26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

 

CAM / ŞİRKETLERE FOCUS  / FARC

 

 

FARC’TAN FARKLI BİR BAKIŞ

Deneyimli bir ekiple sektöre geçen yıl giriş yapan Farc, ‘katma değerli’ ürünlerle sektörde bir fark yaratmayı hedefliyor. Vitrinleri süsleyen cam ürünleri mutfaklara sokmayı hedefleyen Farc, ‘Vitrinlerinizden günlük yaşamınıza bir çizgi’ sloganıyla sektöre yeni bir anlayış getiriyor.

Farc Genel Koordinatörü
Faruk Öztürk

 

Farc. Özellikle seçilmiş bu isim. Sektörde bir fark yaratmak, farklı olmak için yola çıktıklarını çağrıştırmak için. Aynı zamanda kurucuları Faruk ve Ceyhun isimlerini anımsatırken yabancılar için de Faruk Corporation açılımını getirmesi düşünülmüş.

Faruk Öztürk cam dünyasının içinden gelen bir isim. Yıllarca Paşabahçe’de, cam dünyasının içinde yetişmiş. 20 yıl Paşabahçe’de çalıştıktan sonra Amerika Asya Pasifik İhracat Müdürlüğünden emekli olmuş ama hayatının bir parçası olan camdan ayrı kalamamış. Bu birikimini ve pazarda kendince eksik gördüğü boşluğu doldurmak için geçen yıl Farc’ı kurmuş.  Farc’ın kuruluş öyküsünü Genel Koordinatör Faruk Öztürk’ten dinleyelim:

“Camı dünya ölçeğinde bilen ender kişilerden biriyim. Sadece yerel ölçekli değil uluslararası tecrübem var. Paşabahçe’deki 20 yıllık deneyimimin ardından emekli oldum ve dünyada yıllar boyunca oluşan çevrem de beni teşvik etti. Yeğenim Ceyhun’la birlikte geçen yıl Farc’ı kurduk. Yine Paşabahçe deneyimi olan arkadaşları da bünyemize kattık. Kendi yönetimimizde olan bir atölye var. Ürün fikirlerimizi burada usta ellerde hayata geçiriyoruz.”

Farc İthalat ve İhracat A.Ş. bünyesinde iki markayı barındırıyor: Mutfarc ve Seralev. Mutfarc, Faruk Öztürk ve ekibinin özgün tasarımlarının yer aldığı sade cam ürünlerinin işlenmesiyle oluşturulan ve piyasada ‘katma değerli’ olarak ifade edilen dekorlu cam ürünlerin oluşturduğu bir marka. Seralev markası altında ise seramikle özel bir maddenin karışımından imal edilen termal şoka dayanıklı tencere, çömlek ve kaplardan oluşan özel bir ürün yelpazesi bulunuyor.

 

Farc, Mutfarc markası altında çay, rakı, su, viski bardakları ve sürahiyi bir aile olarak sunuyor. Hepsi aynı işlemeyi taşıyan altın ve gümüş varaklı bu takımlar, günlük kullanım için…

 

Vitrin Ürünleri Mutfakta

Farc ithal ürün kullanmıyor ve malzemeyi sadece yerli üreticiden temin ediyor. Düz cam ürünlere altın, platin ve luster denilen boyayla desen ya da dekor denilen kesme işlemi uygulanıyor. Böylece katma değerli denilen ikincil işlemli ürünler ortaya çıkıyor. Faruk Öztürk, özgün ürün yelpazelerine çok güvendiklerini belirtirken, Mutfarc’la sektöre çok farklı bir anlayış kazandıracaklarını söylüyor. Öztürk, şirketin kuruluş amacı olan farklılıklarını şöyle anlatıyor:

“Camda bizim şöyle bir sloganımız var: ‘Vitrinlerinizden günlük yaşamınıza bir çizgi.’ Büfelerde saklanan tüm cam ürünleri günlük yaşama geçirmeyi hedefliyoruz. Çocukluğumuzda evlerde misafir odaları vardı. Katma değerli cam ürünleri bu odalardaki büfe ve vitrinlerde saklanır, özel günlerde çıkartılırdı. Şimdi o vitrinler açıldı ve bu ürünler artık günlük kullanımda. Eskiden mutfaklar pek önemli değildi. Artık mutfaklara çok önem veriliyor ve ciddi paralar harcanıyor. Bizim de Mutfarc’ı oluştururken amacımız katma değerli cam ürünleri insanların masalarına sunmak.”

