27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Murat Dedeman “TYD Türk turizminin TÜSİAD’ıdır”

 

Bugün itibariyle 250 bin yatağa, 25 bin uçak koltuğuna , 8 bin marina kapasitesine sahip olan ve sektörde 400 bin kişiye istihdam sağlayan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği, 22 milyar dolarlık turizm yatırımını temsil ediyor.”

 

Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Murat Dedeman, Ali Sabancı, Fettah Tamince, İsmet Güral, Cefi Kamhi, Oya Narin gibi turizm sektörünün önemli isimlerinden oluşan yeni yönetim kuruluyla iddialı bir yapılanmaya gitti. İşverenlerin ağırlık kazandığı yeni yönetim kuruluyla ‘turizmin TÜSİAD’ı olmayı hedefleyen TYD’nin Başkanı Murat Dedeman ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TYD) yeni yönetim kuruluna yöneticilerden çok patronların girdiğini gözlemliyoruz. Bu bize biraz da turizm alanında bir TÜSİAD yapılanmasını anımsatıyor. Bu durum, sektöre nasıl yansıyacak?TYD, zaten patronlardan oluşan, büyük yatırımcıları kapsayan bir dernektir. TYD’ye üyelik için kişilerin asgari 54 milyon dolar yatırım yapmış olması, en az 200 yataklı bir konaklama tesisine sahip olması ya da yılda 10 milyon dolardan fazla turizm geliri elde ediyor olması gerekiyor. Bize turizmin her dalındaki insan üye olabilir. Yeter ki bu kriterlere sahip olsun… Dolayısıyla üyelerimiz, büyük yatırımlara imza atmış tesisler ve kişiler. Türk sanayisinin TÜSİAD’ı neyse, Türk turizminin TÜSİAD’ı da TYD’dir.

 

TYD’nin yönetim kurulu üyeleri, bir baskı grubu olarak mı yoksa çıkar grubu olarak mı sektörde varlığını hissettirecek?

 

Turizmin her dalında varız. Tur operatöründen uçakçısına marinacısından otelcisine kadar turizmin her şeyini temsil ediyoruz. Dolayısıyla Türk turizmine yön veren bir kuruluş olacağız. Ama dernek olmamız nedeniyle yaptırım gücümüz yok. Türk turizminde daha üst seviyede yaptırım gücü olan bir üst kurul oluşturulmasından yanayız. Sektör sorunlarının etkin yönetimi, politikaların belirlenmesi, planlama, tanıtım, sertifikasyon, denetleme vb. uygulamalar konusunda tam yetkili olarak hareket edebilecek kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan özerk bir Ulusal Turizm Kurulu oluşturulmalıdır. Eğer böyle bir üst kurul oluşturulabilirse; TYD burada ağırlıklı olarak yerini alacaktır veTürk turizmini yönlendirecektir. Yönlendirdiği zaman da bir baskı kuruluşu olmasına gerek kalmayacaktır.

 

Bu üst kurul uzun vadede gündeme gelecek bir oluşum mu?

 

Evet, üzerinde çalışılması gereken bir fikir... Bu kurulda hem özel sektör hem kamu sektörü yer almalı. Kamunun elindeki yıldızlama, denetleme yetkileri vs. bu kurula verilmeli. Planlamayı da bu kurul yapmalı. Türk turizminin gerçek sahibi, yöneticisi bu kurul olmalıdır. Biz de dernek olarak bu kurulda görev alacağız ama takipçisi olacağız. Üst kurulda bir yanlış yapıldığı zaman, bunu kamuoyuna lanse edeceğiz.

 

TYD, yeni hükümetten neler bekliyor?

 

Öncelikle hükümetin, turizmin Türk ekonomisinde en önemli sektör olduğunu kabul etmesi gerekiyor. Bu sektör yüzde yüz katma değer yaratıyor. Bölgelere yayıldığı zaman, merkeze toplayan bir sektör değil. İstihdamın yaygınlaşması açısından da çok önemli bir sektör. Turizm tek başına 50 sektörü etkiliyor. Hükümetin de turizmin bu önemini, getirdiği döviz girdisini gözönüne alması gerekiyor. Turizmin 12 aya yayılması isteniyorsa, bölgesel teşvikler verilmeli… Bu teşvikler olmadan kimse kolay kolay doğuya yatırım yapmaz; hatta bedelsiz arazi tahsisi yapılması şart. Kurumlar vergisinden istisna, SSK ve vergi indirimi avantajları de beklentilerimiz arasında…

 

Hükümetin politikalarını nasıl buluyordunuz?

 

AKP hükümeti genel olarak iyiydi ama bazı çıkışları oldu tabii. İçki yasağı gibi... Aslına bakarsanız bu hükümetin değil, yerel yönetimlerin bir olayıydı. Kırmızı hatların içindeki restoranlarda içki içilemez gibi bir düşünce tarzı, maalesef doğru değildi. Turizm dediniz zaman her şeyin olması gerekiyor. Örneğin kumarhane de olması gerekiyor. Önemli olan bunların kontrol altına alınması... Casinolar, turizmin bir parçasıdır. Türkiye’den ciddi oranda bir kitle, kumar oynamak amacıyla yurtdışına çıkıyor. Bu durumu, lehimize çevirebiliriz diye düşünüyorum.

 

TYD’nin uzun vadedeki hedefleri neler?

