27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ne geçmişte, ne gelecekte
      

 

Yazı/Text: OYLUM YILMAZ

Fotoğraflar/Photos: FATİH PINAR

 

İstanbullu genellikle Dolapdere’de durmaz, yaşamaz; sadece geçer, o da taksiyle. Şehirde anlatılan en fantastik soyulma, hırsızlık, en gerçeküstü darp ve en büyülü gerçekçi dalavere hikayeleri (Dolapdere’de geçmese bile) buraya aittir.

Dolapdere şehrin karadeliği, sistemde sabit bir sapma, yersiz yurtsuzlaşmanın kırık dökük bir imgesi.

 

Öncelikle “peki ya geçmiş… Geçmişi nerede, geçmişi yok buranın…” diye şaşkınlıkla söylenirsiniz.  Vardır ya var olmasına, ne bir eski kilise, ne bir camii çarpar gözünüze, tarihi evlerinin bile hangi tarihten geldiği bellisizdir sanki, her evin balkonunda istisnasız üç-beş tane asılı duran çanak antenler uyduya değil de ısrarla evrenin boşluğunda bir yerlere, aslında zaten olmayan bir noktaya çevrili, oradan hiç bilinmedik haberler alıyor gibidir. Ne pastane, ne beyaz eşyacı, ne nalbur, ne zücaciye; dükkanlarının vitrinlerinde, şehrin hayaletleri, çıplak mankenler ve her yana saçılmış yüz binlerce arabanın yüz binlerce parçası, bir de lastikler, lastikler…  Semtin size söylettirdiği esas cümle bütün bu izlenimlerin hemen sonrasında gelir: ‘Dolapdere; ne geçmişte ne gelecekte, sadece tekinsiz bir şimdinin içinde’. Bir Fransız filmi misali içinizdeki şehre dair tüm aidiyet hislerini silip süpüren, sizi oturduğunuz yerden yabancılaştıran, ötekileştiren, iteleyen, huzursuzlaştıran… Dolapdere, şehrin karadeliği, olsa olsa sistemde sabit bir sapma, yersiz-yurtsuzlaşmanın kırık dökük bir imgesi, ama en önemlisi fonda hiç kesilmeyen ‘düm tek’ sesleri… 

İstanbul’un taksicileri ikiye ayrılır: “Abla, aman beni oralara sokma” diyenler ve Dolapdere’nin ağırlaşan trafiğinde siz arkada cep telefonunuzu, çantanızı falan çaldırırken yoldan gözünü ayırmayıp, kapkaççı işini bitirdikten sonra, “Ya, geçmiş olsun bir şeyler oldu galiba” diyerek vukuatı pişkince geçiştirenler… Zira İstanbullu genellikle Dolapdere’de durmaz, yaşamaz; sadece geçer, o da taksiyle. Şehirde anlatılan en fantastik soyulma, hırsızlık, en gerçeküstü darp ve en büyülü gerçekçi dalavere hikayeleri (Dolapdere’de geçmese bile) buraya aittir. Dolapdere’nin kapkaççı hikayelerinin hemen yanı başında müzik durur. Kendine özgü, yabani, bir o kadar vurdumduymaz, keyifli bir müzik. Semt son yıllarda kendini bir tek müziğiyle göstermektedir. Çingenelerin, eski fahişelerin, hırsızın, uğursuzun, işsiz güçsüzün, ne iş yaptığı belli olmayanların, gölgede kalanların, şehrin ve hayatın kıyısında kalanların müziğiyle…

Dolapdere’nin zamandışı duruşunu, kitaplar, internet siteleri, ansiklopediler de destekler gibidir sanki. İstanbul’un aslında en tarihi semtlerinden biri olan Dolapdere’nin tarihine, mimari özelliklerine, sosyokültürel yapısına dair bir şeyler bulup okumak oldukça güç, İstanbul’un hemen her semtinin bir web sitesi varken Dolapdere’nin yoktur mesela. Edebiyat da tutmaz elinizden birkaç roman dışında. Tarlabaşı’nın kıyısında, Kurtuluş’a giden yolda, Beyoğlu’nun iki adım ardında… Kısacası Dolapdere’ye gitmeden, oranın içinden geçmeden, bir Dolapdereliyle iki lakırdı etmeden bu semte, bu sokaklara dair gerçek bir izlenim edinmenin yolu yoktur.

Son yıllarda Dolapdere’de açılan bir üniversite kampusu bile diğer örneklerden farklı olarak, semtin yüzünü yumuşatmayı, semtle uzlaşmayı başaramamıştır. Kenti soylulaştırma, semtleri nezihleştirme kampanyaları sanki burada son bulur. Öylesine gerçek, taş gibi kaskatı gerçek, şehir düşüncesinin öylesine değişmez, değiştirilemez yüzü. Bu yandan bakınca öyle geliyor ki insana, sanki Dolapdere olmasa, İstanbul da olmaz gibi…

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69158 - unknown - 38.107.179.238