27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Bilkent İşletme eğitimde sınırları aşıyor
      

 

Yazı/Text: TANSEL TÜZEL

Fotoğraflar/Photos: MÜJDE ÇAPRAZ/Bilkent Üniversitesi Arşivi

 

21 yılda uzun mesafeler katederek dünya üniversiteleri arasındaki yerini alan Bilkent Üniversitesi’nin İşletme Fakültesi üst düzey yönetici adayları için İzmir’de ‘Executive MBA’ programını devreye sokuyor. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek uygulama ile öğretim üyesi öğrencilerin bulunduğu şehre giderek eğitim verecek.

 

1984 yılında Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilkent Üniversitesi, ilk öğrencilerini iki yıl sonra aldı. Bilim, teknoloji ve sanat eğitimiyle 21 yılda dünyanın seçkin eğitim kurumları arasına girmeyi başaran Bilkent Üniversitesi öğrencilerine, ‘kaliteli bir eğitim, renkli bir üniversite yaşamı ve güvenli bir gelecek’ sözü veriyor. Bilkent mezunlarının bir bölümü dünyanın ve Türkiye’nin saygın üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışıyor. 12.000 öğrencisi bulunan kurumda 260’ı doktoralı 970 öğretim elemanı yer alıyor. Ülkenin yeni nesil yöneticilerini yetiştirmek amacıyla yola çıkan ve iş idaresi ve işletme eğitimi vererek yükseköğretim kurumlarını değerlendiren ‘The Association to Advance Collegiate Schools of Business’ (AACSB) tarafından akredite edilen ilk Türk işletme fakültesi bölümü olma özelliğine sahip İşletme Fakültesi bir ilki daha hayata geçiriyor. Eğitimini Ankara dışına taşıyan Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi İzmir’de ‘Executive MBA’ programı başlatıyor. Program; yoğun iş temposu nedeniyle MBA yapamayan, tepe yönetici olmaya aday çalışanlara yönelik olarak uygulamaya geçirilecek.

Eğitim sistemi nedeniyle zekasını, bilgi ve birikimini tam kapasite ile kullanamayan öğrencilere öncelikle hayatı öğretmeye yeminli İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhan Erkut hocalığın dünyanın en heyecan verici işi olduğunu düşünüyor, “Genç insanlarla iletişimden, bilgi aktarmak ve beyinleri motive etmekten ve dersane eğitimiyle kapanmış beyinleri açmaktan bahsediyorum,” diyor. Batı’nın ‘Generation X’ olarak adlandırdığı yeni neslin vizyonunun zayıf olduğunu ve hedef olarak belirledikleri üniversiteye girişi başardıktan sonra hemen rahatladıklarını anlatan Erkut, “Ve eğitim olarak düşündükleri, birilerinin çıkıp onlara bilgi aktarmasını beklemek. Halbuki düşünce ve yaratıcılığı bundan daha başarılı bir şekilde törpülemek çok zor,” diyor. Bilkent Üniversitesi’ne beş yıl Amerika ve 20 yıl Kanada üniversitelerinde çalıştıktan sonra gelen Erkut’un Bilkent’i seçme nedeni, okulun sağladığı araştırma olanakları, eğitim ve öğrenci kalitesi olmuş. Prof. Erkut, Bilkent’in endüstri, elektrik ve bilgisayar mühendisliği programlarını mükemmel buluyor. Bilkent’in bilime açık öğretim üyelerinin bir tılsımı haline geldiğini ve yurtdışında doktora yapıp da dönmeyi düşünmeyenlerin çoğunun artık Bilkent bünyesinde olduğunu söyleyen Erkut İşletme Fakültesi Dekanlığı görevine 2005 yılında başladı.

Öğrencilerin tümünde cevher olduğunu ancak bunu ortaya çıkarmak için ilk yılı yeniden yapılandırmaya ayırdıklarını da belirtiyor. “İşletme okuyan girişimci ve yönetici olur, finanstan pazarlamaya, özel sektörden devlete her alanda yönetici yetiştirmek bizim görevimiz. Bu nedenle katılımcı olması için her derste her öğrenciye kendi başına yapması gereken bir sunum veya gurup projesi veriyoruz. Tartışmalı aktif bir ortam gençleri kendine güvenli ve donanımlı hale getiriyor. Türkiye’de yeniliğe ve değişime açık pek çok Türk şirketi bizim yetiştirdiğimiz özgürlükçü öğrencileri çalışanları arasına katıyor, ve bunun yanısıra çokuluslu şirketler de kapılarını öğrencilerimize ardına kadar açıyor. Ve Türkiye’deki yönetici tiplemesi de hızla değişiyor.”

Erkut, Bilkent’te toplumsal değişimin tohumlarını attıklarını belirtiyor, “Belki yüz öğrenci yetiştirmek toplumu hemen değiştirmeye yetmeyecek ama onlar da bizim elçilerimiz olacak ve uzun vadede bir transformasyon gerçekleşecek.”

