ALANYA
Kilometrelerce uzanan
kumsalları, antik şehirleri, doğa harikası mağaraları ve doğa sporlarına uygun
coğrafyasıyla yerli ve yabancı turistlerin sadece gezip görmek için değil,
yaşamak için de seçtikleri bir yer Alanya.
Ülkemizin en gözde tatil merkezlerinden biri
olan Alanya’ya gelenleri ilk olarak yarımadanın üzerinde bir taç gibi kurulmuş
olan Selçuklu Kalesi karşılıyor. Alanya Kalesi, şehrin en güzel manzarasına
sahip. Kalenin yanı sıra eşi benzeri olmayan tersane ve Kızıl Kule gerçekten görülmeye
değer güzellikler. Alanya’nın en ilgi çekici özelliklerinden biri de
mağaraları. Astım hastalarına iyi geldiği söylenen Damlataş Mağarası bunlar
arasında en bilineni. İlginç kaya oluşumlarıyla Fosforlu Mağara, korsanların
kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası’na keyifli bir
tekne yolculuğu sonunda ulaşabilirsiniz.
Alanya’nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çayı Vadisi, yazın bunaltıcı sıcaklarında serinlemek isteyenlerin
derdine derman olacak nitelikte.Tüm sahillerinden denize girilebilen Alanya,
zengin tarihiyle de ziyaretçilerini büyülüyor. Kente 20 km. uzaklıktaki Leatres, kilise, hamam ve tapınak kalıntılarıyla üst üste kurulmuş uygarlıkların
öykülerini anlatırken, Alanya’ya 30 km. mesafede olan Iotepe Liman Kenti, doğal
limanı ve hakkında üretilmiş efsaneleriyle tanınıyor.
Kral Antichos’un karısının
adını taşıyan kent, Roma döneminden kalıntılarına ev sahipliği yapıyor.
Kargıcak Köyü civarındaki Syedra; kale, agora ve tapınaklarıyla yerli ve
yabancı turistlerin akınına uğrayan tarihi mekanlardan biri.

İncekum
Avsallar kasabasıyla Alara çayı
arasındaki bölge İncekum olarak adlandırılıyor.
Denizi kadar inen çam ve sedir
ağaçlarının denizle birleşmesini engelleyen ince sarı kumlar sebebiyle bölge, İncekum
adını almış. Alanya’nın yaklaşık 20 km. batısında çamlarla kaplı bölgede, doğal,
ince kumlardan oluşan plaj turistlerden büyük ilgi görüyor. Güneş ve denizin dışında
birşeyler yapmak isteyenler orman içi kamp alanını mutlaka görmeli.

Alanya’nın tüm sahillerinden
denize girebilirsiniz.
Alara
Yüzyıllardır kültür elçilerinin
ve ticari gezginlerin uğrak yerlerinden biri olan Alara, Alara Çayı’nın yanına
kurulmuş. 1232 yılında Selçuklu Sultanı tarafından yaptırılan Alara Han,
yöredeki en önemli tarihi yapı. Bir tarafta yeşil çam ormanları, diğer tarafta
Alara Han ve önündeki koca düzlükte kıvrıla kıvrıla akan Alara çayı. Tepedeki
köşk ve hamam kalıntıları arasında dolaşırken karşınızdaki muhteşem manzarayı
seyretmekten kendinizi alamayacaksınız.

Alanya Kalesi
Alanya Kalesi, 1225 yılında
Roma kale kalıntılarının yerine Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından
yaptırılmış. 83 kule ve 140 burcu olan, üç sıra surlarla çevrili yapı, iç ve dış
kale bölümlerinden oluşuyor. Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camisi,
Akşabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi,
Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindandan oluşan
kale gerçek bir tarih hazinesi.

Geçtiğimiz yıllarda yapılan
restorasyonla Selçuklu Tersanesi tekrar turizme kazandırıldı.
Selçuklu Tersanesi
1228 yılında yaptırılan
tersane, 56,5 m. uzunluğunda, 44 m. derinliğinde. Tersane güneyden gelebilecek
tehlikelere karşı iki katlı, iki odalı bir kule ile güçlendirilmiş.

Alanya Kalesi, kentin en
güzel manzarasına sahip.
Kızıl Kule
Adını alt ve üst kısımlarındaki
kesme taşlardan alan Kızıl Kule, 1226 yılında yapılmış. Bugün bile sapasağlam
ayakta duran kulenin doğu cephesi ile batı cephesi arasında, tabanın konumu
nedeniyle 2 metrelik yükseklik farkı var. Sekizgen şeklindeki kule beş katlı.
Zemin katın ortasından yukarı doğru beşinci kata kadar yükselen bir bölüm
bulunuyor. Su sarnıcı görevini üstlenen bu bölüm, kulenin omurgası durumunda..
Zemin kat Etnografya Müzesi olarak hizmet veriyor.

Alanya Müzesi
Arkeolojik ve etnografik
eserlerin sergilendiği çeşitli bölümlerden oluşan müzedeki en eski eser, Alanya
çevresinde bulunan ve M.Ö. 625 yılına tarihlenen Fenike dilindeki yazıt.
Helenistik, Roma ve Bizans dönemine ait bronz, mermer, pişmiş toprak, cam ve
mozaik buluntular, Karamanlıca dilindeki bir yazıt ve arkaik (M.Ö.7-5.yüzyıl),
Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait
sikkeler arkeoloji seksiyonunda sergileniyor.

Akdeniz Bölgesi’nin bu şirin
ilçesi zengin alışveriş olanaklarına sahip.
Kozanın evrimi
İpekböceği yetiştiriciliğinin
yaygın olduğu bölgede, ipek dokumaları çok ünlü. Özellikle eşarpları
görmemezlik etmeyin. İpek halılar özellikle turistlerden büyük ilgi görüyor.
Deri giysi ve aksesuar mağazalarıyla halı mağazaları da ilgi çekici. Kuyumcu
dükkanları pek çok çevre ilçede olduğu gibi, burada da çok yaygın. Tezgahlarda
her türlü gümüş takı ve incik boncuk satılıyor. Buralardan birçok ilginç
hediyelik eşya bulabilirsiniz. Çevredeki dükkanlarda küçük heykelcikler, hayal
gücünün sınırlarını zorlayan biblolar vitrinleri süslüyor.

Akdeniz’in farklı
lezzetleri...
Alanya, uygun iklim koşulları
nedeniyle çok sayıda sebze ve meyvenin yetiştiği bir coğrafyada yer alıyor. Bu
yüzden sebze yemekleri bölge mutfağında önemli bir yer tutuyor ve çok
tüketiliyor. Yörenin kendine özgü yemekleri arasında en önemlileri laba, düğün
çorbası ve öküz helvası.

Deniz olan her tatil yöresinde
olduğu gibi Alanya da balık ve deniz mahsulleri yönünden oldukça şanslı. Akay,
avcı, çipura, iskarmaç, isparit, kılıç, kırlangıç, kolyoz, lagos, mercan,
mezgit, orkinos, tekir, turna, zargona ve Akdeniz’e özgü grida bölgede en çok
rastlanan balıklar.

