METAL / DOSYA / TEFLON

YANMAZ YAPIŞMAZ’LARA
NELER OLUYOR?
Genellikle mutfaklardaki hayatı kolaylaştıran ve mutfakta geçirilen süreyi
daha zevkli hale getiren yanmaz yapışmaz veya Teflon, işlevsel ve dayanıklı
yapısıyla, 40 yılı aşkın süredir mutfaklarda ve elektrikli ev aletlerinde
kullanılıyor. Dünya çapında tüketicilerin günlük yaşamının bir parçası haline
gelen yanmaz yapışmaz madde ve DuPont Teflon®’un bu denli tercih edilmesinin en
önemli nedenleri arasında tüketicilerin farklı kullanım beklentilerini
karşılaması yer alıyor. Tüm bu olumlu yönlerinin yanında geçtiğimiz günlerde
basında çıkan Teflon’un kanser yaptığına ilişkin haberler ile sıkıntılı günler
yaşayan teflon piyasası, o günlerden bu güne neler yaşadı, nasıl etkilendi,
teflon üreticilerinin püf noktaları ve 2007’den beklentilerini sizler için
araştırdık....
DUPONT TEFLON®
Kurulduğu
1802 yılından beri dünyanın en büyük bilim firmalarından biri olan DuPont,
hemen her alanda insanların günlük hayatlarını kolaylaştıran geniş bir ürün ve
hizmet yelpazesi sunuyor. Keşfi, 1938 yılında DuPont tarafından
gerçekleştirilen Teflon®’un mutfaklarımızdaki yerini alması ise 1960’lı
yılların başına denk düşüyor.

Giysilerimizden
otomobillerimizde kullanılan hammaddelere, evimizdeki halıdan ojeye ya da
endüstride kullanılan çeşitli ürünlere kadar birçok malzemede kullanılan
Teflon® belki de hayatımızın olmazsa olmazları arasında....
DuPont Teflon®
ürünleri, ABD’deki FDA (Food and Drug Administration) ve diğer ülkelerdeki
muadil kurumların kalite ve sağlık standartlarına ve ‘yiyeceklerle temas eden maddeler hakkındaki düzenlemelere’ uygun olarak üretiliyor. Özel düzenlemelerin
bulunmadığı ülkelerde ise, DuPont ve tüm lisansörleri o ülkenin gıda
yönetmeliklerine tam uygunluk sorumluluğuyla hareket ediyor. Yapışmaz yüzey
maddesiyle kaplanan ürünler, DuPont tarafından belirlenen şartlara ve kalite
standartlarına uygun olarak kullanılıyor ve düzenli testlerden geçiriliyor.
Türkiye’de
Teflon® etiketini taşıyan, tencere ve tava sektöründe üç imalatçı firma bulunuyor.
DuPont Teflon®’un lisansörleri CemBialetti Mutfak Eşyaları Sanayi, Mehtap
Mutfak Eşyaları ve OMG Innova yapışmaz yüzey Teflon®’u ürünlerinde kullanma
hakkına sahiptirler. DuPont, Teflon® markasını taşımayan, diğer bir deyişle
lisansörü olmayan hiçbir firmanın ürününe garanti vermiyor. Yalnızca DuPont
Teflon® lisansörlerinin ürünleri, Teflon® amblemi ile satılıyor. DuPont Teflon®
Türkiye’de ayrıca TVS, İlla, Bialetti, Ballarini, Risoli, Moneta, Berndes gibi
ithal markalı ürünler ile de farklı satış noktalarında karşımıza çıkıyor.
Teflon®’un
çizilmeye karşı dayanıklılığı ve yüksek ısıya olan direnci sayesinde yemekler
tavaya yapışmaz, aynı zamanda yağ kullanımı da azaltır. DuPont Teflon® marka
kaplamalı tava ve tencerelerde yapılan yemekler zahmetsizce pişirilir ve doğal
lezzetlerini de korurlar. Teflon®, sağlıklı olduğu gibi kullanım sonrasında da
son derece kolay temizlenir. Teflon®’un bu üstün özellikleri yemek yapmayı bir
keyfe dönüştürürken mutfakta geçirilen zamanı da kısaltır. Ayrıca ilk günkü
kullanım kalitesini çok uzun süre koruması da bir diğer Teflon® özelliği olarak
biliniyor.
MEHTAP, SAATTE 5 BİN ADET ÜRETİM YAPIYOR
1963 yılında, tencere, tava emaye ürünlerde Türkiye’de ilk firmalardan biri
olarak kurulan Mehtap Mutfak Eşyaları, DuPont’un Teflon lisansörlerinden biri.
Firma, ağırlıkta yanmaz yapışmaz tencere, tava olmak üzere masaüstünde yemek
yerken kullanılan kırılmaz ürünler üretiyor.