 

İkilem Yaratmak Önemli

Piyasa genelinde maliyete işçiliğin eklenmesi, katma değerli ürünler için bir dezavantaj.  

Katma değerli ürünlerin sade ürünlere tercih edilmesini sağlayacak strateji ise uygun fiyat uygulamasından geçiyor. Farc’ın kendisine bu kadar güvenmesinin temel dayanağı da uyguladıkları fiyat politikası. Faruk Öztürk fiyat politikalarını şöyle anlatıyor:

“Biz sade ürünlerle katma değerli ürünler arasında bir ikilem yaratmak istiyoruz. Bunun bir yolu fiyatlandırmadan geçiyor. Fiyatlandırma politikasıyla bunu başarmak istiyoruz. İnsanların artık katma değerli ürünleri büfe veya çeyiz için değil, mutfaklarında kullanmak üzere almalarını sağlayacağız. Böyle de bir hedefimiz var. Bunu hedeflerken de çok makul fiyatlar uyguluyor olmak lazım. İnsanların çok hızlı tüketilebileceği bir fiyat politikası izliyoruz. Çok sert, çok net ve açık bir fiyat politikası... Türkiye’de bu konuda belki ilk firmayız. Geçen yıl fuarda bunu görenler gerçekten şaşırdı.”

 

Uluslararası Olmak İstiyor

Hizmet seviyesi, müşteriye yaklaşım ve fiyat politikası… Bu üç sacayağını birbirinden ayırmadıklarını ve çok önem verdiklerini önemle vurguluyor Faruk Öztürk.  Bu üçlü ayakta kesinlikle alışılagelmiş iş yapma biçimlerini sürdürmeyeceklerinin altını çizen Öztürk, iddialı olduklarını söylüyor ve hedeflerini şöyle anlatıyor:

“Alışılagelmiş yöntemlere karşıyız. Uluslararası ölçekte olmak çok önemli. Çok farklı bir iş disiplininden geliyoruz ve bu doğrultuda pazarda yer alacağız. Yurtiçi pazarın bize söylediği stratejileri uygulamayı düşünmüyoruz. Bizim kararlaştırdığımız politikalar ve stratejiler pazarda yer bulmalı diye düşünüyoruz. Bunun yanı sıra çok bilinen bazı mağazalarla da çalışmak istemiyoruz. Bunun temel nedeni bu mağazaların bütün yükü tedarikçiye yüklemeleri. Büyüme birlikte olmalı. Bu anlayışı reddediyoruz. Bu marka mağazalar aynı zamanda tedarikçinin yükünü paylaşabilen iş ortakları olmalı.

Biz bir avantajımızı çok net kullanıyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında kutu konseptini çok çabuk geliştiriyoruz. Müşteriye özel kutular sunuyoruz. Çay bardağına kutu uyguladık ve Türkiye’de büyük ilgi gördü.”

Türkiye’de cam üretimi ve cam işçiliğinin çok iyi düzeylere geldiğini anlatan Öztürk, geleceğe yönelik planlarını ise şöyle anlatıyor: “Bir iddiamız da şu: Dünyadaki cam sektörünün gelişmesini, Paşabahçe’nin ve dekorcuların gelişmesini iyi biliyorum. Bu ülkenin bu kadar yıllık cam geçmişi olmasına rağmen uluslararası ölçekte, marka olmuş bir dekor firması yok. Çok iyi dekorcular var iyi işler yapıyorlar ama uluslararası ölçekli değil. Biz Farc olarak bu sektörde uluslararası ölçekte bir dekor markası olmayı hedefliyoruz. Ve bunu 5 yıl içinde yapmayı düşünüyoruz. Çünkü 5 yıl demek, bizim için 20 artı 5 yıl demek. Bunun da neticelerini çok ciddi bir şekilde aldık. Genç bir şirketiz ama cam dünyasında 20 yıllık bir birikimimiz var. Bu birikimi Türkiye pazarına getirmezsek bir esprisi olmaz. Dolayısıyla biz bu birikimi tümüyle uluslararası ölçeğe taşıyor ve o ölçeği yurtiçinde uygulamaya çalışıyoruz. Bunda da kararlıyız.”

