Yeşilin Her Tonu KARADENİZ
Yemyeşil ormanları, el değmemiş
koyları, birbirinden güzel plajları, sıcakkanlı insanları ve tarihi
zenginlikleriyle adeta cennetten bir parça Karadeniz. Uzun süre hak ettiği
ilgiyi göremeyen bu bereketli topraklar, son yıllarda giderek artan bir merakla
çok sayıda gezgini kendine çekiyor.
Sahil şeridi boyunca sıralanan sakin plajlar,
birbirinden şirin balıkçı köyleri, heybetli dağların denize dik olarak indiği
sahil bandına paralel olarak uzayıp giden koylar, çay, fındık, tütün mısır
tarlaları, Karadeniz insanıyla özdeşleşmiş inanılmaz güzellikteki yaylalar...
Tüm bu doğan güzelliklere sahip 66olan bölge, inanılmaz bir turizm çeşitliliğine
sahip. Doğu Karadeniz’de yoğunlaşan yaylacılık, Kartalkaya ve Ilgaz Dağları’ndaki
kış turizm merkezleri, Abant Gölü ve Yedigöller gibi popüler sayfiye yerleri,
Bolu, Düzce, Kızılcahamam Kaplıcaları, Amasra, Cide, Sinop, Trabzon ve
Amasya’da yoğunlaşan tarihi eserler bölgeye her geçen gün daha fazla turistin
akın etmesini sağlıyor.

Akçakoca
Son yıllarda alternatif tatil
yöreleri keşfetmek isteyenlerin gözdesi haline gelen Akçakoca, asırlık çınar ağaçları,
kumsalı ve dalgalı denizi ile sevimli bir sahil kasabası. Sevimli küçük
otelleri ve plajları yaz aylarında turistlerin akınına uğruyor. Ceneviz Kalesi
kalıntıları görülmeye değer.
Sünnet Gölü
Göynük’e 27 km. mesafedeki Sünnet Gölü'ne Bolu-Göynük yolu üzerinden ulaşılıyor. Etrafı karaçam ağaçlarıyla
kaplı göl, deniz seviyesinden 820 metre yükseklikte, derinliği ise 22 metre. Kış aylarında donan gölün çevresi yürüyüş için ideal. Göldeki mercan ve alabalıkların
avlanması serbest.

Bolu
Bolu, ülkemizin önemli turistik
merkezlerinden biri. Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropole olan yakınlığı,
kış ve dağ turizmine ek olarak, yayla turizmi, sağlık turizmi, deniz, kamp ve
av turizmi imkanlarının da bulunması şehrin her geçen gün daha fazla talep
görmesine sebep oluyor. Yakınlardaki Mengen ise ünü Türkiye’yi aşan aşçıları
ile tanınmakta. Her yıl ağustos ayında, geleneksel Türk mutfağının özgün
örneklerine yer verilen Aşçıbaşçıları Fes-tivali, yörenin lezzetli yemeklerini
ünlü şeflerin elinden tatmak için iyi bir fırsat.

Yedigöller
Bolu’nun kuzeyinde yer alan
Yedigöller Milli Parkı, başta kayın ağaçları olmak üzere meşe, gürgen, kızılağaç,
karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi onlarca farklı türde
ağaçla kaplı. Geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap gibi hayvanları
da barındıran Yedigöller, olta balıkçılığı meraklıları için önemli bir merkez.

