26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Dünyada havayolu sektöründe neler oluyor? — Havada birleşme çılgınlığı yaşanacak!

 

 

ABD’de Florida Institute of Technology Havacılık Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Dr. Korhan Oyman, dergimiz için havacılık sektöründeki gelişmeleri analiz etti.

 Dünyada satın alma yoluyla birleşme çılgınlığı yaşanacağını öne süren Oyman’a göre Avrupa pazarında da ilginç gelişmeler yaşanacak.

 

Dr. Korhan Oyman

College of Aeronautics

Florida Institute of Technology

koyman@fit.edu

 

1995-1997 yılları arasında; Fransa’nın Airbus’a da ev sahipliği yapan ‘Toulouse’ şehrinde bir dizi havayolu yönetimi programına katılmıştım. O dönemde ismi Euresas olan ve Airbus, Rolse Royce, DASA ve de Alenia gibi dev havacılık üreticilerinin kurduğu bugünkü Air Business Akademi’sinde onlarca önemli sektör yöneticisinin derslerine katılma imkanı bulmuştum. Dünya’nın en büyük havayolu şirketlerini, leasing firmalarını, uçak üreticilerini yöneten o isimlerin 1995-97 yıllarında konuştukları bir tek konu vardı “Mega Havayolu” konsepti.

 

Doha Havalimanı 2009’da yenilenecek.

 

Mega havayolu konsepti

 

Mega havayolu konsepti; satın almalarla büyüyen iki elin parmaklarıyla sayılacak miktarda devasa ölçekli havayolu şirketlerinin dünya hava taşımacılığı pazarını kontrol etmesi üzerine kuruluydu. Bağımsız kalmayı başarabilen ufak ölçekli şirketlerde bu mega firmaların “alliance” adı verilen işbirliklerine dahil olmak zorunda kalarak birer uydu olacaklardı. Hatta Airbus A-380 uçağı ki; ‘o dönemde adı A-3XX’di’ sırf bu amaca hizmet etmek için tasarlanmaktaydı. Yani mega taşıyıcılar mega büyüklükte uçaklarla Londra, Frankfurt, Paris, New York gibi mega havaalanlarından en düşük maliyet ve en yüksek gelirle yolcu ve kargo taşıyarak sistemin patronu olacaklardı. Havayolu pazarının yüzde 70’inin Amerika ve Avrupa’da oluştuğunu düşünürsek bu taşıyıcıların Avrupalı ve Amerikalı olması da çok doğaldı.

 

Avrupa’nın en büyük iki şirketi Lufthansa ile Air France satılığa çıkan Alitalia’ya sahip olmak için birbirlerinin gözüne bakıyorlar.

 

İflasa sürüklendiler

 

Ancak 2000’li yıllara gelindiğinde dünyadaki politik çalkalanmalar, Amerika’daki ekonomik durgunluk ve de sürekli yükselen petrol fiyatları Amerika’da Southwest’in başlattığı, Avrupa’da da RyanAir ve Easyjet’in devam ettirdiği düşük maliyetli taşımacılık sisteminin bir anda tercih edilen ürün haline gelmesine sebep oldu. Bu şirketler kısa sürede öyle bir başarı elde edip büyüdüler ki tüm dünyada mantar gibi yeni kurulan düşük maliyetli havayolu şirketleri bizim mega taşıyıcı olma hayali kuran firmaların baş rakibi oldular. Sonuçta Amerikan pazarındaki büyük, eski firmalar bu yeni yetme şirketlerle başa çıkamayıp tek tek iflasa sürüklendiler ve kurtuluşu rakipleri gibi düşük maliyetli konsepte dönmekte buldular. Avrupa’da ise durum Amerika’dan farklı bir şekilde gelişti şartlar gereği. Avrupa’nın büyük taşıyıcıları özellikle Asya, Afrika, Ortadoğu ve Güney Amerika pazarlarında ülkeler arası ikili anlaşmalarla hala korunuyor olmaları dolayısıyla genelde söz konusu pazarlardaki monopol, karlı yapılarını koruyabildiler ve Amerikalıların yaşadığı problemleri yaşamadılar.

