26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

Eşref Hamamcıoğlu - Türkiye’de işlenmiş ürün çok az

 

 

Dünyanın hizmet devlerinden biri olan Sodexho, “Outsourcing” olarak tanımlanan iş konusu ile bir kurumun ihtiyacı olan tüm hizmetleri veren organizasyon yapısı oluşturdu. Hizmet sektörünün durumunu analiz eden Sodexho’nun CEO’su Eşref Hamamcıoğlu’na göre firmaların öncelikle yetişmiş insan kaynağına yatırım yapmaları gerekiyor.

 

Sodexho, 1966 yılında Pierre Bellon tarafından gemilere servis vermek amacıyla Fransa’da kurulmuş bir şirket…1995’te İngiltere’nin en büyük toplu yemek firması olan Gardner Merchant’ı, aynı yıl İsveç’in en büyük hizmet firmalarından biri olan Partena’yı satın alan Sodexho, dünyanın en büyük toplu yemek firması haline geldi. Türkiye’de 1992’de kurulan Sodexo, bugün 76 ülkede hizmet faaliyeti gösteriyor. Toplu yemek konusunda müşterilerinin mutfak işletmeciliğini üstlenen Sodexho, turizmden, otomotive, ulaşım sektöründen bankacılık ve finansa, toplu tüketimden kamu kesimi ve eğitime kadar birçok sektörde ulusal ve uluslar arası firmalara yemek servisi veriyor.

 

Kayıt dışı ekonomi çok fazla

 

Sodexho CEO’su Eşref Hamamcıoğlu, kişilerin iş akışını yürütmek için ihtiyaç duyduğu hizmetleri bir çatı altında toplamayı; kurumun çalışmalarını sürdürdüğü binaların hizmetlerini sağladıkları Entegre Hizmet Yönetimi ile yaşam kalitesini arttırmayı hedeflediklerini söylüyor. “Biz Türkiye piyasasına girerken “Lider ve referans” olmak gibi bir idealimiz vardı, hala da devam ediyor. Bizim hoşumuza gidiyor, rakiplerimize Sodexho gibi çalışıyor musunuz demeleri. Piyasada kendi konumumuza bakarsak lider ve referans konumundayız. 1992’den beri bizim piyasada bu iş sektör olarak anılmıyordu. Son yıllarda yeni yeni catering veya toplu yemek deniyor. Tabldot’un catering’e dönüşmesinde bizim katkımız var. Tedarikçi firmalarımızda büyük sıkıntı yaşıyorduk. Şimdi tedarikçi firmalara baktığımızda toplu tüketim departmanları bile kuruldu. Ama onlarda anladı ki, bu iş farklı bir iş ve standartları ve beklentileri farklı.  O bakımdan en önemli değişiklik bu. Ama hala kayıt dışı ekonominin en fazla olduğu sektör bizim sektörümüz. Bununla rekabet etmekte çok kolay olmuyor. Onlarla aynı kulvarda koşmak için ya onlar gibi olacaksınız ya da o kulvarda olmayacaksınız.”

 

“İnsan kaynağına yatırım yapılmalı!”

 

Rakiplerinden asla rahatsız duymadıklarını belirten Eşref Hamamcıoğlu, rekabet için önce pastayı büyütmek gerektiği görüşünde: “Lider ve referans gibi bir duruşumuz var bizim takip edilmemiz bizi rahatsız etmiyor. Biz yabancı sermayeli bir firmayız. Türkiye’de bazı kesimler yabancı sermayeli firmalara olumlu bakmıyorlar. Önce pastayı büyütmek lazım. İnsanlar yaptığı işlerden dolayı pasta büyüyor. O zaman pastadan pay çıkar. Bizim gibi çalışan firmalar çoğalmaya başladı, yabancı firmalardan gelenler var, yerli firmalardan işlerini çok iyi yapanlar var dolayısıyla ben Türkiye’nin yiyecek içecek sektörünün geleceğini iyi görüyorum. Müşterileri de buna göre ayırmak lazım. Eğer siz kendi personeline çok iyi yemek vermek isteyen bir firmaysanız bizden yemek alırsınız, o yüzden kendinizi nasıl konumlandırdığınız çok önemli. İstihdam veriyorsunuz, eğitim veriyorsunuz. Meslek olunca da bu işin çalışanlarının da haz alması lazım. Türkiye’deki rakiplerimizin yetişmiş insan kaynağına yatırım yapmalar lazım. Biz bu konuya çok yatırım yapıyoruz hem bizim şirket içinde eğitimlerimiz çok fazla. Biz personelimize sosyal eğitimler bile veriyoruz, davranış, hijyen eğitimi veriyoruz. En önemli girişimimiz Boğaziçi Üniversitesi ile sertifika programımız. Bu program altı ay süreyle yiyecek içecek satışı, muhasebesi, hukuksal boyutları gibi eğitimler verecek. Eylül’de başlayacak olan bu kursumuzda iş garantisi de veriyoruz.” 

 

Avrupa ile Türkiye arasında büyük farklar var…

 

Avrupa’daki sektörün durumu ile Türkiye’nin hizmet sektörünün çok farklı olduğunu söyleyen Eşref Hamamcıoğlu, bunu iki nedene bağlıyor; “Birincisi Türkiye’de bizim yaptığımız hizmetin parasını iş verenler karşılıyor. Ama Avrupa’da böyle bir şey yok. Maaşınızı alıyorsunuz, gidip kendi paranızla istediğiniz yerde yemek yiyorsunuz. İşverenler çalışılan binada bütün yemek yeme imkanlarını Sodexho ile çalışanına sunuyor. O zaman kendi kalitenizi kendiniz yaratabiliyorsunuz. Türkiye’de ise biz işveren ile tüketici arasında kalıyoruz. Patron en ucuzunu istiyor. İkinci fark ise ürün standartları. Türkiye’de işlenmiş ürün çok az. Avrupa’da soğandan patatese kadar her şey soyulmuş olarak geliyor, firmaya da sadece ürünleri birleştirmek kalıyor. Bizde ise ya vakitten kaybedeceksiniz ya da dondurulmuş gıdaya yönelip lezzetten ödün vereceksiniz.”

 

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69199 - unknown - 38.107.179.237