26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey



Yeraltının Derinliklerinden Perilerin Bacalarına... KAPADOKYA

 

Güzel Atlar Ülkesi... Perslerin verdiği adla Kapadokya, akıl almaz bir doğa parçası... Büyüleyici ve gizemli... Doğa harikası peri bacalarının yanı sıra Hıristiyan keşişlerinin kayalara oydukları kiliseler ile bağlantıları henüz tam çözülemeyen yeraltı şehirleri ve balonla yapılacak çarpıcı Kapadokya turu bölgenin çekici özelliklerinden....

 


Üzerinde taşıdığı kültürel ve tarihsel zenginlik nedeniyle UNESCO tarafından korunması gereken bölgeler arasına alınan ve dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen Kapadokya, bugünkü Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir şehirlerinin kapladığı alanda bulunuyor. Yöreye o ünlü doğal manzarasını sağlayan kayalık alan ise Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibaret. Dünyanın en ilginç yeryüzü oluşumlarının yer aldığı Kapadokya bölgesinde, 10 değişik uygarlığa ait 429 tescilli yapı ve 64 sit alanı bulunuyor. Bu yapılar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu ile Cumhuriyet döneminden kalma ve 2’si askeri, 70’i dinsel ve kültürel, 357’si ise sivil mimari örneği. Bölgede ayrıca, Tunç Çağı’ndan başlamak üzere Asur ticaret kolonileri, Hitit, Frig ve Grek dönemlerine ait 48 adet arkeolojik, 3 adet kentsel, 4 adet tarihi ve 9 adet de doğal sit alanı bulunuyor.



Balon Turu

Kapadokya’dan balon turu yapmadan ayrılmayın. Büyüleyici vadilerin ve gizemli peri bacaların üzerinden balonla bir Kapadokya turu sözcüklerle anlatılır gibi değil. Kapadokya’nın nefes gezen güzellikleri, bir saate yakın süren balonla gezide doruğa çıkıyor.




Göreme Açık Hava Müzesi

Hasan Dağı-Erciyes Dağı volkanik bölgesinde yer alan Göreme Milli Parkı, platolar ovalar küçük dağ bitkileri, yüksek tepeler, alüvyonla dolmuş dere ve ırmak vadileri, drenaj havzaları ve erozyonlu dik yamaçlı vadilerde birbirinden ayrılan yüksek düzlüklerden oluşmuş. Erciyes ve Hasan Dağının büyük volkanik konileri, kuzeyden Kızılırmak vadisinin bir kısmı, bazıları bazaltla kaplı aşınmış tüf yatakları araziye bilinen peri bacaları formunu kazandırmış.
Alan;volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısı içerisinde Bizans Kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihinden önemli bir dönemin izlerini taşıyor. Ana ulaşım yollarına uzaklığı ve engebeli bir alan olması, gizlenmek isteyen veya dini inzivaya çekilenler için uygun korunma yeri olmuş. Manastır hayatı 3. yüzyıl sonları ile 4. yüzyıl başlarında başlamış ve hızla yayılmış. Manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve keşiş hücreleri, depo ve şarap yapım yerleri bulunan mekanlar oyulmuş, duvar resimleri ile süslenmiş.



Uçhisar
Uçhisar Kalesi'nin zirvesi aynı zamanda bölgenin panoramik seyir noktası. Kale içerisinde bulunan çok sayıdaki odalar birbirine merdivenler, tüneller ve koridorlarla bağlanmış. Odaların girişlerinde ise -tıpkı yeraltı yerleşimlerinde olduğu gibi -giriş/çıkışı kontrol altına almaya yarayan sürgü taşları bulunuyor. Çok katlı bir özelliğe sahip olan Kale'nin bazı mekanları bugün yer yer göçtüğünden dolayı tüm mekanlara ulaşmak ne yazık ki mümkün değil.



