Tarihi kilisede davet
var! THE HALL

Yenilenen
yüzüyle dikkat çeken Beyoğlu’nda 131 yıllık tarihi bir kilisenin içinde açılan
performans ve etkinlik merkezi The Hall, İstanbul’un en şık ve en farklı
mekanlarından biri... Aynı anda 900 kişiyi ağırlayabilen ve tasarımıyla
konuklarını büyüleyen The Hall, 22 Mart’tan itibaren Türkiye’den ve dünyadan
projelere kapılarını açtı.
Beyoğlu İstiklal
Caddesi’nde açılan The Hall, müziğe eğlenceye ve sanata “merhaba” diyor.
Organizasyon ve davetlere açık olan mekan, hem gece hem de gündüz kullanımına
yönelik tasarlanmış. Oda oda düşünülen mekanda, her bölüm birbirine bağlanıyor
ve her köşede farklı bir etkinlik düzenleniyor. Bir odaya girdiğinizde
kendinizi tarihi kilisenin mistik havasına, başka bir odaya girdiğinizde ise eğlencenin
temposuna kaptırıyorsunuz.Aynı mekanda iki sahne bulunuyor. Dolayısıyla aynı
tarihte iki farklı organizasyon düzenlenebiliyor.

Beyoğlu
yenilenen yüzüyle dikkat çekiyor.
“Farklı
bir format getirdik!”
49 yıllığına
kiralanan 131 yıllık eski bir kilise binasında hizmet verecek The Hall’ün
dekorasyonu sırasında binaya fazladan bir tek çivi bile çakılmamış. Gerekli
kablo düzenlemeleri, bakır borular ile kamufle edilerek sağlanmış. Mekandaki ışık
oyunları, yapılacak tanıtımlara göre farklılık gösterebiliyor. 850-900 kişiyi
aynı anda ağırlayabilen mekanın içinde bulunan her şey sökülüp takılabiliyor.
Çünkü yapılacak organizasyona göre dekorasyon imkanı bulunuyor. Komiden,
valesine, barmenine kadar bir ekip organizasyon saatinde hazır bulunuyor, ayrıca
The Hall tarafından sağlanacak anlaşmalar ile catering firmaları ile yemek
servisi de yapılabiliyor. Mekanda bulunan barlar ise portatif olarak tasarlanmış.

Alan
Cattanach, Mert Pozcu, Alin İnci, Şirin İskit ve Ahmet Buğdaycı, The Hall ve
Magnet İstanbul ile birlikte uluslararası platformlarda olduklarını
belirtiyorlar.
Örneğin
dünyadan önemli bir Chef’in katılacağı bir gecede, mutfak ortaya taşınabiliyor
ve mekanın ortasında yemek yapabilme olanağı sağlanıyor. Ya da barlar ve
mutfaklar tamamen kaldırılabiliyor. Genel hedef kitlelerinin şirketler olduğunu
belirten Magnet İstanbul Proje Direktörü Ahmet Buğdaycı “Şirket etkinlikleri,
basın toplantıları, ürün lansmanları gibi etkinliklere açığız. Herkes yeni bir
soluk arıyor. Yemek, müzik ve etkinlik… Biz şaşırtıcı dokusuyla farklı bir
format getirdik” diyor.

