26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

 

METAL / TASARIM

TAHSİN ÖZTİRYAKİ “TASARIMLA REKABET DÖNEMİ BAŞLADI”

Üreticiler, dünya rekabetinde “farklı olmak” yolunda en önemli araçlardan biri olarak artık tasarımı keşfetti. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen İMMİB Endüstriyel Tasarım Yarışmaları, tasarımcılarla üreticileri bir araya getirdi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Öztiryakiler firmasının sahibi Tahsin Öztiryaki sorularımızı yanıtladı…


İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçılarI
Birliği Yönetim Kurulu Başkanı  Tahsin Öztiryaki


Tasarım ve markanın gücüne inandıklarını belirten İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Tahsin Öztiryaki, Türkiye’nin artık fiyatla rekabet etme döneminin bittiğini, fiyatın, kalitenin, iyi hizmetin standartlar arasına girdiğini ifade ediyor.  İMMİB Endüstriyel Tasarım Yarışmaları’nın nasıl doğduğunu Öztiryaki şöyle açıklıyor: “Dünyada ileri gitmek için rekabetin karşısında durmanın yolunun tasarlanmış ve marka olmuş ürünler yapmak ve ihracatı artırmak olduğu kanaatine vardık ve üç yıl önce 250 katılımcının katıldığı bir yarışma yaptık. Katılım miktarı her geçen yıl arttı. Şu anda 350’ye yakın profesyonel ve amatör yarışmacı katılıyor.” Öztiryaki, her yarışma sonucunda bu ürünleri, üretici firmalara gösterdiklerini, ödül kazanan tasarımların kitabını bastıklarını ve üniversitelere dağıttıklarını sözlerine ekliyor. Öztiryaki, “Üniversiteler artık bu yarışmamızı tez konusu haline getirdi. Her üniversite tez konusu olarak, öğrencilerinin yarışma için tasarım yapmasını istiyor” diyor.

ÜRETİCİ İLE TASARIMCI BİR ARAYA GELİYOR

Öztiryaki, yarışmanın amacıyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Birinci amacımız öğrencilere tasarım pratiği yaptırmak, ikincisi sanayicilerimizin tasarımcılarla buluşmasını sağlamak. İki ayrı dünyanın insanlarını bir araya getiriyoruz. Üreticilerin çoğu aile firmaları, her işini kendisi gören, profesyonellerle çok çalışmayan, kurumsallaşmamış firmalar. KOBİ’leri bu tasarımcılarla bir araya getirip fikir alışverişi yapmalarını sağladık. Bu seneki yarışmadan çıkan ekmek kızartma makinesi ve tepsi, Arçelik ve Arzum firmaları tarafından üretilmeye başlandı bile.”

 

BAŞARILI TASARIMCILARIMIZ VAR

“Türkiye’de tasarımcının varlığını hissettirmemiz lazım”diyen Öztiryaki, tasarımcılarımızı dünyaya taşıdığımız, onların ürünlerini sergilediğimiz zaman dünyanın, Türkiye’de tasarım yapılabildiğine inandığını söylüyor. Öztiryaki’ye göre, tasarım yapılmayan, kendini yenilemeyen, inovasyonu olmayan ülkeler gelecekte ticaret hayatında çok başarılı olamayacak. “Dünya çapında başarılı tasarımcılarımız var, onlar da bizi temsil ediyorlar. Biz daha çok tasarımcının bizi dünyada temsil etmesini sağlamak için böyle bir yola başvurduk ve başarılı olduk.”

 

TASARIM YAPTIRAN FİRMA SAYISI YÜZDE 10 ARTTI

Tasarıma önem veren ve ürünlerinin patentini alan zücaciye firmalarının sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Öztiryaki, eskiden bu rakam yüzde 1 düzeyinde iken şimdi yüzde 10’lara vardığını vurguluyor. Tahsin Öztiryaki: “Patent alan firmaların yayınlandığı kitapçıkta, Türkiye’nin en çok tasarım yapan firması Arçelik, ondan sonra Öztiryakiler geliyor. Bu önemli bir gelişme. Kendini kanıtlamak isteyen firmalar bunu yapmak zorunda hissediyorlar. KOBİ’ler de artık bizi arayıp, ‘şu tasarımcıyla çalışabilir miyiz, nasıl çalışacağız’ gibi sorular soruyorlar. Bu da artık tasarımın öneminin anlaşıldığını gösteriyor.”

 

“Firmalar eğer kendilerini ayrıştırıp, bir farklılık yaratamazsa hiçbir şansları yok. Sürekli aynı ürünleri yaparak bir yere varmak mümkün değil. Muhakkak başkalaşmak, inovasyon çalışmaları içinde olmak gerekiyor.”

