27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Yemekçi,Türkiye toplu yemek sektörünün ilk üç isminden biri

 

Günde 100 bin kişiye yemek

 

 

Türkiye’nin önde gelen firmalarına hizmet veren Yemekçi ... Genel Müdür İlhan Irmak, bulaşıkçısından yöneticisine hizmet etmekten zevk alan bir grup olduklarını söylüyor.

 

Bulutoğlu Şirketler Topluluğu’na bağlı Yiğit Gıda Sanayi adı altında 1985’de kurulan Yemekçi, toplu yemek sektöründeki ilk üç isimden biri. Eğitimli personeli, kaliteli hizmeti, teknoloji ve sağlığa verdiği önem ve farklı lezzetleriyle Yemekçi, Türkiye’nin önde gelen topluluklarına yemek hizmeti vermesiyle de dikkat çekiyor. Firmanın Genel Müdürü İlhan Irmak, eğitime verdikleri önemi dile getirirken sektördeki gelişmeleri de anlatıyor. 

Kurulduğu ilk yıllarda Türk Silah Kuvvetleri Süvari Birlikleri’nin saman ihtiyacını karşılayan firma, daha sonra kömürden gıdaya, konserveden ete Silahlı Kuvvetler’in ana tedarikçisi olmuş. TSK, bundan altı yıl önce yemeğini özel firmalara vermeye karar verince toplu yemek sektörüne girmişler. İlhan Irmak, “Ancak o dönemde, devlet kuruluşları ve özel sektör de yemeğini dışarı vermeye başladı. Böylece İş Bankası, Sabancı ve Eczacıbaşı gibi şirketlerle çalışılmaya başlandı” diyor. 

 

Yemekçi’nin başarısının sırrı nedir?

 

Her şeyden önce hizmet etmekten zevk alıyoruz. Şirketimizde bulaşıkçısından genel müdürüne kadar hizmet etmekten zevk alan insanlar çalışıyor. Şirket içi eğitimlerimizin de ana teması bu…

 

Eğitim konusuna ayrıca önem veriyorsunuz…

 

Birçok ülkede endüstriyel yemek konusunda eğitimler gelişmiş durumda. Türkiye’de ise bu konuda eğitim kurumu yok. Ayrıca hizmet sektörü yeni yeni gelişiyor. Atatürk, üzerine yemek döken garsona, ‘Bu halka uşak olmasını öğretemedim’ demiş. Bu da durumu özetliyor.

 

Yemekçi, günde kaç kişiye yemek hazırlıyor?

 

Günde, 100 bin kişiye yemek veriyoruz.

 

İstanbul dışında hangi bölgelere hizmet veriyorsunuz?

 

Farklı coğrafi bölgelerde yer alıyoruz. İzmir, Kocaeli, Bursa, Yalova… Eylül’de Eskişehir’de başlayacağız. 2008 başında da Ankara’da hizmete başlayacağız.

 

 

Kurumlara yönelik çalışmalarınızda nelere dikkat ediyorsunuz?

 

Şirket yemeklerini hazırlarken çalışanların şık bir restoranda yemek yiyormuşçasına kaliteli hizmet vermeye önem veriyoruz. Bu da aslında çelişkidir. Çünkü kısıtlı bütçelerle kaliteli hizmet vermek gerekiyor. Tabi ki bin-bin 500 kişiye hizmet verirsen bu self servis olmak zorunda. Ama garsonların kıyafetleriyle, servis yapılan tabaklarla, çatal-bıçak kalitesiyle, yemek süslemeleriyle kolaylıkla böyle bir ortam sunulabiliyor.

 

Hizmet edeceğiniz kurumlarla bağlantıları kurarken nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Satış pazarlama departmanlarımız, hizmet etmeyi arzu ettiğimiz kurumlara e-posta, reklâm, tanıtım, fuar ve kongrelerle yeni firmalara ulaşıyor. Bir de müşteri adayları bizi arayarak kendi işlerine davet de ediyorlar. En keyiflisi de bu. Çünkü müşteri bir ön eleme yapmış ve sizi kendisine hizmet etmeye uygun görmüştür. Bunun yanında zincir işlerimiz var. Mesela, Sabancı Grubu’nun İzmit’teki KentSa’da ve Adapazarı-Hendek’te toplam yedi fabrikanın yemek işleri de bize bağlı. Bunlar otomatik yenilenen kontratlar. 