 

Bugün dünya turizminde yüzde 2.5 olan payımızı hızla değişen trendler ve ortaya çıkan yeni rakipleri de dikkate alarak, Avrupa Birliği müzakere sürecinin tamamlanacağı 2013 yılında yüzde 3.5'e çıkararak, Akdeniz'in 3. büyük turizm ülkesi olmayı ve ülkemize 40 milyon yabancı turist, 35 milyar dolar döviz geliri kazandırmayı, 10 milyon yerli turist sayısını 20 milyona yükseltmeyi hedefliyoruz. Şu anda doğrudan 1.2 milyon kişiye istihdam sağlayan turizm sektöründe çalışanların sayısı 2013 yılında 2 milyon kişiye, bugün 600 bin olan uluslararası standarttaki yatak sayısı 1 milyona, Türk sivil havacılığındaki uçak sayısı 250 adetten 400'e,  uluslararası standartlardaki marina kapasitesi 8 binden 20 bine,  10 adet olan golf sahasının 40'a çıkarılmasını hedefliyoruz. Bunları ve diğer turizm yatırımlarını gerçekleştirmek için biz turizm yatırımcıları olarak 15 milyar dolar yatırım yapmayı öngörüyoruz.

 

Hedeflerinizi belirlerken küresel ısınmanın etkilerini ne kadar dikkate aldınız?

 

Küresel ısınma, tüm dünyanın üstünde durması gereken bir konu. Bunun etkileri çok büyük olabilir ama Türkiye’nin şanslı bir kuşakta olduğunu düşünüyoruz. Türk turizmini çok fazla etkileyeceğini düşünmüyoruz. Hatta belki faydası bile olabilir. Küresel ısınmanın getirdiği kâr eksikliği Avrupa’daki birçok kayak merkezinin kapanmasına neden olacak. Türkiye yüksek bir platoya sahip olduğu için kar eksikliği olacağını düşünmüyorum. Tabii altyapı eksikliğinin giderilmesi şartıyla… Altyapı işini halledebilirsek, Türkiye kış turizmi açısından çok cazip bir noktaya gelecektir.

 

Türkiye’deki turizm yatırımlarını nasıl çeşitlendirebiliriz? “Antalya ve Muğla'dan başlayan sahil şeridinde yeni otel yatırımına izin verilmemesi gerekir” diyorsunuz. Bu konuda bir girişiminiz olacak mı?

 

Antalya, turizmin göz bebeği durumunda. Buraya büyük miktarda yatırım yapıldı. Yapılan tesisler, kalite açısından ve sayı olarak Türkiye’deki yatak kapasitesinin de üstüne çıkmış vaziyette. Fakat bunu yaparken bazı plansızlıklar doğdu. Örneğin aşırı yapılaşma oldu. Arz ile talep dengesi birbirini talep eden şekilde olmadı. Arz, talebin önünde gittiği için fiyatlar çok düştü. Çok güzel tesislerimizi bedava fiyatlara satar duruma düştük. Aslında bu kadar yatırımın ucunun açık bırakılmaması lazımdı. Bir yerde önlem alınması gerekiyordu. Örneğin yurtdışında otel yapılacağı zaman, oradaki diğer turizmcilere danışılır. Yani yeni bir yatırım yapmak o kadar kolay değildir. Ancak Türkiye’de maalesef öyle olmuyor.

 

Sadece yatırımcıya ‘yapmayın’ diyebiliriz

 

Biz de dernek olduğumuz için bir yaptırım gücümüz bulunmuyor. Sadece dernek olarak nerede yatırım yapılması gerektiğine dair yatırımcıyı yönlendirme şansımız bulunuyor. Hükümet yeni bir tahsise çıkarsa, buna karşı çıkacağız. Ancak bir üst kurul oluşturulduğu takdirde yaptırım gücümüz artacaktır. Yatırımcı, yatırım yaparken asıl amacı para kazanmaktır. Eğer yatırımını karlı görmediği bir yere yatırım yapıyorsa o yanlışı durduramayız ama bir yön gösterici olarak TYD olarak bu vazifemizi yerine getireceğiz ve onları doğru yönlendirmeye çalışacağız. Anlayacağınız, şu aşamada yapabileceğimiz yaptırım, ancak yatırımcılara tavsiye etmemek şeklinde olabilir.

 

Sektör TURQUALITY kapsamına alınmalı

 

• Ülkemizde tüm turizm üstyapı ve altyapı yatırımları, 2023 Turizm Stratejisi çerçevesinde hazırlanacak Turizm Master Planı’na göre yapılmalı, yatırım teşvikleri, kamu kurumlarının bütçe ödenekleri, tanıtım ve pazarlama çalışmaları birbiriyle uyumlu şekilde uygulanmalı.

• Sektörün ihtiyacı olan elemanların sayı ve niteliklerinin belirlenmesi için insan gücü planlaması yapılmalı ve eğitim kurumları ve müfredatları buna göre yapılandırılmalı. Turizm mesleğinin gençler arasında kariyer hedefi haline getirilmesi daha çok özendirilmeli.

• Turizmin çeşitlendirilebilmesi ve ülke sathına yayılması için Master Plan çerçevesinde belli bölgelerde ve belli turizm ürünlerinde zaman ile kısıtlı, selektif teşvikler verilmeli.

• Ülkemizde turizm yönetimi ve tanıtımı destinasyonlar bazında yapılmalı ve destinasyon markaları yaratılmalı.

• Ülkemizin ve bölgelerimizin 52 hafta pazarlanması için dünya örneklerindekine benzer aktivite programları Master Plan çerçevesinde ve yerel yönetimlerin katkıları ile oluşturulmalı.

• Yurtdışından Antalya, Dalaman ve Bodrum gibi turizm merkezlerine tarifeli uçak seferlerinin planlanması ve özendirilmesi sağlanmalı.

• Turizm sektörümüz TURQUALITY kapsamına alınarak desteklenmeli.

• Orman arazileri ile doğal ve kültürel varlıklarımızın koruma ve kullanma dengesi içinde turizm yatırımcıları tarafından değerlendirilebilmesinin önü açılmalı.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


69439 - unknown - 38.107.179.236