Mehtap
Genel Müdür Yardımcısı
Sinan Paksoy
İki ayrı fabrikada üretimini
gerçekleştiren firma, biri 4.300 biri 1.200 olmak üzere saatte toplam 5.500
adet üretim yaparak, dünya çapında çok iyi bir rakama ulaşabiliyor. En son
teknoloji kullanılarak dünyada üç ayrı fabrikada daha olan sistemler ile üretim
yapan Mehtap, teflon üretiminde ise üç ayrı method kullanıyor. Mehtap Genel
Müdür Yardımcısı Sinan Paksoy, kullandıkları methodları şöyle özetliyor; ‘Ana
üç method ile teflonu üretiyoruz, birisi spreyleme yöntemi, diğeri roller tabir
edilen merdane yöntemi ve curtain dediğimiz method. Bu son method ile teflon şelale
şeklinde dökülen bir hale geliyor ve ürün altından geçerken teflon ile kaplanmış
oluyor. Bir de bu methodları şekillendirerek ya da roller ve curtain methodunun
karışımını kullanarak üretim yapıyoruz ve 20 kata varan çizilme dayanıklılığı
sağlıyoruz.”

BU YIL HEDEFİMİZ: 5
MİLYON PARÇA
Mehtap, üç ayda bir yeni
ürün serileri ile, rekabeti zorlaştırmayı ve kendini yenilemeyi tercih eden bir
firma. Yeni ürünlerini piyasaya çıkarmadan önce, hedef kitlesi olan bayanlar
ile anketler düzenleyerek yorumlar alıyor. İtalya, Amerika ve Türkiye’den başarılı
tasarımcılar ile çalışarak, değişik tasarımlara imza atan firma, 2007’de Nar
serisi ile iddialı gözüküyor. 4mm kalınlığında üretilen Nar serisi, teflon
klasik kaplamanın dışında, ısıya dayanıklı nar renginde orijinal boya ile
üretiliyor. Yumuşak dokunuş özelliğinde üretilen seri, bu yıl Mehtap’ın en çok
güvendiği ve beklentilerini yüksek tuttuğu ürünlerinden... Mehtap Genel Müdür
Yardımcısı Sinan Paksoy ise 2007 beklentilerini şöyle açıklıyor; “2007’de beş
milyon parça, 2006’ya göre ise yüzde 35 oranında bir büyüme bekliyoruz.”
AMBİENTE’DEN UMDUĞUMUZU
BULDUK
Mehtap, İngiltere, Almanya,
Fransa, İspanya, Amerika, Japonya, Hindistan, Vietnam gibi 33 ülkeye ihracat
yapıyor. Dünya çapında düzenlenen bütün büyük fuarlara katılmaya özen gösteren
Mehtap, bu yıl özellikle Ambiente ve Hong Kong fuarlarından yüzü gülerek dönmüş.
Müşterilerimizin bir kısmını Ambiente’de bulduk diyen Sinan Paksoy, “Ambiente
bizim için iyi geçti, yeni potansiyel müşteri adaylarımızı, tedarikçileri ve
meslektaşlarımızı gördük. Yeni ürünleri tanıttık. Bu yıl Çin’den yer istedik
olursa oraya da gideceğiz” diye konuşuyor.
“EN İYİ DENETLEYİCİ
TÜKETİCİ”
Geçtiğimiz günlerde basında
yer alan teflonun kanser yapıyor iddiasına tüm üreticiler gibi Mehtap da büyük
tepki ile yaklaşıyor. Sinan Paksoy, “Basında çıkan haberleri okursanız,
haberdeki dengesizliği fark edebilirsiniz. Haberde teflonun 2015 yılında
yasaklanacağından bahsediyor, kanser yapıyor olsa 2015 yılı beklenir mi? Bu son
derece asılsız bir haber. Teflon’dan grip olan görülmemiş, kanser olma riski
imkansız. Bir şeyi en iyi denetleyici tüketici” diye konuşuyor. Çıkan bu
haberlerin ardından Danimarka’da bulunan ve dünyanın sayılı laboratuarlarından
biri olan Danish Technology İnstitute’ta ürünlerinin testlerini yaptıran
Mehtap, çıkan iddiaları test sonuçları ile yalanlamış oluyor.
OMG İHRACAT AĞIRLIKLI ÇALIŞIYOR
1994 yılında kurulan OMG, DuPont’un lisansörlerinden biri. 50’ye yakın ürün
çeşidi olan OMG ihracat ağırlıklı faaliyet gösteriyor. Fransa, Almanya, İsveç,
Norveç, Danimarka ve Finlandiya’ya, zaman zaman da Rusya, İran, Ortadoğu
ülkelerine ihracat yapıyor.
Dünyadaki en sağlıklı
malzeme olan cam, iyi bir pişirme malzemesi olmadığı için teflonların tercih
edilmesi gerektiğini söyleyen OMG Pazarlama Müdürü Mustafa Gümüş, yemek pişirirken
doğru malzeme seçilmezse hijyenik olmayan durumlar ortaya çıkabileceğine dikkat
çekiyor. Mustafa Gümüş, “Yapışan gıda yanar, yanan şey karbonlaşır, karbonlaşması
da kanserojen madde içermesi anlamına gelir. Onun için yanmaz yapışmaz olmalı.
Sulu, salçalı ve soslu yemeklerde paslanmaz ürünleri tercih etmek doğru. Pilav,
karnıyarık, dolma, kızartma ve fırın içi kullanımlarda teflon ürünleri
kullanmak gerekiyor” diyor.
AVRUPA’DA ÇOK TUTULUYOR
“Doğru uygulanmış teflonu
kullanmak gerekir” diyen Mustafa Gümüş, teflonun kullanım ısısının 260 derece
olduğunu, fakat bazı markalarda bu ısının 230 dereceye düştüğünü ifade ediyor.
Gümüş’ün anlattığına göre, 230 ısı derecesine sahip ürünler daha çok ısındığı zaman
her türlü çizilmeye ve darbeye açık hale geliyor. OMG’nin ürünleri orta ateşte
üç beş saat ocakta bırakılsa da ısısı kütlesi ve tabanındaki özel formu
nedeniyle 260 dereceyi geçmiyor. Dolayısıyla bu ürünler Avrupa’da çok
tutuluyor. Gümüş, “Ürünlerimiz Türkiye için biraz pahalı geliyor. Çok ince
alüminyumlardan tencere tava yapılıyor. O ürünler 350 derecelere kadar ısınıyor,
dolayısıyla teflon bozuluyor, lokal ısı meydana geliyor. Lokal ısı sağlığa aykırı
şeyler üretebilir” diyor.