Gölcük
Gölcük, Bolu'nun 13 km. güneyinde suni bir göl. Göl yüzeyi 45 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Gölcük'te araçla
tur yapılmadığı için havası çok temiz ve etraf çok sessiz. Bu yüzden kafa
dinlemek ve rahatça yürüyüş yapmak için ideal. Ayrıca etrafı çam ve köknar ağaçları
ile kaplı gölün kar altındaki görüntüsü görülmeye değer.
Göynük
20. yüzyıl başlarına ait eski
Türk evleri açısından oldukça zengin olan Göynük, sahip olduğu tarihi konutlar,
camiler, türbe, çeşme ve hamamlardan oluşan toplam 127 adet sivil mimari eser
sebebiyle "Kentsel Sit Alanı" ilan edilmiş. Gazi Osman Paşa Camisi ve
Hamamı, Akşemsettin Türbesi ile Saat Kulesi Göynük'ün en önemli tarihi
yerlerinden.
Mudurnu Evleri...
Kentsel Sit Alanı ilan edilen
Mudurnu, eski Türk evleri ile ilgi çekiyor. Kent, sınırları içinde yer alan
165 ev, 8 cami, çok sayıda çeşme ve hamamdan oluşan toplam 173 mimari değer
koruma altında. Armutçular Konağı Türk sivil mimarisinin en güzel örneklerinden
biri.
Kartalkaya
Ülkemizin en eski kayak
merkezlerinden olan Kartalkaya, kış aylarında konumu nedeniyle özellikle İstanbul
ve Ankara çevresinden oldukça rağbet görüyor. Hafta sonu gibi kısa zaman
dilimlerini değerlendirmek isteyenlerin akınına uğrayan kayak merkezinde, özel
teşebbüse ait çok sayıda otel bulunuyor. 13 pistin yer aldığı tesislerde, 6
teleski ve 2 telesiyejin toplam taşıma kapasitesi 4750 kişi/saat. Yaz sıcaklarında
ferahlamak isteyenler bir de Kartalkaya’yı denemeli.

Abant Gölü
Abant Gölü, Bolu’nun 35 km. güneybatısında çam ve köknar ağaçları ile kaplı bir krater gölü. Nadir su bitkilerinden olan
sarı ve beyaz nilüfer çiçekleri ve lezzetli alabalığı ile ünlü. Yeraltı suları
ile beslenen gölün çevresi flora ve fauna bakımından oldukça zengin. Çok sayıda
yaban hayvanına da ev sahipliği yapan gölün çevresindeki ormanlar; piknik,
kamping, sportif olta balıkçılığı, yürüyüş, tekneyle, faytonla, atla gezinti
ve buz pateni (kış aylarında) aktivitelerini gerçekleştirmek için çok uygun.
Sülüklü Göl...
Mudurnu - Akyazı yoluna 9 km. mesafede, Mudurnu ilçesine 50 km. uzaklıkta bulunan Sülüklü Göl, Milli Parklar koruma alanı içinde yer alıyor. Bozulmamış doğası
ve zengin florasıyla dikkat çeken gölün alabalıkları çok meşhur.

Zonguldak
Zonguldak, büyük bir kömür
üretim merkezi olmasının yanında önemli bir liman. Şehrin doğusundaki manzaralı
yol, çay bahçeleri ve restoranlarıyla turistlerin sakin bir öğle sonrası
geçirebileceği Kopuz ve Uzunkum’a ulaşıyor. Zonguldak yöresinin çok bilinmeyen
bir başka ilginç yanı da mağaraları. Bu mağaralara girmek profesyonel mağaracılık
bilgisi gerektiriyor.

Bartın
Her bahar renkli bir çilek
festivaline tanık olan Bartın, ahşap evleriyle öne çıkan sevimli bir şehir.
Bartın'a özgü evler de Osmanlı dönemi sivil mimarinin en güzel en güzel
örneklerinden. "Daraba" denen ağaç çitlerle çevrili bahçeli Bartın
evlerini mutlaka görmelisiniz. Sandalla, Bartın nehrinde keyifli bir gezinti de
yapabilirsiniz. Kumsalı, restoranı ve küçük otelleriyle yakınındaki İnkum bir
tatil köyüne dönüşmüş.

Amasra
M.Ö. 6 . yüzyılda Miletler tarafından
kurulduğunda Sasamos adıyla anılan Amasra, Karadeniz kıyısının en güzel
kasabalarından biri. M.Ö. 4. yüzyılda adını Prenses Amatris’ten alan Amasra,
iki yanında birer körfez bulunan bir yarımada ile onun ucundaki ikinci bir yarımada
olan Boztepe üzerine kurulu. Doğuya doğru ilerlerken mükemmel plajları,
konaklama imkanları ve güzel restoranları ile tipik bir balıkçı köyü Çakraz’a
ulaşılıyor.