 


ÜRETİLEBİLİR VE SATILABİLİR TASARIMLAR

İMMİB’in Endüstriyel Tasarım Yarışmaları’na katılan tasarımların her sene daha da geliştiğini söyleyen Öztiryaki, “Tasarım yapmak sadece dış görünüşünü çizmek, güzel göstermek değil. Muhakkak kullanılabilir, üretilebilir ve satılabilir olması lazım” diyor. Tasarımdan önce öğrencilere brifingler veriliyor. Yarışmaya katılmak isteyenler, ürünler nasıl olmalıdır, teknik şartları nelerdir, imalat standartlarını nerelerde tutmaları lazım gibi bilgilerin ışığında tasarım yapıyorlar. Öztiryaki, çıkan tasarımların artık  üretilebilir ve satılabilir hale gelmeye başladığını vurguluyor.

 

ÜRETİCİLER NE YAPMALI?

Öztiryaki, tasarımcıyla çalışmak isteyen firmaların neler yapması gerektiği konusuna da açıklık getiriyor: “Üç tane kitap yayınladık ve 500 tasarımcıya yer verdik. Bu kitaba ve onların içindeki ürünlere bakıp tasarımcının hangi noktada olduğunu anlamak mümkün. Onların da hepsinin adres bilgileri İhracatçılar Birliği’nde mevcut.” Okullarla sanayi işbirliğini de sağlamaya çalıştıklarını söyleyen Öztiryaki, “Senede iki kere bizim fabrikamıza tasarım bölümünde okuyan öğrenciler geliyor. Onlara A’dan Z’ye her şeyi anlatıyoruz. Ne kadar yan yana gelirsek o kadar çok şey paylaşıyoruz. Tasarımcılarla bugüne kadar hiç iletişim sağlayamazken şimdi tasarım dünyasında neler olduğunu biliyoruz. Firmalar eğer kendilerini ayrıştıramaz, bir farklılık yaratamazlarsa hiçbir şansları yok. Sürekli aynı ürünleri yaparak bir yere varmak mümkün değil. Muhakkak başkalaşmak, inovasyon çalışmaları içinde olmak gerekiyor. Yoksa ne Türkiye’ye ne dünyaya ulaşma şansı var. Eskiden sadece Türkiye’de satardık, dışarıdan ürün gelmezdi. Ama şimdi dünyadaki bütün tasarımcıların ürünleri, bütün markalar buradalar. Onun için her sektörün farklılaşması gerekiyor.”

 

“Üreticilerin çoğu aile firmaları, her işini kendisi gören, profesyonellerle çok çalışmayan, kurumsallaşmamış firmalar. KOBİ’leri bu tasarımcılarla bir araya getirip fikir alışverişi yapmalarını sağladık.”

 

YARI YOLDAYIZ

Tahsin Öztiryaki’ye göre Türk tasarımı şu anda yarı yolda. Beyaz eşya sektöründe çok başarılı olduğumuzu, Arçelik ve Vestel’in, teknolojik, yenilik ve dizayn açısından bayağı önde gittiğini ifade eden Öztiryaki, dünyaya teknoloji, tasarım satar hale geldiğimizi vurguluyor ve şunları söylüyor: “Türkiye on sene sonra tasarımlarıyla, modelleriyle markalarıyla anılır hale gelecek. Devletin de bu konuda çok büyük destekleri var. Firmaların marka olmasıyla ilgili çalışmalara destek veriyoruz. Artık herkes bu işe konsantre olmaya başladı. Bu çarka herkesin el atması, tasarlanmış ürün alması lazım. Ne kadar çok kendi ürünlerimize yakın durup, onlara inanıp güvenebilirsek ve onları kullanmaya gayret gösterebilirsek bence tasarımın 10 senelik zaman dilimi sekiz seneye düşer.”


İMMİB 2007 BİRİNCİLERİ

Metal Mutfak Eşyaları

Profesyonellerde Mine Bilgütay’ın Matruşka isimli tencere seti birinci oldu. Rusların meşhur iç içe geçen sevimli bebeklerinden alınan ilhamla yaratılan bu tencere seti ile tencerelerin çok yer kaplama ve depolama sorununa çözüm bulmak hedeflendi. Tencereler bu tasarım sayesinde, hiçbir parçası çıkarılmadan veya ilave bir aksesuara ihtiyaç duyulmaksızın rahatça birbirinin içine girebiliyor. Yarısı cam, yarısı çelikten imal edilen tencereler, kulplarından tutularak sallanabilmekte, yine kulpların yardımı ile açılabilmekte ve hatta cam kısmı tersine çevrilerek, servis kabı olarak kullanılabilmekte.


Plastik Ev Ve Mutfak Eşyaları

Aydın Öztoprak ve Özgür Ruhi Ülvan’ın Spina isimli çamaşırlığı, profesyoneller kategorisinde birinci seçildi. Spina, iç mekanda çamaşır kurutma ihtiyacına cevap vermek üzere tasarlanmış bir kurutma birimi. Tasarımda işlevsellik ve görsel kalite en üst seviyede tutulmuş. Farklı miktarda çamaşıra göre değişken hacimlerde kullanılabilen Spina, kullanılmadığı durumda iki boyutlu bir forma bürünerek minimum hacim kaplıyor. Spina, çamaşır kurutma için iç mekan kullanımının artmasıyla beraber ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak üzere tasarlandı.