Çavuşin

Çavuşin'deki Vaftizci Yahya adına yapılan kilise bölgeye hakim bir yerde. Muhtemelen 5.yüzyılda yapılmış-boyanmış-olduğundan bölgenin en eski kilisesi. Kapadokya'da pek görülmeyen geniş avlusu son yıllarda kayaların kopması sonucu yıkılmış. Eski Çavuşin vadisindeki harabeler Hıristiyan dervişlerinin ve topluluklarının yaşadığı yerler.


Çavuşin, bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri.

Avanos
Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan Avanos’ta seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmekte. Kızılırmak'ın getirdiği kırmızı toprak ve kilden elde edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil alıyor. Avanos yakınlarında Kızılırmak'ın hemen kenarındaki bir Roma mezarlığında ele geçen mermerden lahit, Kapadokya  Bölgesi' nde bugüne kadar ele geçen tek lahit olması açısından ilgi çekici.

Zelve

Üç vadiden oluşan Zelve Ören Yeri, peri bacalarının en yoğun olduğu yer. Vadideki peri bacaları sivri uçlu ve geniş gövdeli. Özellikle 9. ve 13. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiş. Yamaçların dibinde yer alan 'Direkli Kilise' Zelve'deki manastır hayatının ilk yıllarına ait. Kilise süslemelerinde tercih edilen kabartma haçlar daha çok İkonoklastik Dönem öncesine ait. Balıklı, Üzümlü, ve Geyikli Kiliseler vadinin önemli kiliselerinden.



Ürgüp
Ürgüp, Kapadokya bölgesinin en önemli merkezlerinden. Bizans Döneminde de önemli bir dini merkez olan Ürgüp, köy, kasaba ve vadilerindeki kaya kiliselerin ve manastırların piskoposluk merkeziymiş. 11. yüzyılda Ürgüp, Selçuklular'ın kentleri Konya'ya ve Niğde’ye açılan önemli bir kale konumundaymış. 1515 yılında Osmanlı topraklarına katılan Ürgüp, 18. yüzyılda Osmanlı Sadrazamı Damat İbrahim Paşa'nın Kadılık makamını doğduğu kent olan Nevşehir'e bağlaması nedeniyle ilk kez ikinci planda kalmış.



Paşabağları ve Aziz Simeon Hücresi

Eskiden 'Rahipler Vadisi' bugün ' Paşabağı ' olarak adlandırılan bu alan, kendine özgü peri bacalarıyla dolu. Çok gövdeli ve çok başlı olan bazı peribacalarının içlerine şapel ve oturma mekanları oyulmuş. Üç başlı peri bacalarının birinde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel ve inziva hücresi bulunuyor. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen hücrenin girişini haçlar süslemekte. İçinde ocak, oturma ve  yatma  mekanları ile  ışık girmesini  sağlayan pencere aralıkları mevcut. 5. yüzyılda Halep yakınlarında münzevi bir hayat sürdüren Aziz Simeon, mucizeler yarattığı söylentileri çıkınca, halkın aşırı ilgisinden kaçarak önce iki metre yüksekliğinde bir sütun üzerinde yaşamaya başlamış.



Ortahisar

Ortahisar Kalesi hem stratejik hem de yerleşim amacıyla kullanılmış. Kalenin eteklerinde Kapadokya’nın karakteristik sivil mimari örnekleri bulunuyor. Ayrıca hemen hemen tüm vadilerin yamaçlarına oyulan soğuk hava depolarında yörede yetişen patates ve elma, Akdeniz Bölgesi'nden getirilen portakal ve limon saklanmakta.


MUSTAFAPAŞA (SİNASOS)
Mustafapaşa, 20.yüzyılın başlarına kadar Ortodoks Rumların yaşadığı bir kasaba. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarına tarihlenen eski Rum evleri oldukça zengin taş işçiliğine sahip.
Mustafapaşa' nın batısında yer alan Gömede Vadisi' nin jeomorfolojik açıdan Ihlara Vadisi'nin küçük bir benzeri.