Cehennemağzı Mağaraları
Antik Çağa ait arkeolojik
kaynaklarda "Acheron-Akheron Vadisindeki Mağaralar" adıyla geçen
Cehennemağzı Mağaraları (Kehanet Mağaraları), Karadeniz Ereğlisi’nin geçmişte
Ayazma olarak adlandırılan İnönü Mahallesindeki dört mağaranın ortak adı.
Yunan Mitolojisine konu olan Cehennemağzı Mağaraları, Hristiyanlığın yasak olduğu
dönemlerde gizli gizli yapılan tapınmalar için kullanıldığı sanılan ilk ibadet
merkezlerinden biri.
Devrek
Zarif ağaç oymacılığı ile
ilgilenenler, tanınmış tahta bastonlardan almak için Zonguldak’ın 50 km. güneydoğusundaki şirin yerleşim merkezi Devrek’e uğrayabilir. Bu yeşil ve sevimli ilçenin
çevresinde büyüleyici ormanlar yer alıyor.

Kurucaşile
Çakraz’dan sonra balıkçı sandallarının yapımı ile tanınan Kurucaşile
geliyor. Kurucaşile, Karadeniz’de ahşap tekne yapımcılığını sürdüren tek liman.
Neredeyse her evin altı tersane. Ayrıca Kurucaşile civarında denize
girilebilecek çok sayıda yer bulunuyor. Kapısu plajı bunlardan biri. Özellikle 15 km. uzaklıktaki Gideros Limanı’na mutlaka uğrayın. Burada denize girebilir, tekneyle koyları
gezip, muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
Safranbolu
UNESCO tarafından uluslararası bir
kültür merkezi olarak tanımlanan Safranbolu, çarpıcı yapı tarzlarıyla eşsiz
güzellikteki geleneksel Türk evlerini barındırıyor. Safranbolu evlerini
yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya
devam eden önemli yapı taşları olarak değerlendirmek mümkün. İlçe merkezinde
18. ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel
Türk evi bulunmakta. Bu yapıların 800 kadarı yasal koruma altında.
Kastamonu
Ormanlarla kaplı dağların arasına gizlenmiş bir şehir olan Kastamonu,
ziyaretçilerine 12. yüzyıl Bizans kalesiyle merhaba diyor. 13. yüzyılda yapılan
Atabey Camii ve 1356 yılına tarihlenen Neccar Camii gibi tarihi değerlere sahip
olan Kastamonu’nun bir başka önemli tarihi yapısı, zarif ağaç oyma işleriyle
dikkat çeken Mahmut Bey Camii.
Kastamonu’nun kuzeybatısında, Pınarbaşı
bölgesinde bulunan Türkiye’nin en büyük mağaralarından biri olan Ilgarini Mağarası,
trekking yapmak için çok uygun.

Ilgaz Dağı Milli Parkı ve Kayak Merkezi
Kastamonu ve Çankırı il sınırları içerisinde yer alan Ilgaz Milli Parkı
Kastamonu’ya 45 km. uzaklıkta. Milli Park’ta trekking yapabilir, çadırda ya da
karavanda konaklayabilirsiniz. Baldıran vadisinde alabalık üretme istasyonu ve
avlanma göletlerinde olta balıkçılığı yapılıyor. Milli Parkı sınırları
içerisindeki kayak merkezi de kış aylarında çok popüler.
Sinop
Mitolojiye göre Amazon adı verilen savaşçı kadınlar bu bölgede yaşamışlar.
Sinop adını, Amazon kraliçesi Sinope’den almış. Karadeniz’in en güzel tatil
yerlerinden biri olan kent, filozof Diyojen’in doğum yeri. Şehrin sevimli balıkçı
iskelesi boyunca, çarpıcı görüntüleri yanında çok lezzetli yemekler sunan
alabalık restoranlar sıralanıyor. Sinop, aynı zamanda, denizciliğe ait ağaç
oymacılığı ile de tanınmakta.
Sinop Kalesi
Boztepe Yarımadası'nın en dar yerinde, M.Ö.7. yüzyılda Gaskalılar tarafından
yapılan kale; Pontoslular, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar
tarafından kullanılmış. Zaman içinde çok sayıda onarım gören yapının iç burçları
Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus I tarafından 1215-18 yılları arasında yaptırılmış.