 

İhracat Yapmakla İş Bitmiyor

Günümüzde marka olmanın önemini bilerek yola çıkan Farc, asıl büyümenin ihracat yapmak değil marka yaratmak olduğunu savunuyor. Vizyonunu genişletmeden ihracat yapmanın uzun vadede bir yarar sağlamayacağını dile getiren Farc Genel Koordinatörü Öztürk, “Umarım ülkemizden daha fazla marka çıkar ve çıkmalı. Uluslararası ölçekte desenleri ve renkleri belirleyen, karar veren olmalı bu markalar. Şunu biliyorum ki Paşabahçe’nin yarattığı dekorcular Avrupa’da. Türkiye’nin dünya ölçeğinde iki üreticisi var: Paşabahçe ve Art Craft. Ama bu anlamda ülkemiz bir tane dekorcu marka yaratmış değil. Bunun sebebi de yerel yaklaşım. Çok büyük ihracatlar yapılıyor ama marka olarak düşünülmüyor. Firmalar bölgesel bakmış olaya. Orta Doğu’ya veya komşulara ihracat yapmayı büyük iş olarak görmüşler hep. Bu yüzden yurt içi pazarına da büfe süsü ve çeyiz seti yapmaktan öte gidilememekte.”

Öztürk Türkiye’den dekorcu bir marka çıkmamasının bir başka sebebini anlatırken ise şöyle söylüyor: “Bunun nedeni, bütün dekorcu firmaların Beykoz’daki fabrika kapanana kadar ağırlıklı olarak Paşabahçe’ye çalışmış olmaları. O kapandıktan sonra kendi ayakları üzerinde piyasaya mal yapmaya başlamışlar. Bizim yarattığımız dekor ve fikirler tamamen bize ait. Bunları işleyecek bir alt yapı da var. Ama bu alt yapıyı daha iyi kullanmak gerek diye düşünüyorum.”

Öztürk, dünya piyasaları için ise çok ilginç noktalara dikkat çekiyor: “Dünya devleri başka ülkelerin markaları ama onlar da Paşabahçe sayesinde dev oldular. Bunu da Paşabahçe’nin esnek yapısı, sade üretimi ve ürün genişliğinden faydalanarak başardılar. Ben bu firmaların nasıl geliştiklerini gözlemledim. Bu birikimlerden hareketle diyorum ki, ülkemizden en az bir tane çok büyük bir dekorcu marka çıkmalı.”

 

Paşabahçe’yi İtalyanlardan Alıyoruz

Dünya çapında marka olmuş İtalyan veya Alman dekor firmaları Farc’ın kurulmasının temel taşlarından biri. Faruk Öztürk, Paşabahçe deneyimi ile dünya cam sektörünü çok yakından inceleme ve ilişki kurma şansı elde etmiş. Türkiye cam piyasasını da çok iyi tanıyan Öztürk, Avrupa’dan ithal edilen katma değerli ürünlerin yapıldığı sade ürünün Paşabahçe’den gidiyor olmasına adeta içerlemiş. Avrupalıların bizden aldıklarını bize sattıklarını söyleyen Öztürk, şunları anlatıyor:

“Mağazaları yurt dışında ve içinde ziyaret edip gözlemliyorum. Yurt dışında kimler, neyi, nasıl yapıyor? Hangi fiyattan sunuyor? Hangi ürünler gelişiyor? Aynısını Türkiye’de de yapıyorum. Şunu görüyorum; Türkiye’den sade ürün olarak giden malların, İtalyanlar ya da Almanlar tarafından dekorlandıktan veya desenlendikten sonra tekrar bize satıldığını görüyorum. Dolayısıyla katma değerli ürünlerden asıl fayda sağlayan yine yurtdışı firmaları oluyor. Ülkemizdekiler sektörü çok iyi bilmedikleri için doğal olarak bunu anlamaları da mümkün olmuyor.”

