26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Berger ‘King’
      

 

Hikaye/Story: MURAT UYURKULAK

 

Karamsar vakitlerimde, yazmanın aslında insanların dünyasındaki bir tür uğursuz aktin taraflarından olmak anlamına geldiğini düşünürüm... Birileri plazalarda dünyanın canına okumaya aday işler bağlarken, birilerine de hayatın bekçiliğini yapmanın düştüğünü... İhtiras karşısındaki vicdanın, tüm insanlık için bir yaşama alanı, bir teneffüs imkânı sağladığını... Yani yazmanın bozanlara karşı yapanların, galiplere karşı mağlupların, saldıranlara karşı savunanların işi olduğunu... İnsanların tarihine, düşlerine, acılarına ve sevinçlerine dair, bugün bize malumat ve idrak veren tek bir imparator anlatısı biliyor musunuz? Anlatmak imparatorun yanındaki soytarının, sarayın tepeden baktığı viranede yarı aç yarı tok yaşayan hırpaninin görevidir...

İşte bu bana bazen perde arkasındaki kötü niyetlerin oluşturduğu, bazen de öyle kendiliğinden oluşan can sıkıcı bir akit gibi görünüyor... Hazza ve güce ulaşabilenler varlıklarını, altlarında ezilenlere zorla aldıkları nefesleri harflere, notalara, renklere dönüştürebilme izni vererek sürdürüyorlar... Ejderha misali karbon gazı üreten şirketlerin bienallere sponsor olması gibi... İstenirse yüz binlerce insanın hayatını kurtarabilecek üç kuruşluk ilaçları, vahşi bir piyasa mekanizması içinde tonla paraya satanların, caz festivalleri düzenlemesi gibi... Afrika'da o ilaçları alamadığı için AIDS'ten ölen küçük çocuğun kulaklarında yankılanan bir saksafon sesi... Sanat  işlediği güzellikle kara vicdanları arıtma işlevini üstlenirken, o kara çocuğun bir mezarının bile olmaması...

Peki bu aktin kapsama alanından nasıl çıkılır? Sanatçı yarattıklarının ihtiras ile vicdan arasında sahte bir denge oluşturmasını nasıl engelleyebilir? Hayatı ve eserleriyle bu soruya cevap verebilen pek az sanatçı var. İşte John Berger onlardan biri... Berger'e tanıklık etmek, dünyayı adım adım felakete sürükleyen ihtiras ve kâr denkleminin nasıl kırılabileceğini anlamak bakımından paha biçilmez ipuçları sunuyor...

O aktin dışına çıkmanın kendini silebilmekten geçtiğini gösteriyor Berger ve King (Kral) adlı muhteşem romanının Batı'daki baskılarına ismini koymuyor sözgelimi...

Toprağa bağlılığın, tabiata saygılı ve sadık bir şekilde geçinebilmenin mümkünlüğünü, kazma tutmaktan nasırlaşmış elleriyle anlatıyor... Berger Fransa’da bir köyde, kendi yiyeceğini kendi yetiştirerek karnını doyuruyor...

İnsanın mazisine sahip çıkmasının, kendisine yaşatılan acıların, onca acıya rağmen koruduğu sevme yeteneğinin, inandığı bütün değerlerin izini harf harf, dakika dakika sürebilmesinin önemini gösteriyor Berger... ‘Buluştuğumuz Yer Burası’ adlı otobiyografik kitabında, Batı'nın tüm uygarlık iddialarını gerisin geri yüzüne çarpıyor... Annesinin yasını muazzam bir zarafetle tutarak, sevdiği kadınlara, yaşanan ortak hazların, üzüntülerin ve sevinçlerin hepsi için bir nevi teşekkür sunarak yapıyor bunu...

John Berger yaratmanın, yazmanın şehvetini iliklerinde hissettiriyor muhatabına...

Ve bunu sadece kendi kuvvetiyle yapıyor, sponsorla değil...

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68658 - unknown - 38.107.179.239