Samsun
Samsun, Karadeniz’in en kalabalık
ili. Büyük Cami, Pazar Camii, Yalı Camii, Kurşunlu Camii, Hacı Hatun Camii, İsa
Baba Türbesi, Kılıçdede Türbesi, İtalyan Katolik Kilisesi, Taşhan, bedesten ve
eski belediye binası kentin en önemli tarihi yerleri.

ORDU
Ordu çevresi Türkiye’nin en
önemli fındık üretim merkezi. Ordu yolu güzergahının en önemli tatil kasabası
Fatsa. Eski adı Bolaman olan Fatsa, 10 km. doğusundaki Bolaman Kalesi ile anılırmış. Bolaman Konağı Bizans ya da Ceneviz işi kale üzerinde 18. yüzyılda inşa
edilmiş ahşap bir konut. Zamanla kentin adı değişmiş ve Fatsa adını almış.

Amasya
Antik çağın coğrafya bilgini
Strabon’un memleketi olan Amasya, Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği yer.
Amasya, Yeşilırmak boyunda dar bir boğazın içine kurulu. Nehrin bir tarafında
cumbalı konaklar sıralanıyor. Sırtlarındaki dağlarda ise Pontus krallarının
kaya mezarları yer alıyor. Daha yukarılarda ise içinde kral mezarları da olan
Amasya Kalesi bulunuyor. Elması ile ünlü Amasya’nın adının da buradan geldiği
söylenmekte. Amasya şehir merkezine 65 km. uzaklıkta ise bir krater gölü olan Borabay Gölü ve Milli Parkı adeta bir cennet. Borabay Gölü, yemyeşil orman
içindeki dinlenme evleriyle doğa tutkunlarına özel bir alan yaratıyor.

Ünye
Doğu Karadeniz’in en hoş tatil
kasabalarından biri olan Ünye (Samsun’un 93 km doğusunda) plajları ve kamping imkanları ile dikkat çekiyor. Ünye Kalesi, kasabanın 7 km. gerisinde, fındık ormanları içinde yer alıyor. Girişinde Pontus krallığı dönemine ait bir kaya
mezarı bulunuyor.
Giresun
Giresun adına ilk olarak Hitit
kaynaklarında rastlanıyor. Eski Cerasos’un Romalı generali Luculus, ilk kiraz ağaçlarını
Avrupa’ya bu şehirden götürmüş. Ağaçlıklı dağlar ve Karadeniz’in suları arasında
sıkışmış olan Keşap, Tirebolu, Görele, Vakfıkebir ve Akçaabat kasabaları
Giresun - Trabzon yönünde yer alıyor. Görele’de lezzetli etli ve peynirli
pidelerden, Vakfıkebir’de tereyağından ve Akçaabat’ta da köftelerden tatmak
için mola vermenizi tavsiye ederiz.

Giresun Adası
Karadeniz’in tek adası olan
Giresun Adası kıyıdan bir mil açıkta yer alıyor. Her yıl 20 Mayıs’ta ada
üzerindeki Bizans döneminden kalma manastırda toplanan yöre halkı sahilden
topladıkları çakıl taşlarını adaya bırakıyor. Bunu yapanların dileklerinin
yerine geleceğine inanılıyor.
Giresun Kalesi
Kalenin günümüze kadar
gelebilen kalıntıları merkez kule ve ona bağlı güneydeki sur duvarları.
Antik kaynaklarda "Bronz Duvarlı Kale" olarak anılan Giresun
Kalesi’nin, Pontus Kralı Pharnakes I zamanında yapıldığı düşünülüyor.

Sümela Manastırı
Maçka ilçesinin 17 km. güneyinde, Meryem Ana Deresi vadisinde, vadi tabanından 250 m. yükseklikte, duvar gibi dik bir yamacın ortasındaki bir mağara içerisinde inşa edilmiş. Zigzaglar çizilerek yapılan
zorlu bir tırmanıştan sonra ulaşılan noktadaki muhteşem manzara, bütün zahmete
değecek güzellikte. Karadeniz bölgesinin en eski Hristiyan tapınağı olan Sümela
Manastırı’nın önemi doğanın eşsiz güzellikteki bir yerinde çok ilginç bir yapı
olmasından ve çeşitli devirlerde yapılan duvar ve tavan süslemelerinden
kaynaklanıyor.