OMG
Firma Sahibi
Mustafa Gümüş
Normal şartlarda iyi
proseslenmiş bir teflonun hap yapılıp yutulduğunda vücuda hiçbir zarar vermediğini
belirten Gümüş, basında çıkan haberlerin sektörü olumsuz etkilediğini
vurguluyor, esas dikkat edilmesi gereken konunun, pişirilen yemekteki yanma
olayı olduğunu söylüyor. OMG, ağustos ayında döküm alüminyumda indüksiyon
teknolojisiyle çalışan bir ısıtıcının üretimini yapacak. Ayrıca içi teflon, dışı
emaye olan ürünlerini Ağustos ayındaki fuarda sergileyecek. Miktar odaklı değil,
daha çok kalite odaklı çalıştıklarını söyleyen Gümüş, mümkün olduğu kadar belli
bir kalite anlayışıyla, yenilikleri de takip ederek üretime devam ettiklerini
söylüyor.

MONETA’DAN ÇOCUKLARA ÖZEL SERİ
Alluflon firmasının
markası olan Moneta, Türkiye’deki teflon pazarına hızlı bir giriş yaptı. 133
yıllık birikimi ve ilklerin öncüsü olan Moneta, dünyanın en büyük Teflon
üreticilerinden biri olma özelliğine de sahip...