Nevşehir

Antik dönemde adı ''Nyssa'' olan Nevşehir'in Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki adı ''Muşkara'' idi. Osmanlı Padişahı III.Ahmet'in damadı ve sadrazamı olan İbrahim Paşa (1660-1730) doğup büyüdüğü yer olan Nevşehir'e ilgi göstermiş, Ürgüp'e bağlı 18 haneli küçük bir köy olan Muşkara'da camiler, çeşmeler, okullar, imaretler, hanlar ve hamamlar yaptırtmış, adını da 'Nevşehir' olarak değiştirtmiş.



Açık Saray Harabeleri

Açık Saray Harabeleri, tüf kayalar içine oyulmuş sayısız mekanları, Roma Dönemi kaya mezarları, 9. ve 10 yüzyıla tarihlendirilen kaya kiliseleri ile önemli bir ören yeri. Bu ören yerinde bulunan mantar biçimindeki peri bacaları ünik. Karşı (Aziz Jean) Kilisesi Gülşehir’in hemen girişinde yer alan ve iki katlı olan Aziz Jean Kilisesi’in alt katında kilise, şarap mahzenleri, mezarlar, su kanalı ve görevlilere ait mekanlar, üst katında ise İncil'den alınmış sahnelerle süslenmiş kilise yer alıyor.



Damat İbrahim Paşa Külliyesi
Damat İbrahim Paşa Külliyesi içinde yer alan Kurşunlu Camii 1726'da tamamlanmış. 3 kapılı bir avlu içinde caminin 44 m. yüksekliğinde zarif bir minaresi var. Ana mekanı örten kubbesi kurşunla kaplandığı için bu adla anılıyor. Caminin iç kısmı çiçek motifleriyle bezenmiş. Caminin hemen yanındaki külliyeye ait medrese, kütüphane ve imarethane ile hamam bulunuyor.



Hacı Bektaş

İlçeye adını veren Hacı Bektaş-ı Veli, bugün İran sınırları içerisinde bulunan Horasan' da 13.yüzyılda dünyaya gelmiş. Hacı Bektaş'ın o yüzyıllarda Türkler’in doğudan batıya göçlerini izleyerek Anadolu'ya gelişi, Anadolu Selçuklularının siyasi ve iktisadi düzenlerinin bozulduğu, yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı bir devreye rastlamış. Hacı Bektaş bu dönem de şehir şehir, köy köy gezerek Türk birliğinin sağlanması, Türk gelenek ve göreneklerinin İslam inancıyla birleşmesi için çaba harcamış


Hacı Bektaş Külliyesi, müze olarak kullanıma açık.

Ihlara Vadisi
Melendiz çayı boyunca uzanan eski adı "Peristremma" olan 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi, 70-80 metre yüksekliğinde yer yer 40-50 metre genişliğinde bir kanyon. Kayalar çok sert. Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön plana çıkmış. Kayaların her iki yanına oyulmuş 100 kadar kilise, görenleri hayretler içinde bırakıyor.

Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı'nın sularıyla bütünleşmekte. Vadi, doğal yapısı itibarıyla 9. yüzyıldan itibaren keşişler ve rahipler tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri olarak, savaş döneminde ise gizlenme, korunma yeri olarak kullanılmış. Vadide yer alan kiliselerde Haz. İsa'nın doğumu, müjde, ziyaret, Mısır'a kaçış, son yemek gibi konuların işlendiği freskler bulunuyor.


Aksaray’a 40 km uzaklıktaki Ihlara Vadisi, Hasandağı’ndan çıkan lavların soğumasıyla ortaya çıkan çatlaklar ve çökmelerle oluşmuş.

Soğanlı Vadisi

Soğanlı bölgesi yer sarsıntıları sırasında çökmelere uğramış ve çöken alan doğal etkilerle daha da derinleşerek vadi ve platoları meydana getirmiş. İki kısımdan oluşan Soğanlı Vadisine Roma Dönemi'nden itibaren devamlı olarak yerleşilmiş. Vadi yamaçlarında yer alan kaya konilerini Romalılar mezarlık, Bizanslılar da kilise olarak kullanmışlar.


