26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İpuçları

 

Vadim o kadar ölümcüldü ki!




Üstü açık arabamızla püfür püfür esmesi beklenen rüzgarın anlam değiştirip insanı cayır cayır kavurduğu Arizona’yı geçip, Nevada eyaletine varıyoruz. Hedefimiz Death Valley National Park, yani Ölüm Vadisi Ulusal Parkı. Nasıl olur da ‘ölüm ve park adları yan yana gelir?’ sorusu kafamızda, Death Valley’e giriyoruz. Bizi buhara çevirip havaya karıştıracak denli yüksek sıcaklık ve önümüzde uzayıp giden altın sarısı kumla kaplı çöl, sorularımızı yanıtlamakta gecikmiyor.

13.400 km2 alanla Alaska dışında, Amerika’nin en büyük parkı olan Death Valley küçük bir ülke konumunda. 1849 yılında California’da altın aramaya çıkan Amerikalılar, Sierra Nevada civarına geldiklerinde doğanın karşı konulması güç zorluklarıyla karşılaşmışlar. Bir bölümü kavurucu sıcaklıktaki çöl, bir kısmı tuz gölü, bir bölümü de keskin taşlardan oluşan kanyonlar ve yüksek dağlarla çevrili vadiyi geçerken çok sayıda kayıp verilmiş. Ve bunun ardından vadi Death Valley yani Ölüm Vadisi olarak anılmaya başlanmış. Zamanında bu çöllerde altın arama uğruna hayatlarını kaybeden insanları düşünürken birden yol kenarında duran klimalı arabamıza gözüm takılıyor. Zaman zaman eskiye özlem duysam da, o zamanın şu an olmadığı kesin. Gözü okşayan çölde vakit geçirmek her ne kadar eğlenceli olsa da yakıcı güneş ve üzerine ayakkabıyla bile basmanın zor olduğu kavurucu kumlarla kaplı tepeleri ardımızda bırakarak vadide ilerliyoruz. Bu arada sıcağa hiç aldanmamak lazım çünkü güneş battığı anda dondurucu bir soğuk başlıyor. Şimdilerde müze olarak kullanılan, boraks çıkarılan madene doğru yürüyoruz tuzla kaplı alanı geçerek. Bir zamanlar katırların çektiği vagonları görünce geçmişi yine ardımda bırakıp ilerlemeyi tercih ediyorum.

Yeni hedefimiz muhteşem manzarasıyla ünlü Zabriskie Point adlı tepe. Sıcağın da etkisiyle “Allahın vadisi, taş-toprak için mi buralara geldik?” nevinden için için mızmızlanırken manzarayı görünce mest oluyorum. Görüntü kelimelere sığmaz, o kadar muhteşem. İnanılmaz güzellikteki kayalar üzerinde uzayıp giden vadi ve vadiyi saran dağlar, ürkütücü olduğu kadar insanı alıp bambaşka yerlere götürüveren bir güzelliğe sahip. Death Valley National Park, çölün, kayaların,dağın, taşın bile nasıl çekici kılınabileceğinin kanıtı, yılda 800 bin ziyaretçisi var.

Cenaze Dağları, Azap Çayı, Cehennem Kapısı, Ölü Adam Geçidi, Tabut Tepesi, Açlık Kanyonu, Şeytan Golf Kursu... Parkta bulunan bazı noktalara verilen isimler bunlar... İçinde bulunduğunuz vadinin ismi Ölüm olunca hiç de tuhaf gelmiyor.

Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler içinde Almanlar, Fransızlar ve tabii ki Japonlar ilk sıraları alıyorlar.  Parkın bazı bölümlerinde büyük uyarı levhaları yer alıyor, ki şöyle: Benzininizi, arabanızın yağını stokladınız mı? Yeterli suyunuz var mı (hem kendiniz hem arabanız için)?

Yıl boyunca ortalama sıcaklığın 48-50 derece civarında seyrettiği Furnace Creek bölgesinde yaşayan halk 40 dereceyi çok serin buluyor.

Death Valley olimpik yüzme havuzlu otellerden, golf alınına, hediyelik eşya mağazalarından restoranlara içerdiği pek çok unsurla ‘çöl içinde vaha.’

Uzunluğu 200 kilometre olmasına karşın 20 kilometre genişliğinde. En yüksek bölge 3352 metreyken Bad Water, deniz seviyseninin 86 metre altında ve Batı Yarımküre’nin en düşük noktasında yer alıyor. Çölde göçmen kuşların yanısıra çöl koyunları, geyik, çakal, tilki ve porsuklar da yaşıyor. Aşırı sıcaklarıyla ünlü olsa da kışın vadinin bazı bölgelerine yolları kapatacak denli kar yağabiliyor. İlkbahar ve sonbaharda yağan yağmurlar bazı kanyonların taşmasına neden olabiliyor. Turistlerin en çok tercih ettiği mevsimler de bu zamanlar, zira hava sıcaklığı 30 derece civarında seyrediyor. Bu vadide elinizi ayağınızı nereye koyacağınıza dikkat edin, çünkü kaya ve kumlar ateşten birer topa dönüşüyor. 1994 yılında turizme açılan park 3-4 günde gezilebiliyor. Ama sadece bir gününüz varsa Furnace Creek bölgesinde yoğunlaşmanız tavsiye olunur. İki gününüz varsa parkın kuzeydoğusundaki Scoot’s Castle ve Mesquite San Dunes/ Stovepipe Wells bölgeleri görülebilir.

 


Scotty’s Castle

 

Mutlaka Görülmesi Gerekenler;

Dante’s View: Parkın batısında yer alıyor ve kar beyazı tuzla kaplı vadi görüntüsü muhteşem. 

Zabriskie Point: Yine parkın batısında yer alan bölgeden görülen manzaraya The Badlands adı verilmiş. Erozyonlar sonucu kırılan tabakanın değişik şekiller alması ile inanılmaz görüntüler ortaya çıkmış.

Racetrack Valley: Parkın güneyinde bulunan kurumuş göl tabanının bulunduğu bölge. Jeolojistlere göre güçlü rüzgarların etkisiyle ince tabakalı buz ya da çamur, kayalar üzerindeki bu etkiyi yaratmış.

Ubehebe Crater: 3000 yıl kadar önce volkanik dağların lav püskürtmesi sonucunda oluşmuş bir krater.

Scotty’s Castle: Bu bir kale. Çöllerin, kraterlerin, dağların ortasında kalenin ne işi var demeyin. Siz de Chicagolu işadamı Albert Johnson gibi 2 milyon dolarlık bir kale yaptıracak kadar zenginseniz neden olmasın? Diğer bir zengin işadamı Walter Scott tarafından yapılan altın madeninin yatırımcısıyken burayı ziyaret eden ve madeni hiç görmeden vadiye aşık olan Johnson, çöl havasının sağlığına iyi gelmesi ve eşinin de tavsiyesiyle kanyonda kalacak bir mekan inşa ettirmeye başlamış. 1925 yılında yapımına başlanan mekan dünya savaşının getirdiği ekonomik zorluklar nedeniyle altı yıl sonunda yarım kalmış. Johnson bugün dahi bitirilememiş olan sarayda 1954 yılına kadar yaşamış. 82 yaşında ölen Johnson’ın külleri köpeğiyle tepelere savrulmuş. 25 odalı saray antikalar ve değerli sanat eserleriyle süslü.

 

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68663 - unknown - 38.107.179.239