Moneta
Türkiye Genel Müdürü
Nejat K. Aksungur
Moneta 1875 yılında çelik,
alüminyum ürünler ile üretime başladı. 1975 yılına doğru İtalya’nın yükselen
teknolojisini kullanmaya başlayarak, otomatik dönüşlü teflon kaplama sistemine
geçti. Yani, eski usul püskürtme yöntemi artık Moneta için tarihe karıştı.
Otomatik bantlar üzerinde robotlar yardımı ile teflon kaplaması yöntemine
geçildi. DuPont ile lisans anlaşması yapıldı ve tencere, tavanın yanısıra
teflon kimyasalı da üretilmeye başlandı. 1996 senesinde İtalya’da ilk standart
belgesini alan firma özelliğine de sahip olan Moneta, 2004 yılında Orginal
Curtain System adı verilen sistemi icat etti. 1993 yılından 2006 senesine kadar
teknolojik yatırıma 24.82 milyon Euro bütçe harcayan Moneta, ortalama yıllık 1
milyon Euro’luk teknolojik yatırım yaptı. Zed Nielsen Araştırma Firmasına göre
dünyada yüzde 20 ile en yüksek pazar payına sahip teflon üreten firmanın Moneta
olduğu kanıtlanıyor. Kipa, Carrefour, Real gibi hipermarketlerin kendi markalı
ürünlerini de üreten Moneta, Türkiye’nin önemli tedarik zincirlerinde de satışa
sunuluyor.

SAĞLIĞIN PEŞİNDEN GİDİYORUZ
Bir markette satılan ürünü,
başka markette satışa sunmayan Moneta, “hedef kitlesini de sağlığına ve
kaliteye dikkat eden insanlar” olarak belirlemiş. Moneta Türkiye Genel Müdürü
Nejat K. Aksungur “biz sağlıklı ürün satıyoruz” diyerek, Moneta olarak insan sağlığına
ne denli önem verdiklerini şöyle anlatıyor; “Ürünümüzü satanlara eğitim
veriyoruz. İyi bir teflon tavanın nasıl olması gerektiğini öğretiyoruz. Tencere
tava alırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bizim broşürümüzde Moneta
adı bile geçmez. İnsanları rengarenk ürünlerle bir yere kadar kandırabilirsiniz.
Ama gerçek bu değil. Şu an Moneta’nın önü çok açık. Bugüne kadar 300 bin parçanın
üzerinde ürün sattık. 10 tane bile geri dönen ürün yok. Adetsel olarak satışın
peşinde değiliz. Tüketicinin bizi anlamasının en iyi yolu ürünü kullanmasından
geçer. 20 YTL olan ürünü 10 YTL’ye sattık. İnsanlar bu ürünlere çok para
ödemeye alıştığı için tepkiler de aldık. Biz 50-100 milyar reklam kampanyası
yapacağımıza, ayırdığımız bütçeyi ürünün fiyatına yansıtmayı tercih ettik. Biz
zarar etsek bile insanlara “alın bu ürünü kullanın” dedik. Hedef açısından
bakacak olursak Moneta, 2006’nın yarısında bir hedef koymuştu. Bunu karşıladık.
2007’nin ilk üç ayı bu yıl için hedeflerimizi karşılayacağımızı gösterdi bize.
Biz çok büyük pazar paylarından ziyade kalitenin sağlığın peşinden gidiyoruz.
Teknik üstünlüğümüzü ispat etmek için yarı fiyatına ürünü satmak çok zor bir
yol. Biz bu yolu seçtik.”
SEVİMLİ JUNGLE FEVER
Moneta ürünleri 2,3,5,10 ve
ömür boyu garantili olmak üzere piyasaya sunuluyor. “Biz ürünümüze güveniyoruz”
diyen Nejat Aksungur, “Tüketiciye kalitemizi değiştirmemeyi taahhüt ediyoruz”
diye konuşuyor. 76 ülkede satılan bir ürün olan Moneta, AB tarafından en iyi
marka seçilmiş. Moneta’nın çocuklar için özel ürettiği Jungle Fever adı verilen
çocuk serisi ile çocuklar kendilerini özel hissedecek. Monoteck Antibakteriyel
özelliği ile üretilen çocuk serisi, çocuklara özel maskotlar ile cazip hale
getirilmiş. “Anneler kendilerine yemek pişirdikleri kaplarda çocuklarına pişirmiyorlar.
Bu alandaki boşluktan dolayı çocuklara özel ürün üretmeye karar verdik. Madem
biz sağlıktan yanayız, dolayısıyla onlara özel ekipmanlar oluşturduk. Çocuklara
yemeği sevdirmek, onun kendine ait bir şeylerinin olduğunu göstermek için yaptık.
Dört tane sevimli karakterlerle yansıttık.” Çocukların porsiyonlarında oluşturulan
seride, mini omlet tavası, mini sahan, mini sütlük gibi sevimli renklerden oluşan
ekipmanlar bulunuyor.
TEFLON KANSER YAPMAZ
Teflonun kanser yapıp
yapmadığı konusuna açıklık getiren Aksungur, “Türkiye’de insanların çıkan
haberlere inanma potansiyeli çok yüksek. Her yapışmaz teflon değildir. Çok
kalitesiz mallar var ortada. O mallar kanserojen midir evet ama o mallar teflon
olduğu için değil hammaddesi kanserojen olduğu için risklidir! Birinci
dereceden sağlıkla ilgili bir madde olduğu için insanların kafaları karışık.
Hiçbir şekilde teflon tavalar için endişe edilecek bir şey yoktur” diyor.
CEM BIALETTI SÜREKLİ YENİLENİYOR
Mutfak eşyaları sektörünün
en eski firmalarından biri olan Cem, yaklaşık elli yıldır üretim yapıyor. Cem,
1980’lerin ortalarında DuPont’la anlaşarak Türkiye’ye ilk teflon kaplamalı
ürünleri getiren firma. Pazarın yüzde 60’ını elinde tutan Cem, aylık bir milyon
üretim yapıyor.