Karabaş, Yılanlı, Kubbeli ve Aziz Barbara kliseleri, Soğanlı Vadisi’nin en önemli dini yapıları.

Kapadokya’nın Yeraltı Şehirleri
Yaklaşık 25 bin km karelik bir alana yayılan Kapadokya’nın hemen her yerinde rastlanan yeraltı kentlerinin ne amaçla inşa edilmiş olduklarına dair tartışma günümüzde bile sürüyor. Genel kanı, o dönemde sık sık yabancı istilacıların saldırısına uğrayan bölgenin, bir tür savunma önlemi olarak ve geçici bir süre için sığınmak üzere, bu kentleri inşa etmiş oldukları yönünde.

Derinkuyu Yer
Derinkuyu ilçesinde yer alan yeraltı şehri, Kapadokya’daki diğer örnekleri içinde en geniş en derin ve en gelişkin yerleşim alanı. Tam sekiz katı olan ve 85 metre derinliğe inen Derinkuyu Yeraltı Şehri’nde yaşama alanları, mutfak ve yemekhaneler, ahırlar ve şırahanenin yanı sıra diğer yeraltı şehirlerinde bulunmayan bir misyoner okulu bile var. Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin bir başka ilginç özelliği ise 55 metre derinliğe kadar inen ve aynı zamanda su kuyusu olarak da kullanılan havalandırma bacaları.



Kaymaklı Yeraltı Şehri

Bugüne kadar ancak 4 katı açığa çıkarılabilen yeraltı şehrinde yaşama mekanları genellikle havalandırma bacalarının çevresinde yer alır ve örneğin Derinkuyu yeraltı şehrinden farklı olarak burada pasajlar daha dar, daha alçak ve eğridir. Kaymaklı Yeraltı Şehri, henüz tümüyle ortaya çıkarılamamış olmasına rağmen, keşfedilen bölümlerinin zenginliği nedeniyle Kapadokya’nın en geniş ve en çok nüfus barındıran yer altı şehirlerinden biri olduğunu düşündürmekte.



Tatlarin Yeraltı Şehri

Tatlarin Yeraltı Şehri, Tatlarin kasabasının ' Kale ' olarak bilinen tepesinde yer alıyor. Gerek bölgede, gerekse Yeraltı Şehri’nin içinde, bugüne çok azı kalabilmiş birçok kilise bulunmuş. Yeraltı Şehri’nin diğerlerine göre daha büyük mekanlardan oluşmuş olması ve kilise sayısının çokluğu gibi belirtilerden yola çıkan araştırmacılar, Tatlarin’in bir sivil yerleşim mekanı olmaktan çok askeri ya da dini amaçlarla kullanılan bir manastır ya da garnizon olduğunu tahmin etmekte.



Yöresel Lezzetler
Kapadokya, zengin bir mutfağa sahip. Türkiye’nin her yöresinin özgün tatlarını taşıyan yemeklerden çok mekanlar ilginizi çekecek. Bir çağlar öncesi filmin gerçeküstü dekorunu andıran peri bacalarının içine oyularak yapılan barlar ve restoranlar büyüleyici. Testi Kebabı yörenin spesiyalitelerinden. Fakat Kapadokya’ya gidince mutlaka yapmanız gereken şey, yöre üzümlerinden elde edilen şarapların tadına bakmak. Kayalara oyulmuş peri bacalarından oluşturulmuş bar ve restoranlarda nefis şarapların tadına bakacak, atmosferin zenginliği karşısında şaşıracaksınız.