Trabzon
Miletli kolonistler tarafından
M.Ö. 7. yüzyılda kurulan Trabzon, bölgenin en önemli şehri. Şehir Comnene İmparatorluğu’nun
merkezi olmuş. Osmanlılar 1461’de yöreyi fethedene kadar Bizanslıların
hükümranlığı altında kalmış.

Meryem Ana
Eski lonca üzerinde, Hristiyanlığın
Karadeniz’de yeni yayılmaya başladığı yıllarda yapılmış olan kaya gömütü. Gizli
geçitle Kufa Kuyusu'na açıldığı ve eskiden üç katlı olan tapınağın şifahane
olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.
Hamsiköy
Hamsiköy, Trabzon’dan Gümüşhane’ye
doğru giden yolda Zigana dağı eteklerinde yemyeşil ormanlar içinde yer alıyor.
Sütlacı ile ünlü olan Hamsiköy, yeni yapılan tatil köyü ile doğaya kaçmak
isteyenler için ideal. Burada aynı zamanda alabalık üretimi de yapılıyor.
Ayasofya Müzesi
13. yüzyılda Kral Manuel I
tarafından yaptırılan kilisenin yapımında Selçuklu taş işçileri de çalışmış.
Kilisede; Adem ile Havva'nın cennetten kovulmaları, tahta oturmuş Meryem, Hz. İsa'nın
göğe çıkışı, doğumu, mucizeleri, son akşam yemeği ile cehenneme inişi, vaftiz, İncil
yazarlarının sembolleri gibi tasvirler, ayrıca tek başlı kartal, hayali yaratıklar
geometrik bitkisel süslemeler ve kuş figürleri bulunuyor. Yapı, çok iyi bir taş
işçiliğine sahip. Taş süsleme ve fresk bakımından çok zengin.

Ayasofya

Ayasofya Müzesi
Sürmene-Of
Sürmene’nin tarihi M. Ö. 5.
yüzyıla kadar uzanıyor. Sürmene’nin bıçakları çok meşhur. Tipik bir Karadeniz
kasabası olan Sürmene’nin 4 km doğusunda, 1800’lü yıllarda inşa edilen sivil
mimarinin en güzel örneklerinden olan Kastel Konağı yer alıyor. 13 km.lik sahil yolu Sürmene’yi Of’a bağlıyor. Of sahillerinde denize girmek mümkün.

Peristera Manastırı (Kuştul Manastırı)
Trabzon-Maçka yolunun 22 km. sinde Şahinkaya yol ayrımından 14 km. gidildiğinde Peristera Manastırı’na ulaşılıyor. Yapı, Sümela Manastırı’nın küçüğü. 300
metrelik dik bir kaya kütlesinin üzerine kurulu olan manastırın içinde
külliyesi de bulunuyor.
Vazelon Manastırı
Kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor. Sümela Manastırı'nın, Vazelon Manastırı'nın
gelirleri ile yaptırıldığı söylenir. Üç nefli kilisenin kuzey dış duvarlarında
yer alan cennet, cehennem ve son hüküm tasvirlerinin konu edildiği freskler,
canlılık ve güzelliklerini halen korumakta.

Vazelon Manastırı
Kızlar Manastırı (Panagia Theoskepastos)
14. yüzyılda, III.Alexios (1349-1390) döneminde, Boztepe'nin güney yamaçlarındaki
bir kaya kilisesi etrafına kurulmuş, 19. yüzyılda genişletilmiş. Theoskepastos
sözcüğü "Tanrı tarafından örtülmüş ve korunmuş" anlamına geliyor.
Günümüzde geniş kütlesi ile ayakta kalabilmiş ender yapılardan biri.

Zigana Yaylası
Zigana, yaz aylarında çim kayağı, kış aylarında kayak turizmine elverişli ender
beldelerden biri. 2032 m yükseklikteki Zigana yaylası aynı zamanda her türlü
alt yapısı tamamlanmış bir kayak merkezi. Nemli deniz iklimi ile kara iklimi
arasında çok ilginç bir coğrafya sergileyen Zigana yaylasından 3 km patika yolla ulaşılan Limli (Saranoy) gölü görülmeye değer.