Türkiye’nin en eski ve en deneyimli MBA programlarından birisini de yine Bilkent’te gerçekleştirdiklerini söyleyen Prof. Erkut, “2005’ten bu yana Vestel’e Gaziemir ve Manisa’da yönetici eğitimi vermeye başladık, şimdi iki deneyimimizi harmanladık. Vestel’e verdiğimiz 60 günlük eğitimi MBA’in kapasitesine getirdik ve açık bir program olarak hayata geçirmeye karar verdik. MBA programlarının süresi 800-850 saattir, Executive’ler içinse bu süre 600 saaate iner.

Biz de İzmir’de ‘Ege Sanayici ve İşadamları Derneği’nin ofisinden bir salon kiralayarak bu işe başlamaya karar verdik. Program 98 gün sürecek. MBA eğitimini Türkiye’de genellikle işletme yerine mühendislik okumuş ama yönetici olmak isteyen yeni mezunlar alıyor. Bunun yanında ‘Executive MBA’ daha deneyimli, orta-üst düzeye gelmiş yöneticiler için kurgulanmış bir program. Amacı; yöneticinin bulunduğu şirketten başka bir şirkete transfer olması değil, aksine bulunduğu şirkette işini daha iyi yapması için ihtiyacı olan altyapıyı geliştirmek ve böylece tırmanmasına olanak sağlamak. Mesela mühendislikten gelmiştir, üretimi çok iyi bilmektedir, bir grubu yönetmeye başlamıştır ama şirket onu üst düzey yönetici yapmak istediğinde birdenbire fark eder ki finans ve pazarlamadan pek anlamıyor. Executive MBA bu eksikleri gidermek için hayata geçiriliyor. İş deneyimi ve katılımcıların hedefi çok önemli. Öte yandan çalışanlara yönelik olduğundan dersler hafta sonları veya aksamları modüler olarak veriliyor.”

‘Executive MBA’in Amerika ve Avrupa’da sıklıkla uygulanan bir program olduğunu söyleyen Prof. Erhan Erkut, Bilkent İşletme’nin şehirlerarası eğitime başlama noktası olarak İzmir’i seçme nedenini de şöyle açıklıyor, “ Nedenlerden biri Vestel’le çalışırken İzmir’i tanıyıp sevmemiz oldu, ikinci ve en önemli nedense İzmir’de çok büyük bir potansiyel görmemiz. Vestel dışında İzmir’de çok sayıda büyük şirket var ve ilk 500’e giren şirketlerde İzmir ikinci. Üçüncü sebep de psikolojik. Türkiye çapında hizmet vermeyi hedefleyen bir üniversiteyiz. Dolayısıyla programı yerleşkemizin olduğu şehirde değil de başka bir şehirde başlatarak bu mesajı vermeye çalışıyoruz.  Bu programı İzmir’de başlatıyoruz.  Genel pozisyonumuz şu; hizmet verebileceğimizi düşündüğümüz her şehre gideceğiz. Ona göre kadrolandırdık kendimizi. Bu sene 11 yeni öğretim üyesi aramıza katıldı. İşletme fakültelerindeki öğretim üyesi sayısı 20 civarındadır ve biz bunu 45’e çıkardık. Şu anda pek çok ilde bu programı aynı anda verebilecek öğretim üyesi gücüne sahibiz.  Şehirlerin bize ne kadar kucak açacağı da önemli. Belki yeni bir trend de başlar böylece. Endüstrinin geliştiği, ticaretin üst seviyede olduğu şehirlerde bu tür programlar olması çok önemli. Türkiye’de aile şirketleri yaygın ve yöneticilerin eğitim düzeyleri farklılık gösterebiliyor. Bir yerden sonra şirket sahipleri ve yöneticileri eğitimlerini geliştirme ihtiyacı hissediyor. Çalışan bir yöneticiyi Ankara’ya getirmenin zorluğunun farkındayız. Biz yönetici neredeyse oraya hizmet götürmek zorundayız. Böyle bir hizmet seferine çıkmış bulunmaktayız.”

Ekim itibarıyla başvuruların başladığını ancak başvuru sahiplerinin öncelikle ALES sınavına girmesi ve yüz üzerinden en az 55 puan almaları gerektiğini söyleyen Erkut, eğitimin toplam iki yıl süreceğini ve ayda dört gün olacağını belirtiyor, “Bir Cuma-Cumartesi eğitim alırsınız, diğer hafta sonunu ailenize ayırırsınız. Programın bir gününü (cuma) işverenden, bir gününü (cumartesi) de çalışandan alıyoruz, pazarları aileye ayırıyoruz. Ücret: Peşin 32 bin YTL, ya da 5’er binden yedi taksit. İşverenin program ücretinin önemli bir kısmını ödemesi gerekiyor. Şirket ikna olmazsa şahsın bunu vermesi kolay değil. Eğitim için alanında uzman olanları tercih ediyoruz. Kadronun dörtte üçü fakültemizden geri kalanı hem başka üniversitelerden, hem de yurtdışından olacak. Örneğin Vestel için Amerika’dan üç hoca getirdik. Geldiler anlattılar ve gittiler. Vaka analizi ile eğitim konusunda çok deneyimliler ve öğrenciler bu eğitim tekniği sayesinde programda öğrendiklerini gerçek hayata uygulama imkanı buluyorlar. Bu yöntem programın maliyetini yükseltiyor ama hem program çok renkleniyor, hem de uygulama ön plana çıkıyor.”

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69137 - unknown - 38.107.179.239