Türkiye’de önemli bir cam sanatı geçmişi olduğunu, çok iyi ustaların bulunduğunu söyleyen Öztürk, büyük ve orta ölçekli firmaların yakalayamadığı esnekliği küçük firmaların yakalayabileceğini, bu tür firmaların ortaya çıkması gerektiğini söylüyor. Öztürk, “Küçük hacimli işleri yapabilecek, müşteriye özel işleri çok daha hızlı neticelendirecek firmalar ortaya çıkmalı. Tabii bunlar büyük üreticilerin desteklemesiyle olur. Marka ancak böyle ortaya çıkar. Büyük yerel üreticiler en küçük yere bile ‘ben gireceğim’ derlerse ki bazen oluyor, kendi bünyelerinden iş kaybediyorlar. Çünkü büyük firmaların küçük hacimli işlere cevap vermesi sırasında onlar için büyük bir enerji kaybı ortaya çıkabiliyor. Aslında bu ülkenin dekorcularına yaklaşırlarsa marka çıkar. Onlar yaklaşır mı bilmem ama biz en azından hedefi koyduk.”

 

İhracatta Önümüz Açık

Farc’ın ihracatta çok farklı boyutlarda farklı uygulamaları var. Faruk Öztürk ve ekibi denenmemişleri yapmayı planlayarak şirketin ihracat profilini oluşturmuşlar. İlk ihracatını Kanada’ya yapan Farc, bu alanda batıda yoğunlaşmayı düşünüyor.  İhracatta izledikleri yolu Faruk Öztürk’ten dinleyelim: “Biz ilk ihracatımızı Kanada’ya yaptık. Bu oldukça önemli. Hedeflerimizden biri de Batı’ya ihracat yapmak. Asya Pasifik ve Batı ülkelerini pazar olarak görüyoruz. Aksi halde büyümeniz mümkün değil. Büyük hacimli işler yapıp ciddi ciro getirmenin yolu pazar boyutu büyük ülkeler. Mesela Amerika’nın yaklaşık iki milyar Dolarlık cam pazarı var ve maalesef bu pazarı başkaları ele geçirmişler.”

Yurt dışında talep gören ürünlerin bölgesel ve kültürel farklara göre değiştiğini anlatan Öztürk, Türkiye pazarındaki ürün gruplarının batı pazarına uymadığını düşünüyor.

Batı’da temel olarak kokteyl ve alkol üretimi fazla olduğu için, şarap bardakları, meşrubat ve viski bardağı, ayaklı su bardağı Batı’ya yapılan ihracatın temelini oluşturuyor. Bu nedenle Farc, Kanada’ya ürettiği ürünü Hindistan’a göndermiyor ve her alan için ayrı çalışma yapıyor.

Özgün olmak, hızlı hareket edebilmek, geniş bir misyon ve vizyon yüklü olmak. Bu kriterleri temel alarak yola çıkan Farc İthalat İhracat, bir yılı geride bıraktı. Sektördeki bu ilk yıllarını nasıl değerlendirdiklerini sorduğumuzda şunları anlatıyor Faruk Öztürk:

“Geçen bir yıl içerisinde pazarda büyük ölçüde tanındık. Ayrıca ürün yelpazemizi büyük ölçüde genişlettik. Ama bize bir yıllık olarak bakmak yanlış olur. Çünkü ekibimizin cam deneyimi oldukça yüksek. Üretimdeki birçok arkadaşım eski Paşabahçeli ve 30 -35 yıllık deneyimi olanlar var. Müşteri sayımız ilk bir yıl için oldukça iyi. Aranabilirliğin artması için değişik çalışmalar içerisindeyiz. Marka bilinirliği artırma çabalarımız da devam ediyor. İyi mağazalarla, marka mağazalarla çalışmak çok önemli bizim için. Bu hedefte doğru yolda yürüdüğümüzü düşünüyorum.

 

Ürün İyi Sunum Yanlış

Türkiye’de veriler gösteriyor ki, tüketimi en çok olan iki cam ürün, çay ve rakı bardağı. Bu ürünlerin tümü hipermarket raflarında sade olarak satışa sunuluyor. 500 milyon adet gibi ciddi bir tüketimi olan bu ürünlerin satış biçimine de farklı bir bakış açısı getiriyor Öztürk ve şunları anlatıyor: “Bu ürünlerin satışına yeteri kadar önem verilmiyor. Raflarda satılmasını anlamış değilim. Cam ürünleri doğru stantlarda satılmıyor. Masada kullanımını gösterecek, renginden kullanım biçimine kadar ürünü ortaya çıkaracak bir yaklaşım lazım. Bir gün bu ülkede, cam ürünleri ağırlıklı perakende konsepti oluşacak.”

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68986 - unknown - 38.107.179.240