 

Üretimlerinizi müşteri mutfağında mı hazırlamayı tercih ediyorsunuz?

 

Evet, çünkü müşterinin bizi elle tutabileceği, dokunabileceği mesafede olmak isteriz. Muhatabımız olan müşteri temsilcisinin yanısıra yüzlerce, binlerce hizmet ettiğimiz insan var. Merak eden gelip mutfaklarımızı görebilir. Kullandığımız markaları, aşçılarımızın kalifiye olup olmadığı, davranış şekillerini, üretim bandı içindeki hijyen kurallarına uyulup uyulmadığını, evet bunların hepsinin belgeleri vardır ama hayata geçip geçmediğini görebilir. Bu da kendimize duyduğumuz güvenle ilgili… Üretimimizin yüzde 95’i müşteri mutfaklarında gerçekleşiyor. Bu yüzden geniş kadrolarla çalışıyoruz.

 

Gıda satın alımı ne şekilde gelişiyor?

 

Gıda temininde çok şanslıyız. Çünkü bu grubun asıl işi bu… Gıda satın alınmasında kendi yöntemlerini geliştirmiş. Depolama imkânlarımız var. Bu da diğer firmalara oranla daha ekonomik kılıyor ve daha ucuz fiyatlar veriyoruz. Ben 300 ton yerli Baldo pirinci alıp depolayabiliyorum bu bana maliyet avantajı sağlıyor. Bu sektör uzun yıllar yüksek fiyatlı dönemlerde geçti. Şu anda daha ekonomik fiyatların oluştuğu ama daha yüksek standartların istendiği döneme geldik. Gıda değerli bir iş... Onu bozar ve çöpe atarsanız, maliyet size yansır.

 

Hizmetimiz müşteriye ve sektöre özel...

 

Gıda fiyatları nasıl?

 

Şu sıralar fiyatlarda bir durgunluk var. Türkiye’de üç senedir yemek fiyatları artmadı. 5–6 YTL’den 3.5YTL’ye düşen fiyatlar var. Bu durum, gıda kalitesinin de düştüğünü düşündürüyor. Ama müşteri, derinlemesine bakabilecek kapasitede. En az bizim kadar bilgi sahibiler. Bu konuda görevlendirilmiş personelleri var.

 

Geniş bir kitleye hitap eden catering sektörüne ilişkin, Türkiye’de yaklaşık 5000 firma bulunuyor. Ortalama 6 milyon kişi kurumsal yemek hizmetinden faydalanırken firma ve lokasyona göre farklılık gösteren mönülerin kişi başı ücretleri 3,5 – 5 YTL arasında değişiyor. Beş milyar dolarlık bir bütçe ihtiva eden catering sektörünün en önemli tehlikelerinden biri ise merdivenaltı işletmeler. Devlet bu işletmeler nedeniyle yılda 500 milyon dolar kaybediyor.

 

Hizmet ettiğiniz firmalara sunduğunuz fiyatlar nasıl?

 

Fiyatlandırma, tamamen butik bir hizmet. Müşteri seçimini kendi yapıyor. Profile uygun seçimler yapılarak fiyatlandırılıyor. Hem hizmet hem de fiyatlar müşteriye özeldir. Eşit olan hijyen ve şirketin kurumsal yaklaşımıdır… Hizmet kalitemizle, oradaki personelin performansını da etkilemeliyiz. O yüzden özel günlerine dikkat ediyoruz, sürprizler yaparak katkı sağlıyoruz. Hizmetimiz, hem müşteriye hem de o sektöre özeldir.

 

Eğitim konusunda hayata geçecek projeleriniz neler?

 

Mesela hastane aşçısı diğerlerinden farklıdır. Bir hastanede diyabetli veya kalp hastası vardır.  Buna göre aşçının hazırladığı mönü önemli. Milli Eğitim Bakanlığı ve Halk Eğitim Merkezleri’yle ortak çalışmamız var. Şu anda 400’den fazla personeli eğitime alacağız. Yani hastane aşçısı yetiştirecek ve onu sertifikalandıracak bir program içindeyiz. Aynı şekilde servis personeli eğitimi de önemli. Otel odasına hizmet eden kişi hastanede görev almamalı. Devletin politikaları bu konuda gelişene kadar bunu kendi içimizde geliştirmek zorundayız.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69425 - unknown - 38.107.179.238