Elektrik-Elektronik Küçük Ev Aletleri

Profesyonel katılımcılardan İbrahim Ongun Bilsel’in Kes Tane isimli tasarımı birinci seçildi. Kestane yemişi artık sobaya ya da sokaklara özgü değil. Kes tane, evde kestane keyfi yapmak isteyenler için… Kes tane, kabuk tasarımı yarı açık bir kestaneden esinlenerek tasarlanmış. Kes tane, kullanım için ısı iletkenliği yüksek bir tepsi ve beş adet ısıya dayanıklı plastik avuç içi tabak sunar. Bu şekilde kestanenin asıl hatırlattığı soba başındaki sıcak sohbetler, elde tutulan sıcak kestane gibi özlemle andığımız hatıralara sadık kalınmış.

 

 

NİKEL FİYATINDAKİ ARTIŞ, HAKSIZ REKABETİ GETİRDİ

Paslanmaz çeliğin en önemli hammaddesi olan nikelin fiyatı, son beş yıldır inanılmaz zamlar görerek 10 misli arttı. Beş yıl önce tonu 5 bin dolar dolayında seyreden nikel, geçtiğimiz Nisan ayı sonunda Londra Metal Borsası’nda tonu 50 bin dolardan işlem görmeye başladı. Bu gelişme, paslanmaz çelik üreticilerinin bir bölümünü daha az nikel içeren alaşımlara yöneltince, dünya piyasalarında haksız rekabet oluştu.

 

Paslanmaz çelik üretimindeki artış, nikel içiren dayanıklı pillerin yaygınlaşması, bir çok endüstride nikel kullanımının artması, bu metale olan ilgiyi arttırdı. Ancak nikel üretimi artmadı. Yıllık üretim hâlâ 1.5 milyon ton dolayında.

Dünya nikel üretiminin yüzde 65’i paslanmaz çelik üretiminde kullanılıyor. Birçok paslanmaz çelik türevinin içinde ağırlık itibariyle yüzde 3,5-35’ler (AL 332) arasında değişen oranlarda nikel kullanılıyor. En çok kullanılan paslanmaz çelik tipi olan AISI 304 ise yüzde 8-10,5 arasında nikel içeriyor. Nikel maliyetinin son beş yılda 10 misli yükselmesi,  üstelik üretimdeki enerji maliyetinin de artması, bir çok paslanmaz çelik ürünün fiyatında Ocak 2006’dan bu yana yüzde 250’lere varan artışlara neden oldu.

Bu gelişme üzerine yeni arayışlara giren bazı üreticiler, düşük oranda nikel içeren yeni paslanmaz çelik türlerine yöneldi. Bu türlerden birisi de 1930’lu yıllardan beri bilinen 200 serisidir. 200 serisi paslanmaz çeliğin ilk tiplerinin nikel oranı yüzde 1’ler (205 kalite) düzeyindeydi. Daha sonra yüzde 4-5 nikel içeren  201 ve 202 serileri üretildi. Bu serinin kullanımı son altı yıl içinde yaklaşık 2.5 katına çıktı.

Hint ve Çin çelik endüstrisi iç pazar için 200 serisi paslanmaz çelik üretimine hız verdi. Uluslararası standartlarda yer almayan kaliteler ortaya çıktı. 200 serisinin tüm dünyada giderek popülaritesi arttı.

Ancak 200 serisinin tüketiminin artması bazı sorunları da getirdi. 200 serisi de manyetik olmadığı için, daha çok nikel içeren 300 serisi ile ayrıştırılması çok güçleşti. Bu durum pazarda kafa karışıklıklarına neden oldu. Hatta 200 serisinin piyasada 304 serisi gibi satılması, yani tüketicinin aldatılması da söz konusu oldu. Bu durum aynı zamanda haksız rekabeti gündeme getirdi.

Tüketici açısından 200 serisinin 300 serisine göre en önemli sorunu, küçük  çelik üreticilerinin yanlış imalat prosesleridir. 200 serisinde kullanılan sülfür uygun proses yapılmadığında paslanma direncini düşürür. Yine imalattaki hatalar sonucu yüksek oranda kullanılan karbon da kaynaklı malzemede kısa sürede pas sorunları ortaya çıkarır.

Aslında 200 serisi paslanmaz çelik, onlarca yıldır imalat sanayinin çeşitli alanlarında başarıyla kullanıldı. Ancak nikel fiyatlarındaki artış nedeniyle, bu seriyi daha önce hiç denememiş olan sektörlerin de kullanmaya başlaması, paslanma sorunlarına ve doğal olarak müşteri memnuniyetinin azalmasına neden oldu.

Pahalı 304 yerine ondan yüzde 30-60 daha ucuz olan 200 serisinin kullanımının yaygınlaşması haksız rekabete yol açarken, bir yandan da uygun koşullarda üretilmemiş 200 serisinin kullanılması, tüketici şikâyetlerine ve güven kaybına yol açıyor. Bu durum, dürüst imalatçı ve satıcıya karşı ciddi bir haksızlık oluşturuyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68829 - unknown - 38.107.179.237