 

Türkiye’de birleşmeler önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

 

Birleşme çılgınlığı var

 

Ancak 2005-2006 yıllarında Air France’ın KLM’i, America West’in USAir’i ve de Bi--Lufthansa’nın Swiss’i almasıyla bizim mega taşıyıcı düşüncesi yeniden kendisine platform bulmaya başladı. Piyasanın bugünkü durumuna bakarsak bütün dünyada bir satın alma yoluyla birleşme çılgınlığını görebiliriz. Amerika’da bu yılın başında yeni birleşen USAir-America West ortaklığının Delta Havayolları’nı almaya çalışması, Amerika’nın iki numaralı düşük maliyetli şirketi olan Air Tran’ın Midwest Havayolları’nı satın almak için uğraşması bunun önemli bir göstergesi. Ama en önemli mücadele Avrupa pazarında. Bütün gözler Alitalia’ya dönmüş durumda. Avrupa’nın en büyük iki şirketi Lufthansa ile Air France satılığa çıkan Alitalia’ya sahip olmak için birbirlerinin gözüne bakıyorlar. Bir yandan British Havayolları’nın en büyük rakiplerinden BMI’in yüzde 30’una sahip olan Lufthansa bunun dışında Swiss, Air Dolomiti ve Eurowings’i de portföyüne katmış ve Condor’daki yüzde 24.9’luk hissesinide elde tutmuş ve de Star Alliance grubuyla da THY dahil bir çok havayolu şirketini liderliği altında toplamıştır. Aynı şekilde KLM’i satın alarak özellikle Amerika-Avrupa hattında en büyük taşıyıcı olan Air France de Skyteam grubuna dahil Northwest, Delta ve Continental şirketleriyle Amerika pazarının en büyük oyuncusu olmayı başarmıştır. Sektörün en büyük oyuncularından biri de Amerikan merkezli sermaye yatırım şirketi Texas Pacific Grup’tur (TPG). RyanAir’in yönetim kurulu başkanı David Bonderman’ın sahibi olduğu TPG aynı anda Avrupa’da Iberia ve Alitalia ile Avustralya’da Qantas firmalarını almak için faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

 

Türkiye’de yeni birleşmeler gözüküyor

 

Peki Türkiye’de durum nedir? Türkiye pazarı nasıl gelişecektir? Bizim ülkede de yeni yeni başlayan satın almalar ve birleşmeler önümüzdeki yıllarda daha da hızlanarak devam edecektir. THY’nin yüzde 10’unu Franklin Tempelton grubu adına Mark Mobius’un alması TGP benzeri bir olaydır. Çünkü sonuçta Mutual Fund veya Investment Bank bir şirketı aldı mı şirketin hisselerinin bir kaç sene sonra kimin elinde olacağı hiç belli olmaz. Bugün THY’nin belli hissesi Mobius’un yarın ise bir mega havayolunun olabilir.

 

 

Atlas ve Onur Air müşteri bekliyor

 

Özel taşıyıcı pazarında da Pegasus yaptığı atılımlarla belli bir büyüklüğe ulaşmaya çalışmaktadır. Sonuçta havayolu pazarında tek bir kural vardır, pazar payı. Geçtiğimiz aylarda İzair’in belli bir hissesini satın alarak yönetimi devir alan Pegasus iç hat ve tarifeli dış hat pazarlarına ağırlık vererek charter taşımacılığından düşük maliyetli tarifeli şirket şekline dönüşmektedir. Pazarın diğer üç büyük oyuncusu Atlas Jet, Onur Air ve Sunexpress’dir. Şu an için şirket değerleri gerçek değerlerinin çok üzerinde olan bu üç şirketten Atlas Jet ve Onur Air kanımca müşteri beklemektedirler. Artık tek başına bağımsız bu pazarda yaşayabilmek gittikçe imkansız hale gelmektedir. Ölçek ekonomilerini kullanan büyük firmalar pazara en sonunda hakim olacaklardır.

 

Pazarın diğer üç büyük oyuncusu Atlas Jet, Onur Air ve Sunexpress...

 

Geçen yıl DBA’yı bu yıl da Avrupa’nın en büyük chartercılarından LTU’yü alan Air Berlin Thomas Cook turizmin sahibi olduğu Condor’u da almak istediğini beyan etmiştir. Lufthansa’ya rakip olacak bu büyük yeni düşük maliyetli grup aynı zamanda Türkiye’de faliyet gösteren Sunexpress’in de ortağıdır. Gelecek yıllarda söz konusu büyüklükteki firmalar mutlaka Türk pazarını ele geçirmeye çalışacaklardır.

Sonuç olarak havayolu sektörü benim kurslara katıldığım dönemdeki kafa yapısına geri dönmüş durumda. Bizim pazar ve oyuncuları da bundan mutlaka nasibini alacaklardır. Yani bu şekilde giderse; gelecekte THY veya Onur ya da Atlas ile uçuyorum demek gibi bir şansımız olmayacak diye düşünmekteyim. Bindiğimiz uçağın üzerinde mutlaka bir Lufthansa, Air France, USAir falan gibi bir damga göreceğiz sanıyorum. n

 

 

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69194 - unknown - 38.107.179.239