The
Hall, ön salon, bir ana sahne, üç oda ve bir sabit bardan oluşuyor.
Az kişiyle
çok iş yaptık!
The
Hall’de açıldığından beri şanına yakışır organizasyonlar yapılmış. Bunlardan
bir tanesi İstanbul Sokakları Partisi, bir diğeri BM adına düzenlenen 300 kişilik
etkinlik… İlk yapılan organizasyon ile birlikte 1200’ü aşkın konuk sirkülasyonu
yaşanmış. Mekanın dekorasyonunun sadece 10 gün sürdüğünü belirten yatırımcılardan
Mert Pozcu “Çok kısa bir sürede burayı bu hale getirdik ama 30-40 kişilik bir
ekiple çalışıldı. Az zamanda, az kişiyle çok iş yaptık!” diyor... The Hall’de
ön sahne bir avluyla her türlü organizasyona cevap verebilecek nitelikte
fast-food corner’a ve catering mutfağına açılıyor. Avludan bir tünel şeklindeki
arka salona geçiliyor. Arka sahneye paralel koridor ise tam bir sergi ve
workshop alanı olarak büyüleyici bir görünüm sunuyor. Toplam 650 metrekarelik
mekan, DJ performansları, konserler, parti organizasyonları, film/albüm galaları,
her türlü şirket toplantıları ve etkinlikleri, konferanslar/paneller, özel
sinema gösterileri, canlı televizyon/video yayınları, sergiler, moda
gösterileri, fotoğraf çekimleri, workshoplar, yemek sanatı performansları gibi
farklı organizasyonlara ev sahipliği yapmak üzere tasarlanmış. The Hall’ün yapımı
çevreye de katkılar sağlamış. Travestilerin binanın hemen yakınındaki yasadışı
genelevi kapatılırken çevredeki diğer tarihi binalar da boyanarak hayata
döndürülmüş.

Projeler
Magnet İstanbul’dan!
Mekanın
yatırımcılarından olan Alan Cattanach ve Mert Pozcu, bu proje için uzun süredir
beklemişler. Mekanın işletmesi sektörün tecrübeli ismi Ali İnci’ye verilmiş. Şirin
İskit ise mekanın tasarımını üstlenmiş. The Hall ortaklarının bir de Magnet İstanbul
isimli bir organizasyon şirketi bulunuyor. Organizasyon ve davet işlerini
yürüten şirket; müzik ve performans sanatlarını, “yaratıcı etkinlik
konseptlerinde ve projelerinde” buluşturuyor, etkinlik alanına yepyeni bir
boyut getirmeyi hedefliyor. Magnet İstanbul, performans ve sergi platformu
olarak işlev görecek The Hall’de, çağdaş sanat ve tasarıma ilişkin yerel ve
uluslararası projeler üretecek. Magnet’in temel fikri müzisyen, sanatçı, tasarımcı
ve yaratıcı faaliyetlerle ilgili herkesin fikir alışverişinde bulunabileceği,
yeni oluşumlar başlatabileceği bir çekim merkezi yaratmak.


Onur
BAŞTÜRK / Hürriyet Gazetesi
13
Nisan 2007 tarihli yazısı
Bu
mekanda her şey var
Bugünlerde
herkes yeni bir mekana aç vaziyette. Artık halihazırdaki kışlık mekanlar
kesmiyor. İste bu açlığı doyuracak ilginç bir yer açıldı. Adı, The Hall. Ne yazık
ki burası da öyle her gece açık bir kulüp değil. Hatta duyduğuma göre sadece
özel etkinlikler için açılacakmış. Çünkü The Hall, sanat merkezi+ performans
alanı + parti mekanı karışımı ilginç bir yer. İçine girince anlıyorsunuz zaten.
The Hall, oda oda ya da koridor koridor genişleyen tarihi bir mekna. 131 yıllık
bir Ermeni Kilisesi’nden bozma. İç dekorasyonu için çok para harcandığı belli. İngiliz
yatırımcısı üşenmemiş, en güzel şekilde dizayn etmiş mekanı. Sonuçta The Hall
gez gez bitmiyor. Mekanın en iyi avantajı da bu: Bir yerinde sıkılırsanız başka
tarafa geçip ferahlama olasılığınız yüksek… Seçenek bol yani. Benim gittiğim
gece Levi’s sponsorluğunda yapılan “Sokak Stilleri” gecesi vardı. Defileli,
partilemeli filan… Ve içerideki insanlar, farklı stilleriyle başka bir
planetten ışınlanmış gibiydi. Uzun süredir gördüğüm en dışavurumcu kalabalıktı
diyebilirim. Son olarak The Hall’un yerini de tarifleyelim. Mekan, Küçük Bayram
Sokak civarlarında. Ağa Camii’nin oralardan giriyorsunuz (gerisi kolay sora
sora bulursunuz).

Adres: Küçük
Bayram Sk. No:7 Beyoğlu/İstanbul
www.thehallistanbul.com