Ne için bir Türk Mutfağı
Enstitüsü?

Semih
ORCAN
TUSİD
Yönetim Kurulu Başkanı
Geçen sayımızda
kamudan bağımsız, özerk, mutfak sanatları ve endüstriyel mutfak sanayinin tüm
segmentlerini kucaklayan yeni bir örgütlenmeye ihtiyaç duyulduğunu, bunun da
bir vakıf olarak ortaya çıkarılmış “Türk Mutfağı Enstitüsü” olabileceğini yazmıştık.
Bu sonuca
ulaşırken çıkış noktamız mutfak sanatları ile igili çok sayıda eğitim kurumu,
sivil toplum örgütü olmasına rağmen birşeylerin eksikliğini hissetmemizdi,
hemen hiçbir
kurumun derinlikli bir faaliyet için yeterince güçlü ve donanımlı olmamasını, eğitim
kurumlarımızın önemli bir kısmının ise az sayıda öğretim üyesi ve çok sınırlı
maddi olanaklarla faaliyet gösterdiğini belirtmiştik.
Sivil
toplum örgütlerimizin önemli bir kısmının ise kuruluş amaçlarına ve üyelerinin
profesyonel yaşamdaki yerlerine bağlı olarak kısa vadeli hedeflere odaklandığını
öne sürmüştük.
Ancak
yeme-içme dünyasının birçok üyesinin özellikle “Türk mutfağı” konusunda yapılacak
çok şey olduğunu düşündüğünü biliyoruz. Köklerini büyük, çok uluslu bir
imparatorluğun tarih ve kültüründen alan Türk mutfağı ile ilgili daha
derinlikli, kuramsal bazda gerçekleştirmemiz gerekenler olduğuna inanıyoruz.

Türk Mutfağı
Enstitüsü, mutfak sanatları ve kültürü, yeme-içme sektörü, turizm vb alanlarda
faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini, gurmeleri, akademik çevreleri
kucaklayacak bir vakıf olmalıdır.
Çok farklı
işlevleri olması gereken bu Enstitü, öncelikle Türk mutfağı ile ilgili
yurtiçinde ve dışında yayınlanmış tüm dokümanları toplamalı, kaybolmakta olan
mutfak kültürümüzün çeşitli unsurlarını belgelemeli ve bunları gelecek kuşaklara
da aktaracak şekilde dokümante etmelidir.
Enstitü
aynı zamanda bir araştırma merkezi olarak çalışmalı, Türk mutfağının unutulmuş
veya unutulmaya yüz tutmuş değerlerini ortaya çıkarmalı. Taşrada kalmış, yerel
tadları belgelemelidir. Çeşitli nedenlerle kapitalist pazara inememiş, bu anlamıyla
yaygınlaşmamış gıda hammaddeleri de bu kuruluşun ilgi alanına sokulmalıdır.
Eğitim kurumlarının
ilgi alanına girmeyen kuramsal konularda sertifika programlarına evsahipliği
yapmalı ve aynı zamanda bir eğitim kurumu olmalıdır. Mutfak kültürümüzü
uluslararası boyutlara taşımaya, başka mutfak kültürlerinden yararlanacak
kanalları da açmaya çaba göstermelidir.Türk mutfağında hazırlık, pişirme ve
servis ekipmanı olarak kullanılmış, özellikle de etnografik değerleri olan
malzemenin toplanması ve sergilenmesi bu enstitünün asli görevlerinden biri
olmalıdır.