Cem
Bialetti Satış Grup Müdürü
Gökhan Yıldırım
2004 yılının Aralık ayında İtalyan
Bialetti ile gücüne güç katan Cem hızlı bir büyüme trendine geçti. 2005’in
Mart’ına kadar süren yatırım döneminden sonra Cem ve Bialetti Türkiye’de bir
üretim tesisine kavuştu. Cem Bialetti geçtiğimiz iki senede yaklaşık üç kat
büyüme gösterdi.
Cem Bialetti, üretimini
Sapanca’daki fabrikalarında yapıyor. Türkiye pazarında, konusunda lider bir
firma olduklarını söyleyen Satış Grup Müdürü Gökhan Yıldırım, “Çelik ve diğer
alternatif ürünlerin çok güçlü olduğu bir dönemde tüketicinin karşısına bambaşka
bir ürünle çıktık. Yıllarca uğraşarak belli bir noktaya geldik” diyor. Pazarın
yüzde 60’ını elinde tuttuklarını söyleyen Yıldırım, Türkiye’deki bütün
zincirlere ürün verdiklerini, ihracatta da Türkiye’nin lider firması olduklarını
belirtiyor.

AVRUPA’DAKİ İKİNCİ BÜYÜK
FİRMAYIZ
Cem Bialetti, aylık 1
milyon adet üretim yapıyor. Satış Grup Müdürü Yıldırım, diğer teflon
lisansörleri gibi bütün yapmaz yapışmazların teflon olarak algılanmasından duyduğu
rahatsızlığı dile getiriyor ve şunları söylüyor: “Bu çok ciddi bir sorun.
Burada DuPont’a da çok büyük iş düşüyor. Çünkü içi siyah olan her şeye teflon
deniyor. Bu bir süreç, satınalmacıları eğitmemiz lazım. Tüketici ne aldığını
bilmek zorunda. Her sektörün kendine has markaları vardır. O markalara güven
oluşmuştur. Fiyatı uygun diye her ürün alınmamalı.” İtalyan Bialetti ile birleşince
Avrupa’daki ikinci büyük, dünyada da üçüncü büyük firma olduklarını söyleyen Yıldırım,
bütün ürünleri dünya pazarlarına uygun bir şekilde ürettiklerini, Bialetti’nin
bütün bilgi birikiminin Türkiye’ye transfer olduğunu söylüyor.
Teflonun kanser yaptığı
haberlerinin yalan ve çok yanlış olduğunu ifade eden Yıldırım, “Teflonu
yutabilirisiniz, hiçbir zararı yoktur. Fakat o ürün teflon değilse insanın aklına
her şey gelebiliyor. Birtakım riskleri barındırır” diyor. Teflonun çizilebildiğini
bunun sağlık için risk oluşturmadığını söyleyen Yıldırım “Teflon çizilse bile
altındaki madde, yıllarca sadece kaplamasını yaptığımız alüminyum. Çok
çizilirse teflon yapışmazlık özelliğini kaybeder. Hijyen olarak da sıkıntı yaşanmaya
başlanır. Alüminyum bir süre sonra oksitlenir, temizlemesi zorlaşır, zarar
görmüş bir düzeyde yemek pişirmenin avantajları kalmaz” diyerek, teflonun
kanser riski taşımadığına açıklık getiriyor.