Uzungöl
1090 m. yükseklikteki Uzungöl, eşsiz doğal güzellikleri ile Karadeniz'in son yıllardaki
en gözde turizm merkezlerinden biri. Yaban hayatı bakımından Uzungöl
çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, Kafkas dağ horozu gibi çeşitli
hayvan türleri barınıyor. 500 bin m2 alana sahip olan gölde alabalık ve sazan
balığı da yaşıyor.

Dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliği ile yarışan ve
altyapı hizmetleri açısından en donanımlı durumdaki Uzungöl’ün 10 km. güneyindeki Holdizon dağları (3000 m.) ve Balıklıgöl çevresi yaya yürüyüşü ve vahşi doğayı
gözlemlemek için son derece uygun.
Rize
Bu tipik Karadeniz şehrindeki 16.yüzyıl İslam Paşa Camii ile Ceneviz kalesinin
kalıntıları mutlaka görülmeli. Karadeniz’in en iyi çayı buradan çıkıyor.
Rize’nin güneyindeki dağlarda dünyaca tanınan Anzer balı sayesinde tanınan
Anzer köyü aynı zamanda botanik özelliği ve yürüyüşlere elverişliliği açısından
hoş bir mekan. Anzer ve İkizdere Yaylaları arasındaki İkizdere Kanyonu planör
tarzı uçuş sporu için önemli bir nokta. Aynı zamanda, buradan yöreyi kuşbakışı
seyretmek mümkün. Rize’nin yanındaki Çayeli, Pazar, Ardeşen, Of ve Fındıklı
kasabalarının hepsi astropikal iklimin kesif yeşilliklerinin ve geleneksel dağ
evlerinin hakim olduğu yerler.

Zilkale
Fırtına Vadisi'ndeki Zilkale, bölgenin en dikkate değer tarihi eserlerinden
biri. İlçe merkezinin 15 km güneyinde, Fırtına Deresi’nin batı yamaçları
üzerinde kurulmuş.
Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750 metre, dere yatağından ise yaklaşık 100 metre yüksekte. Kalenin 14.- 15. yüzyıllara ait olduğu
tahmin ediliyor.

Kaçkar Dağı
Doğu Karadeniz bölgesinin en yüksek dağ silsilesinden olan Kaçkar dağlarında (3972 m), dağ tırmanışları için Türkiye'nin en uygun trekking parkurları bulunuyor.

Yürüyüş Turları
Çamlıhemşin, dağ yürüyüşçülerinin en gözde parkurlarından biri. Çamlıhemşin’de
organize grup ya da yerel rehberle, katırlı ya da katırsız, çadırlı ya da
pansiyon konaklamalı yürüyüş turları düzenlemek mümkün.
Artvin
Artvin, yöreye has eski Türk evleriyle şirin bir şehir. Her Haziran’da, turist
grupları ile parlak giysili yerliler, Kafkasör festivalinde bir araya geliyor.
Boğa güreşleri kutlamaların en ilgi çekici etkinliği. Çoruh nehri raftinge en
uygun nehirlerimizden.
Dört Kilise
Çevresindeki yapı kalıntıları ile bir manastır kompleksine ait olduğu anlaşılıyor.
Batı Gürcistan hükümdarı David Magostar tarafından yapılmış.

Yayla Şenlikleri
Yayla şenliklerinin kökeninde Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygın bir gelenek
olan “Otçu Göçü” yatıyor. Genellikle Perşembe ve Cuma günü yaylaya götürülecek
yiyecek ve giyecekler paketlenerek yolculuğa çıkılırmış. Gelenek gereği,
yolculuk sırasında pınar başlarında mola verilir, yemekler yenir, içkiler
içilir, türküler söylenir, horonlar tepilirmiş. Bu yöresel geleneklerin
kaybolmaya yüz tutması üzerine eski günleri tekrar yaşatmak amacıyla “Yayla Şenlikleri”
düzenlenmeye başlanmış ve büyük ilgi görünce, genişleyerek devam etmiş.