Kapadokya’da uğramadan geçilmeyecek merkezlerden birisi de Avanos. Bunun iki nedeni var. İlki, Kızılırmak'ın kendine has çamurundan yapılan ve başka hiçbir yerde bulamayacağınız çanak, çömlek alışverişi. İkinci neden ise yemek. Özellikle de güveçte kuru fasulye. Yörenin kendine özgü baharatlar ve pişirme tarzıyla yapılan bu kuru fasulye güvecini mutlaka tatmalısınız.


Nevşah

Nevşah, Kapadokya bölgesinde yetişen “Emir” üzümlerinden elde edilen önemli Türk şaraplarından biri. Kapadokya yöresinin volkanik yapısından kaynaklanan tüflü toprağının belirgin etkilerinin tat ve kokusuna taşıyan Emir’den üretilen Nevşah, bu üzümün tüm varyetal özelliklerini belirgin bir şekilde yansıtan sek bir beyaz şarap.

El yapımı bebeklerden minyatür bacalara...

Kapadokya’ya ulaştığınızda karşınıza köylü kadınların yaptıkları, bu bölgeyle özdeşleşmiş Kapadokya bebekleri, minyatür peri bacaları, örme çoraplar, danteller ve el işleri çıkacak. Bu zengin seçeneklerin yanı sıra Avanos da, bir çanak ve çömlek merkezi. Peki, Kabak Çekirdeği  sever misiniz? O halde Ürgüp çarşısından sütte çifte kavrulmuş çekirdek almayı sakın unutmayın. İri taneli, etli ve içi ayrı, kabuğu ayrı lezzetteki kabak çekirdeğinin torbası son derece ekonomik fiyatlarla satılıyor. Bölgenin şarapları da ünlü, ancak seçerken  dikkat etmek gerekiyor. Ürgüp'te kurulan  pazarda ise, köylerde yapılan çöreotlu yağlı peynirler, çökelek yoğurt ve çiçek  mevsiminde buğday, kayısı, badem ve iğdeden elde edilen çiçek ballarından satın alabilirsiniz.



İç Anadolu Bölgesi UYGARLIKLAR BEŞİĞİ

Anadolu toprağı, yüzyıllardan beri süregelen medeniyetlerin sayısız izleri ile dolu. Hangi köşesine gitseniz bu bölgede hakimiyet kurmuş başka bir uygarlığın izleriyle karşılaşırsınız. Çatalhöyük’te M.Ö. 8000’li yıllara kadar uzanan tarihi kalıntılar, Alacahöyük’te Hititler’in başkenti Hattuşa’nın izleri, Konya’da Mevlana Türbesi’nde semazenlerin uhrevi dönüşleri, Eskişehir yakınlarında Frigyalı Kral Midas’ın mezarına kadar...


Anadolu platosu öyle coğrafyadır ki Büyük İskender’den Timurlenk’e kadar tarihin ünlü şahsiyetlerinin resmi geçidini sunar adeta. Orta Anadolu’da Hattilerden, Hititlere, Frigyalılardan Galatlara, Romalılardan Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar sayısız medeniyetin izlerine tanık olursunuz. Bölgede yer alan tarihi izleri, dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde izlemek mümkün. Bir başka kaçırılmaması gereken yer de Ankara’ya 200 km uzaklıktaki Boğazköy/ Alacahöyük Milli Parkı.

Ankara

Kentte yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin yanı sıra çok sayıda tarihi eser meraklıların ziyaretine açık Orta Anadolu'nun kalbinde Türkiye devletine başkentlik yapan Ankara’nın tarihi, bugünkü modern görünüşüne rağmen Bronz çağındaki Hatti uygarlığına kadar uzanır.



Anıtkabir

Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedî istirahatgâhının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe' de yer alıyor. Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda. 1944 yılında  yapımına başlanan anıt, 1953'te tamamlanmış. Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler; İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole - Şeref Holü.



Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Müzede, Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik çağdan başlayarak, Neolitik, Eski Tunç, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu dönemlerine ait, Karain, Çatalhöyük, Hacılar, Canhasan, Beyce Sultan, Alacahöyük, Kültepe, Acemhöyük, Boğazköy Gordion, Pazarlı, Altıntepe, Adilcevaz, Patnos kazılarından gelme çeşitli koleksiyonlar ve çeşitli dönemlere ait örnekler, Osmanlı Dönemi mekanlarında kronolojik bir sırayla sergileniyor.

M.Ö. I. binin ikinci yarısından başlayarak, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş, cam, mermer, bronz eserler ile ilk kullanılan sikkeden başlayarak günümüze kadar olanları da içine alan sikke koleksiyonları, Müze’nin nadir kültür varlıklarını temsil ediyor.

Müze Tel : (+90-312) 324 31 60 - 312 62 48

Augustus Tapınağı

Ulus'ta Hacı Bayram Cami bitişiğinde yer alıyor. M.Ö. II. yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmış. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galat Hükümdarı Amintos'un oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus  adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmış. Bizanslılar zamanında çeşitli eklemeler yapılıp, pencereler açılarak kilise haline getirilmiş. Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halinde.

Ankara Kalesi
Asırlardır bölgenin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygın. Selçuklular  tarafından onartılıp genişletilmiş. Kurulduğu tepe yanında akan (Hatip Çayı) Bent deresinden 110 metre yüksekte. Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısım. Yirmiden fazla kulesi var. Dış kale eski Ankara şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara taşından kısmen de toplama (spoliyen) taşlarla yapılmış. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı, diğeri hisar kapı adını taşır. İç kaledeki kulelerin yüksekliği 14 ile 16 m. arasında değişiyor.




Eskişehir
Eskişehir, değişik kültürleri bünyesinde barındıran tarihi, doğal güzellikleri ve folkloru ile Türkiye'nin en önemli kültür, sanat, turizm ve sanayi merkezlerinden biri. Eskişehir'de (Doryleaum) ilk yerleşim M.Ö.3500 yıllarına dayanıyor. Lületaşı ve şifalı sularıyla tanınan kent, çok sayıda tarihi esere de ev sahipliği yapıyor. Eskişehir’e 90 km. uzaklıktaki Yazılıkaya Köyü bitişiğinde yer alan Frig Vadisi; Frig Krallığı, Lidya Krallığı ve Pers İmparatorluk dönemine ait çok sayıda kalıntı barındırıyor. Erken Tunç Çağlarında yerleşim görmüş olan Midas (Yazılıkaya) ise Friglerin dini merkezi olan önemli bir antik şehir. Hititlerden sonra Frig kenti olarak gelişen Yazılıkaya'da Frig kültürüne ait kale duvarları, yerleşim yerleri, kaya kabartmaları, kaya anıtları, su sarnıçları, sunak yerleri, karlıklar, kaya mezarları, basamaklı anıtlar, nişler, antik yollar olmak üzere 33 adet eser bulunuyor.



Gordion

Yassıhöyük (Gordion) Frigya'nın başkenti ve Büyük İskender'in Asya'nın anahtarını elde etmek için Kör Düğümü kestiği yer. Burada Kral Midas'ın tümülüsünü ziyaret edebilirsiniz. Civarda, hala kazı çalışmaları devam eden Gordion antik kentinin kalıntıları ve küçük müze görülmeye değer yerler.



Kütahya
Çini ve porselenleri dünyaca meşhur Kütahya, tarih boyunca pek çok ilke tanık olmuş. Dünyanın ilk antik borsası Çavdarhisar İlçesindeki Aizanoi’de kurulmuş, dünyadaki ilk toplu iş sözleşmesi 13 Temmuz 1766’da Kütahya’da imzalanmış, dünyadaki ilk ve tek çini müzesi yine Kütahya’da. Şehirin geçmişi M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanıyor. Kütahya'nın antik çağda ilk ev sahipleri Frigler. Friglerin ardından Roma, Bizans, Germiyanoğulları ve Osmanlı egemenliğine giren kentte bu uygarlıklardan günümüze kalan çok sayıda eser bulunuyor. Roma döneminde piskoposluk merkezi olan Kütahya’da bu döneme ait en önemli eser Aizanoi Antik Kenti. Zeus tapınakları içinde dünyada en iyi korunan tapınağın Aizanoi’de olduğunu belirtmekte fayda var. Ünlü gezgin Evliya Çelebi’de Kütahyalı.



