tümörleri olanlara uygulanmıyor. Belirtilen bu problemler dışında
herkese güvenle uygulanabiliyor ve uygulamadan hemen sonra kişiler normal
hayatlarını rahatlıkla devam ettirebiliyor. Ayrıca diğer sellülit ve zayıflama
alanlarında kullanılan teknolojik yöntemler gibi hanımların adet dönemlerinde
prensip olarak kullanılmıyorlar.
Ülkemizde doğurganlığın
fazla olması nedeniyle özellikle hanımlarda selülit ve şişmanlık ile birlikte
75 civarında da bacaklarda kılcal damar problemleri görülebiliyor. Düşük frekanslı
ses dalgalarıyla yapılan uygulamalardan sonra çevre dokulardaki kılcal
problemlerde de belirgin gerileme yaşanıyor. Ayrıca yapılan uygulamalarla
bacaklardaki şişlik problemlerinin azaldığı; yorgun bacaklar için tarif edilen
uyuşma, karıncalanma, kramp ve ağrı gibi şikayetlerin çoğu zaman kaybolduğu
veya belirgin olarak azaldığı görülebiliyor.