Afyon

Adını şehrin güneyinde bulunan kaleden ve afyon bitkisinden alan şehir; doğası, zengin tarihi ve kaplıcalarıyla gün geçtikçe gelişen bir turizm potansiyeline sahip. Afyon’a gidenler şehrin dillere destan kaymağını, vişneli ekmek kadayıfını ve sucuğunu mutlaka tatmalı.

Konya

İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Konya, çok sayıda medeniyetin izini taşıyor. Sayısız tarihi, kültürel ve doğal zenginliğe sahip olan kent, tarih boyunca İpek Yolu'nun en önemli ticaret ve konaklama merkezlerinden birisi olmuş. Mevlana gibi çok sayıda islam aliminin yetiştiği Konya, Türk-İslam mimarisinin sayısız örneğine de ev sahipliği yapıyor.



Kayseri
Tarih boyunca Anadolu'nun önemli ticaret merkezlerinden biri olan Kayseri, 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı eteklerinde kurulmuş, 6000 yıllık tarihiyle tarihin bir çok dönemine tanıklık etmiş bir şehir. Kültepe Ören Yeri, kale ve şehir surları, Ulu Camii, Güllük, Han, Hacıkılıç, Kurşunlu ve Kale camileri, Sultanhanı, Karatay, Kara Mustafa Paşa kervansarayları, Vezirhan ve bedesten şehrin görülmesi en önemli tarihi yapıları.

Hitit İzleri: Boğazköy-Hattuşa / ÇORUM

Anadolu'da ilk organize devleti kuran Hititlerin başkenti olan Hattuşa'nın Anadolu arkeolojisinde önemli bir yeri var. Bugün Tarihi Milli Park olarak ilan edilen Boğazköy'de görülecek başlıca yerler; Aşağı Sevir'deki Büyük Mabedi, şehir surları ve üzerindeki anıtsal kapılar, Yukarı Sevir'de sayıları 31'e ulaşan tapınak, Krallık sarayı ve Büyük Kale. Frig Çağı'na ait en önemli yapılar ise Bastion ile Güney Kale. Ayrıca, Boğazköy'deki yerel müzede ören yerinin önemli buluntuları sergileniyor.



Yazılıkaya

Hitit İmparatorluk Dönemi'nin benzersiz bir kalıntısı olan Yazılıkaya Açıkhava Mabedi Boğazköy'ün 2 km kuzeydoğusunda yer alıyor. Kayaların doğal durumlarına uygun olarak düzenlenmiş olan büyük ve küçük galeri iki mekandan oluşmakta. Büyük galerinin sağ duvarında tanrıçalar, sol duvarında ise tanrı kabartmaları yer alıyor. Galerinin en büyük kabartması olan Kral IV. Tuthaliya' nın kabartması doğu duvarında yer alıyor. Bu odada bahar bayramlarının kutlanışı tasvir ediliyor. Küçük galeriye giriş dar bir koridorla sağlanmakta. Burada sağa doğru ilerleyen 12 Tanrı, Meç Tanrısı ve IV. Tuthaliya kabartmaları bulunuyor.



Alacahöyük
Alaca İlçesi Höyük Köyü yerleşim alanı içerisinde yer alan Alacahöyük; görkemli sfenksli kapısı, ilginç mimarlık eserleri ve mahalli müzesiyle, Boğazköy ve Yazılıkaya'yı ziyaret edenler için aynı gün gezilebilecek önemli bir arkeolojik ören yeri.



© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69081 - unknown - 38.107.179.237